Pazarlama Karnavalı
13 Kasım 2006
Bu hafta pazarlama karnavalını misafir etme sırası bende.
Aranızda pazarlama blogları karnavalını takip edenler, bunun ne anlama geldiğini iyi biliyor fakat takip etmeyenler için çok kısa tabiriyle, pazarlama karnavalı, pazarlama bloglarında yazılan güncel yazıların bir arada gösterildiği sayfa anlamına geliyor (daha detaylı bilgi için buraya başvurabilirsiniz).
Bu hafta, 17. pazarlama karnavalı fakat 16 karnavaldır beni rahatsız eden bir şeyler var. Bütün bu karnavallarda bir şeyler eksik.
Eksik olan, ismini bir türlü koyamadığım bu şeyi bulmak için, gelin son zamanlarda konuşulan, çok rağbet gören, iyi bir pazarlama yöntemine sahip, iyi paralar kazandıran, çok seyirci/müşteri/kullanıcı toplayan çalışmalara biraz göz atalım. İnternet’te en çok ziyaret edilen sitelerden birisi MySpace. En çok seyredilen film, Türkiye’de ki ilk İnternet şöhreti Mahir’i andıran Borat karakterine ait bir film.
Kasetçalarıma Ajdar’ın kasetini koydum ve bütün bu çalışmalara bakınca, karnavalda eksik olan şeyi buldum. Yukarıda sözünü ettiğim bütün kavramlar, ortak bir paydaya sahip: kötü tasarım.
İşte size MySpace’de en çok ziyaret edilen sayfalardan biri; İşte size Borat’ın sitesi ve Mahir’in sitesi.
Demek ki karnavalın, seksi, çirkin ve kötü tasarlanması, pazarlama karnavalın popülerliği için gerekli şartlar. İşte size Mahir ve Borat’ın ayak izlerini takip ederek ortaya çıkardığım ve Türkiye’de yankı yaratacak seksi ve çirkin pazarlama karnavalı: I kiss you ve jagshemash.


Bu yazıya ait 23 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.:) iyi ve önemli bir nokta bu tür siteleri gördükçe içimiz kan ağlamalımı acaba yoksa gülüp geçmelimi :)
Pazarlama adına söylenecek çok şey olduğuna eminim amabenim bilgim olmayan bir konu olduğu için yorumu işinin ehli insanlara bırakmak isterim.
En cok ziyaret edilen sitelerin kotu tasarima sahip olmasi hep tartisiliyor, bu bence cok onemli bir gercegi ortaya koyuyor. Birincisi "content is the king". Icerik herseyden once geliyor. Bunun yaninda eger site kullanicinin problemini efektif olarak cozebiliyorsa, ihtiyacini tatmin edebiliyorsa ( craigslist, plentyoffish, ebay, google) cok iyi tasarima ihtiyaci yok. Borat ve Mahir'in web siteleri mizah ve gulme ihtiyacini cok etkili olarak karsiliyor. Diger saydigim siteler de oyle.
Fakat Mehmet bey, sizin tasarladiginiz sitedeki renkler gozumu ciddi sekilde bozuldu, pencerenin kosesinde capiyi nasil buldum bilemedim, bir daha uyarin lutfen :) Icerige bakamadim tabi, yorum yapamayacagim.
Onceki mesajdaki imla bozukluklari da, Mehmet bey'in I kiss you ve jagshemash!!! sayfasinin gozlerimi bozmasindan kaynaklandigi da belirtmeliyim. Kusura bakmayin.
Erinc bey,
Goz bozuklugu konusunda soylediklerinizi tamamen kiskancliga bagliyorum. Sitenizi gezdim ve gordugum kadariyla karnaval sitesini tasarlayan arkadas kadar basarili bir is cikaramadiginiz icin sanirim boyle bir yorumda bulundunuz. Eger web uzerinde biraz arastirma yapacak olursaniz cingene pembesi ile lime yesilin 2006'in en populer rengi oldugunu ve HTML'deki BLINK'in geri donus yaptigini kolaylikla bulabilirdiniz.
Eğer yaptığınız iş bir yayıncılıksa (tv, radyo, web sitesi, gazete v.s.) hedefinizin ne olduğu bence çok önemlidir. Bu yayını yapmaktaki amacınız nedir? Para kazanmak, ilgi çekmek, dünyayı daha iyi yerlere götürmek ... Amaca göre bir tasarım geliştirmekten daha normal bir şey de olmasa gerek.
Örneğin Mehmet Doğan Altı Üstü Tasarım gibi web standartları, kullanılabilirlik ve benzeri konuları anlattığı sitesini http://www.unbf.ca/altiustu/karnaval/ adresindeki gibi dizayn etseydi tabii ki amacına ulaşamayacaktı. Aynı şekilde Mahir veya Borat sitesini Altı Üstü tasarım gibi dizayn etseydi muhtemelen amacına ulaşamayacaktı. Şu sayfadan gazete tirajlarına bakın 116 binlerdeki tasarım ve içerik açısından bize göre bir felaket(!) olan bir gazete aklı başında bir çok gazeteyi geçmiştir. Çünkü amacı bellidir ve ona göre bir tasarım ve içerik oluşturmuştur. Veya en popüler diziler listesine bir göz gezdirin...
Sonuç olarak bu siteleri gördüğümüzde içimizin kan ağlamasına falan gerek yok. Şunu düşünün bir bebek son derece güzel konuşsaydı sizce sevimli ve normal olur muydu? Şairin dediği gibi "Nadanlar eder sohbet-i nadan ile telezzüz / Divanelerin hemdemi divane gerektir." (Cahil kimseler cahil sohbetinden hoşlanırlar, düşkünlerin arkadaşları da ancak düşkünlerdir. )
Ben de Mehmet Bey'in bu siteleri eleştirir tarzda bir karnaval sayfası hazırlamasını tamamen bu siteleri çekememesine bağlıyorum. Bence bu kadar kıskançlığa gerek yok :)
Bu siteler gerçekten kötü ama internete ilgi duymayan kardeşim ve anneme gösterseydim o gifleri ve renkleri beyenirlerdi. Çevrenizdeki insanlara bir bakın kaç kişi iyi tasarımdan iyi renkten haberdar. Mehmet bey sizin sitenizi beyeniyorum gerçekten güzel elinize sağlık emeğiniz belli oluyor. Benim yaptığım siteye bakarsanız çok iyi olmadığını görürsünüz fakat bu site üzerinden yapılan kayıtlarda kontenjan doluyor. Eski hali çok amatördü yeniledikten sonra google'da da çıkmaya başladığı için bu sene artış bile oldu. Ben 1 yıldır bu işin içindeyim ve yavaş yavaş geliştiğime inanıyorum fakat Borat, Mahir ve diğerlerinin tasarım konusunda hiçbirşey bilmedikleri kesin.
Mide bulandırıcı :) ve bir o kadar da yaratıcı... Okurlar ne düşünür bilemem ama elektrik çarpmış gibi hissedecekleri kesin; ben hissettim :)
Mehmet maalesef ki tespitin doğru.
Maalesef ki karnavala katılan yazarların grup mailine attığın mesajı unuttum. Ve maalesefki karnavalda yayınlanmasını istediği yazımı mesajda belirttiğin e-posta adresine değilde diğer e-posta adresine gönderdim.
Maalesef ki her nasıl olduysa diğer e-posta adresin outlook kişi listeme alan adında bir harf eksik olarak kayıt olmuş.
Ve son maalesef'i söylüyorum. Yanlış e-posta adresine gönderiğim mesajlar geri de dönmedi.
Bu durumda ben karnavalda yer alamadım.
Bu arada Amerikalılar her neden se pek bayılıyorlar böyle absürd insanların peşinden koşmayı. Bu tip örnekler ve muhtelif hollywood filmleri Amerikalıların bir gazla kendilerini nasıl saçma şeylere kaptırdıklarını, daha sonra bir anda gerçeği görüp 180 derece ters döndüklerini gösteriyor.
Internet gibi içi dolu bir sistemi Amerikalılar nasıl benimsedi diye şaşırmaya hiç gerek yok. Saçmada olsa kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yakaladılar.
Özellikle Tv tarafından tabi tutuldukları iletim'e alternatif olan internet, iletişim kurmalarına bir fırsat oldu galiba.
Çok kötü olmuş, elinize sağlık :)
Bu tasarım işi dükkanı açtığın yerle yakından alakalı Mehmet. Sen de iyi yer dükkan açmışsın, tasarım da çok hoş, ama yakında sermayeyi kediye yükleyeceğine eminim. Niye mi? Sattığın mallar kötü! N’apsın millet Selim’i, şunu, bunu yani?
(Bu konuyu ayrıca inceleme ve analiz etme gereği doğdu, ama şimdi değil. Şimdi keyfini çıkaralım.)
"Eğer burada çok önemli kararlar alınacaksa, açık ve dobra bir bakışı hâkim kılmalıyız. Kültürün önemli bir kısmının temsilcisi olarak manen ve madden hakkımızı talep ediyoruz...Soyut sanatın hayaleti, insanoğlunun muazzam özgürlük duygusunun genişliğini temsil ediyor...Bizim en büyük özlemimiz insanlığı manevi yönleriyle de anlamaktır. Bu bizim görevimizdir. Bu çaba bütün insanlar için büyük bir dayanma gücü canlılık sağlayacaktır. Bunun başlangıcı bizleriz. Biz bu doğrultuda çabalamalıyız ve birbirinden çok farklı öğeleri ahenkli bir bütüne ulaştırma dileklerimizi dile getirmeliyiz..."
1919'da yayınlanan Dadaizm manifestosundan alıntıladığım bu metnin karnaval ile ilgisi nedir. Bu 1. dada baskınından sonraki en feci baskın oldu bence...
"Dada’cılar, kamuoyunu şaşkınlığa düşürmek ve sarsmak istiyorlardı. Yapıtlarında alışılmış estetikçiliğe karşı çıkıyor, burjuva değerlerinin tiksinçliğini vurguluyorlardı..."
17. pazarlama karnavalını Dada ilan ediyorum! bu son baskın olur umarım :)
:)))))))
Sabah sabah sayenizde bugüne gülümsemeyle başladım elinize sağlık.
Pazarlama hocamız, ürününüzün iyi ve kötü yanlarını pazarlama tekniğiniz içinde vurgulama kararınızda belirleyici olan unsurun, tüketici grubunuz ile doğru orantılı olduğunu asla unutmayın diye öğretmişti. Örneğin, kırılmayan bardak pazarlıyorsanız, kırılmaz bardak vurgulamasının yanı sıra bardağın sadece ağız kısmı üzerine düştüğünde kırılacağını vurgulamanız, ürününüzü sadece bu özelliği nedeniyle almayı düşünen restaurant sahibini vazgeçiriyorsa pazarlama tekniğinizde hata vardır.
Bir başka örnek olarak bizlere, Güzel ile Çirkin hangisi daha çekici ? sorusunu yöneltmiş ve sınıfta herkezden farklı birçok görüş ortaya çıktığı için genelleme yapamamıştık. O nedenle pazarlamacılar,tasarımcılar, sanatçılar ve reklamcılar arasında bu çelişki hep tartışılmış ve tartışılacaktır sonucuna varmıştık.
Benim yaptığım sitelerden birinde site tanıtım bölümü var ve bu bölümdede 251 tane site kendini tanıtmış. Kontrol için girdiğim adreslerin nerdeyse yarıdan fazlası şu sizin muhteşem tasarımın kopyası gibi.
Bu siteler hazırlanırken bilinçli bir seçimle bu şekilde tasarlandığını sanmıyorum ancak bunların ziyaretçi istatistikleri baktığınızda ziyaretçi sayısının yüksek olması ile kötü tasarım arasındaki tezatlığın nedenini ben gerçekten merak ediyorum. Acaba yanıtı basit veya doğal olduğunun düşünülmesi olabilirmi ? Basit, çirkin ama birçok kişide aradığını buluyor ve ziyaret ediyor.
Yoksa hani şu izleyiciye aptal muamelesi yapan tv programlarının yapımcılarının söylediği gibi, halk izliyor bizde yapıyoruz mantığıylamı irdelemek lazım. Etik değerlermi ? reyting mi? bilemiyorum.
Tebrikler Mehmet, karnaval uygulaman eğlenceli, mesajın çok net ve bir o kadar da çarpıcı.
Tam anlamıyla iğrenç olmuş, çok eğlendim:) Bana, commodore64 zamanındaki oyun bitince çıkan yazıları hatırlattı.
Bence biz boşuna kürek sallıyoruz. xhml, css, web standartları, erişebilirlik... bunların hepsine harcağımız vakit boşuna. Sonuçta ne oluyor? İlkokul 1. sınıftaki çocuğun beyninden çıkmışa benzeyen bir web tasarımına sahip olan siteler bizden daha çok ziyaretçi topluyor. Bu durumda "İÇERİK" daha ön plana çıkıyor. Bence elinizde dikkat çekici bir içerik olduktan sonra tasarımın pek önemli olmuyor. Olsa bile internet üzerinde bir-kaç avuç bilgili insana hitap ediyor. Geri kalan "tasarım ne kadar önemlidir?" diye kaygılanmıyor bile.
Çok kötü ve güzel... :) Standartlar iyidir ama bu tip sitelerin olması beni rahatsız etmiyor açıkcası.
Eline sağlık Mehmet. Güzel bir yaklaşım ve aynı zamanda önemli bir gerçeği vurgulamışsın.
Ama seni uyarmalıyım. Bu karnaval sayfası sayesinde yakında internetin anahtarını alacaksın haberin olsun :)
İşi tasarım,tasarlamak olmayan,görselliği ve web tasarımından bi haber 3 kişiye senin yeni siteni gösterdim, çok memnun kaldılar...! Biraz eski mi? diyen oldu ama oturup baştan aşağıya anlamaya çalıştılar.
İşi tasarım olan bir kişi de basit,gereksiz ve tasarımdan uzak amatörce buldu.Hatta içeriğinin ne olduğunu anlamaya çalışmadı bile.Açıkcası böylesi güzel.
Bir de google.com gibi bir fikir benim aklıma gelseydi yıllar önce ,index sitesi senin siten(yeni) kadar olmazdı belki ama bol bol yazılar,reklamlar vs... olurdu diye düşünüyorum. Acaba içeriğinde direkt ulaşma mesajı içeren şeylerin böyle sade veya hiçbirşeyi içermemesi normal mi? Çünkü deneklerimden 3 tanesi hala siteyi inceliyorlar ve içeriğinden birşeyler anlamaya çalışıyorlar 10 dakika geçti gözü ağrıyan yok :)
Demekki internet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu hala tasarımdan bihaber. Internete akşam evine girince giren bir iki site dolaşan kimseler için zaten çok farketmez tasarımının nasıl olduğu. Almak istediğini alıyorsa yeterlidir.
Dünyanın en yaratıcı reklam ajansları arasında gösterilen KesselsKramer'in sitesine bir göz atmanızı öneririm.
Site açıldıktan sonra sayfayı "refresh" yapmayı unutmayın.
http://www.kesselskramer.com/
İnsan isteyerek bile kötüsünü yapamıyor. Kötü bir site olmamış. Sadece yaklaşmış. Ama bu durum 'web'e özgü değil ki. İzlenen televizyon programından günlük konuşma diline kadar her şeyini tezahür ettiren 'ortalama kütle'nin web ortamındaki izdüşümüdür bu. 'Fıkralarla Türkiye' ya da Flash TV Ana Haber (!) Bülteni'nden ayrımayayız. Dert değil yani. Sağdan devam et!
Mesut Yar köşesinde Ajdar'a 'tanımlanamayan şarkı söyleyen obje' tanımını getirmiş. Bu 'Unidentified flying object' (UFO) lafıyla yapılan güzel bir zeka oyunu. Ajdar'a bir yerlerde rastlarsanız onun gerçekten de tanımlanabilir bir şey olmadığını göreceksiniz...Demiş Serdar Turgut...Harbi bu adam tam bir kabus, ve Gaffur gibi tanımlanamaz birşey :)
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?