Biliyorsan anlatmayayım!

Biliyorsan anlatmayayım!

Kim bilebilirdi ki Gamze Özçelik ile dünyaca ünlü sanatçı Britney Spears arasında bir bağlantının olabileceğini? Merak ediyorsanız hemen açıklayayım:

2005 yılında Gamze Özçelik, Hırsız Var adında bir filmde Haluk Bilginer ile birlikte rol aldı. Fakat belki birçoğunuzun bilmediği ise Haluk Bilginer'in, Oscar kazanmış ünlü aktör Michael Caine ile birlikte Half Moon Street adlı bir filmde rol aldığı. Peki, Michael Caine, daha önce hangi filmlerde rol almıştı? Birçok filmde ve bunlardan birisi de Austin Powers in Goldmember. Peki bu Austin Powers'da başka kim rol almıştı? Evet tahmin ettiniz(!) Britney Spears. İşte size, Türkiye'nin (talihsiz) güzide aktristi Gamze Özçelik ile Britney Spears arasındaki gizli bağlantı.

Peki Cem Yılmaz ile Brad Pitt arasında bir bağlantı olabileceği aklınıza gelir miydi? Hayır! Benim de gelmezdi ama bildiğiniz gibi Cem Yılmaz, G.O.R.A filmi ile büyük bir yankı yarattı. G.O.R.A'da rol alan başka bir oyuncu ise Erdal Tosun. Erdal Tosun ise Mine adlı filmde Ahmet Uğurlu ile birlikte rol aldı. Ahmet Bey ise 2002 yılında Nemmeno in un Sogno diye süper bir filmde Martina Stella ile birlikte sahneyi paylaştı. Peki kim bu Martina Stella? Bu seksi aktrist ise Brad Pitt ile Ocean's 12 adlı filmde rol alan bir oyuncu. İşte size Cem Yılmaz ile Brad Pitt arasındaki bağlantı!

Esasında bu örnekleri uzatabilirim. Örneğin Türk filmlerinin tecavüzcüsü Coşkun ile Seven filminin sapık katili Kevin Spacey arasındaki bağlantıyı size açıklayabilirim ama ne Tecavüzcü Coşkun ne de Kevin Spacey, İnternet'in en çok aranan isimleri arasında yer alıyor. Fakat Gamze Özçelik, Britney Spears, Cem Yılmaz ve Brad Pitt, 2005 yılının arama motorlarında "en çok aranan" isimleri arasındaydı. Ve ben sırf bu nedenle, bu isimleri bile bile kullandım bu yazıda. Gerçeği söylemek gerekirse, bu yazının, bu ünlü sinema oyuncuları ile en ufak bir ilişkisi bile yok.

Peki Ne Olacak Şimdi?

Ne mi olacak? Birkaç gün içinde, Google ve Yahoo arama motorları bu sayfayı bulup, indeksleri içine alacak. Sonra mı ne olacak? Gamze Özçelik ya da Cem Yılmaz diye arama yapanlar, arama sonuçları içinde bu sayfanın adresini görecek ve tıklayıp, su anda okumakta olduğunuz yazıyı okumaya başlayacak. Ta ki bu satıra gelene kadar:

KUSURA BAKMAYIN! ARADIĞINIZ VIDEO VE MP3'ler BURADA DEĞİL! SIZ BU YAZININ HEDEF KITLESI DEGILSINIZ!

"Doğru" Ziyaretçiye Hizmet Vermek

Sitenize ilgili, doğru, hedef, sadık, gerçek ziyaretçi çekebilmek, sitenizin başarısı için en önemli faktördür. 1990'li yıllarda, yani büyük dot.com çöküntüsünden önce, bir sitenin başarısı, o siteye gelen ziyaretçi sayısı ile ölçülürdü. Siteye ziyaretçi çekmek, en büyük başarı sayılırdı. Halbuki bunun ne kadar yanlış olduğunu çok iyi görebiliyoruz bu günlerde.

Tabi ki sitenize gelen her bir ziyaretçi çok önemli fakat önemli olan, sitenizi başarıya sürükleyecek ilgili, doğru, hedef, sadık, gerçek ziyaretçiye sahip olabilmektir. Örneğin, bu yazının, bu kısmında, sırf Gamze Özçelik için gelenler, çoktan bu siteyi terk etmek için ya "Geri" düğmesine ya da yukarıdaki kırmızı X işaretine tıklamak üzereler.

Peki Gerçek Ziyaretçileri Nasıl Sitemize Çekebiliriz?

  1. Yazacağınız konuyu belirleyin
    Öncellikle yapmanız gereken, blog yazıyor ya da yazmaya başlamak istiyorsanız, iyi olduğunu BİR konuda yazmaya çalışın. Diyelim ki bir bloğa sahip değilsiniz fakat bu ise başlamak istiyorsunuz. Tavsiye mı dinleyip, şirketiniz, kişisel iş deneyiminiz ya da uzmanlık konunuz ile ilgili bir blog yazmaya karar verdiniz. Öncellikle yapmanız gereken, konunuz ile ilgili ya da ilgisiz birçok bloğu gözden geçirip, okumak. Bir bloğun nasıl işlediğini iyi öğrenmek. Microsoft şirketinin blog yazarı Robert Scoble, bir blog yazmaya başlamadan en az 50 bloğu bir kaç hafta boyunca takip etmenizi öneriyor. Ayrıca yazdığınız konuyu çok iyi biliyor bile olsanız, araştırma yapmadan, herhangi bir yazı yazmayın. Yazacağınız konuyu iyice araştırın.
  2. Yazı yazdığın ziyaretçi grubunu aklında bulundur ve onlara hitap eden yazılar yaz.
    Ziyaretçi grubunuzu iyi bilmek ve tanımak, yalnızca bloglar için değil, her türlü website için çok önemli bir konu. Kullanıcınızı iyi tanıyın. Hedeflerini karşılayın. Yazılarınızdan bir şeyler öğrenmelerini sağlayın. Bütün kullanıcı gruplarını kapsayacak bilgileri içiren bir site yapmak nerdeyse imkansız ama en azından büyük bir grubu memnun edecek ve onların siteye geliş amaçlarını başarabilecek bir site yapmak, bloğunuzu diğer bloglara oranla ön plana çıkaracaktır.
  3. Belirli bir kullanıcı grubuna odaklanın
    Web özünde bir medya. TV, radyo, gazete gibi. Fakat web'in farkı, TV, gazete ve magazine gibi medya turu, toplumu hedef alırken, web, kişisel deneyim medyası. Sitenize, topluluk halinde kimse gelmiyor ve gelenler ise kişisel hedeflerine çözüm bulmak için geliyor. Bu nedenle, yazıların toplumsal, herkese hitap eden yazılardan daha çok kişisel ya da özel gruplara odaklanmış yazılardan oluşması, siteniz ile ziyaretçileriniz arasındaki deneyimin "iyi bir deneyim" olmasını sağlayacaktır. Hani derler ya "herkesi, aynı anda, aynı eylemle memnun etmek imkansızdır"
  4. Açık, dürüst ol ama kuru ve yutulması zor olma
    Ne demek istediğini açık, dürüst ve inandırıcı şekilde yaz. Eğer yazdıklarına inanmıyorsan, başkalarını inandırman neredeyse imkansız olacaktır. Ayrıca, yazdıklarını söyleyen, yazan birçok kaynak var. Peki senin farkın ne? İnandıklarına başkalarının inanması, akıcı, örneklerin çok olduğu en önemlisi, herkesin kendi deneyimlerinden örnek çıkarabileceği hikayelerle dolu olmasını sağla: hikayelere bak, tarihe bak, konun ile en alakasız görülebilecek konulara bak ve konun ile ortak noktalar bulmaya çalış.

Uzun Sözün Kısası

Sitene "doğru" ziyaretçi çekebilmek için, bir konu seç, bu konuyu araştırarak yaz, ziyaretçilerini tanı ve onlara en iyi şekilde hitap etmeyi başarmaya çalış.

Bu arada Cüneyt Arkın ile Bruce Lee arasında da bir bağlantı olduğunu biliyor muydunuz?

İyi bloglamalar.



Top
Menu