Dünyanın en şansız şanslı adamı

mehmet doğan18 Ekim 2015

Hırvat, Frano Selak, 81 yaşında emekli müzik öğretmeni. Onu özel yapan ne yaşı, ne mesleği ne de ülkesi. Frano'yu özel yapan şey, Ölümsüz filminde seyrettiğimiz Bruce Willis karakterinin (David Dunn) gerçek hayattaki örneği olması. Frano Selak, ölümsüz! Valla!

1962 yılında, yolculuk yaptığı tren kaza geçirip, 17 kişi öldüğünde, Selak, birkaç kesik ve çürük ile ayrıldı kazadan. Birkaç yıl sonra, yolculuk yaptığı uçağın kapısı açıldığında 19 kişi öldü fakat Selak, uçaktan düştü ve saman yığını üzerinde buldu kendini. 1966 yılında, bu sefer kader Frano'yu bir otobüste buldu. Otobüs yoldan çıkıp nehre uçtuğunda, 4 kişi yaşamını kaybetti ama Frano, yine birkaç çürük ve kesikle bu kazayı ölmeden atlatmayı başardı. Bu olaydan 4 yıl sonra ise arabası ateşler içinde yanarken, Selak, arabadan burnu bile kanamadan kurtuldu… araba, o kurtulduktan birkaç saniye sonra havaya uçtu. Hemen hemen aynı kaza 3 yıl sonra yine gerçekleşti ve Selak, yine arabaya havaya uçmadan önce kendini kurtarmayı başardı.

1995 ve 1996 yıllarında otobüs kazası geçirdi, "talihsiz" Selak. Birinde otobüsün içindeydi. Diğerindeyse durakta beklerken otobüs çarptı ona.

Selak şimdi Hırvatistan'da -beşinci eşi Katarina'yla birlikte, sakin bir hayat sürüyor. 2006 yılında piyangodan çıkan 800,000 doların keyfini sürüyorlar.  Frano ile yapılmış bir röportajı şurada bulabilirsiniz.

Dünyanın en şansız şanslı adamı Frano Selak'ın hikayesi beni o kadar etkiledi ki, o nedenle geçen yıl Okuyan Us Yayınevi'nden çıkan kitabım Rıfkı Almaz'da da yer verdim onun hikayesine.

Frano'nun geçirdiği talihsiz kazalar, onu milyoner yapan talihli bir yaşama kadar takip etti! Şirketlerin de talihi, iş dünyasında geçirdikleri talihsiz kazalar sonucu değişip, onları başarılı yapan bir yola çıkarabiliyor. Bu konuda çok yazılıp çizildi... bir dolu örnek var kaza sonucu başlayan ürünlere dair: Mikrodalga fırın, Corn Flakes, Havai fişek, patates cipsi, Sakarin, Penisilin, Selobant, Viagra…  ama ben bu yazıda, kaza sonucu başarılı bir iş hayatına başlayan başka bir üründen bahsedeceğim.

1930larda, Joe ve Noah McVicker kardeşler, Kutol adlı bir şirketin kurucularıydı. Kutol sabun ve diğer temizlik ürünleri üretiyordu.

O dönemde evler, kömürlü sobalarla ısıtılıyordu ve kömürlü sobanın çıkardığı is ve duman, duvar kâğıtlarını çabucak kirletiyordu. Duvar kâğıtlarındaki is lekesini çıkarabilecek en iyi ürünlerden biri de, Kutol'un sattığı macun kıvamındaki duvar sabunuydu.

Kutol'un satışları güzel gidiyordu... ta ki 1950li yıllarda kömür yerini gaza; kâğıt duvar kâğıtları yerini plastik duvar kâğıtlarına bırakana kadar. Gaz ve elektrik, kömürlü sobaya göre daha temizdi ve plastik duvar kâğıtları ise, su ve bezle kolayca temizlenebiliyordu. Bütün bunlar tüketici için harika, ama Kutol için bir kabustu… 1950liler, Kutol şirketi için sonun başlangıcı oldu çünkü duvar kâğıdı temizleyici macunu, onların en başarılı, en çok satan ürünüydü.

Depoda satılmadan duran binlerce macun kutusu, şirketin kaderinin bir işaretiydi… ta ki o kutulardan biri, Joe McVicker'in baldızı Kay Zufall'ın öğretmeni olduğu bir ilkokul sınıfına girene kadar. Kay, Joe'ye, Kutol temizlik macununun ilk ve anaokulu sınıflarında harika bir elişi malzemesi olduğunu ve bunu tek onun değil, şehirdeki birçok okulun kullandığını söyledi.

Joe uzun zamandır çalışmayan fabrika is makineleri yeniden çalıştırdı… bu sefer, macunun içinde hiçbir toksik temizleyici yoktu... yalnızca macun, macunun içine eklediği badem kokusu ve renklendirici. Joe, bu eski ama yeni kullanımı olan ürünün kutusuna da "Kutol Modelleme Macunu" yazdı. Yeni kutuyu gören Kay, yeni ismin kötü bir isim olduğunu, bu ürünü satmak için akılda kalıcı bir isme ihtiyaçları olduğunu söyleyip, başka bir isim önerdi ve böylece meşhur oyun hamuru markası Play-Doh doğmuş oldu.

1950li yılların başında iflasın eşiğine gelen Joe McVicker, 1958 yılında -bugünün parasıyla, 25 milyon dolarlık servetiyle, 27 yaşında büyük bir başarı hikayesiydi.

Play-Doh bugün, dünyanın en büyük oyuncak üreticisi Hasbro'ya ait. 1955 yılından bu yana 2 milyar kutu oyun hamuru satmış ve her yıl 95 milyon kutu satmaya devam ediyor. 20. yüzyılın en iyi 100 oyuncağı içinde 24. sırada. Takviminizde 18 Eylül'ü işaretlemeyi unutmayın çünkü Ulusal Play-Doh Günü… ve bütün bunlar, kesinlikle öldü, bitti denilen talihsiz bir dönemde, kazara başlayan bir tesadüf sonucu ortaya çıktı.

Mark Twain, kendisine sorulan "Dünyanın en ünlü mucidi kimdir?" sorusuna, "Kaza" diye cevap verir. Her yeri plan dolu, her hareketi ince ince, ayrıntılı bir şekilde hesaplanmış insanlara/markalara duyulur! Bazen küçük bir kaza, sizi ölümsüz yapabilir.



Top
Menu