Altı Üstü Bir Fındık

Altı Üstü Bir Fındık

"Aile salonumuz yoktur" yazısını görürsünüz kapısında, eğer yolunuz Karadeniz'in en güzel şehrine düşer ve o şehre bir boy büyük gelen bir Ordulunun restoranına giderseniz. Menüsünden, fındık yağında pişirilmiş birbirinden lezzetli yemekler yersiniz, kemençe tonu karışık klasik ya da sanat müzik eşliğinde. Fındıklı baklavadan tutun da, fındıklı çorbaya kadar bir dolu yemek. Evet, yanlış okumadınız, fındık çorbası. Bütün hayatını fındık ile geçirmiş Ordulunun bile garip baktığı bu menüden, fındık ile yapılmış onlarca yemek bulabilirsiniz. Hatta fındık unu ile yapılmış vejetaryen çiğ köfte bile. Ilginç yemeklerinin tadı için puan almıyor Enis Ayar. Deneyim yaratmaya çalıştığı için, fındığı başka bir platforma taşımaya çalıştığı için, denediği için puan alıyor benim gözümde. Gerçeği söylemek gerekirse, fındık çorbasının tadı hiç de fena sayılmaz.

Bloglararasi Findik Birligine sen de katil

Fındık büyüklüğündeki arabası her zaman restoranın önüne park edilmiş durur Enis beyin. Öyle süs amaçlı da değil hani. Fındık toplama aylarına yakın -Temmuz ayında, Alamancıların geldiği gibi-, yüzlercesi gelir Türkiye'nin her bir köşesinden bu fındık arabaların. Fındık büyüklüğünde arabaların şenliği vardır Ordu'da, Ordulular fındık toplarken. Vosvos'da derler adına bu arabanın ama Enis bey fındık arabası demeyi tercih eder.

Bir boy büyüktür O bulunduğu şehre ama bırakıp gitmez. Daha da fazlasını yapmak ister. Şehir görevlileri yıkmak isterken en önemli ve sayısı az tarihi eserleri, o cebinden para, hayatından zaman harcar ve onarımını yapar bu eserlerin. Yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca kişiyi çekmek ister bu tarihi eserler ile fındık şehri Ordu'ya. Yason Burnu'ndadır diğer mekanı. Onardığı yüzyıllık kilisenin hemen yanı başında. Kır Kahvesi adını verir bu küçük çay evine. Amacı, insanları bu güzelim şehre çekmek, onlara bu yörenin tadını -hem de fındık gevrekliğinde, tazeliğinde- sunmak.

Bloglararasi Findik Birligi

"Herkes yakınıyor. Aman diyor, oğlum üniversiteye gitti, gidiş o gidiş. Kızım artık gelmiyor. Gelmek istemiyor" diye anlatmaya başladı herkesin yakınışını. "Niye gelsinler ki! Bizler bu güzelim şehre, bu güzelim kültüre, fındığımıza, tarihimize sahip çıkmıyoruz! Neden, çocuklarımızın bunu yapmasını bekliyoruz" diye devam etti yıllar önce yaptığımız sohbette. Enis Ayar. Ordu'ya bir boy büyük gelir ama lazımdır. Fındık için, Ordu için, Türkiye için.

Fındığı satmakta, üretmekte değil yetenek. Fındık, biz istemesek bile yetişecek. Bu, yeryüzünün, Karadeniz'e armağanı. Esas iş, Enis Ayar gibi, Finduk Zamanı gibi, Selim Tuncer, Özgür Alaz gibi insanların çıkardığı yaratıcı sesleri dinlemek.



Top
Menu