Biliyorsan anlatmayayım!
04 Aralık 2006
Kim bilebilirdi ki Gamze Özçelik ile dünyaca ünlü sanatçı Britney Spears arasında bir bağlantının olabileceğini? Merak ediyorsanız hemen açıklayayım:
2005 yılında Gamze Özçelik, Hırsız Var adında bir filmde Haluk Bilginer ile birlikte rol aldı. Fakat belki birçoğunuzun bilmediği ise Haluk Bilginer'in, Oscar kazanmış ünlü aktör Michael Caine ile birlikte Half Moon Street adlı bir filmde rol aldığı. Peki, Michael Caine, daha önce hangi filmlerde rol almıştı? Birçok filmde ve bunlardan birisi de Austin Powers in Goldmember. Peki bu Austin Powers'da başka kim rol almıştı? Evet tahmin ettiniz(!) Britney Spears. İşte size, Türkiye'nin (talihsiz) güzide aktristi Gamze Özçelik ile Britney Spears arasındaki gizli bağlantı.
Peki Cem Yılmaz ile Brad Pitt arasında bir bağlantı olabileceği aklınıza gelir miydi? Hayır! Benim de gelmezdi ama bildiğiniz gibi Cem Yılmaz, G.O.R.A filmi ile büyük bir yankı yarattı. G.O.R.A'da rol alan başka bir oyuncu ise Erdal Tosun. Erdal Tosun ise Mine adlı filmde Ahmet Uğurlu ile birlikte rol aldı. Ahmet Bey ise 2002 yılında Nemmeno in un Sogno diye süper bir filmde Martina Stella ile birlikte sahneyi paylaştı. Peki kim bu Martina Stella? Bu seksi aktrist ise Brad Pitt ile Ocean's 12 adlı filmde rol alan bir oyuncu. İşte size Cem Yılmaz ile Brad Pitt arasındaki bağlantı!
Esasında bu örnekleri uzatabilirim. Örneğin Türk filmlerinin tecavüzcüsü Coşkun ile Seven filminin sapık katili Kevin Spacey arasındaki bağlantıyı size açıklayabilirim ama ne Tecavüzcü Coşkun ne de Kevin Spacey, İnternet'in en çok aranan isimleri arasında yer alıyor. Fakat Gamze Özçelik, Britney Spears, Cem Yılmaz ve Brad Pitt, 2005 yılının arama motorlarında "en çok aranan" isimleri arasındaydı. Ve ben sırf bu nedenle, bu isimleri bile bile kullandım bu yazıda. Gerçeği söylemek gerekirse, bu yazının, bu ünlü sinema oyuncuları ile en ufak bir ilişkisi bile yok.
Peki Ne Olacak Şimdi?
Ne mi olacak? Birkaç gün içinde, Google ve Yahoo arama motorları bu sayfayı bulup, indeksleri içine alacak. Sonra mı ne olacak? Gamze Özçelik ya da Cem Yılmaz diye arama yapanlar, arama sonuçları içinde bu sayfanın adresini görecek ve tıklayıp, su anda okumakta olduğunuz yazıyı okumaya başlayacak. Ta ki bu satıra gelene kadar:
KUSURA BAKMAYIN! ARADIĞINIZ VIDEO VE MP3'ler BURADA DEĞİL! SIZ BU YAZININ HEDEF KITLESI DEGILSINIZ!
"Doğru" Ziyaretçiye Hizmet Vermek
Sitenize ilgili, doğru, hedef, sadık, gerçek ziyaretçi çekebilmek, sitenizin başarısı için en önemli faktördür. 1990'li yıllarda, yani büyük dot.com çöküntüsünden önce, bir sitenin başarısı, o siteye gelen ziyaretçi sayısı ile ölçülürdü. Siteye ziyaretçi çekmek, en büyük başarı sayılırdı. Halbuki bunun ne kadar yanlış olduğunu çok iyi görebiliyoruz bu günlerde.
Tabi ki sitenize gelen her bir ziyaretçi çok önemli fakat önemli olan, sitenizi başarıya sürükleyecek ilgili, doğru, hedef, sadık, gerçek ziyaretçiye sahip olabilmektir. Örneğin, bu yazının, bu kısmında, sırf Gamze Özçelik için gelenler, çoktan bu siteyi terk etmek için ya "Geri" düğmesine ya da yukarıdaki kırmızı X işaretine tıklamak üzereler.
Peki Gerçek Ziyaretçileri Nasıl Sitemize Çekebiliriz?
- Yazacağınız konuyu belirleyin
Öncellikle yapmanız gereken, blog yazıyor ya da yazmaya başlamak istiyorsanız, iyi olduğunu BİR konuda yazmaya çalışın. Diyelim ki bir bloğa sahip değilsiniz fakat bu ise başlamak istiyorsunuz. Tavsiye mı dinleyip, şirketiniz, kişisel iş deneyiminiz ya da uzmanlık konunuz ile ilgili bir blog yazmaya karar verdiniz. Öncellikle yapmanız gereken, konunuz ile ilgili ya da ilgisiz birçok bloğu gözden geçirip, okumak. Bir bloğun nasıl işlediğini iyi öğrenmek. Microsoft şirketinin blog yazarı Robert Scoble, bir blog yazmaya başlamadan en az 50 bloğu bir kaç hafta boyunca takip etmenizi öneriyor. Ayrıca yazdığınız konuyu çok iyi biliyor bile olsanız, araştırma yapmadan, herhangi bir yazı yazmayın. Yazacağınız konuyu iyice araştırın. - Yazı yazdığın ziyaretçi grubunu aklında bulundur ve onlara hitap eden yazılar yaz.
Ziyaretçi grubunuzu iyi bilmek ve tanımak, yalnızca bloglar için değil, her türlü website için çok önemli bir konu. Kullanıcınızı iyi tanıyın. Hedeflerini karşılayın. Yazılarınızdan bir şeyler öğrenmelerini sağlayın. Bütün kullanıcı gruplarını kapsayacak bilgileri içiren bir site yapmak nerdeyse imkansız ama en azından büyük bir grubu memnun edecek ve onların siteye geliş amaçlarını başarabilecek bir site yapmak, bloğunuzu diğer bloglara oranla ön plana çıkaracaktır. - Belirli bir kullanıcı grubuna odaklanın
Web özünde bir medya. TV, radyo, gazete gibi. Fakat web'in farkı, TV, gazete ve magazine gibi medya turu, toplumu hedef alırken, web, kişisel deneyim medyası. Sitenize, topluluk halinde kimse gelmiyor ve gelenler ise kişisel hedeflerine çözüm bulmak için geliyor. Bu nedenle, yazıların toplumsal, herkese hitap eden yazılardan daha çok kişisel ya da özel gruplara odaklanmış yazılardan oluşması, siteniz ile ziyaretçileriniz arasındaki deneyimin "iyi bir deneyim" olmasını sağlayacaktır. Hani derler ya "herkesi, aynı anda, aynı eylemle memnun etmek imkansızdır" - Açık, dürüst ol ama kuru ve yutulması zor olma
Ne demek istediğini açık, dürüst ve inandırıcı şekilde yaz. Eğer yazdıklarına inanmıyorsan, başkalarını inandırman neredeyse imkansız olacaktır. Ayrıca, yazdıklarını söyleyen, yazan birçok kaynak var. Peki senin farkın ne? İnandıklarına başkalarının inanması, akıcı, örneklerin çok olduğu en önemlisi, herkesin kendi deneyimlerinden örnek çıkarabileceği hikayelerle dolu olmasını sağla: hikayelere bak, tarihe bak, konun ile en alakasız görülebilecek konulara bak ve konun ile ortak noktalar bulmaya çalış.
Uzun Sözün Kısası
Sitene "doğru" ziyaretçi çekebilmek için, bir konu seç, bu konuyu araştırarak yaz, ziyaretçilerini tanı ve onlara en iyi şekilde hitap etmeyi başarmaya çalış.
Bu arada Cüneyt Arkın ile Bruce Lee arasında da bir bağlantı olduğunu biliyor muydunuz?
İyi bloglamalar.
Beni twitter'de takip edebilirsiniz: @mehmet_dogan


Bu yazıya ait 16 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Hmm, ilginç bir yöntem..
Eposta uyarısı geldiğinde yeni bir yazı diye hemen geldim tabii.
Neyseki arada eski yazıları gözden geçirmek hoş olabiliyor, ancak itiraf etmeliyim ki kalın başlıklara şöyle bir göz gezdirip çıkıyorum 30sn içinde..
'yeni' yazılarınızı görmek dileğiyle..
Haklisin Aykut bey :) Son gunlerdeki kosturmaca nedeniyle yeni yazilar konusunda biraz perhiz yapti Alti Ustu Tasarim blogu ama bu soruna en kisa zamanda yeni yazilar ile cozum getirilecek :)
Bu arada acaba bu blog Ingilizce tabiri ile "Jump the Shark" yani artik kabak tadi vermeye basladi mi? :-) Boyle bir his icinde degilim ama yine de okurlara sormak lazim :)) Sen ne dersin?
Mehmet bey elinize sağlık. Siteniz gayet iyi gidiyor. Ben bu siteyi ilk bulduğumda css ve xhtml ile ilgili örnek kodlar ve tavsiyeler vardı ve çok hoşuma gitmişti, sitenin içeriği gün geçtikçe keyifli makalelere dönüştü ve daha çok sevmeye başladım. Yalnız bir şeyi farkettim, bu site web işine yeni başlayanlar için cazip gelmiyor sanırım çünkü web işine yeni başlayanlar daha çok kod bölümüyle ilgileniyorlar ve o tarz siteleri takip ediyorlar. Ama zaman geçtikçe ilgileneceklerini tahmin ediyorum.
Merhaba Mehmet bey!
Ellerinize saglik. Aman efendim kabak tadi da nerden cikti? muhteshem site. bayagidir izliyorum. Yeni yazilarinizi sabirsizlikla bekliyorum.
Bahsarilarinizin devamini dilerim.
Saygilarla Azerbaycan'dan Anar A.AGAYAROV
Açıkçası bu siteyi ilk nasıl bulduğumu hatırlamıyorum ama her gün girip acaba yeni yazı var mı diye baktığım bir site. Yukarıda Mehmet Beyin de dediği gibi ilk başlayanlar için ideal değil belki ama artık bu sektörde ilerlemiş, işi yapmaktan çok pazarlama ve fiyatlandırma konusu ile ilerleyip gözünü yükseğe dikenler için ideal. Yorumlardan anlaşılan da zaten genelde bu vizyon sahip kişiler giriyor buraya. Ne güzel.
Tebrikler M.Dogan...
Açıkçası bu siteyi ilk nasıl bulduğumu hatırlamıyorum ama her gün girip acaba yeni yazı var mı diye baktığım bir site. Yukarıda Mehmet Beyin de dediği gibi ilk başlayanlar için ideal değil belki ama artık bu sektörde ilerlemiş, işi yapmaktan çok pazarlama ve fiyatlandırma konusu ile ilerleyip gözünü yükseğe dikenler için ideal. Yorumlardan anlaşılan da zaten genelde bu vizyon sahip kişiler giriyor buraya. Ne güzel.
Tebrikler M.Dogan...
Merhaba Hocam,
Blog yazarlığının, yazar açısından zevk için yapılan, paylaşımcıları için de zevkle okunulması gereken yazılar olduğuna inanlardanım. Bu blog’ da bunun en güzel örneği.
Yazılar bu kadar güzel olunca okur olarak bencillik edip sürekli yeni yazı beklentisi ile siteye giriyorum. Blog’ daki yorumların pek çoğundan da benim gibi beklentileri olan okur sayısının epeyi fazla olduğu anlaşılıyor. Umarım bu bencilce bakış açımız sizde baskı yaratıp yazı yazmayı rutine dönüştüren zevkten çok bezginliğe sebep olan sonuçlara sebep olmuyordur. Siz bizi yazılarınızı takip etme keyfinden mahrum bırakmayın bizlerde daha sabırlı okurlar olalım =)
Kısaca: Blog’ umuza Dokunmayın Lütfen =)
Merhaba Mehmet bey. Siteniz kabak tadi vermeye başlamadı, ama şöyle bir eleştirim olacak, son zamanlarda yazdığınız bazı yazıların ana fikri hemen hemen aynı. Bunları severek okuyorum ama, biraz daha değişik konulardan bahsetseniz. Yani kullanıcı odağı (bu yazıda geçtiği için bu örneği veriyorum.) falan hakkında değil de, daha değişik konular da olsa ilk zamanlardaki gibi? Bu yorumu kesinlikle kötü yazıyorsunuz olarak anlamayın, yazılarınız çok güzel.
Yazmaya devam edin. :)
Benim tek sikayetim yazilari biraz uzun bulmam :) Bence kisa ve daha sık yapilan blog girisleri hem blog yazari hem de okuyuculari icin daha etkili.
Bu siteyi ilk buldugum günü hatırlıyorumda aradan neredeyse 10 ay geçti ister inan ister inanma ama bende web tasarım 10 ay önce bu site sayesinde yeniden başladı oysa nerdeyse 99 dan beri klasik tabiriyle web sayfası :) yapıyordum meger hiç bir halt bilmiyormuşum dedim kendi kendime .
sakın ha bu blogu kapatayım falan deme.
en azından benim için yaz mehmet hocam.
Keşke eskisi gibi erişilebilirlik/kullanılabilirlik/XHTML ve CSS konusunda yazılar olsa.
Açıkcası bu siteyi ilk bulmam CSS hakkında bilgi ararken google vasıtası ile olmuştu.Sonradan Mehmet'e kafamdakileri yazmamla, onun nazik,ince zeka işinden çıktığı belli dönüşleri ve "kullanılabilirlilik" hakkında birşeylerin olduğunu görmem, ve "kullanıcı memnuniyeti" hakkında eserleri daha candan okumam ile şimdi kendi inandığım doğruları uygulayabiliyorum. Aslında meslek olarak bankacı olmama rağmen, bu sitede yazanları uygulayabilmek adına 10 aylık "web tasarımcı nasıl olabilirim?" kurslarına gittim, sanırım doğru yoldayım,oldum olmak üzereyim.Açıkcası bulunduğum mecradan bir kurtuluş dışında, bu siteden bugüne kadar öğrenmek istediklerimin de, bazen dışına çıkıp ufkumu güzel bilgiler ile genişlettim.Hatta itiraf edeyim,dost ortamlarında bazen Mehmet üstadımın yazılarından alıntılar ile "herşeyden az da olsa bilen abi" modelini de çok bir sevdim,sormayın gitsin.Açıkcası Mehmet üstadımın şu andaki eski yazıları ile siteyi unutmadım,hala varım ama havamda değilim mesajının geçiçi olduğunu biliyorum. En kısa zamanda Kanada'nın soğuğunu içine çektiğinde, sanıyorum ki Türk zekası yeniden harekete geçip, herkesim tasarımcının kafasında yine değişik aksiyonlar aldıracaktır.
Tek olumsuz yorumum şu olabilir ki,artık tasarımın inceliklerinde biraz uzaklaştık hocam.Belki tasarımın incelikleri mecrasına biraz biraz girebiliriz ve tekrardan aynı eforu sarfedebiliriz yorumlarımızda.
Teşekkürler,iyi ki varsın
Can
Not:Unutmadan.Bugüne kadar hayatımda okuduğum en güzel ilginç hikayeler hep senin sitenden beynime kazınmıştır.Hatta o buzdolabı,buz satışı hakkındaki yazını ara ara girip halen okudum.Muhteşemdi.
mrb mehmet bey;
Sanırım bloglar içinde en son kabak tadı verecek blog sizinkisi,eski yazılarınızı bile kaç defa arayıp okuduğmuzun sayısını unuttum ki teknoloji kimin umurunda isimli kitabınızda aynı şekilde ne zaman aklıma bir şey takılsa ya da web le ilğili bir sorunla karşılaşsam bu konuda mehmet bey ne demiş diye bakmadan edemiyorum.Tek üzüntüm kitabınızın korsanını almış olduğumu sonradan anladım halbuki iyide bir mağazadan iyide bir fiyat vererek almıştım.Yeni yazılarınızın devamı dileğiyle
Merhabalar Mehmet hocam...
Yazınızı okuyan herkes size bir serzenişte bulunmuş; "Eski yazılar daha güzeldi, konular şaştı" gibi Bende sizin eski bir ziyaretçinizim (en azından öyle olduğumu düşünüyorum, zira sizin blogunuzu 3 yıl önce de ziyaret ediyordum) konuların şaşması yada başka alana kayması gibi bir durum öyle yada böyle olabilir ama sonuçta web değişen bir ortam ve bu değişen ortamda sürekli olarak "kullanılabilirlik, erişilebilirlik" gibi konularda yazı yazılması pek iyi olmaz kanımca. Belki daha spesifik konular seçilebilir ama tarzınız bence hep aynı kalmalı. Bu şekilde yazılarınız inanın insanlara çok büyük zevk veriyor. Hem bilgiyi hem de inceliği bir arada sunarak insanlara verebiliyorsunuz.
Şahsi görüş olarak 5 yıldır web tasarımı işinin içindeyim, fakat Mehmet hocam olmasa kesinlikle w3, web 2.0 ve erişilebilirlik gibi konularda bilgi sahibi olamazdım veya olsam bile bu kadar ayrıntılı ve önemli olduğunu göremeycektim.
(not: ben kendimi çok düşük düzeyde bir tasarımcı olarak görüyorum, mehmet bey'in sitesine girip yazıları okumayı da çok seviyorum. işin püf noktası burda zaten, önemli olan bu işi çok iyi bileninde hiç bilmeyenin de yukarıda yazılan şu kelimelerden yazılardan ortak bir mana çıkarabilmesi)
yeni yazılarınızda görüşmek dileğiyle...
Mehmet Bey merhaba;
Sitenizi yıllardır takip ediyorum. Kitabınızı da okudum. Bu süre içerisinde bana web ile ilgili birçok şey öğrettiniz, birçok konuda fikrimi değiştirdiniz hatta değiştirdiğiniz fikri tekrar değiştirdiniz.
Daha önce sitenizde hiç yorum yapmamıştım ama yazılarınızın kabak tadı verdiğini düşünmeye başdığınızı öğrenince yazılarınızın devamının gelmeyeceğinden koktum.
Yazılarınızdan iş hayatımda çok faydalanıyorum. Buradan edindiğim bilgilerin değeri çok fazla. Ben sizin müşteri odaklı pazarma web2.0 yada adı her ne ise bu konuyu kafansında iyi oturtmuş biri olduğunuzu düşünüyorum. Bu sebeple ne kadar çok ve uzun yazarsanız bizimde konuyu o kadar çok kavrayacağımız kanaatindeyim.
Konular aynı gibi de olsa asında detaylar çok şeyi değiştirebiliyor. örneğin Günün modası: Sadelik yazınız diğerlerinden çok farklı ve benim için gerekli bir yazıydı.
hem konular farklı olmasa bile bu konunun uzmanından konuyla ilgili sohbetler dinlemek bile zevkli ve farklı.
Sohbetlerinizin devamını bekliyorum. ama kendinizi de yormayın fazla.
bu star links ne dehşet birşeymiş, baya sağlam bilgi deposundan çekiyor olmalı bilgileri. brad pitt ile ebru gündeş arasında ilişki kurdu:)
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?