Değişen Dönem

Değişen Dönem

Tarihi, geçmişi anlamayanlar, geleceği tahmin edemezler. Yaklaşık 9 yıl önce web işine girdiğimde, web ve web tasarımı sektörü inanılmaz bir popülariteye sahipti. Birçok büyük ve orta ölçekli şirket, web üzerinde kendilerine bir yer bulmak için yarışıyordu adeta o dönemde. Tam olarak anlamını kavramasalar bile, bu yeni platformun, geleceğin en önemli iletişim ve ticaret aracı olduğunu düşünüyorlardı. Web, bir orman yangını gibi yayılıyordu, bir ülkeden, diğerine. Birçok venture capital şirketi (VC), web üzerinde iş yapan yeni şirketlere sermaye ve kredi yardımı yapıyordu. Üniversitelerden yeni mezun olmuş hatta üniversiteyi terk etmiş kişilerin, web üzerinde yaptıkları yenilikçi siteler ile milyon dolarlar kazanmaları, hem VC şirketlerinin, hem de bu işe yeni başlayan ya da başlamak isteyen kişilere güven veriyordu. Fakat parlayan ve geleceği tam olarak bilinmeyen her sektörde olduğu gibi web ve İnternet sektörü etrafında bir balon oluşmaya başladı. O dönemde işe yeni başlayan birçok şirketi, milyon dolar gibi fiyatlarla bünyesine alan büyük şirketler; bir ayda, borsadaki stokları ile büyük paraları cebine indiren yeni mezunlar, sektör etrafında "ne yaparsan yap para kazanılıyor" gibi bir inancı insanların beynine yerleştirmeyi başardı.

İşte bütün bunlar öylesine bir ekonomik balon yarattı ki, bu balonun içinde yaşayanlar, her geçen gün kendilerini, balonun içine taşıyıp, şişiren kişilerin varlığının farkına bile varamadılar. Bütün borsalarda, web ve İnternet sektörü işinde bulunan şirket hisseleri rağbet görmeye başladı ve ilgi, 2000 yılının Mart ayında NASDAQ'ı, 5000 gibi rekor bir seviyeye taşıdı (bugünlerde indeks 2200 seviyelerinde). Fakat Mart 2000 ayı sonunda borsa, yüzde 25 geriledi. 2000 yılının sonunda ise rekor seviyenin yüzde 65'i geriledi ve İnternet balonu patladı (dot-com boom). Binlerce web çalışanı issiz kaldı ve yüzlerce İnternet ve VC şirketleri iflas etti. Hemen hemen bütün büyük şirket sahipleri, bilişim teknolojileri bütçesini yüzde 50 seviyelerinde kesti ve teknoloji-yanlı, teknoloji-aptalı bir dönem böylece kapanmış oldu. O dönemde, ben de, bu rüzgarın getirdiği gripten nasibimi aldım. Ama yine de milyon dolar sermaye gömülü, "rüzgar ticareti" yapan Pets.com ile karşılaştırılırsa, benim grip neredeyse nezle sayılırdı.

Yeni Eski

Fakat bütün bu olanlara rağmen web halen yaşıyor. Nedeni ise Cluetrain Manifesto'nun yazarlarından biri olan Christopher Locke çok iyi açıklıyor kitabında:

İnsanlar, İnternet'i sırf donları içinde alışveriş yapabiliyor diye sevmiyor! İnsanlar, İnternet'i seviyor çünkü İnternet, onların diğer insanlar ile konuşabilmelerini sağlıyor, onlara ses veriyor, onların istediklerini, halka açık ama şimdiye kadar görülmemiş bir platformda yapmalarına izin veriyor.

Bugünlerde eskiden tekrarlanmış bir kaç hata yeniden tekrarlanıyor. Milyon dolarlık fiyatlara yeni başlamış şirketler ve websiteler, büyük şirketler tarafından satın alınıyor; milyonlarca ziyaretçisi olan, popülaritesi yüksek siteler, kendilerine milyar dolar fiyat biçiyor. Bu sitelerden bazıları haklı olarak bu tip açıklamalar yapsa da, bazıları birkaç gerçeği unutuyor. Yaklaşık 7 sene önce yaşadıklarımızı yeniden yaşamamak ve geleceği sekilendirmek için birkaç noktayı çok iyi anlamak gerekiyor:

  1. İnternet'in şoför koltuğunda oturanlar şirketler değil, kullanıcılar
    Maalesef birçok şirket, İnternet'i, ürünlerini satıp, para kazanabilecekleri, pazarlama alanında kullanabilecekleri yeni bir araç olarak gördü ve halen görüyor. Web, bir işletme modeli değil, yalnızca bir platform. Web, insanların, tüketicilerin, bireylerin ilgisi ile çalışan, benzini insan olan bir oluşum.
  2. Teknoloji, insanlardan daha hızlı değişiyor
    Şirketlerin yaptığı başka bir hata, hem kendilerinin, hem de araştırma kurumlarının yaptığı tahminlerin gerçekler ile alakası olmaması. Örneğin İnternet çöküntüsünden yıllar önce, ABD Ticaret Bakanlığı, İnternet üzerinde yapılan alışverişin 2002 yılında 300 milyar dolar olacağı müjdesini vermişti herkese. Fakat gerçekler bu rakamın çok daha uzağında idi. 2002 yılında sanal harcamalar 14 milyarı bile bulmuyordu. Şirketler, teknolojinin hızı ile insanların bu yeni teknolojiyi kabul hızını aynı oranda tuttular ve halen, birçok şirket, teknoloji tahminlerini, teknolojinin ve insan hızının aynı oranda gelişeceği inancı ile yapıyorlar.
  3. İnternet halen buzdağının su üzerinde görünen kısmı büyüklüğünde
    Web dediğimiz sektör çok yeni ve geleceğin bizi neler beklediğini tam olarak kestirmek neredeyse imkansız. Bundan yıllar önce Sony video-çaların film sektörünü öldüreceğinden bahsedenler, bugün iTunes'da filmlerini satıyorlar. Kimse artık Betamax ya da VHS kaset almıyor. Bu resim içinde acaba İnternet kaç yaşında?
  4. Web, yeni bir düşünce şeklinin varlığını gerektiriyor
    Şirketler, halen, yeni bir iletişim aracı olan İnternet'i, eski iletişim araçları ile aynı şekilde kullanmaya devam ediyor. Broşür siteler ortaya çıkarıp, tek taraflı, İnternet'in özüne aykırı iletişim metodunu websitelerine aktarıyorlar. Yalnızca bunları aktarmakla kalmayıp, bütün bunları, geri-dönüşü olmayan bir bütçe ile birlikte yapıyorlar. Maalesef bu işlemin sonunda, "bu metot bizim için işlemiyor" sonucu çıkarıyorlar.

Değişen Dönem

Artık zaman değişti. Eskiden neredeyse kural haline gelen teknoloji odaklı girişimlerin sonu gelmeye başladı. Artık, kullanıcı-odaklı, deneyimin maksimize edildiği ve kullanıcının websitesine; websitenin, kullanıcıya güç verdiği bir döneme girildi. Öylesine ki artık yeni jenerasyon siteler, ücretsiz servis ve araçlarıyla kullanıcıları kendilerine çekmeye başladı. Açık kod kullanımı, kullanıcı ile paylaşılan veriler ve API'ler, neredeyse pazarlama, özellikle ağızdan-ağza pazarlama aracı olarak kullanılmaya başlandı. Kullanıcıların yarattığı içerik ile siteler, mimarisini, İnternet kullanıcılarının eline bıraktı.
Günümüzdeki bu gelişmelerin, eski dönemden en büyük farkı, kullanıcı deneyiminin, birçok şirket için, en önemli misyon haline gelmesi. Öylesine ki milyar dolarlık şirketler, daha birkaç sene önce açılmış, küçük şirketlerin sunduğu kusursuz kullanıcı deneyimi yüzünden zarar etmeye hatta şirket işleyiş modellerini değiştirmeye başladı (örn. NetFlix-BlockBuster). Artık, pazarlama şirketleri, blogları takip edip, ürünleri hakkında tüketicilerin ne düşündüğünü öğrenmek için büyük bir yarışa girdi.
İsmini ne olarak adlandırırsanız adlandırın (web 2.0, katılımcı İnternet, yeni İnternet v.b.), gelişmelere kulak verin, gözlerinizi bu gelişmelerden ayırmayın. Çünkü bu gelişmeler, çok yakında siz istemeseniz bile hem İnternetçi, hem sitenizi, hem mesleğinizi hem de şirketleri değiştirecek. Acaba siz bu değişimin neresindeniz?



Top
Menu