Çürük Müşteri

05 Şubat 2007

Bundan birkaç ay önce, şaka ile karışık, ama gerçeklerden çok uzak olmayan, Çürük Tasarımcı diye bir yazı yazdım. Bazı kesimler beğendi, bazıları ise "hadi canım oradan!" dedi. Ama hemen hemen herkes, "Çürük tasarımcı var da çürük müşteri yok mu sanki?" dedi. Peki web tasarımı hizmeti verirken nelere dikkat etmeli? Çürük müşteriyi ele veren, zamanınızı boşa harcadığınızı gösteren ipuçları var mı? Yoğun istek üzerine :-) aklıma gelen ilk 21 ipucu:

  1. Size websitesini neden istediğini, ne görev yapacağını anlatmadan önce "Site büyük değil. Bir ana sayfa, bir hakkımızda bir de iletişim. O kadar! 3 sayfalık bir site kaça olur?" gibi fırından ekmek isteyen bir kişinin edasıyla konuşmaya başlıyorsa
  2. Websitesi için içerik istediğinizde size "Vallahi olayımızı biliyorsun! Yaz sen bir şeyler, bu işin ustası sensin" diyorsa
  3. Tasarım içinde önemli bir yeri olan beyaz boşluklara bakıp, "Niye ziyan ediyorsun canım bu kısmı! Bak burası boş duruyor! Oralara da bir şeyler koyalım söyle cici bici" diyorsa
  4. Şirketin logosunu, kartvizitten taramanızı istiyorsa
  5. Muhasebe bürosu için website yapmanızı isteyip, bir de ana sayfaya "Namaz saatlerini falan da koyalım, ilginç ve yararlı olur" diyorsa
  6. Size istediğiniz ücret yerine "Bak gelirden pay versem sana daha iyi olmaz mi? Bu site çok para kazanacak" diyorsa hatta daha da kötüsü "Sen bunu ucuza yap, bak benim çevre geniş, sana çok müşteri gönderirim ben" ile işi bedavaya getirmeye çalışıyorsa
  7. Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google'da bulamadığını söylüyorsa
  8. Gösterdiğiniz birkaç prototipten sonra size "şu bana gösterdiğin o ilk tasarım ile ikinci tasarımın renklerini bir karıştırıp, üçüncü tasarımdaki resimleri ve menüyü kullansak çok daha iyi olacak" adlı ortaya "tasarım salatası" istiyorsa
  9. Aklındakileri öğrenmek istediğinizde kendi işiyle alakalı olmayan bir eczane, bir kuyumcu bir de Amazon websitesini gösterip "Bunlara benzer bir şeyler yap işte. Bu siteler benim çok hoşuma gidiyor" diyorsa.
  10. "Sen şöyle cıvıl cıvıl, yanar-döner kayan yazılı falan bir sayfa yap bana" diye işi geçiştirip, olayı kavrayamıyorsa
  11. Her istediğiniz bilgi, görsel, içerik için size başka bir şirketin websitesinin adresini veriyorsa
  12. "Senin bu yaptığın tasarımı benim eşim hiç sevmedi" cevabıyla size anlamsız, gereksiz ve nedensiz geri-bildirimde bulunuyorsa
  13. Size renk paleti olarak, yeni döşediği ofisin mobilya ve duvar renklerini veriyorsa
  14. Web tasarımını yalnızca dekorasyon ve yalnızca tasarım sanıyorsa
  15. Tutkal satan şirketi için, Amazon'daki birçok fonksiyonu istiyorsa: "Bak şu tutkalı alanlar, bu tutkalı da alsın dese site. Ne güzel olur değil mi?... İyi fikir değil mi?"
  16. İlk görüşmeden sonra size "Bak ben bu bilgisayar işlerinden anlamam, benim oğlum iyi bilir bu işleri" diyerek, 13 yaşında, tek ilgisi sanal chat ve MySpace olan oğlunu sizin muhatabınız yapıyorsa.
  17. Şirketindeki bütün broşürleri getirerek, "İşte kardeş, site böyle bir şey olacak" diyorsa
  18. Çalışmaya başladıktan bir hafta sonra sizi telefonla arayıp "kusura bakma birader, ben başka bir tasarımcı buldum ucuza. O yaptığın tasarımları şu vereceğim emaile bir yolla sen" diyorsa
  19. Google'a, YouTube'a ve Amazon'a bakıp, her açılan sitenin hemen para kazanacağını zannediyorsa
  20. "Çok acelemiz var. Bu ayın sonunda hemen bu siteyi açmamız lazım" diyor, sizi işe başlatıyor fakat sonra tasarım ile ilgili bir şeyler sorduğunuzda/istediğinizde telefon ve emaillerinize zamanında cevap vermiyorsa
  21. "Bir kullanıcı araştırması yapsak, siteyi test etsek" dediğinizde size "Ya ne gereği var şimdi? Ben müşteri mi tanımıyor muyum sanki? Ben onların ne istediğini çok daha iyi biliyorum. Şu benim ana sayfadaki fotoğrafımı biraz daha büyültebilecek misin bu arada?" cevabını veriyorsa

arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?

Not: Bu arada, Neyran, Çürük Tasarımcı yazısını, İngilizce'ye çevirdi. Eğer Digg hesabınız varsa Lemon Web Designer yazısını Digg'leyebilirsiniz!

Beni twitter'de takip edebilirsiniz: @mehmet_dogan

 
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 17:53 civarı yazılıp Web Sektörü dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri twitter'de ara ve bul: | |
 

1. | 05 Şubat 2007 17:25 tarihinde, Mücahit demiş ki:

aslında böyle müşteriler bulup paralarını almak lazım. hakediyorlar çünkü. en dandik siteye bile hayır demeyecekler. ve yeni bir şey istedikleri zaman daha çok para isteriz. böylece yolundukları zaman anlarlar ki bu iş herkese yaptırılmıyor. biraz daha araştırırlar ve o zaman nasıl yaptırmaları gerektiğini öğrenirler. çünkü bizim serbest meslek eşrafımız böyledir. ne demişler TC Tanıdıklar Cumhuriyeti..

2. | 05 Şubat 2007 17:27 tarihinde, Mahir demiş ki:

Daha acemi ve yeni sayılabilecek bir tasarımcı olarak şunları söyleyebilirim.

- Bu tür vakalarla karşılaşıldığında kişiye anlayacağı dilden bilgilendirme yapılmalı.
(Ne kadar can kulağıyla dinlediği ona kalmış. Bir de "Bak bu dediklerim önemli. Dinlesene beni diyemeyiz değil mi)

- Çekninmeden rest çekilebilmeli. Hatta yanlış ve kötü bir fikir denilebilmeli. "Hayır bu resim orda olamaz", "Hayır muhasebeci sayfasında namaz saatleri olamaz" denmeli.

- Başından çalışma tarzı belirtilerek peşinat alınmalı. %50 Bitince %50 yaptım hep.
Bunun için Başlangıç sorularım: Beğendiğiniz siteler varmı? Kafanızda bir belli bir fikir varmı? Beklentiniz ne? Siteniz olunca ne gibi olaylar olacağını bekliyorsunuz? Ziyaretçilerinizle etkileşimde önem verdiğiniz şeyler vs...

- Site bitiminden sonraki dönemde verilmesi sözkonusu olan destek ve sonradan eklenmesi istenen aslında çok zaman ve emek isteyen özellikler hakkında "ucu açık", muğlak ifadeler kullanılmamalı. Yoksa ya vicdan azabı ya amelelik...

Bunlar aklıma gelen şeylerdi. Tekrar söyleyeyim acemi ve hata yeniyim. Baktım "Utanacak bişey yok" sende yaz yazıyo yazdım.

Herkese sevgilerle...


3. | 05 Şubat 2007 18:42 tarihinde, Hüseyin Ayata demiş ki:

Gerçekten doğru bir saptama olmuş. Tasarım şirketimiz bu tarz müşterilerle zaman zaman karşılaşıyor.

Ama bunların bir takım sebepleri de var; haklı olanlardan bazıları:
- Siz tasarım ve tanıtım yapılacak işletmeyi gerçekten tanıyorsunuzdur ve küçük çaplı bir işletmedir.
- Size bilginize ve becerinize olan güven (referanslar neticesinde)
- Bu işlerden gerçekten anlamıyor fakat kavramaya çalışıyor olabilir.

Müşterilerimize yukarıda sayılan maddelerin yanlış olduğunu, bu işlerin bu şekilde yapılırsa bir sonuç alınamayacağını falan onların anlayabileceği bir dille ve anlayabilecekleri bir seviyede anlatıp, doğru çözüm yolları öneriyoruz.

Israrla yukarıdaki maddelerde değinilen olaylar söz konusu olunca da nazikçe kapıyı gösteriyoruz. Çünkü hizmet ağırlıklı bir sektör içerisinde yer alan kurumsal bir firma olmamızdan dolayı ileriye yönelik taahhütler ve hizmetlerimiz var, ve bu tip müşteriler yani "Çürük Müşteriler" daha sonradan başımızı çok fazla ağrıtıyor. ( Tecrübeyle sabit :) )

4. | 05 Şubat 2007 18:16 tarihinde, FuuK demiş ki:
  • Youtube, facebook gibi sitelerden özenip, bir kaç ayda milyoner olacağını sanıyorsa
5. | 05 Şubat 2007 20:01 tarihinde, fatihalp demiş ki:

Yine, yine güzel bir yazı. Bundan 3 ay önce arkadaşım bir tanıdığını getirdi. Bu yazılanların neredeyse tamamını gösterdi bana şahıs.(Ajans için site yapılacaktı) Ve arkadaşım diye işin sonunda parayı almayı kabul ettim. Alan adı, hosting, tasarım ve site tamamdı. (içeriğide ben girdim) Ama adam ortadan kaybolmuştu! Çok iyi bir ders oldu bana.
Hocamın çok iyi anlattığı gibi dikkat edin.

6. | 06 Şubat 2007 0:24 tarihinde, ali demiş ki:

ya pes walla hocam daha gecen ay böle bir müşterim vardı ne diyim 21 taneden 19 tanesi fazlasıyla bünyesinde barındıran.... yazı çok çok güzel bayıldım..

7. | 06 Şubat 2007 0:07 tarihinde, Ümit Kurt demiş ki:

Yazıda anlatılan "çürük müşterileri" aramanıza falan gerek yok, siz bekleyin onlar sizi mutlaka bulacaktır :D Ne yazıkki hala büyük bir çoğunluğu oluşturuyor bu tip müşteriler ülkemizde. Pek çoğumuzun haline tercüman niteliğinde bir çok güzel yazı olmuş her zamanki gibi, teşekkürler ;)

8. | 06 Şubat 2007 6:10 tarihinde, Ertuğrul demiş ki:

çürük müşteri ve tasarımcı

iki yazı da çok güzel.

yine de böyle çürük müşterilerilerin çoğalması iyi bir gelişme kanımca.
çünkü bu tarz müşterilerin çoğunluğunu küçük esnaflar ve internet ile pek alakalı olmayan kişiler oluşturuyor.
ve internet ile alakası olmayan bir küçük esnafın site yaptırmak istemesi güzel bir detay.
ve bu müşteriler çoğaldıkça artık büyük küçük bütün iş hayatının internete yoğunlaştığını gösteriyor.

9. | 06 Şubat 2007 9:11 tarihinde, mehmet mutlu elmas demiş ki:

Müşterinin çürük müşteri olup olmadığını anlamak çok basit.
1. Her ticarethanenin bir web sitesi olacak yasasını duyan ve ceza yememek için web master arayışına giren müşteri.
2. Web görüşmesine gidildiğin de önce fiyatı soran müşteri.
3. Siz web ile ilgili olması gerekeni anlatırken sizin daha çok para almak için konuştuğunuzu düşünen ve lafınızı kesen müşteri.
4. Ya mehmet bir iş var ama bütçesi çok küçük sen bunu yap bu iş bittikten sonra daha büyük bir iş var onu sana verecem diyen "ajans" sahibi.
5. Belediyenin web sayfası için 300 YTL teklif eden "ajans" sahibi :)
6. Web sitesinin tasarımını size bırakan, iş bitince de (yapılırken incelemesine rağmen) istediğim gibi olmadı diyerek kalan %50'yi vermek istemeyen "ajans" sahibi.

Daha binlerce örnek var aslında, Mehmet abi eline sağlık yazılarınının devamını bekliyoruz.

10. | 06 Şubat 2007 10:35 tarihinde, Mustafa demiş ki:

Merhabalar benimde başımdan konu ile alakalı bi olay geçmişti anlatmak istedim :) izninizle..

Arkadaşımın kendisi için bir flash temlplate i düzenlememi rica etmişti ben de kabul ettim, öğrenci olduğumuz için ben fazla ilgilenmedim ama arkadaşım beni ne zaman oyun oynarken veya müzik dinlerken görse hadi daha siteyi bitirmedin ama oyun oynuyosun yok müzik dinliyosu diye başımın etini yerdi. Kendisine bir ay sonra siteyi bitirdigimi söyledim ve 17 milyon domain 30 milyonda hosting için para lazım dedim toplam 47 milyon :) Arkadaşım ne dese beğenirsiniz ,
Hadi yaaaa ben o kadar tutacağını düşünmemiştim...
Koca siteyi adam ettiğime mi yanayım , bir ay başımın etinin yendiğine mi :)

Bu arda biraz dreamweaver, orta derecede flash biliyorum, tasarımcı olmaya bilirim yani diplomam veya sertifikam yok (olan varmıdır ki?) ama kendi çapımda çabalıyor kendimi geliştirmeye çalışıyorum....

Bi de bir belediye sitesi ne kadara yapılır merak ettim 300 ytl az mı, çok mu? çünkü böle bi siteyi arkadaşım yaptıda 300 ytl ye :)

Saygılar...

11. | 06 Şubat 2007 11:07 tarihinde, kuen demiş ki:

Bence yapılması gereken anlatılmalı, öğretilmeli bir web sitesinin ne anlama geldiği öğretilmeli.

Anlarsa işe girilmeli, geçiştiriliyorsanız bırakıp gitmeli.

Mehmet hocamın dedikleriyle çok karşılaştım.

12. | 06 Şubat 2007 13:38 tarihinde, emrah demiş ki:

ürpertici... ama gercek...

13. | 06 Şubat 2007 14:25 tarihinde, Kara demiş ki:

"Tasarımını biz yaptık siz uygulayın" diyorsa

14. | 06 Şubat 2007 14:27 tarihinde, Barış Çolak demiş ki:

Öncelikle, her iki tarafın yarattığı sorunları ayrı ayrı ele aldığınız için teşekkürler...

Ben bir 'Web tasarımcısı' değilim; tasarımcı animatörüm. Ama bu iki yazıda değinilen "çürüme"nin, pek çok alanda süregeldiğine tanık oluyorum. Bu tür sorunlar, varlığını sürdürebilmek için, en az iki etkene ihtiyac duyarlar. Çürük müşteri olmadan, çürük tasarımcı; çürük tasarımcı olmadan da çürük müşteri aynı tutumu uzun süre devam ettiremezdi.

Sanat, bilgi, deneyim gibi soyut fakat temel kavramların, yeterince anlaşılmadığı, değer görmediği bu ülkede, dijital sanatlar aslında bir hobi gibi görülür. O yüzden, bu isim altında toplanabilecek her işin, aslında bir kaç mouse click'i ile yapıldığını, emek veren her insanın, aslında kaygısız yaşadığını, kolay ürettiğini, kolay para kazandığını düşünürler.
Oysa dijital sanatlarin herhangi biri ile uzun süredir ilgilenenler, eğitimin, sürekli kendini geliştirmek zorunda olmanın, Türkiye'de bu sektörde çalışan birey olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilir.

O yuzden tüm bunların dışında olan müşterilerin, doğru şekilde yönlendirilmedikleri, bilgilendirilmedikleri sürece tavırlarını değiştirmeyecekleri kesin. Bu aşamada, meslege yeni başlayan arkadaşların ve tecrübeli ama özensiz kişilerin, daha duyarlı ve sabırlı olmasını diliyorum. Herkesten once yaptıkları işe, mesleklerine değer vermeleri, anlamaları, korumaları ve iyi şekilde ifade etmeleri gerekiyor. Çoğunluk bu hassasiyeti gostermediği sürece sorunlar da büyüyerek devam edecek.

15. | 06 Şubat 2007 22:44 tarihinde, Mehmet demiş ki:

piyasamızın %91 ni oluşturan insan modeli yukarida 21 ana başlıkta kısmen sıralanabilmiştir. Bu tür insanlarin olmasını ben hiçte garipsemiyorum vede yanlarindan kaçmiyorum.

Bahsi Geçen çürük müşteri ile anlaşmaya onlara fikirlerinin yanlış oldunu anlatmaya , işin nasil yapılmasi gerektiğinin bana anlatmamasına ve onun işi hızlandırmak için yapabilceği üzerine düşen işleri gösteren bir yol haritasi veriyorum sonrada bekliyorum yol haritasını yapmadan başlamak yok


Bence önemli olan çürük müşteriye belirli standartlara sahip ve ona yarar, kullanıcılarına kolaylık sağlıcak siteyi satmak
sırf para kazanmak için ona istediğini vermek değil

16. | 07 Şubat 2007 9:18 tarihinde, Hasan Civelek demiş ki:

Çürük web tasarımcısı yazısı gibi bu yazıyı da evofis'imin en görebildigim bir noktasına asacagim. Aslında bu yazıdan 10-15 tane basıp yanımda taşımalıyım ve müşterilerimin yanından ayrılırken kazara düşürüp orda bırakmalıyım.

Aslında merak ettiğim şu, nasıl oluyor da insanlar bu kadar benzer yapıda davranıyorlar. Yani resmen benim çevremdeki müşterilerin 10'da 9'unu saydınız. Sizi tebrik ediyorum.

Başarılarınızın devamını dilerim..

17. | 07 Şubat 2007 10:07 tarihinde, Barış UĞUR demiş ki:

Adına "çürük" dediğimiz bu yaklaşım tesadüf değil...

Abiyane tabiri ile "Türkiye'de işler böyle yürür" söylemine dayandırabiliriz nedenleri.
Proses, ürün, personel kalitesinin önemsenmediği, standartların dayatma sonucu "by-pass" yöntemler ile edinildiği bir ülkedeyiz.

Teorik altyapının hor görüldüğü, akademisyenlere "hocam bu para eder mi, sen onu söyle" denilidiği bir "para" dünyası bu... Okul yıllarında son gün sınava çalışan, geçer nota razı gelen çocuklar, büyüdüklerinde vergilerini de kaçabildikleri son durakta, af edilecekleri oranda öderler.

Şimdi bu mantık ile hayatları tefeci, alacaklı, bankalar arasına sıkışmış esnafa "sunumun" öneminden bahsedemesiniz. AR-GE'den bahseden mühendislere kulak aldırmamış şirket sahibine kullanıcı profilinden ve kurumsal kimlikten bahsedemesiniz.

Bu kesimi hor görmek gibi bir niyetim yok...
Sırf çevre esnafın, rakiplerinin internet sitesi var diye web sitesi yaptırmak isteyenlere tavsiyem; e-dönüşüm kapsamında, iş akış süreçlerine fayda sağlamayı düşünebilecekleri güne kadar "web sitesi" yaptırmamaları, kapılarına gelen pazarlamacılardan da uzak durumları yönünde. İllaki biryerden başlamak istiyorlarsa, sekötrölerine hitap eden, işler "b2b" portallarını takip etmeleri ve mümkünse buralarda kendilerini tanıtmaları yönünde tavsiyede bulunabilirim.

***

Sn.Mustafa DOĞAN,

"Çürük Tasarımcı", "Çürük Müşteri" tahlili yaptığınız yazılarınızı ilgi ile okuyoruz....
Ve yazılarınızın bütününde de aslında hep "Taze Tasarımcı" 'yı anlatıyorsunuz bize. Sanırım vakti "Taze Müşteri" yazısına geldi...

18. | 07 Şubat 2007 10:56 tarihinde, Barış UĞUR demiş ki:

Bu sırada, Mustafa Doğan kimdir inanın ben de bilmiyorum....

19. | 07 Şubat 2007 12:08 tarihinde, Mehmet Yilmaz SÜSLÜ demiş ki:

Yine çok hoş bir yazı olmuş. Teşekkürler Mehmet.

Barış'ın yorumunda bahsettiği "Çürük müşteri olmadan, çürük tasarımcı; çürük tasarımcı olmadan da çürük müşteri aynı tutumu uzun süre devam ettiremezdi." ifadesine sonuna kadar katılıyorum. Birşeyler yapılmalı ya da yapmalıyız kaygısında değilim. Ben işimi iyi yaptığıma inanıyorum ama ben veya benim gibi düşünenler işini ne kadar minimalist düzeyde düşüne düşüne, sadece bir piksellik kayma ya da için oturup saatlerce hatta günlerce CSS kaynaklarını inceleme, çözüm arama ve o 1 piksellik kaymadan "rahatsız olma" gibi "ideal" ve "olması gereken" davranışlarda bulunsalar da çürük tasarımcılar ve çürük tasarımlar her zaman olacaktır.

1998 yılından bugüne sektördeyim. Bugüne kadar atıyorum 300 kişi ile bir web projesi için masaya oturduysam, bunların en azından 50 tanesinin ofisini "özür dileyerek" ve "bu şartlarda anlaşamayacağımızı" ifade ederek terketmişimdir.

Türk insanının doğasında mı var diyeyim ne diyeyim bilmiyorum, bir şekilde yansıyor amatör ve fantastik bir ruh hali işe; söz konusu iş 21. yüzyılın sektörü bile olsa.

Yine ortak nokta; iş biraz tasarımcıda ve bu işten para kazanan insanlarda bitiyor. Mütevazi olarak konu hakkında önemli bir maddeyi belirtmek istiyorum. Özellikle fiyat konusunda "ohoo o fiyata araba alırım ben" diyen çürük müşterilerle boğuşan sektöre yeni giren arkadaşlar için;

"Tasarımcı ve üretici sizsiniz. Rakam verirken korkmayın. Herşeyin bir bedeli vardır. Emeğin de. Bilginin de. Emin olun o kadar bilse sizi arayıp bulmazdı. Söylediğiniz rakamın isterse yarı fiyatına yapacak tasarımcısı zaten olduğunu, size sadece biri tavsiye ettiği için ve bir de sizden fiyat almak için ulaştığını söylerse bırakın gitsin diğer tasarımcıya yaptırsın. Taviz vermeyin. Ancak burada önemli bir konu; fiyatınızı iyi belirleyin. Üretecek sizsiniz. Kodlayacak, tasarlayacak, çalıştıracak. 300 lira dersiniz, işin hakkı 800 liradır, o işi bitirinceye kadar akla karayı seçersiniz, bunlarsınız, strese girersiniz, saçlarınızı yolarsınız. Halbuki gerek yok. Hakkınızı istemeyi bilin, sektördeki herkes hakkını istemeyi bildiğinde müşteriler de illa ki böylesine çürük olmayacak, en azından kabul edeceklerdir bu işin bedelinin sandıkları gibi eski usül 3-5 ikna ve pazarlıkla belirlenmediğini.

Bir de; freelance çalışmıyorsanız ve web sektöründe iş çıkaran bir şirkette işe gircekeseniz ve bu şirket 100-150-200 YTL ye normal-basic-ultra-mega paketler halinde müşterilerine 3 günde web sitesi üretiyorsa, o şirketten uzak durun. Çünkü öyle bir ortamda çalışmak sizi eninde sonunda köreltecek, körelmese bile kendine benzetecektir."

Bu güzel yazı için Mehmet'e tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Saygılar.

20. | 07 Şubat 2007 13:35 tarihinde, volkan karakuş demiş ki:

Mehmet hocam yine güzel bir yazı ile bizleri mest ettiniz. Yazıyı övmekten ziyade yazının içeriği ile ilgili bir iki cümle sarfetmek isterim çünkü resmen "yarama" bastınız.

Ben kendimi hiçbir zaman webmaster olarak görmedim ama web tasarımı ve web teknolojilerinden de hiç kopmadan birkaç web tasarımına imza attım. (Hatta bunlara tasarım denemez o yüzden ne kişisel sitemde ne de başka yerde benim yaptığıma dair bir ibare bulamazsınız) Bundan yola çıkarak birçok dernek ve şirket için web çalışmalarında bulundum. İyi kötü bir referans ve çevre edindim. İşin buraya kadar olan kısmı gayet normal ve doğal. Bundan sonrası sizin yazınızda belirttiğiniz şeylerin tam anlamıyla başıma gelmesinden oluşuyor.

Yazınızda yazdığınız maddelerde sarfedilen cümlelerin abartmıyorum hepsi ama hepsi benim başıma geldi ve bana söylendi! Bunu kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum, kesinlikle yanlış anlaşılmasın. Bana gelipte 3-4 sayfa olacak Volkancım, iletişim anasayfa falan filan, içeriği sen doldur, bizim işi bizden daha iyi biliyorsun, renkler büromuzdaki renkler gibi olsun bütünlük olmaz mı, bu broşürde herşey yazıyor bunu kullanabilirsin, dernek tüzüğünü sen istediğin gibi koy önemli değil(Allahım nasıl önemli değil ya tüzük bu beee!) gibi cümleleri çok duydum ben. Bu yüzden artık web tasarım işi yapmıyorum! Evet gerçekten bilinçsiz ve ne istediğini bilmeyen ama kendi sitesini yada şirket web sayfasını bir Amazon'a benzetmek isteyen çok kullanıcı ile karşılaştım. Neyse bu konudan bayağı dertliyim o yüzden yorumumu fazla uzatmak istemem.

Bu tür isteklere karşı bende bir "Çürük Web Tasarımcı" gibi görünmekten çekindiğim için web tasarım tekliflerini değerlendirmiyorum. Bana göre işi bilipte Çürük web tasarımcı olmak Çürük Müşteri olmaktan daha iyidir!

Güzel yazınız için sizi tebrik ediyorum Mehmet Abi...

21. | 07 Şubat 2007 18:23 tarihinde, Sefer Kılıç demiş ki:

Bu tarzda müşteri Türkiye'de bini bir para. Bu tepeden inme web kültüründen kaynaklanıyor. Son 1 yıldır web le hiç ilgisii olmadığım kişilerden duyduklarım beni şok ediyor. Mesala halam geçen gün bana "Sefer, gogul varmış oğlum, bir baksanda bize bir kaç dantel örneği bulsan" dedi. Komşusu ordan buluyormuş. Sonra başka bir tanıdık ayakkabıcı google dan ayakkabı tasarımlarını takip ediyor ve beğendiklerinin kalıbını çıkarıyor. Ben bu yaptığının doğru olmadığını söyleyince şaşırdı, niyeki dedi, ben internete para ödüyorum ya, internette bu adama para ödemiyormudur ? Yani para almıyorsa internete neden koymuşki resimlerini? Enterasan. :)

22. | 07 Şubat 2007 18:37 tarihinde, tahir demiş ki:

guzel yazi icin tesekkurler.
butun maddelere katiliyorum. bir tane eklemek istiyorum :

pazarlik mantigiyla "bizim oglan(yegen,amcaoglu vs) da yapiyor web sitesi, olmazsa ona yaptiricaz" ....

23. | 07 Şubat 2007 18:43 tarihinde, can horozoğlu demiş ki:

Madem tasarımcılardan sonra, konu müşteriye geldi o zaman ben de son 4 aydır başıma gelenleri yazayım.
Bu arada Mehmet üstadım yine çok şık olmuş.
Teşekkürler,
Benim de bir konuda sıkıntım var ,paylaşayım istedim.Ben de BT sektörü içerisinde bu 11 yıldır ekmek yiyorum.Tasarımla da yaklaşık 3 yıllık bir sevdam var.Tasarım ve tasarlamak benim sevdam, ama işim değil.Ben yapabileceğime inandığım halde her işi bilenine vermek en iyisidir mantığı ile ,uzunca süredir kafamdaki web sitesini tasarlatmak için e-ticaret tasarımı yapan şirketler ile yazışıyorum, görüşüyorum. Doğru anladınız,ben müşteriyim.Müşteri olduğum için kafamdaki projeyi oturup bir dökümana çıktım ve şirketler bana merhaba dedikten sonra kafamdaki proje olarak, gönderiyorum.Açıkcası şu ana kadar yazıştığım firmalardan benim işi bilmemden rahatsız olmaları ve onlara Haziran tarihi için ne düşündüklerini sorduğumda bana hazır template yoluna gitmemi söylemelerine çok üzüldüm.Sonuçta hazır template yapılacaksa bunu benden güzel yapan olamaz.
Bir grup var ki, maddi olarak çok uçuk fiyatlar veriyorlar sebebi bu işe hiç bulaşma,bulaşırsan da bizi zengin et.Bazılarının yapacakları şeyleri referanslarında gördüğümde ya web sitesi artık yok, ya da herkesin belli uğraşıları sonucunda çıkabilecek kadar,ama istedikleri inanın çok(5.000-8.000 dolar aralığı)
Bir grup var ki, benim sorduğum sorulardan sonra sen niye yapmıyorsun?şüpheciliği ile yaklaşıyorlar.Bir de grubun diğeri dillere destan.Onlara müşteri olmak için sıfırdan değil,bir marka olarak çıkmış olmanız gerekiyormuş.Biz büyükler ile çalışırız cevabı geliyor.Şimdi soruyorum.Bu ülkede web işinin mutfağını biliyor ve ütopik olmayan, alışveriş sistemini "Teknoloji kimin umurunda" mantığına dayalı, kullanılabilirlilik,erişebilirlilik konuların sıkı işlendiği bir web sitesi tasarlatacaksanız kime gitmelisiniz?Bence çürük düşünce sahibi ve çürük iş sahibi her sektörde arz-talepte birbirilerini yakalıyor.

24. | 07 Şubat 2007 20:30 tarihinde, TASARIMCI demiş ki:

5000-8000 usd çok mu geliyor? Bir alışveriş sitesi kodlayacak kişinin maaşı ne kadar? Ya tasarımcısının ya webmasterının? sekterinin? ofis kirasının? 2 mouse sallıyorlar 5000 usd alıyorlar öyle mi? Gerçekten neden siz kendiniz yapmıyorsunuz? Siz yapana kadar bu işi öğrenmek için kaç ayınızı harcayacaksınız? Gidin en amatör web tasarım ve web programlama kursları kaç milyar alıyor öğrendiniz mi? Siz kız arkadaşınızla cafede çay pasta yerken biz bilgisayar başındaydık. Şimdi 5000-8000 usd çok öyle mi?


"
Bir grup var ki, maddi olarak çok uçuk fiyatlar veriyorlar sebebi bu işe hiç bulaşma,bulaşırsan da bizi zengin et.Bazılarının yapacakları şeyleri referanslarında gördüğümde ya web sitesi artık yok, ya da herkesin belli uğraşıları sonucunda çıkabilecek kadar,ama istedikleri inanın çok(5.000-8.000 dolar aralığı)
"

buradaki kilit cümle şu "ya da herkesin belli uğraşıları sonucunda çıkabilecek kadar"

o herkesin içinde siz yok musunuz?


25. | 07 Şubat 2007 23:53 tarihinde, can horozoglu demiş ki:

Açıkcası bu noktadan birşeyleri okuyup, eğilmeye çalışırken karşılıklı bir diyaloga girmeyeceğim.Eğer benden 8.000 doları sırf ben çay içerken, sen bunu öğrenmek için çalıştıysan, lütfen bana web sitesi tasarlama veya bana yaptığın şeyin karşılığını iste.Bol mouse sallamakla web tasarımcı olunmadığı aşina.

http://www.spotsatis.com/asp/index.asp

26. | 07 Şubat 2007 23:06 tarihinde, can horozoglu demiş ki:

Bence senin web tasarımı konusunda değil üslüp ve düz Türkçe yazı okuma konusunda desteğe ihtiyacın var.Yukarıda dikkat ettiysen kötü tasarım sonucunda ütopik para isteyenler ile bu işin altına giremeyeceği zaman yalan dolana başvuran web tasarımcılardan bahsettim.Açıkcası tasarımcı diye kendini lanse etmişsin ama böyle tasarımcı olunamayacağını benden iyi biliyor olman lazım.

Benden 10.000 dolar almak için bana bu site ve bu sitelerle karşıma çıkamazsın.Yani ben çay içerken sen de böyle bir tasarım yapıyorsan ve bu siteleri bana referans gösteriyorsan o zaman sen de keşke o çayı içseydin,kayıp olmuş.

Bana bu sitedeki işleyişi yapıp benden 10.000 değil 15.000 dolar parayı alabilirsin, hem de hiç sorunsuz.

Bu yüzden öncelikle yazdıklarımızı iyi okuyup sonrasında karşılıklı diyaloga geçiniz ve mümkünse email adresimi kullanarak ,burada böyle bir diyaloga kimsenin ihtiyacı yok.

27. | 08 Şubat 2007 1:44 tarihinde, Mehmet Yılmaz SÜSLÜ demiş ki:

TASARIMCI'ya ithafen;

Site benim olmamasına rağmen sektörden bir başka insana saldırma - tartışma başlatma gibi konular için buranın kesinlikle uygun yer olmadığı kanaatindeyim ve hoş karşılamıyorum. Adı üstünde "Yorum", "forum" değil bu birincisi. İkincisi "can horozoğlu" na karşı üslubunuz hiç hoş değil. Yakıştıramıyorum. Tartışma başlatacak - ateşleyecek nitelikte, ve üçüncüsü, herkes gibi açıkça isminizle değil de TASARIMCI diye takma isimle yorum yapmamanız bu mesajı atmamın esbab-ı mucibesi oldu.

Sevgiler.

28. | 08 Şubat 2007 9:18 tarihinde, mehmet mutlu elmas demiş ki:

E-ticaret sitesi kurmak bu kadar ucuz olmamalı. Siteyi kurmak bu işin %10'u geriye kalan işler için çalışanlar olması lazım. Sparişleri takip, kargo, banka ile ilgili işlemler, içerik yöneticileri, muhasebe, kullanıcı deneyimi, güvenlik, depo, yönetici, reklam vs. bunlar ne olacak. Peki bu site hiç değişmeyecekmi, yenilenmeyecekmi, özel günlerde bannera ekstradan bir imaj eklenmeyecekmi bütün bunları kim yapacak. E-ticarette güzel para var bende gireyim bu işe diyorsanız bilmelisinizki site kurulunca iş bitmiyor, yatırım yapmanız gerekli. Site kurup elinizde olmayan ürünleri siteye ekleyip sonrada sipariş bekliyorsanız çok beklersiniz.

29. | 08 Şubat 2007 10:19 tarihinde, turanyum demiş ki:

yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum ve bu ilk yorumun siteye yazdığım. gerçekten güzel bir yazı olmuş. şuan bir yazılım şirketinde web tasarımı ile ilgileniyorum ve müşterilerin %90'ı bu şekilde, yani köylü Mehmet Ağa zihniyetindeler hepsi.

30. | 08 Şubat 2007 11:36 tarihinde, Sinan Ata demiş ki:

Koptum ya wallahi doğru analiz. Bende sitede tasarım işi için görüşmeye gitmeden önce yapılması gerekenleri yazmayı düşünüyordum :)

31. | 08 Şubat 2007 12:44 tarihinde, Gerek Yok demiş ki:

Ben bir şeyden şikayetçiyim. Belki konuyla alakası yok ama neden her zaman Türkiyede 14 -15 yaşında olan bizleri tasarımdan ve programcılıktan anlamayan olarak gösteriyorlar anlayamıyorum. Mesela ben tasarımı ve programlamayı hobi olarak uzun zamandır yapıyorum. Bu işi küçükken abimi (Bilgisayar Prg. okurken abim) seyrederdim ve çok ilgimi çekerdi (hobi olarak yaptığı tasarımlar). O zamanlar henüz ADSL bile yoktu ki Dial-UP ile bağlanarak sınırlı sayıda kaynaktan araştırma yapmak zorunda kalıyordum. Ve HTML başta olmak üzere bir çok dil öğrendim. Ve bunlarıda bu işin doğru kaynağından öğrenmeye çalıştım(Hakkı Öcal'ın kitapları mesela.) Şimdiki nesilde webmaster sanılanlar ki bunlar çoğunlukla ya forum kuranlar ya blog kuran veya editleyenler ...vs şimdi çoğuna sıfırdan adam akıllı tasarım istesen çoğu yapamazlar. Ki tasarımcı olmak şimdiki nesilin yaptığı gibi hazırcılıkla olmuyor ama öyle sanılıyor. Ama maalesef bizim gibi zamanında küçükten itibaren bu işi öğrenenler( herkes değil ) hep yabana atılıyor. Ama yıllar sonra etraf forum çöplüğü olduğunda ki oldu bile nedemek istediğimizi anlayacaklar...

32. | 09 Şubat 2007 1:44 tarihinde, Bora demiş ki:

Bir de "hem çürük hem de tanıdık müşteri" olanlar var ki daha da eziyetli bir durum.

Örneğin çürük müşteriniz aynı zamanda akrabanız ise, kırmadan tatlı dille açıklamak ve işi reddetmek oldukça güç.

Şu ana kadar bu durumla çok karşılaştım ve genelde hepsi "Bir yardımcı olmuyorsun ya, yazıklar olsun!" tadında sitemkar tavırlar takındılar.

Ama bundan böyle bu tür durumları benim yerime Mehmet Bey çözecek :)

Mesela "Dayı, bak burda çok güzel bir makale var bir göz atabilir misin?" :)

Klavyenize sağlık...

33. | 10 Şubat 2007 10:25 tarihinde, Siraceddin El demiş ki:

Esaslı bir konuya temas etmişsiniz. Bu tür hatta daha baskınları ile çoğu zaman karşılaşıyoruz. Anlamıyorsa bile müdahale etme gayretlerinden artık neredeyse kaal geldi. Teşekkürler yazı için.

34. | 12 Şubat 2007 1:16 tarihinde, cihad turan demiş ki:

gerçekten güzel ve gerçekçi bir yazı olmuş, bugün web tasarımı veya web sitesi yapma "işini" kurumsal bir kimlikle yapmayan insanlara devamlı bu tip müşteriler gelir, 8 senedir amatör olarak web tasarımı yapıyorum inanın mehmet beyin sıraladığı maddelerin hepsiyle karşılaştım ve hala da karşılaşmaya devam ediyorum, serbest çalışıp da çok sağlam referansı olmayan web tasarımcıları genelde bunlarla karşılaşıyor çözüm bana göre kurumsal kimlikle bu işi yapmak veya arkanıza bile bakmadan kaçmak

35. | 13 Şubat 2007 14:35 tarihinde, Okan demiş ki:

Her maddeyle karşılaştım..Bu kadar doğru yazılır :)

36. | 16 Şubat 2007 0:03 tarihinde, tamert demiş ki:

o bu değilde en kötüsü ne biliomusunuz başına gelen varsa iyi bilir site gereksinimleri belirlenir ve bi güzel yazılır, dikilir, biçilir yalnız ilk ödeme ilk site anahtar teslimde(bizde böle valla)bi güzel paramızı alırız .. sonra ne mi olur ?paranın kalan yarısını alcaz ya müşteri istek üstüne istek :S Ben çürüküm müşteri rafadan :D

37. | 17 Şubat 2007 5:34 tarihinde, çat-çut demiş ki:

Arkadaşlık siteyi yaptırıp bu siteye hiç kız üye olmuyor diyorsa...

Ya da kendisi için yaptığınız sitesiye üye olmaya çalışıpta size aktivasyon linkim gelmedi, niye diye bir soru soruyorsa...

Sitem daha olmadı mı diye sormak için cep, ev telefonunuzdan dahil sizi aramaya başlayıp kafa ütülüyorsa...

"Site yaptırmak istiyorum ben, bu arada sen nerelesin yaw" diye bi cümleyle başlıyorsa...

Kardeş ben sitem olsun istiyorum ama böyle çok güzel bi şey olsun, millet bakınca aaa falan desin gibi bir açıklama ile ne istediğini belirtirse...
.
.
.
Bence dükkanı kapatıp kaçın.

38. | 18 Şubat 2007 12:29 tarihinde, Hasan Yalçın demiş ki:

Söylenecek laf yok, mükemmel yazı olmuş,
Bir keresinde ağır tekstil maikeneleri ithal eden bir firmanın sitesinin girşine şöyle oynak şıkır şıkır bir müzik olsun istemişti bir müşterim.
Sanki Kurumsal web sitesi degil, Tv'de yılbaşı programı...

39. | 19 Şubat 2007 5:18 tarihinde, Ogün KAYIMOĞLU demiş ki:

Yukarıdaki 21 maddeden sonra eskişehir piyasasında,onu bırakın koca istanbulda websitesi yapılacak şirket herhalde 2 elin parmağını geçmez.Ama ne yaparsınız işte santımızı icra etmek yetmiyor bu ülkede,kroyum ama para bende mantığı sürerse,bu işte böle devam ederse "ne yapaılım be abi,ekmek parası" demekten ileri gidemeyeceğiz anlaşılan bizde.Herkes birden bir kaçabilse bunlardan,işte o zman birşeyleri anlayacaklar ama işte o da çok zor...

40. | 19 Şubat 2007 19:08 tarihinde, Ender Karakaya demiş ki:

Benim müşterilerimden biri ertesi gün googleda çıkmamış diye aradı. Bizim sektörden herkes çıkıyor bir ben yokum dedi.

41. | 20 Şubat 2007 0:53 tarihinde, yıldırım demiş ki:

Eline kağıt kalem alıp "bu böyle olsun" diyerek çiziyorsa...
bugün başıma geldi.

e-ticaret sitesi istemediğini söyleyip yapılmasını istediği şeylerin e-ticaret sitesine birebir uyuyorsa...
dün başıma geldi.

oğlu 13 değil de 23 olunca daha kötü...
geçen hafta....

42. | 28 Şubat 2007 14:28 tarihinde, Dinçer Çelik demiş ki:

Bir de "işte şunun gibi, xxx.com gibi" olsun derler ya -sizi bilmem ama- nefret ederim öyle taleplerden.

43. | 01 Mart 2007 17:26 tarihinde, tamertanaçar demiş ki:

Hocam, bu kadar doğru ve mükemmel tespitleri nasıl yapıyorsunuz şaşıyorum. Hergün müşteriyle yaşadıklarımızı sıralamışınız. Malesef bu maddelerin birini gerçekleştirmeyen müşteri bulamak çok zor oluyor.

44. | 02 Mart 2007 14:45 tarihinde, falanca demiş ki:

çürük tasarımcı yazısına katılıyorum ve yorumların üstüne fazladan yazacak bişey bulamıyorum.herkesin bir yazıflığı vardır.kimse bu işe en yukardan başlamıyor.zamanla herkes kendi işinin doğrusunu öğreniyor ve profesyonelleşiyor...ama çürük müşteri çok farklı bir durum..çürük müşteriden kasıt bilgisiz müşteri demek oluyor...bir tasarımcı kendi işinde bilgisizce davranıyorsa bu facia olur ama bir müşteri bilgisiz olabilir..nasıl tasarımcılar bir tekstil firması hakkında yetersiz bilgiye sahipse bir tekstil firması sahibi veya calışanıda tasarım konusunda yetersiz bilgiye sahip olabilir..tabi bu konuda iş hizmet veren şirket calışanlarına tasarımcıya kalıyor.yanlışları müşteriye anlatıp aslında nasıl olması gerektiğini göstermek işin doğrusu.

bide olaya farklı bir gözle bakalım mesela arkadaşım otobüs işinde calışıyor ve öle şeyler anlatıyor ki "ya hakkaten böyle insanlar var mı?"diyesiniz geliyor ki ben öyle söylüyorum.arkadaşım hergun mutlaka ilginç olaylar başımıza geliyor diyor.o kişilerin içinde sen ben o herkes olabilir.tabi ornekler çoğaltılar bilir ama sölemek istediğim herkes kendi işini cok iyi bilir ama başka bir işle öle veya böle bağlantıya gectiklerinde tökezleme hatta direk cuvallama olabilir.böle durumlarda bilir kişiden yardım alınır ve olay iş oluş ne ise halledilir.

bide bişey sormak istiyorum bu maddelerde sacmalayan bilgisiz müşterileri anlatmıssınız..peki bu kişiler kendi iş alanlarında ne durumdalar,nasıl başarılı oluyorlar demek lazım.herkes kendi yaptığı işte iyi olsun yeterli olur..

yazıyı okuyunca bunlar aklıma gelenler..yazım pek ii degildir o yuzden pek yazmam hatalar ve bozuk cumleler için özür dilerim.umarım dusuncelerimi dogru aktara bilmişimdir..

45. | 03 Mart 2007 17:18 tarihinde, denizozen demiş ki:

İşletme derslerinde gördügümüz ilk teori şuydu : bir işletmenin ana hedefi düşük ve verimli kaynaklarla en maksimum getiriyi elde etmek. Bu teori global bir düşüncedir ama iş bizim ülkemize gelince suyunu posasini cikaririz. Bir kere Dünyada bilinen bir Türk firması var mı marka olarak? Beko, Vestel denilecek belki fakat ben ayni fikirde degilim. Bizim klasik isletme firma mantigimiz ürünü satip parayi alana kadar genelde. Ya sonrası ? Müşteri memnuniyeti, ürün garantisi, geri dönüşüm kalitesi, sorunu kısa sürede etkin çözebilme ? Bu mantıkta olan işletmecilerin bir web sitesini hazirlattirirken nasil bir yapıda olmasini bekliyoruz. Ucuz olsun, google da cıksın, cok tıklansın, müşteri gelsin, para kazanayim mantıgı. Herşey kısa vadede cabucak ama güzel olsun. Bu arada güzel derken kıstaslar potansiyel ziyaretcilerin navigasyon, icerik, design kriterleri degil.. Siteyi yaptiranin kişisel begenileri ön planda oluyor.
Profesyonel işletme düşüncelerine sahip firmalarin websiteleri zaten ortada. Olsun da nasil olursa olsun fikriyle web site yapılmaz yaptırılamaz. O web sitesi o firmayi tanitiyor, ürünlerini alternatif bir pazarda pazarliyor, firmanın vizyonunu sunuyor. O yüzden daha özen, daha az cimrilik ve daha biraz profesyonellik lütfen. Yazınızın geniş kitlelere ulaşıp okunması dilegiyle, Saygılar

46. | 03 Mart 2007 19:12 tarihinde, Osman Gündüz demiş ki:

Ne tasarımcıyım ne de müşteri. Ama internette varolan bu derecedeki çokkarmaşıklık ve sahtekarlık doğrusu beni rahatsız ediyor. Siz tasarımcılar doğru olanı yapmakta kararlı olunuz. Sonuçta siz karlı çıkacaksınız.Yalnız işe yarar kaliteli bilgiye erişmede biraz daha gayretli olmanız gerekmektedir. Yani Alimin uykusu cahilin ibadetinden daha üstündür.

47. | 04 Mart 2007 10:59 tarihinde, H.Volkan Çelik demiş ki:

Tasarım işi ile her ne kadar açık hava reklam sektöründe ilgilensem de bu vakkaların hemen hemen aynısı başıma gelmiştir. Özellikle 16. ve 18. maddeler... Güzel anlatım olmuş.

48. | 05 Mart 2007 1:46 tarihinde, cahil demiş ki:

ne kadar kolay dimi insanimizin ne istediğini bilmediğini ifade etmeniz kendi bildiğiniz konu hakkinda konuşurken yorumlariniza bakiyorumda müşteri dilde tasarimci olmasi gerekiyor size iş vermek isteyenllerin yoksa müşterinin tasarim hakkinda mutlaka bilgisi olmasi gerekiyor bu kadar zor müşterilerin olduğu bi ülkedebence siz tasarimcilarin toplanip uygun fiyata tasarim kursu açmanizi öneriyorum hatta bu kursta kolay yargilama derside verebilirsiniz bilmeyenlerin ömründe pc görmeden hayati mantar gibi geçenlerin cahil diye nitelendirdiğinize göre baya usta tasarimcilarsiniz ukala olduğnuzu düşünüyorum ama sanirim hayatin size verdiği imkanlarla tasarimci olduğunuzu türkiyede her evde artik pc var derken bu evlerin 15 milyonunun istanbulda olduğunu unuttunuz cahilim evet pc hayatima çok geç girdi umarim biran önce öğrenirim kullanmayida ukala dillerde mizah konusu olmam çürük müşteri diye mutlu kalin sayin çok bilmiş tasarimcilar

49. | 06 Mart 2007 12:58 tarihinde, yassaman karakoç demiş ki:

Çürük müşteriler var olduğu müddetçe, tasarımcı çürümeye mahkümdur....(çürük işler yapa yapa!)

50. | 06 Mart 2007 14:07 tarihinde, arikan demiş ki:

Dünya genelinde tasarımcı gelirlerine bir göz atın, Türkiye'de tasarımcı gelirinin düşük olmasının üstüne bir de yaratıcı ekiplere geç ödenen paralar ve tutulmayan sözler var. Bu geç ödemeler sadece ekonomik duruma bağlı değil Türkiye'de iş adamlarının kafasındaki tasarımcı kimliği ile de alakalı...

51. | 07 Mart 2007 0:40 tarihinde, yassaman karakoç demiş ki:

Ben sizden bir şey rica etmek istiyorum. Burada yapılan aramaya bakınca, ağlayım mı güleyim mi bilemedim. Çürük "işveren" diye bir yazı yazmanızı istiyorum. ne istediğini bile bilmeyen işverenler...kimse sizin kadar güzel bu konuyu ele alamaz....

52. | 09 Mart 2007 9:09 tarihinde, Berker PEKSAĞ demiş ki:

Güzel bir dizinin başlangıcı olabilir bu iki yazı :)

Birde yeni başlanan bir projede, giriş sayfasına "firmanın kartvizitini taratıp koyalım" zihniyetinde proje yöneticileri mevcut güzel ülkemde.

Konuya dönersem, bu tür müşterilerle uğraşmanın avantajları da yok değil. Eğer proje için gerekli bilgileri alabilirseniz, birkaç "laf oyunu"yla gayet güzel bir iş ortaya çıkartabilirsiniz. Tabii bu oran genelde pek yüksek olmuyor gözlemlediğim kadarıyla...

53. | 13 Mart 2007 3:25 tarihinde, BuLenT demiş ki:

Arkadaşlar ben bu sektörde şu an bir yazılım firması sahibiyim.aynı zamanda hemde müşteriyim.Başarısız bir kaç internet sitesi kurdurabilme hayalinin sonucunda kendi firmamı kurma kararı aldım ve bir arkadaşla beraber firmamı kurdum.Kurmaktaki amacım hayalimi daha rahat hayata geçirebilmekti.Bu arada ben yaklaşık 16 senedir Bilgisayar sektöründe çalışma hayatını sürdüren bir donanımcıyım.Aynı zamanda pazarlamacıyım.Ortak olduğum arkadaş ise Programcılık mezunu yani bu işi kaynağından eğitimli olarak ögrenmiş hatta ve hatta ingilizcesi iyi olan kaynak araştırabilen bir arkadaşımız.Ben pazarlamacılık yönümünde olması nedeni ile kendisiyle ortak olurken şartlarımdan birisi şuydu.Ben kullanıcıyım her alanda insan ilişkilerim üst düzeyde dolayısı ile ben ve benim gibilerin ne istediklerini bilirim senden ricam yapacağımız siteleri benim istediğim şekilde yapılandır.Mehmet bey Teknoloji kimin umurunda demiş kitabının başlığında bende Motorun nasıl çalıştığı beni ilgilendirmiyor motor çalışıyor mu çalışmıyor mu beni ilgilendiren budur demiştim.Bu tabire içinizden çoğunun karşı çıkacagına eminim özellikle teorisyen olan arkadaşların.Arkadaşlar eleştirmek yada yermek için öncelikle bilgi sahibi olmanız lazım.Dikkat edin Teorik bilgi değil Pratik bilgi yani yaşamış görmüş ve denemiş olmanız lazım.Sizler tasarım yaparken ajax kullanmışsınız Java kullanmışsınız.Asp ile yapmışsınız aspx ile kodlamışsınız bunlar hiç bir kullanıcının umurunda olan şeyler değildir.Kullanıcı aradığını ne kadar kolay bulabilyor yaptıgınız internet sitesini kullanırken ne kadar azap çekiyor buna bakar.Neyse ben bunları söyleye söyleye dilimde tüy bitti ve hala istediğimi yapabilmiş değilim.Tasarımcı yada Proğramcı arkadaşlara bir kullanıcı ve müşteri gözüyle bakan birisi olarak nacizane tavsiyelerim şunlardır.1-Sizin hangi tekniği kullandığınız müşteriniz için önemli değildir.Müşteri için işinin görülüp görülmediği önemlidir.2-Müşterilerinize Teknik terimlerle yaklaşarak onları bu konuda uzman olduğunuza inandırmaya çalışmayın.Aksine onları anlayabilmek için onların seviyesine inin.3-Müşterilerinize karşı dünyayı ben yarattım ben en iyisini bilirim edalarını takınmayın.Aklından geçeni söylediğinde konusuna uymasa bile içinizden vay denyo vay demeyin.Yapmak istediği şeyin kendisine yarardan çok zarar vereceğini münasip bir dille anlatın.4-Yapacağınız tasarımın müşterinizin işine katkıda bulunması yada bulunmaması aslında müşterinizin yada işletmesinin başarısızlığından çok sizin başarısızlığınız olacağını benimseyin.5-Yaptığınız işleri Kendi yorumunuza göre yapmayın hedef kitleye göre yapın ( arkadaşıma Web 2.0 butonu kullanmasını söylüyorum örneginide gösteriyorum daha şık durur diyorum fakat o gidip koskoca bir buton koyuyor.)

Ne kadar düzenli bir yorum oldu bilemiyorum gecenin bu saatinde ancak bu kadar toparlayabildim.Burada yazdıklarım hem web konusunda firma sahibi olmam hem müşterilerle birebir iletişimde bulunan birisi olmak hemde interneti her alanda kullanan birisi olmam nedeni ile umarım ki siz arkadaşlara yardımcı olabilecek görüşlerdir.

Not : Lütfen kendinizi Sadece bir programcı yada tasarımcı olarak görmeyin.Sizler ne kadar hayır desenizde iyi bir halkla ilişkilerci/iyi bir pazarlamacı/iyi bir tüketici olmak zorundasınız.İşinizi sürekli kılmak için müşterilerinize şunu şu şekilde yaparsanız daha verimli olursunuz gibisinden önerilerle gidin.hiç bir iş veren (sizler için müşteri) kendisine katma değer katacak öneriyi bütçesi elverdigince reddetmeyecektir.

Saygılarımla...
LevenT Öztürk

54. | 21 Mart 2007 0:56 tarihinde, emrah serdaroğlu demiş ki:

"lemon customer" yazısını da isterüük :)

55. | 23 Mart 2007 19:09 tarihinde, ilker demiş ki:

bi kaç tane de benden gerçi öbür yazıya da yazmıştım bu yorumu:
- kartvizitten logo taramadan çok önüme atılan bir kartvizitle koca sayfayı yapmamı isteyen

- bu işi tabela yapmayla bir tutup kimi işlerin aylar almasına bozulan karşılığında içerik istediğimizde bizi oyalayan

ve en ilginciyle geçenlerde karşılaştım

- yapmış olduğum butonları ve siteyi beğenmeyip ki çoğunu müşterinin istekleri doğrultusunda hazırladım "senin anasayfanın rengi güzelmiş ordaki yeşilden istiyorum her şey yeşil olsun diyenlerde :)

56. | 12 Nisan 2007 9:23 tarihinde, Yiğit Nalkıran demiş ki:

Blogunuzu google sayesinde buldum biz tasarımcı arkadaşların düşündüğü gibi düşünen kişilerin olduğunu gördüğümde inanın çok seviniyorum.Size bazı alanlarda katılmıyorum yanlız ben 20 yaşındayım ve 10 yıldır bu işle uğraşıyorum. [AÇIKLAMA:10 yıl önce frontpage kullanarak bi metin yazıyordum daha sonra dreamweaver daha sonra asp daha sonra visual studio (c# - asp.net) yazacak kapasiteye geldim ama hala eksiklerim olduğunu düşünürüm ]

İzmirde bilgi teknolojileri alanında bir çok firma ile çalıştım şu anda kendi işimi yapıyorum.

Uzatmadan bağlıyorum.Müşteriye ana sayfada ne olcak die sorulmaz zaten yada müşteriden ana sayfaya yazı yazsanıza koyayımda denilmez.Müşteriden bir kartvizit,hakkımızda metni birde ürünleri istemek yeterlidir.Logoyu taratabilir bunda birşey yok ama biz aynısını corel yada freehand de çizeriz.

# Websitesi için içerik istediğinizde size "Vallahi olayımızı biliyorsun! Yaz sen bir şeyler, bu işin ustası sensin" diyorsa
demişsiniz bence yanlış. gerekli meteryaller sağlandıktan sonra metni yazmak size kalmıştır yada ilgili departmanınıza.Biz her zaman müşteriyi ön planda tutarız eğer kalkıp diyorsa burası boş kalmış ozaman tanıdıgım 100ytl ye site yapan var orayıda doldurur telini vereyim diyorum.Bu kadar basit türkiyede bu iş ciddiye alınmıyor alınsada kaç kişi alıyorki.bazı görüştüğümüz firmalar tam kurumsal toplantılar vs. tam ciddi eğilim var ama bazılarıda böle ne yapalım...

son olarak iyi ve kötü web tasarımcıları en geç 3 yıl içinde belli olacak ve ozaman biz ve bizim gb düşünenler değerlenecektir...

57. | 16 Nisan 2007 15:31 tarihinde, Sevinç demiş ki:

Yazınızı çok beğendim. Çok da eğlenceli buldum:)

58. | 17 Nisan 2007 19:15 tarihinde, Salih Samet Demir demiş ki:

Şirketin logosunu, kartvizitten taramanızı istiyorsa

Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google'da bulamadığını söylüyorsa

Her istediğiniz bilgi, görsel, içerik için size başka bir şirketin websitesinin adresini veriyorsa

işte bunlar beni anlatıyor ya.

hadi bunlarıda geçtim adamdan host ve domain ücretini istediğimde el emeği falan anlamıyor sitenin tamamını 50 YTL ye halledecez :D

Neyse okısmı artık rahatça geçiyorum, bu halimle benden internet üzerinden ticaret scripti yapmamı bekleyen var!

Birde kartvizite takıldım, daha önce logosu PC de olmayan bir derneğin logosunun dükkan camından çekilmiş resmini photoshop la düzeltip siteye aktarmıştım, ama şimdi de başka biri kartvizitinden logo istiyor, merak ediyorum acaba bu logoları yaptırırken kendileride bir örneğini almıyorlar mı.Üstteki yorumlarda rest çekmeyi bilmeli yazıyor.Doğru çektim, adam o orda olsun bu burda olsun şu olsun şöyle olsun diye diye doldum taştım, bırak bildiğimi yapayım bana tasarım dersi verme!


Madde 22 ye aday

22 - Olmadık istekler isteyip uyarmaya çalıştığınızda konuşması bitene kadar sizi dinlemiyorsa

23 - Olmadık isteklerinin artmasıyla fiyatında doğru orantılı artmasına bir anlam veremiyorsa


23 ü de ekledim :D

59. | 28 Nisan 2007 13:33 tarihinde, turgay turgay demiş ki:

gercektende hak eder bölelerini kazıklamak gecen gun bende böle bir müşteriyle ugrasıodumda illalah ettirdi bana yaw .Bir site yaptırcak sitesinde yemek tarifleri bile istiodu.bu site bir de ticari site olacak

60. | 15 Mayıs 2007 12:27 tarihinde, Onur Pay demiş ki:

Selamlar...

Yalnız şöyle de bir durum var, kurumsal kimliğe bürünmüş küçük işletmeler -sözüm ona- bilgisayar tamircileri, bilgisayar satıcıları ve reklamcılar hatta host firmaları çok ucuza web sitesi ?!? tasarımı/satışı yapıyorlar. Host ve domain maliyetlerini bilmeyen yoktur. Orta karar günlük 2000 kişinin ziyaret ettiği bir sitenin eğer sistem kaynaklarını fazla kullanmıyorsa bir host firması için -ki bahsettiğim host firmaları aslında resellerdir kendi serverları vesaireleri yoktur- yıllık 7-10 doları geçmez. iş bu böyle durumlarda bu sözüm ona tasarım gurusu şirketler-dükkanlar-esnaflar çok komik rakamlara -ki bu rakamlar; son kullanıcı host ve domain satış fiyatlarının rakamları üzerine "3-5 te tasarım ekleyelim, sürümden kazanalım, müşteri çekelim" rakamları- herhangi bir script sitesinden alınıp hazırlanmış sitelerinde boy boy afişe ediyorlar, aşifte zanaatlarını. bu durum zannımı debdebe krizlerine sokmaktan öte serbest piyasa denen -liberalist olsa memleketim eyvallah- alicengiz multiplayer oyunlarını alt ediyor. İşine sanat aşkıyla bağlılık yaşayan tasarımcı ki sanatçı demekten asla çekinmiyorum ve kod yazarı ki yine mühendis demekten dilimi alıkoyamıyorum, bu serbest piyasanın içerisinde ya köşebaşına dükkan açarak camına tasarım yapılır yazıyor yada herhangi konuda gövde gösterisi yapıp çalışanına değer vermeyen bir büyük dükkanda iş buluyor, geçimini sağlamaya çalışmaya çalışıyor. E ne kalıyor tasarımcının eline? saçma sapan- çöplük web siteleri açıp tık başına reklam veren şirketleri nasıl dolandırırım diye düşünmek... uzun lafın kısası sadece tasarımcı ve tasarıma ihtiyaç duyucu arasında değil. çürük olan bir de şirketler var piyasayı alt üst eden...tasarımcıyı da müşteriyi de çürüten sanat şevkini de çürüten.

müşterinin bilgisizliği ve beraberinde getirdiği çürümüşlük belirtileri normal, hoş karşılıyorum. 40 yaş üstü devlet mahmurlarının çoğunluğunun bile bilgisayar kullanamadığı bir ülkede yaşıyoruz. Annesi telefona bakan tasarımcıyı da biliyorum derdi 2 al gülüm 1 ver gülüm olmayan.
Ama asıl bu tabiri koyduğunuz iki güruhun arasına giren bilgisiz müşterinin aklını çelen orta karar şirketler de çürümüş sayın hocam...

yazmak istiyorum "çürük firmalar" diye ama sizin kaleminiz daha tatlı sizi de zamanında rahatsız ettiyse bi zahmet bi uyku öncesi el atın parmak basın tasarımcının bu cyber yarasına da..

neyse link değişimine verdiğim ara bitti günde 20 link ekmezsem arama motorlarında sayfalarım geriliyor bu ziyaretçi kaybı demek.. tasarım işi çıkmıyor bari sıvazlayalım yalancıktan Google a dayanmış sırtımızı...

61. | 14 Haziran 2007 15:27 tarihinde, erkan demiş ki:

Türkiyede çok değersiz bu iş, temelinde yine en büyük toplumsal sorun olan "cahillik" ve "eğitimsizlik" yatıyor. Hiç umudum olmasa da umarım düzelir.

62. | 22 Haziran 2007 22:22 tarihinde, sümeyye demiş ki:

ben çok anlamam bu işlerden buından dolayıda bana yorum yapmak düşermi bilmem ama yinede en azından içimden gelenleri söylemek istedim bence haklı olan tarafınız fazlasıyla olsada biraz acımasızca davrandığınızıda düşünüyorum(bu acımasız tabiri buraya ne kadar uydu bilemiyorum)çünkü sizden tasarımı yapmanızı isteyen insanlar zaten bu işle hiç alakaları olmadığıkları için ve size ihtiyaç duydukları için sizi buluyorlar yani sizin kadar bilgileri olsaydı zaten size başvurmazlardı.ki zaten bence türkiyede tasarım sözcüğü bile çok uzak geliyor insanlara yani böyle durumların olması çok doğal geliyor bana bence bu durumları kültür seviyenizin birazdaha farklı olmasından dolayı doğal karşılamalısınız buarada bu söylediklerim bütün müşteriler için geöçerli diil tabiki neyse yazdıklarım ne kadar okunmaya değer bilmiyorum ama kendimce bi yorum yapmaya çalıştım benden daha iyi bilenlerden özür diliyorum:) SAYGILARIMLA
SÜMEYYE

63. | 27 Haziran 2007 11:33 tarihinde, SorOgren demiş ki:

Armut Piş Ağzıma Düş

Şöyle bir eskileri düşündümde şimdi nerede O isviçre Çakısı IT elemanları 10 parmağıdan 10 marifet Web master, Programcı, Network Uzmanı, Donanımcı .....
Müşteriyi dört gözle arardık ama şimdikiler abi ben tasarlarımcıyım kod yazmam ben arama motorlarına eklerim dizayndan anlamam MÜŞTERİ begenmem hepsi bu işten az çok anlamalı istediklerimi vermeli nedir istediklerim ki !!!

1.- Şirket ile ilgili Tanıtım ve Tarihçe yazıları ama özellikle Word formatında olsunki kolay kopyala yapıştır yapıla bilsin. (Bröşürde yazmıyor mu o neyinize yetmiyor)

2.- Abi Logon yokmu yolla şu ölçülerde şu ebatlarda şu büyüklükte çuk diye istediğim yere oturtayım. (Kart vizitteki neyine yetmiyor Taramak bu kadar zahmetli bir işmi)

3.- Örnek gösterme var birde eğer siz karşınızdakine elinizdeki tasarımlarla doyuramazsanız doğal olarak oda bakın ben şu sitede şunu gördüm aynı işi yapıyoruz bendede olsa fena olmaz mı diye sorar kabul etmek lazım bunu ?

4.- Ben bu işlerden pek anlamam benim Domain Name mi ve Hosting mi de siz alsanız ve siteyi bitirince gerekli Uploadları yapıp işlemi bitirseniz. Evet bu daha çok kullanılır ama niye diye düşündünüzmü hiç karşısındaki senin hangi companentleri alıp kullanacağını bilmediğinden özellikle bu Host olayını size bırakır e seninde işine gelmez mi bu düşün bir kere değil mi ?

Yok abicim bu yukardaki 4 maddeyi bana müşteri vere bilecek seviyede olmalı diyorsanız bir düşünün niye sizle çalışsın ki ?

Gider "http://www.templatemonster.com/" adresinden Hazır Template leri indirir sonra gider birde "www.aspindir.com" gibi bir yerdende E-Posta formlarını falan indirir. Elinde her türlü döküman ve resimde var e soruyorum şimdi sizlere ne gerek var ?



64. | 28 Haziran 2007 16:12 tarihinde, coskun mert dalkiran demiş ki:

Güzel hoş ama fazlasıyla abartılı bir yazı olmuş, mehmet bey'in diğer bilgilendirici yazılarının yanına hiç yakışmamış diye düşünüyorum.

Tutkal satan şirketi için, Amazon'daki birçok fonksiyonu istiyorsa: "Bak şu tutkalı alanlar, bu tutkalı da alsın dese site. Ne güzel olur değil mi?... İyi fikir değil mi?"
- kötü fikir mi, neden?


Şirketindeki bütün broşürleri getirerek, "İşte kardeş, site böyle bir şey olacak" diyorsa
- pardon ama adamın ne getirmesini bekliyorsunuz gerçekten anlayamadım.


Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google'da bulamadığını söylüyorsa
- web sitesi yaptıran müşterinin google'ın çalışma sistemini bilmesi mi gerekiyor? bunu sorması son derece normal.

65. | 17 Temmuz 2007 10:46 tarihinde, can demiş ki:

söylediklerinin bir kısmına katılıyorum ve hak veriyorum (sorumsuz/ahlaksız müşteri davranışları hakkında özellikle)
ancak bir şey daha var maddelerin çoğunluğunda dikkat çeken; müşteriler hem senin bir site yaparkenki coşkuna, zevkine ve bilgine sahip olsun, seni yönlendirsin, gazlasın, sürekli ilgi göstersin istiyorsun hem de hiç işine karışmasın, önerileriyle beni baymasın falan istiyorsun. özetle sen müşteri olarak kendini istiyorsun. hiç gerçekçi olmayan beklentiler bunlar, çelişkili zaten ve bence adil de değil.
müşterilerin tabi ki senden daha az anlayacaklar webden ve/veya tasarımdan. hatta biraz da zevksiz olacak çoğu (en azından sana göre). birçoğunun istediğin ilgiyi göstermeye zamanı olmayacak, keyfi de olmayacak (aman acele yapalım diyip sonra sesi kesilen sorumsuzları hariç tutuyorum)
eğer sen profesyonel bir hizmet veriyorsan, insanların yarım yamalak anlattıkları fikirlerini anlayıp, belki kötü yerlerini ayıklayıp düzeltip onları ticari veya estetik olarak tatmin edecek bir ürün vermelisin. zaten insanlara vaad ettiğin de bu olmalı; onların yapamadıkları, akıllarına bile gelmeyen...
görüşürüz ;)

66. | 21 Temmuz 2007 12:12 tarihinde, Vehbi demiş ki:

Müşteri velinimetimizdir.Müşterinin iyisi kötüsü olmaz Memo..Sen ne bekliyorsun.Adam istediği ister istemediğini istemez.Ama sen ancak böle cene yaparsın.Yazsana oraya gelen her işe gömülürüm yaparım ve müsteri gelmeden önce suslenirim etrafı düzünlerim.Yada gelmeden önce aklından gecenleri sölesen :) Acaba hangi dilde konussamda kendimi belli etsem.. Yaptığın altında imzan olan bir kaç tane proje verebilirmisin..

67. | 24 Temmuz 2007 11:46 tarihinde, Volkan G. demiş ki:

Müşteri velinimettir ama adam gibi müşteri için söylenir bu söz. Maalesef bizim (bazı) insanımız internette yaptıracakları işleri pek ciddiye almıyorlar ve İnternette yapılan işleri üç kuruş veririm yaptırırım, ne gerek var o kadar paraya, ne gerek var şimdi ödemeye diyerek bizi daima sıkıntıya sokuyorlar. Aslında çürük müşterilerin yarıdan fazlası da çürük tasarımcıdan çıkıyor, bunun yüzünden de bilgili, uygulamalı tasarımcı işin zorluğunu yaşıyor..

Makale çok güzel olmuş elinize sağlık. Ben de tasarım ve kodlama yapıyorum ve serbest çalışsam da işimde çok titiz davranırım. İşimi aldığım paraya göre değil hedef kitleye en uygun şekilde, verdiğim zamana, emeğe, kendimi doğru tanıtabilmemin önemine göre yaparım. Fakat yine de bazı kesime yaranmak, hatta katlanmak çok zor oluyor. Makalenize ek olarak ben de şunları belirtmek istiyorum: Bir müşteri;

-- "sen yap işi ben sana parasını bitince veririm" diyor, iş bitince parayı istediğinizde mali durumunu gerekçe gösterip aylarca paranızı vermiyor sizi peşinden koşturuyor bu yüzden de zamanınızı çalıyorsa,
-- hele ki siz: "iş başlamadan önce şu kadar, bitince de kalanını tahsil ederim" dediğinizde müşteri size: "öyle olmaz sen hele bi yap ben bi işi göreyim" diyorsa,
-- müşteriyle anlaştınız ve başladınız tasarıma, 2-3 tasarım yaptınız, müşteri 1 tanesini beğendi. Siz de dediniz ki "emin misiniz, bakın kodlama safhasına geçince tasarımda köklü değişiklik olmaz" müşteri de kabul etti site bitti açtınız siteyi ama gel gelelim "tasarımı beğenmedim" diyip parayı ödemedi. "Şimdi parayı almak için yeniden mi yapsak, peki yeniden yaparsam yen bir iş alamam, bu süreçte de zarara girerim, ama yapamazsam da yeni iş alsam da bir önceki emeğim ne olacak?, E peki o kaybedilen zamanın emeğinin hakkını kim ödeyecek?" dedirtiyorsa,
-- İşi doğru analiz edip en iyi kodu ve çalışma sistemini planlayabileceğiniz ve yıllarca arkasında teknik desteğinizi verebileceğiniz bir siteye fiyat biçtiğinizde "ama aynı işi başkası bunun üçte bir fiyatına yapıyor kalsın o zaman" diyorsa,
-- İşe başladığınızda ya da iş bittikten nice sonra anlaşma fiyatı ve özelliklerinden farklı özellikler isteyerek ufak tefek düzenlemeler harici bizden -işi kaçırmamak adına- her istediğine ücret istemeden "tamam, yaparız" dememizi bekliyorsa,

kötü ve uzak durulması gereken müşteridir. Zira bu müşteriler hem sizi işten soğutur hem de emeğinizin karşılığını alamadığınız için maddi sıkıntı yaşatır. Unutulmamalıdır ki yazılımcı & tasarımcı herşeye evet diyen bir robot değildir.

68. | 26 Temmuz 2007 14:30 tarihinde, alper demiş ki:

memo html tidy result 9 tane warning veriyo memooo.düzelt onları sonra gel konuşalım:P

şaka bi yana ben ilk işimde bu tarz müsteriyle karşılaştım.bi kaç değişiklik yapıcaz derken siteyi sıfırdan yaptık.bide haklı çıkmaya çalışıyolar.bir daha bu işi yapayım mı yapmayım mı düşünür oldum

69. | 05 Ağustos 2007 13:08 tarihinde, Ahmet demiş ki:

"Altı Üstü Tasarım" Mehmet kardeşim ne yapacaksın profesyoneli bilinçli müşteriyi bu kadar kasma kendini.

70. | 25 Ağustos 2007 19:21 tarihinde, Oyunlar demiş ki:

gerçekten çok güzel tespitler. oldukça akıcı bir dille de ifade etmişsiniz. teşekkürler. okudukça evet yaa dedirten cinsten.

71. | 05 Eylül 2007 22:30 tarihinde, tdemirparmak demiş ki:

EKLEME :
Cms'yi web tasarımı sanıyorsa.
Joomla'nın ücretsiz olduğunu bilmeyip özgün tasarımdan daha çok önemsiyor ve onunla site tasarlayanlara iş yaptırıyorsa.
Google'ı internet sanıyorsa
Google arama kutusuna www ile başlayan web adreslerini yazıyorsa
Yanarlı dönerli animasyonları gösterip "aha bundan isterem" diyorsa.
İnterneti msn'den ibaret sanıyorsa...

BAŞIMA GELEN OLAY:
Arandım, bir tasarımımdan yola çıkarak ulaşıldım. Anlattım. Tek başıma yapıyorum, size haber güncellemesi için otomasyon da sunacağım dedim. Siz güncelleyeceksiniz ve artık çok kritik bir durum olmadıkça bana veya başkasına ihtiyacınız olmayacak dedim. "Yıllık ne kadar istersiniz güncelleme için" demişti önce bana çünkü. Profesyonel misiniz gibi bir soru soruldum... %70 civarı "evet" dedim. Çünkü bu işler ekip işleridir ben tek çalışıyorum dedim. Asıl mesleğim zaten bu değil sadece ilgi alanım dedim. SONUÇ : 350 istemiştim, başka bir şirketçiğe joomla ile yaptırmış. Tabi o onun cms olduğunu bilmiyor. Şimdi ben dürüst olduğum ve özgün tasarladığım için çürük müyüm, yoksa potansiyeli çoktan kaçmış müşterim mi çürük?
ÜSTAD; harika bir yazı daha ellerin dert görmesin. Sevgiler.

72. | 22 Eylül 2007 10:59 tarihinde, hakan demiş ki:

güzel bir yazı çoğunu yaşadık

73. | 23 Eylül 2007 23:25 tarihinde, kral demiş ki:

favorim 1. şık :)

Size websitesini neden istediğini, ne görev yapacağını anlatmadan önce "Site büyük değil. Bir ana sayfa, bir hakkımızda bir de iletişim. O kadar! 3 sayfalık bir site kaça olur?" gibi fırından ekmek isteyen bir kişinin edasıyla konuşmaya başlıyorsa

74. | 28 Eylül 2007 0:51 tarihinde, engin sular demiş ki:

Selamlar,

Yazılarınız gerçekten süper bizim karşılaştıklarımızı siz bizim ağzımızdan bizimle bire bir paylaşmışsınız.

fakat şunu atlamayalım şuan da türkiyede insanlar web sitesi ne işe yarar internet yararlı bişeymidir, internete girersem beni yermi ?

bu tür soruların cevabını ararken bence müşterilerin çürük olma kararını erken vermiş oluruz eğer çürük dersek hepsine çürük demek zorunda kalırız çok büyük firma sahipleride çok iyimi bilirki bu işi ?:)

onlarıda yönlendiren bizim gibi insanlar değillermi? ( o firmada görev alan insanlar )

anlattıklarınızın ile %99 karşılaştık karşılaşmadım kelimesini ifade eden insan evladı yalan söylemiş olur.

bunlarda bir gün geçecek ve artık orta ve küçük ölçekli firmalarda bilinçlenecek bunuda biz yapacağız.

çürük tasarımcı varmı derseniz var :) onlarında yapacak bişeyleri yok müşteriler yaratıyor bunları sen 2.000 USD diyorsun adam abi ne var onda kazıklıyorlar seni 200 USD ye ben hallederim diyor ve işi alıyor :)

sonra dolandırılıyor ve telefonlar çalmaya başlıyor : merbaha buyrun yav şey ben web sitesi yaptırdım da ? evet ? şimdi o siteyi ben açmak istiyorum açabilirmiyiz?
kim yaptı ? benim bi tanıdığın arkadaşı ? e peki ulaşabilirmiyiz? yok ulaşamıyorum bende sitemde kapalı bi açarsanız çok sevinirim :)))

peki telefon kapanır : bi daha şu adam ararsa yokum yoklar kimse yok :)

75. | 29 Eylül 2007 11:03 tarihinde, Egemen demiş ki:

İyi bir gözlem gücünüz var tabiki tecrübe de etmişsiniz uzun yıllar, bizim yaşadıklarımızı derlemişsiniz.Başarılar.

76. | 13 Ekim 2007 22:53 tarihinde, oyunlar1 demiş ki:

tespitleriniz çok yerinde.
harika bi webmaster olmak için tavsiye ediyorum arkadaşlarıma sitenizi.
iyi günler.


Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?