Aman Kimse Uyanmasın!

Aman Kimse Uyanmasın!

Hürriyet gazetesi Web 2.0 ile ilgili bir yazı yazmış Pazar ekinde. Bu konu sevgili Türker sayesinde Bildirgeç sitesine de taşınmış (bu arada Türker'in harika bloguna mutlaka abone olun).

Web 2.0 gibi, "hani görsem çıkarırım" türünden tanımı olan; web işiyle uğraşan profesyonellerin bile tam bir ortak tanıma ulaşamadığı bir dönemde, böyle bir kavramın Hürriyet gazetesine konu olmasını ancak şöyle açıklayabiliyorum:

Belki duydunuz, Time dergisi, bu yıl, yılın kişisi olarak "sizi" seçti. Time dergisinin kapak konusu için yazdığı yazıda, Web 2.0 teriminin geçmesi ve "nedir lan bu?" diye birkaç Hürriyet yazı editörünün Öznur Kaymak'a ev ödevi vermesi ve Öznur Kaymak gazeteci olarak büyük ihtimal O'Reilly'nin meşhur Web 2.0 yazısı ile araştırmaya başladı, birkaç kaynaktan bilgileri derledi ve Hürriyet gazetesinde çıkan yazıyı hazırladı. Yürekten, samimiyetle tebrikler.

Yazı içinde etiketlerden, içerikten, katılımcılıktan bahsedilmiş. Hiçbiri yanlış değil fakat bütün bunlar Web 2.0'nin imzası mı? Yani bu kadarı yeterli mi? Ben de bilemiyorum. Fakat eğer öyleyse, Time dergisinin yazısına bile konu olan MySpace sitesini nereye koyacağız? Neden MySpace, Web 2.0 olarak geçiyor? Hangi özelliği MySpace sitesini Web 2.0 yapıyor? O zaman baba gibi Yonja, İtiraf gibi siteleri hangi kategoride yayınlayacağız? MySpace eski stil hazırlanmış bir topluluk, arkadaş bulma sitesi değil mi?

Etiket? Etiket olayı zaten bilgi mimarlığının, kütüphaneciliğin temeli değil mi? Yani etiket, İnternet'ten önce bile kullanılıyordu. Eğer etiket Web 2.0 icadı ise o halde Ekşi Sözlük, Türkiye'de Web 2.0'yi, Web 0.9 döneminde başlatmadı mı?

Kullanıcı katılımcılığı? Zaten bu yapılmıyor muydu forumlarda, BBS'lerde? Bilgi alışverişi, İnternet'in ana amacı değil mi? Web siteleri hazırlayan, bilgi sunan, paylaşan kişiler, aynı zamanda diğer siteleri kullanan kullanıcılar değil mi? Eğer iş yalnızca paylaşımda ise o zaman Rapidshare türü siteler en canavar Web 2.0 değil mi?

Bloglar mı Web 2.0? Zaten hepimiz bu web işine Geocities türü sitelerle başlamadık mı? Hani aynı modelin çok daha kolay kullanımını ve ulaşımını sağlayan bir araç değil mi bloglar?

Bazen benim de kafam karışıyor!!?? Ha, al işte buldum Web 2.0'yi derken birden bire kayboluyor tanım, eski tekniklere, eski sitelere bakınca. AJAX, RSS, CSS, Ruby mi yoksa Web 2.0? Sanmam ama bir tutam CSS, iki kaşık AJAX, bir ölçek Ruby'nin yer aldığı her site Web 2.0 listelerinde…

Yanlış anlaşılmasın. Ben Web 2.0'nin ne olduğunu KENDİMCE biliyorum (ya da bildiğimi sanıyorum) ve bu bildiğimi sandığım şeyleri sitemde yazılarımla paylaşmaya çalışıyorum (ve yorumlarla daha da pekiştiriyorum). Tam anlamıyla bu işi beceren bir dolu insan var. En azından benim aklımdaki tanıma uyan. Fakat bu tanım nedense gün geçtikçe geniş bir site grubunu tanımlamaya başladı ya da Web 2.0 artık bir niş hatta trend olmaktan çıkıp, günlük uygulamaya dönüşmeye başladı. En azından popüler siteler için geçerli bu. Kısaca Web 2.0 var… Ama tanım her geçen gün büyüyor, kapsamı değişiyor, kalabalıklaşıyor… Doğan görünümlü Şahin siteler, Web 2.0 damgası ile mühürleniyor.

Peki bütün bunlar kötü bir şey mi? Hayır değil. Şikayetçi miyim? Hayır! Web 0.9'yu aşmış kimseden şikayetim yok. Web 1, 2 ya da 15… Sessiz sinema döneminden sesli sinema dönemine geçiyor gibiyiz. Fakat halen renksiz filmlerimiz ve kameramız sabit. Gördüklerimiz buz dağının su üzerinde kalan kısmı ama bütün bunlar çok güzel. Kimler için mi? Anlatayım:

Bizler bu işe başladığımızda (10-15 sene önce) web çalışanı olmak prestijli bir işti. Heyecanlıydı. Bu işi dünyada yapan küçük bir grubun parçasıydık. Özellikle yurtdışında "web çalışanı" dediğinizde ilgi görür, iş teklifleri alırdınız. Kız istemeye gidince sorun olmazdı kısacası. Sonra dot.com bombası patladı ve bizler uzun bir süre "Aaah, web işiyle mi uğraşıyorsun.. Yazık" sohbetlerine maruz kaldık. İşsiz kaldık. Jeffrey Veen'in deyimiyle, bir zamanlar Silikon Vadisinde oturacak yer bulunamayan restoranlarda yeniden boş masa bulmak mümkün hale geldi.

Bugün… Bugün ben, Time dergisine kapak oldum. Yani bilgi çağını şekillendiren herkes, diğer web çalışanları ile birlikte bizler Time'a kapak olduk… Siteler milyar dolarla satılmaya başlandı. Dünyanın en zengin kişilerinin listelendiği isimler arasında en az 10-15 İnternet işiyle uğraşan kişilerin isimleri yer almaya başladı… Hürriyet gazetesi Web 2.0'den bahsetmeye başladı. Hişşştt. Kimse uyandırmasın arkadaşlar!! Umurumda değil kimin neyi nasıl tanımladığı! Bırakın herkes kullanıcı deneyiminden, sosyal katılımcılıktan, Web 2.0, beş, on beşten bahsetsin! Bu işi gerçek anlamıyla icra edenlerden bahsetsin millet. Bugünleri uzun süredir bekliyorduk. Yaşasın Web 2.0... Atlayın vagona... Gidecek daha çok yol var :-)



Top
Menu