ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Çürük Web Tasarımcı

08 Temmuz 2006

Bazen web site sahibi olmak isteyen şirket/kurumlar beni çok şaşırtıyor. Bizler evimize meyve bile alırken daha dikkatli davranıyoruz; kavunun altını kokluyor, elmaları evirip çeviriyor, papaz eriğini yere atarak "çatlama testi" yapıyoruz (en azından yapanlar var). Fakat iş web tasarımına gelince, "ucuz olsunda ne olursa olsun" mantığı ile hareket ediyoruz. Peki web tasarımı hizmeti satın alırken nelere dikkat etmeli? Çürük web tasarımcıyı ele veren ipuçları var mı? Tasarımcının altını koklayamayacağımıza -ve bazen istesek bile- yere atıp "çatlama testi" yapamayacağımıza göre, nelere dikkat etmeli? İşte aklıma gelen ilk 20 ipucu:

  1. Kitaplığındaki tek kitap "HTML'den kim korkar?" ise
  2. Eğer önceden belirlenmiş bir web tasarım fiyat listesi varsa
  3. Sizden, çalışmaya başlamadan önce istedikleri yalnızca şirketinizin logosu ve ana sayfada yer alacak linkler ise
  4. Şirketinizin hedef ve amaçlarında konuşmak yerine daha çok teknolojiden konuşmayı tercih ediyorsa
  5. Sitenizin kullanıcıları ile ilgili tek bir soru bile sormuyorsa
  6. Her beş kelimeden biri 3 harflik kısaltmalardan oluşuyorsa
    • Ana yüz PHP ve CSS olsun, arka planda ise alt yapısı ROR olan RSS destekli bir CMS yapabiliriz. Ayrıca XML verilerinizi açarak API olanağı sağlayabiliriz. Ne dersiniz?
    • THX, BYE!
  7. Sizden daha fazla konuşuyorsa
  8. Web tasarım şirketinin logosu ya da sloganı içinde "ucuz" kelimesi yer alıyorsa
  9. Aradığınızda telefonlara annesi cevap veriyorsa
  10. "Tasarım bitince biz size haber vereceğiz" diyorsa
  11. "Size 3 değişik tasarım yapacağız, beğendiğiniz birini seçeceksiniz" söylemi bu web tasarım şirketinin takip ettiği tasarım süreci ise
  12. Yaptığınız toplantının herhangi bir kısmında "Ben eski toprak tasarımcıyım. Ben halen notepad kullanır, el ile kodlarım" diyor ve bununla gurur duyuyorsa
  13. Tasarım için kullandığı programları/araçları, PCNet dergisinin verdiği ücretsiz CD'lerden edinmişse
  14. Tasarım portföyü, amcaoğlunun hırdavatçılık şirketinin websitesinden oluşuyorsa
  15. Tasarımdan anlamıyorsa
  16. Anladığı tek şey tasarım ise
  17. Pazarlama dendiğinde aklına ilk gelen şey, üniversite yıllarında sattığı t-shirtler ise
  18. Sitesinin "Hizmetler" kısmındaki hizmetlerden biri "Flash Tabanlı Introlar" ise
  19. Yaptığı tasarımlar içinde en çok gurur duyduğu fonksiyon "farenin sağ düğme tıklama engeli" ise
  20. Kullanılabilirlik , erişilebilirlik, kullanıcı deneyimi dediğinizde "programcıma bir sorayım bakim yapabilecek mi?" cevabını alıyorsanız

arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 20:28 civarı yazılıp Web Sektörü dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | |
 

Bu yazıya ait 130 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 08 Temmuz 2006 21:49 tarihinde, Muhammet Sevim demiş ki:

Tebrik edilesi, her müşterinin okuması gereken, gerçekten mükemmel bir yazı olmuş. En can alıcı noktalara değinmişsiniz, insanın maddeleri kendisiyle karşılaştırmaması mümkün değil.

2. | 08 Temmuz 2006 22:17 tarihinde, emrah serdaroğlu demiş ki:

buyazıyı okuduktan sonra,kişisel siteme bakmamanızı öneririm :) mehmet hocam,dövün daha iyi :)) sevgiler...

3. | 08 Temmuz 2006 22:58 tarihinde, Batuhan Bayrakçı demiş ki:

Mehmet Hocam pek yorum yazmasam da makalelerinizi dikkatle takip ediyorum. Bu yeni makaleyi de gerçekten çok beğendim. Yalnız kafama bişey takıldı. "Ben eski toprak tasarımcıyım. Ben halen notepad kullanır, el ile kodlarım diyor ve bununla gurur duyuyorsa" derken burada kastınız "yeni teknolojilerini yakalayamayan bir web tasarımcısından" mı bahsettiniz yoksa "elle kodlamanın gereksiz olduğundan" mı? Aslında birinci söylediğimi kastediyorsunuz gibi geliyor bana ama yine de sormak istedim :).

Makale için tekrar sağolun.

4. | 08 Temmuz 2006 22:15 tarihinde, nasli06 demiş ki:

Hocam,

Şey kem kümmm maddeler biraz fazla acımasızca olmamışmı, hele hizmetler kısmını okuyunca =)

Neyse en iyisi susmak ve bir kenara sinip yazılanları okumak :)

Güzel yazı için teşekkürler.

5. | 09 Temmuz 2006 4:02 tarihinde, Arzu demiş ki:

Internet ve Web çözümleri sunan bir firmada pazar-lama ayağını yürütmem gerekmişti ve saydığınız tüm madedelerin mevcut olduğu bir yerdi. Acaba değiştirebilir miyim bu zihniyeti diye, epey çaba sarfettim ama ı ıhh. Sorun zaten belliydi. "Altıüstü tasarım ama müşteri yapamıyor, bilmiyor. Eli, bana mahkum." diyorlardı ve iş yapabiliyorlardı.
Maddelerinize bir tane de ben ekleyeyim de tam olsun:)
-Firmanın adı, anlaşılmaz mümkünse İngilizceyse.

6. | 09 Temmuz 2006 11:13 tarihinde, joomlayer demiş ki:

Merhaba
çok harika bir yazı ama ne yazık ki başlıkta üç harfli olan "web" kelimesini kullanmışsınız!!!

7. | 09 Temmuz 2006 11:20 tarihinde, Ömer Balyalı demiş ki:

Batuhan; Benim anladığım kadarıyla hocamın bahsettiği şu; "senin notepad ya da başka bir lanet olası programı kullanman veya elle kodlaman umrumuzda değil, önemli olan bu sitenin iletişim hizmetini gerçekleştirip, gerçekleştiremeyeceği."

Joomlayer; Mehmet hocam 3 harflik, teknik "kısaltmalardan" bahsetti. Yoksa tasarımcının adı "Ali" ise, onu da söylemeyecek değil ya... Web bir kısaltma değildir ayrıca.

8. | 09 Temmuz 2006 13:02 tarihinde, obscure demiş ki:

En önemli noktaların altını çizdiğiniz için teşekkürler. Web site tasarımına ilk başladığımız günlerde, hepsi olmasa da buna benzer bir liste biz de çıkarmıştık. Ama müşterilerimizle konuşmaya başladığımızda heveslerimiz kursağımızda kaldı. Özellikle orta ölçekli şirketlerle çalışırken, tasarım aşamasında birçok anlaşmazlık oluyor ve emeklerimiz heder oluyor. İş soğuyor ve yaptığımız tasarmı zoraki, keyfini alamadan yapmak durumunda kalıyoruz. Ve bir daha aynı şirketle karşılaşmamak için dua etmekten başka çaremiz kalmıyor. Rezalet bir intro veya flash kullanımı güzel bir tasarıma tercih ediliyor. Her neyse. Müşterilerimiz bir şekilde bunu okusular bari.

9. | 09 Temmuz 2006 18:54 tarihinde, dundarer demiş ki:

14.madde tam bana uyuyor. Kuzenlerimin hırdavatçılık şirketinin websitesini yapmıştım :) ( civata.com.tr . ) Söylediklerinize katılmamak elde değil. Onun dışında bizede websitesi yaparmısın diyenlere web alemine daha fazla çürük tasarım eklememek namına gidin profesyonel bir şirkete yaptırın diyorum. Ama hala o profesyonel dediğimiz şirketler bile bence güzel tasarımlar çıkaramıyorlar.
Hiç internete girmemiş benimde bir sitem olsun diyen firma sahiplerine yapılan bu çürük siteler mükemmel geliyor olsa gerek

Bu arada geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim.

iyi çalışmalar
dundarer

10. | 09 Temmuz 2006 20:12 tarihinde, onur yüksel demiş ki:

Eee güzel demişsin hocam. Ama maddeler bağlı olunan kültürün de kısaltması değil mi? Şöyle demek gerekirse; büyük firmaların (Kendilerinin tabiridir) yönetici kartvizitlerinde Pazarlama ve Satış yöneticisi ibaresi iç içe geçmiş, apartman girişlerinde pazarlamacılar giremez ikazları yerleştirilmiş yurdum vakalarında web tasarımcı ruhununda bu maddeler çevresinde gelişmesini beklememek yanlış olmaz mı? Anladığım ve aklımın idrak ettiği kadarıyla bir şeyin yanlış olduğunu göstermek o işin doğru yapılmasını gerektirmiyor. Serbest piyasa ekonomisinin bize getirdiği en güzel sual değil midir "ee güzel dedinizde bunun fiyatı ne kadar"? Alacağı arabaya milyarlar yatıran firma yöneticileri kurumsal kimliklerini öne çıkaracak, onları tanıtacak web sayfaları (ve diğer pazarlama araçları) için 1 YTL'nin hesabını yapmaları ne güzeldir.

11. | 09 Temmuz 2006 20:28 tarihinde, joomlayer demiş ki:

madde 21 çürük tasarımcı için:
wordpress 'in bedava temalarını düzenleyip 'ben tasarladım' diyenler ve copyright!!!ını silemeyenler ve bunu portfolio!! larına koyanlar.

12 09 Temmuz 2006 21:49 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Batuhan: Notepad maddesini eklememin tek nedeni, web tasarim arac ve gereclerinin gelistigi bir donemde, halen eski kafayla ve web icin uretilmemis bir urunle tasarim yapmanin gereksizligi. Yani F1 yarislarina at arabasiyla katilmak gibi. Homesite, Dreamweaver View Source, BBEdit gibi bir dolu isimizi kolaylastiran yazilim varken, web icin uretilmemis Notepad ile tasarim yapmak, sektorun gerisinde kalinmisligin bir gostergesi bence

Onur: Haklisin. Yasanilan durum, bulundugumuz ortam bazi maddeleri Turkiye'ye has kiliyor fakat yukarida siraladigim 20 maddenin hemen hepsi Kanada, ABD'de yasayan ve calisan bir cok web tasarimci icinde ayni gercekleri sakliyor icinde. Bircok sirket halen kullaniciyi dusunmeden tamamen fabrikasyon usulu web tasarimi yapiyor

13. | 10 Temmuz 2006 9:00 tarihinde, Sefer KILIÇ demiş ki:

Şirketlerin teknolojiye gereken önemi vermedikleri kesin. Bunda size %100 katılıyorum Mehmet Bey. Geçenlerde çok satan , çok uluslu dergilerin birinde röportaj yapılan ünlü bir doktorun yazısını okumuştum. Yazının sonunda sitenin adreside vardı. Hemen açıp baktım ki bakmaz olaydım. Rezalet, inanamadım. O dergide okuduklarımdan sonra bu doktoru bir yakınıma tavsiye edecektim ama siteye girince vazgeçtim. Bilmiyorum belkide haksızlık ettim ama site gerçekten berbattı. Aynı şekilde konu sadece sitelerde olmuyor. Ortaköy civarlarındaki bir müşterimizde sürekli elektrik problemleri oluyordu. geçirdiği büyük bir tadilatta işi gücü bırakıp oraya gittik ve topraklama problemlerini tadilat sırasında çözmesini istedik. ancak o bizi ciddiye almadı ve 500 ytl lik işe pahalı deyip, 20.000 ytl lik tadilat yaptı. tadilat bitip yer açıldığında elektrik tesisatı her yerinden patlamaya başlayınca 20.000 ytl lik o dekarasyonu bir güzel yıktılar ve bir 20.000 daha harcadılar. ne için 500 ytl lik teknolojik altyapıdan kaçmak için.
Maalesef bu anlayış devam ediyor, benim asıl üzüldüğüm teknoloji işinde olan bazı arkadaşlarımızında UCUZ olacağız diye bunları sürdürmeleri..
Saygılar.

14. | 10 Temmuz 2006 10:10 tarihinde, Jülide Oğuz demiş ki:

Kurumumuzun web sitesini revize etmek için start verip teklifler almaya başladığımızda saydığınız maddelerden bir çoğuyla karşılaştık. Ama Allah tan ben sizin sitenizle daha öncesinde tanıştığım için yapımcıdan neler beklememiz gerektiğini biliyordum aşağı yukarı.. bir çok teklifi bu sayede eledik..
Sonuçta bir ajansla çalışılmaya karar verildi. Tabiki "telefona annesi çıkan" yapımcılarla karşılaştırılamaz.. Ancak onlar da bize kullanıcı deneyiminin önemli olduğuyla ilgili herhangi bir yönlendirme yapmadılar. Creativite yi ön planda tutuyorlar..
Sonuç olarak bu işe pazarlama açısından yaklaştığını söyleyen ajanslarda bile hala yeterli bilinç oluşmuş değil..
Bu noktada yazılarınızın bizim gibi kurum adına süreci yönetenler için ne kadar faydalı olduğunu söyelemeden geçemeyeceğim..
Teşekkürler

15. | 10 Temmuz 2006 11:06 tarihinde, Hasan Yalcin demiş ki:

Tek kelime ile mükemmel bir yazı, 9,5 senedir bu işi yapan biri olarak, bu makaleye taptım, ha bunun birde Web tasarımı yaptırmak isteyen / yaptıran çürük müşteri versiyonu lazım, bu konuda yardımcı olabilirim ;)

16. | 10 Temmuz 2006 12:12 tarihinde, can demiş ki:

1999 yılında çalıştığım xxxxx otomotiv şirketinde, Frontpage kullanarak geceli gündüzlü web sitesi tasarımı için uğraşıyorken,siteyi gösterdiğim üst düzey yöneticiden bir tanesi o kadar uğraşıma,işim olmadığı halde şirkete kazancına rağmen bana dönüp,

-Şöyle siteyi sarı kırmızı yapalım ki,diğer firmadaki Fener'li xxxxx gözü site görsün.


Ben o gündür bugündür site yapamıyorum,elim hiç mouse'a gitmiyor ve korkuyorum.Halen tedavi oluyorum :)Umarım bu etki geçer de ben de websitesi tasarlayabilirim...

Ciddi yaşanmış örnekteki kinayeler bir yana,

Şu anda eminim ki bu istek değil ama buna benzer saçma istekleri olan yüzlerce müşteri vardır.Bu düzende Mehmet üstadım, gibi bir yol göstericinin olduğunu kabullenmek bile bazılarının zoruna gitse de, bu listeyi uzun uzuna yazıp her tasarımcının yaşam maddeleri haline getirmeliyiz.

17. | 10 Temmuz 2006 14:40 tarihinde, Kara demiş ki:

Çok güzel bir yazı olmuş:)

Bu maddelerin dışında kalan bir çok tasarım şirketi de var Türkiye'de fakat KOBI'lere hitap etmiyorlar çünkü fiyatları çok pahalı kaçıyor. Orta ve küçük ölçekli firmalara hitap eden düzgün tasarım şirketleri var mı acaba bu ülkede?

18. | 10 Temmuz 2006 16:51 tarihinde, Mehmet demiş ki:

Güzel bir dille basit ve Nokta vuruşu yapmışsınız Teşekkurler

19. | 11 Temmuz 2006 14:45 tarihinde, kuen demiş ki:

Son 1 hafta içinde freelance 2-3 tane firmayla görüştüm bağlantılarım sayesinde orta ve küçük ölçekli firmalar.

Müşteriyle görüşürken.
* Ben sektör hakkında araştırma yapayım
* bir ön görüşme yapalım ihtiyaçlaırı belirleyelim.
* şirketinize uygun bir concept belirleyip, ona uygun bir tasarım yapalım desemde.

siz bana 1 tane örnek tasarım yapın ben bakayım ona göre hemen yapalım olsun bitsine getiriyorlar.

Yada kaliteli olsun şu olsun bu olsun ama ucuz olsun diyenlerle karşılaşıyorum.

ve bu firmalarla çalışmak dahi istemiyorum.

20. | 11 Temmuz 2006 17:56 tarihinde, Özgür COŞAR demiş ki:

Değerli Mehmet Bey,
Yazınız kitabınızın çok kısaltılmış ve maddelendirilmiş bir özeti olmuş. Özellikle 10 ve 11. maddeleri çok beğendim. Müşteriyi düşünmeden, onunla birlikte yapılmayan tasarımların durumu hepimizin malumu. Bu arada kitabınız ile ilgili tanıtım yazım Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Bülteni'nde yayımlandı. Web sayfamdaki tanıtım yazısının aynısı olarak. Umarım ikinci, üçüncü ve yirmi üçüncü baskıyı da yapar Teknoloji Kimin Umurunda. Ancak, arka kapak yazısının önemine yeniden işaret etmek isterim.
Saygılar

21. | 11 Temmuz 2006 19:05 tarihinde, aaa demiş ki:

çok güzel tespitleriniz var sizin bu saydıklarınızla karşılaştım 3 kez aynı siteyi yaptırmak için görüştüğüm firmalar aynen yazdığınız 20 maddelik kriterlere uyuyor uymak bir yana bir elmanın yarısı gibiler.
Bana mail atmak isterseniz diye adres kısmını doldurdum
Teşekkürler

22. | 11 Temmuz 2006 21:12 tarihinde, lostsoul demiş ki:

Arkadaşların yorumlarının bir çoğuna katılıyorum. Ayrıca bu çürük müşteri listesinin oluşturulmasından yanayım. obscure ve can arkadaşımın çektiği acılardan bir çoğumuz gibi ben de muzdaribim. Arkadaşların belirttiğin maddelerden sıyrılırsam da karşıma içerik sıkıntısı geliyor. Uzun süren görüşmelerden sonra önüme sadece bir kartvizit bırakıp sitenin içeriği bu diyebilen bir öüşteriyle bile karşılaştım.
Tasarım sürecinin bitişinden sonra ortaya çıkan siteyi bin kere telefon açıp istedikten sonra bile gelmeyen içerikle doldurmak ayrı bir işkence tabii

23. | 12 Temmuz 2006 3:25 tarihinde, Eray demiş ki:

Ben yazının bir kısmını beğenmekle beraber bazı yerlerde önyargı görüyorum.Bence bazı noktalarda saçmalamışsınız hocam.Ne alakası var pcnet dergisinin verdiği programlarla yada detaylarla...Bu bence her sakallı dededir gibi bir tanım olmuş.Bence müşteriler böyle detaylar yerine tasarımcının referanslarını ve portfolio`larını kontrol etseler daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.Güvenilirlik açısından bazı noktalarda size katılıyorum.Bir de güvenilirlik açısından her zaman ulaşabilecekleri telefon adres ve detayları alsalar daha iyi olur diye düşünüyorum.Sakın yanlış anlamayın ama bazı yerler çok komik geldi.Yinede yazılarınızı zevkle okuyorum.İyi çalşmalar...

24 12 Temmuz 2006 4:39 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Merhaba Eray. PCNet'den kastim, bir tasarimcinin isine, sirketine, musterisine bazi yatirimlar yapmasi gerekiyor. Oradan buradan toplanmis, ya da indirilip kirilmis programlarla yapilmis bir isin, ne kadar sayginlik duyuldugu bence supheli olacagindan koydum bu maddeyi bu listenin icine. Meslek olarak secilen, "hayat kazanci" olan bir meslegin icine bir takim yatirimlar yapilmali ki bu isine, isinde kullandigi araclara saygin olsun. Bunu anlatmaya calistim ama acik olmamis olabilir demek istedigim :)

25. | 12 Temmuz 2006 11:39 tarihinde, Pınar demiş ki:

Mehmet Bey, iyi günler,

Yazılarınızı bir süredir ilgiyle takip ediyorum, içerik ve üslup bakımından beğeniyorum. Zaten blogger.com'un varlığından geç haberdar olduğum için oflamaktaydım, bu yazınızı okuyunca bir of daha çektim.

Bundan üç yıl önce blogger.com dan haberim olmadan blog yapmak istiyordum ve yazınızdaki 6, 7, 9, 10, 12 ve 16. maddelerin ne anlama geldiğini de bilmiyordum. Bilseydim herşey çok daha farklı olurdu. Keşke demiyoruz, deneyim diyoruz.

Naçizane deneyimimle 2. maddenin Eğer önceden belirlenmiş bir web tasarım fiyat listesi YOKSA versiyonunun geçerli olabileceğini; 17. maddenin Pazarlama dendiğinde aklına ilk gelen şey, tasarlamadığı web siteleri şeklinde devam edebileceğini düşünüyorum ve bir madde de kendimden ekliyorum:

21. Güncel web trendlerinden haberi yoksa

26. | 12 Temmuz 2006 13:09 tarihinde, Yılmaz Uğurlu demiş ki:

Üniversiteyi bitirip işe başlamamdan dört ya da beş ay sonra ratladım bu siteye, belki de tam zamanı idi. Eğer karşılaşmamış olsaydım büyük ihtimalle yukarıdaki yirmi maddeden onbeş onlatısına sahip bir web tasarım / uygulama firmasında çalışıyor olacaktım. Burayı okumaya başlamamdan iki ya da üç sonra çalıştığım şirket web tasarım / uygulama işleri almaya başladı. Sağolsun patronlarımın ve iş arkadaşlarımın desteği ile bu listedekiler gibi olmayan işler yaratmaya çalıştık ancak, pek başarılı olabildiğimizi söyleyemem. Bir kartvizit bırakıp, "site bilgileri bunlar" diyen müşterilerimiz de oldu. Anlaşma yapıldıktan sonra beş kez görüşmeye gitmemize rağmen bizimle ilgilenmeyen ve sözleşme bitim süresine kadar (1 yıl) web sayfasını tamamlayıp yayınlayamadığımız firmalarda oldu. Müşteriler ile iletişimde bulunurken en çok geçen konuşma şu şekilde idi:

Çalışan : - "Ürünlerinizi için daha önce hazırladığınız kataloglar yazılar var mı ? Biz gelip resimlerini çekelim, siz onlarla ilgili bilgi verin bize."
Müşteri : - "Yok yok gerek yok, internetten arayın koyun, hiç uğraşmayalım şimdi onlarla"

İnsan gerçekten neye uğradığını şaşırıyordu böyle durumlarda. pekçok müşteri adayınında ilk söylediği, "siz bir kaç tasarım yapın, biz içinden seçip beğenelim". Sanki fabrikası var tasarım olayının. Buradan düğmeye basıyoruz, hemen beş, altı tane üretiliyor, amaçlar, kullanıcılar, emek vs üzerine kimse kafasını yormuyor ya da böyle bir ihtiyaç hissetmiyordu. Aslında müşterileri bu konuda şuçlamak istemiyorum onlara daha önce bu vasıfla giden firma ya da kişiler hep bu şekilde bir yaklaşım izlemiş ve müşteriler üzerinde bu tarz bir beklenti yaratmış. Şimdi biz gidip ziyaretçileriniz kimler müşteri profiliniz ne vs sorular sorunca, insanlar dalga geçtiğimizi ya da böyle oyunlarla onları "kazıklamaya" çalıştığımızı düşünüyorlardı.

En çok beni üzende, "bizim yeğen var, 100$ yapıyor web sayfası", diyerek harçlık için bu işi yapan arkadaşlarımızla bizi bir kefeye koymaları oluyordu ki, ben çoğu zaman bu tarz durumlarda şiddet eğilimli oluyorum, şükür ki herhangi bir kimseye bu şiddetimi boşaltmadım :).

Hazırlanan uygulamalara biziö gösterdiğimiz özen müşteri tarafından gösterilmediği için bazı şeylerin tamamlanması uzun sürüyor, bu da şirketin pek hoşuna gitmiyordu.

Netice olarak, beş ay sonunda bu tarz işler yapmaktan vazgeçtik. Sadece kendi projelerimizi hazırlıyoruz, yani şirketim web sayfası / uygulaması hazırlamayı bıraktı. Halbuki bu işe girişmek için büyük yatırımlarda bulunmuştu, mesela Mehmet hocamında bahsettiği bu iş için geliştirilmiş araç gereçleri satın almak {o zaman macromedia ve adobe ayrı ayrı firmalardı, hepsini ayrı ayrı satın almak gerekiyordu ;-) }, yeni bir işyeri, yeni donanımlar vs.

Belki bizim bu işleri yürütememizde İzmir'de faaliyet gösteriyor olmamızın getirdiğin dejavantajlar vardı. Burada şirket politikaları İstanbul'dakinden çok farklı, pek çok firma olaylara o kadar profesyonel yaklaşamıyor, genelde aile şirketleri olduğundan akraba ilişkileri çok önemli, yönetici kadrosu vs. resme dışarıdan bakabilecek pozisyonlarda olmuyordu genellikle.

En azından bu listede olmadığım için mutluyum. Ancak müşteriler içinde böyle bir liste hazırlanmasını isterim.


27. | 13 Temmuz 2006 19:55 tarihinde, Mehmet Ali demiş ki:

Hocam merhaba,

Ben 11 yaşında bir web sayfasının arka yüzünü yani kodları gördüğüm andan beri kodlarla uğraşarak programlarla tanışarak kendimi geliştirdim. Bu iştede kendimce bir yerlere geldim diye düşünüyorum şu anda 15 yaşındayım, kendi firmalarımızın web sitelerini tasarladım ve fazla php bilmediğim için joomla ile yaptığım blog tarzında bir web sitem var...

Hocam ben 2 sene önce babamı kaybettim ve halam ile, babamdan kalan tekstil şirketini yürütüyorduk ama halam evlendi evlenince işlerimiz biraz daha büyüdü ama benim içimde yanan web sitesi yapma ateşi bir türlü sönmek bilmiyor şu anki düşüncem ise halamın şirketi yürütmesi benim de web site tasarımı yapıp ilerde bir dükkan açmak firmalara, küçük işletmelere tasarım yapmak..

Bu yazıyı yazmamın sebebi;

Hocam, bu hayalimi nasıl gerçekleştireceğim geçenlerde kendime bir çanta hazırlayıp bir civatacıya girdim ama içerde adam başka tarafa bakarak "yoh saol" demesi bütün hayallerimi yıktı ben de sinirlenip eve gittim..

Kısaca bu işe atılmak için ne yapmam gerekiyor çok şükür yazdığınız 20 maddeye uymuyorum.. :)

Saygılar...

28. | 14 Temmuz 2006 4:38 tarihinde, Sehzade demiş ki:

Valla Tek kelimeyle mükemmel insan okudukça kendisini görüyor valla aynı ben...

29. | 14 Temmuz 2006 15:48 tarihinde, rahmetli demiş ki:

Bu guzel yazilar icin tesekkurler hocam.
Ben de bu yazıda kismen de olsa kendimi gordum, bundan kurtulmak icin zaten surekli bir gelisim ve arastirma icindeyim ( (japon) halk dilinde kaizen de deniyor :) ), ve hatta buradayim.
Çürük sozcugu biraz uzdu beni aslinda, kotu oldum.Kendi kendimi elestirmeye basladim.
Talebin olusturdugu standardlara kendi tasarimlarinizi oturtmaniz gerekiyor (degil mi?) ,sonucta para icin yapiyoruz bu isi,sanat icin degil ki, kalite bazen musteri memnuniyetiyle olculuyordu unuttunuz mu? , yoksa yukarida bir cok arkdasimin yazdigi musteri-tasarimci i$ senaryolari ortaya cikiyor, bunlara katlanmadiginiz zaman musteri kaybediyorsunuz, portfoyunuz genislemiyor, calisanlariniz deneyim kazanmiyor ve daha bir suru kayip. Prensiplerinizle piyasaya girin, cok guzel bir ideal,ama isiniz zor.

Mehmet ali kardesime tavsiyem, bir seyi zevk icin ve ya ilgisi oldugu icin yapmak ayri o isten para kazanmaya basladiktan sonra musterilerini tatmin etmek icin yapmak ayridir, bence git bu isin okulunu oku once, ya bir grafikerlikle yada bir muhendislikle basla.Nasil olsa gencsin daa.

30. | 14 Temmuz 2006 20:57 tarihinde, nacrenos demiş ki:

Kendimi bir web profesyoneli olarak kesinlikle görmüyor olmama karşın, bu 20 maddenin büyük çoğunluğundan yırttığım için çok mutlu oldum:o) Yazı için teşekkürler her zaman ki gibi yazılarınızdan biri; akıcı, bilgilendirici.

Yalnız bir şey dikkatimi çekti de, sevgili "rahmetli" yukarıda yorumu bulunan Mehmet Ali kardeşimize bir öneride bulumuş. Bir an duraksadım okuyunca; şöyle diyor: "bence git bu isin okulunu oku once..."

Ben radyo, TV ve sinema bölümü mezunu biriyim. Fakat 6 senedir hobi olarak ilgilendiğim web tasarımcılığından artık para kazanma gibi bir niyetim var. Sürekli okuyorum... Sürekli çalışıyorum vs.. vs... Geçen de o soruyu ben de sordum kendi kendime. Bu "İŞ"in okulu var mı? Varsa neresi? Bilgisayar mühendisliği mi? 2 yıllık grafikerlik mi? Ya da http://vcd.yeditepe.edu.tr sitesini tasarlayanların bulunduğu yer mi??

Buradan yetkililere sesleniyorum (Mehmet Doğan'a yani) bulun derdimize bir çare. Gelişmeye açık, genç, temeli olan insanlar ne yapmalı? Mehmet Ali'ye vereceğiniz cevabı iple çekiyorum ben de..


Sevgiler...

31. | 17 Temmuz 2006 13:53 tarihinde, Serkan Selen demiş ki:

Öncelikle değindiğiniz konu gerçekten Türkiye'deki web tasarım sektörünü çok iyi özetlemiş. Bu konuyu ele aldığınız için çok teşekkür ederim, kaleminize sağlık.


Maalesef öyle bir zamandayız ki, tek amacı iş olsun, sadece ve sadece para kazanmış olmak için web sitesi yapmak isteyen birçok web tasarımcı (!) var çevremizde. Her türlü siteyi yaparız abi, müzikli olur abi, dünya döner, site hoplar, şurdan birşey uçar, burdan birşey kaçar, ne verirsen ver olur abi diyen internet cafeler, merdiven altı web tasarımcılar var. Yapıyorlar da, ama nasıl? Maalesef içler acısı bir web sitesi oluyor ortaya çıkan. Ne firmanın hedef kitlesine hitap ediyor, ne de firmanın kurumsal kimliğini yansıtıyor, ortaya havada asılı kalmış bir web sitesi çıkıyor. Ben eminim ki bu tarz "Çürük Web Tasarımcılar" sektörde barınamayacak. Fakat olan, ucuz olsun, benim de bir web sitem olsun, diyen firmalara olacak.


Biz bu sektörün içindeysek, tabiri caizse bu sektöre gönül verdiysek; halkımızı, arkadaşlarımızı, firma sahiplerini... yani çevremizdeki herkesi bilinçlendirmeliyiz. "Nedir bu web sitesi? Bir e-mailim bir de kartvizitime bastıracağım web adresim olsun yeter! Web sitesinin ne yararı var ki?" diyen birçok firma sahibi var. Bu düşünceyle yaptıracakları siteleri ya arkadaşının oğluna ya da bir tanıdığına yaptırıp çok cüzi bir ücret vermeyi tercih etmelerinin yanlış olduğunu anlatmalıyız.

Bu tür düşüncelerin interneti, web sitesi çöplüğüne dönüştürdüğünü düşünüyorum. Çünkü sonuçta çıkan siteler hiç bir tasarım etiğine, kuralına uymadan ortaya çıkıyor. Web sitesindeki linklere tıkladığınızda açılmayan, içeriklerin hiçbir görsel ahenge dayanmadığı, kullanıcı kolaylığının tamamen geri planda kaldığı bir web sitesi içinde kaybolmayı kim ister, tabii ki hiç kimse…

Biz müşterilerimizi bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz ilk önce. Bilinçli müşteriler ile yapılan çalışmaların her zaman daha kalıcı ve sürekli olacağı unutulmamalıdır.

32. | 19 Temmuz 2006 10:38 tarihinde, Ceyhun AKSAN demiş ki:

Hocam ellerine sağlık, güzel ve müşterileri bilgilendirecek bir yazı olmuş.
Diğer bir açıdan yorumlamak gerekir ise, saydığınız maddelere birebir uyan, alterntifini düşünmemiş, mesleğin gelişimini takip etmeyen ya da unumramasayan, web üzerinde okuduğu bir kaç materyal ile müşterlerine şişkin teklifler veren, e-posta formlarını bile ballandıra ballandıra anlatabilen bir çok firma var. Peki bunları nasıl bilinçlendirmek gerekir?
"Siz şusunuz, busunuz, bunu yapıyorsunuz" dediğimizde verilecek tepki, sayfalar dolusu birbirinin benzeri web sitesinden oluşan referans listesinin kayıt sayısı olacaktır. Bu mail spamlerinde "10 YTL", "Kendi Siteni Kendin Yap" tarzı sloganlar müşerileri akıllarında soru işareti oluşturup "siz bu kadar teklif verdiniz ama bana gelen e-posta da 10 YTL yazıyordu. Demek ki daha ucuza yapan da varmış" diyebiliyorlarsa, bunun çözümü ne olacak?

33. | 19 Temmuz 2006 15:37 tarihinde, Eren demiş ki:

Gerçekten çok mükemmel bir yazı olmuş.Biri beni mi anlattı ne diye düşündüm.Sanırım tasarımcılığımı gözden geçirmem lazım:) Hocam Saygılar,Tebrikler....

34. | 20 Temmuz 2006 17:36 tarihinde, Veysel Özdemir demiş ki:

yazıdan ziyade yorumlarla ilgili benim yorumum ama, hizmeti sunan kişinin tarzı hizmeti alan kişinin tarzını da etkilediği için yazmak istedim.

bence bu "aslında biz de istedik düzgün düzgün iş yapmayı ama müşteriler bize ihtiyacımız olan şeyi vermediler" meselesi biraz yalan. "hype" yani. kendi çalışma hayatımda bunu diyen çok kişi gördüm ve hemen hiçbirinin aslında "düzgün düzgün" yapılabilecek bir işin nasıl olabileceğine dair fikri temellere sahip olmadıklarını gördüm.
bu biraz "ya tabii ki yapabiliyorum, ama canım yapmak istemiyor" durumu.
(bu örnek sırf web sitelerinin hazırlanmasında yok, yapımı belli bir kaliteyi ve zerafeti gerektiren her işte var. ben yazılımcıyım mesela, bizim "arkadaşlar" da güzel bir kavramsal analizi ve sağlam bir mimariyi çok görüp, "yaa tabii ki yapabiliriz ama ne gerek var şimdi bunlarla uğraşmaya hadi yapalım bitsin" demekte beis görmezler. -bknz: "ben böyle durumlarda fiziksel şiddet uygulamak istiyorum"- kaldı ki benzer şeyler terziler ve boyacılar için de geçerlidir. bakış açısı ile ilgili birşey galiba.)

hem diğer taraftan bir site yapımı zahmetli bir iş. adam geliyor diyor ki "bana site yap", sen gidip dersen ki "o zaman sen önce şunları şunları yap, bana şunları şunları şunları ver, sonra böyle böyle çalışacaksın, üstüne bir de bunları alıp sonra bunları vereceksin o zaman siteni göreceksin" olmuyor tabii. yani demek istediğim birisi gelip bir ürün istiyorsa, o ürünün hazırlanmasındaki hizmetleri de istiyor demektir. ("sektörel uzmanlık" denilen şey biraz da bu di mi ama...) o hizmetleri de sağlamak için çalışmaya hazırlıklı ve istekli olacaksın. yani bence işi yaparken müşteriye olabildiğince az yük bindirmek gerek, neticede adam hizmet almaya gelmiş, hı?

adam ürün bilgilerini ve müşteri portföyünü veremiyorsa siz de almanın başka bir yolunu bulursunuz. (ik'cılar insanları tanımak için bir dolu test geliştirmemişler mi kardeşim, bilgi almanın bir dolu yolu var, direkt sormak karmaşık bilgiler için en zoru. en baitinden güzel güzel formlar hazırlayın hiç birşey yapamıyorsanız.) adam kullanıcı ve ziyaretçi profilini bilmiyorsa, ki bilmeyebilir, ki bu kavramlardan haberi olmayabilir, ki olması da gerekmez, tasarımcı firma bu bilgiye ulaşmanın bir yolunu bulmalı, müşterisini mengeneye sokmadan.

biraz abarttım mı? belki. ama teraziyi dengelemek lazım hem..

35. | 20 Temmuz 2006 18:10 tarihinde, sami hotak demiş ki:

malasef ben 5 ay önce şirketimize bir web sayfası yaptırdım. pek anlamıyordum bu işlerden zaten. şu 20 maddeyi okuyunca çok acıı gülümsedim. Yine de sitemiz çok kötü olmadı. www.krc.com.tr yorumlarınızı shotak@krc.com.tr a gönderebilirsiniz. saygılarımla..

36. | 23 Temmuz 2006 16:16 tarihinde, zeya demiş ki:

Keşke 2 yıldır süren ve umarız tamamlanacak web sayfası tasarımı maceramızdan önce yazınızı okusaydık. :)

37. | 23 Temmuz 2006 19:41 tarihinde, Ertuğrul Yıldırım demiş ki:

http://forum.ceviz.net/showthread.php?t=31462

38. | 24 Temmuz 2006 4:11 tarihinde, ahmet usal demiş ki:

Hocam 2 yıldır tüm yazılarınızdan elimden geldiğince yararlanıp kendimi geliştirmeye çalışıyorum, ama bu "MÜŞTERİ" kavramının gerçek yüzü burada bahsedilenlerden çok farklı, internet kullanımını en iyi becerenler genç kuşaklar, işletme sahipleri ise genelde orta yaşlı, bilgisayar ve internet kullanma becerisi ya olmayan, ya da çok sınırlı kişiler. Belli özel günlerde firma promosyonu olarak dağıtılan takvim, çakmak, kalem, bilemediniz saat neyse, çoğunluğu için web sitesi de o.

Kullanıcı deneyiminden anlaşılan ise; genelde flash'lı, şöyle ortaya karışık yanar-döner işler. Önemli olan göz çelmek, bir de sağda solda bir yerde görülüp beğenilen şeyler varsa onlar da altta kalınmasın diyerek talep edilir:)

Ucuzcusu herşeyi isteyip makul olsun der, daha sosyetiği de en iyi siteyi "parası mühim değil" diyerek, yanar döner güzel bir flash'lı tasarım olarak algılar. Ama o çok beğendiği flash'lı tasarımın google körü olduğunu kanıtlamanız bile önyargılarının önüne geçemez...

Sadece kullanıcıya en hızlı ve doğru şekilde bilgi vermesi ve bu bilginin her ortamdan ve her formatta ulaşılabilir olması gereken kamu sitelerinde bile, (onlardan bi kaç tane yaptım ve yapıyorum) bu gözalıcı flashlar, kayan yazılar, konuyla alakasız kenti tanıtan foto galeriler vb. vazgeçilmez ve en çok talep edilen şeyler. Kurumlar içeriklerine webden, cepten, pdf formatında ulaşılabilmesini, yazıcılarla sorunsuz çıktı alınabilmesini, standartlara uyumluluğu, kullanılabilirliği, internet explorer dışındaki tarayıcıları hiç mi hiç önemsemiyor. Sadece google'da kolay bulunabilmek göz açan bir deneyim çoğunluk için ve bu da bir şey.

Anlatılanların hepsi deneyimle sabittir. Buradan flash düşmanı biri olduğum düşünülmesin, her tasarım unsuru gerekli olduğu yerde ve kararında güzeldir. Kendi adıma görsellik konusunda da yetersizim. Ama ucuzcu bir şirket, kamu ve serbest çalışma ile 2002'den beri tüm görebildiğim bu.

Bu anlamda 2004 yılından bu yana çabalarınız hepimize ışık tutuyor, tutmaya da devam edecek, ama gelişme ve değişim çok yavaş işleyen bir süreç, süpermarket kültürünün yanında ahbap-çavuş ilişkileri de henüz aynı seviyede ağırlığını koruyor. Kimsenin, özellikle müşterilerin testler için beklemeye vakti yok, teklif ettiğinizde ağzınızın kalabalığıyla kendilerini oyaladığınızı düşünürler. Derdinizi iyi anlatabilmek te en büyük dertlerden biri. Sadece iyi tasarımcılık-programcılık yeterli değil, çok sağlam hayat bilgisi de lazım:) Altıüstü Tasarım'ı okurken düşler alemine dalıyoruz, ama müşteriyle her yüzleşme de düşlerimiz yüzümüze çarpıyor.

Kusura bakmayın, karamsar oldu, tabii ki çok daha yaratıcı olup engelleri aşacak yollar keşfetmek ve doğruların peşinden gitmek gerekiyor, ama bu tür şerhleri de buraya düşmek, gelecekte hepimizin aldığı yolun da göstergesi olacaktır...

Çalışmalarınızda başarılar dilerim, kolay gelsin...

39. | 24 Temmuz 2006 19:44 tarihinde, A.Caner demiş ki:

Mehmet Bey Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş.Sizin anlatığınız Kişi Web tasarımcı deil.Sadece web tasarım hakkında azda olsa bi bilgiye sahip olan kişilik.Bu bilgiyle ticaret yapmak istiyor.Genelde baktığınız zaman yaşı küçük kişiler bunları yapanlar.Seyyar webtasarımcıları diye hitap edebiliriz.Onları küçük görmektense Nasıl kendilerini geliştirebilirler onları anlatmalıyız.

Saygılar...

40. | 24 Temmuz 2006 22:51 tarihinde, Ali Sevimli demiş ki:

Yorumsuz :)

ama ben bi yorum yapmak istiyom..bir amatör olarak alındım ama bir profesyonelin yapmaması gereken şeyler bunlar.. amatörden beklenir.. profesyonelden asla.. ilk ve tek yaptığım bi börek siesi var www.kubbealti.net adamı memnun edebilmek için elimden geleni yapıyorum amatör halimden.. çok zor şeyler istiyo bilgimin yettiği kadarıyla ama istediğini araştırmak da benim biraz hoşuma gidior.. o bakımdan abi şikayetçi değil ama diyorum genede abi eksik bi yer varmı istediğin bi başka bişi diye..

41. | 28 Temmuz 2006 14:58 tarihinde, mete demiş ki:

Muşterilerimiz sonuçta ticaret içerisinde yetişen çekirdek aile bireyleridir. sonuçta ne kadar buyuk ve guçlü bir firma da olsa onlar halen TÜCCARdır. Sizin olaya profesyonel yaklaşımlarınız onlara ağır gelir. Tuccarımızın, sanayii adamımızın dusunme yapısı, internetten ticaret yapmak yada musteri portfoyunu genişletmek amacını içermeyebilir. İçerse bile mutlaka sizin ona profesyonelce yaklaşmanız mutlaka onda şu düşünceyi uyandırır. "ne zaman ve ne şekilde kazıklanacam? Bu işi nasıl ve ne şekilde en ucuz ve en güzel gorunumlu yada en şık şekilde nasıl kurtarabiliirim." yada "bu adam ne diyo la" yada "bundan nasıl kurtulurum" yada "ben kendi yağımda kavruluyorum"

Bizim tüccarımızın kafası zamanla değişecektir. bu konuda yılmadan çalışmak onu ikna etmek, onun sizin profesyonelliğinize aykırı konusmaları veya haraketlerini gormezden gelmek, işinizin gereğidir.

42. | 28 Temmuz 2006 17:51 tarihinde, Ferudun AKYOL demiş ki:

Tebrik ederim oldukça profosyonel şekilde ve inceden ayarı veren bir yazı olmuş. Ama sonuçta önemli olan mesajların doğru insanlara ulaşmasında. Elimden geldiğince çok kişiye sayfanın linkini veriyorum. Tabii anlayana...

43. | 29 Temmuz 2006 10:30 tarihinde, Berker PEKSAĞ demiş ki:

Aslında konunun özü "etki-tepki"den ibaret. Demek ki halen kendini internetin doğru kullanıldığında çok büyük bir araç olduğu bilincine varamamış, şirketlerimiz varki bu tip insanlar bu işten para kazanabiliyor ve kör topal ilerlemeye devam edebiliyorlar...

Önce, bu tip firmalara gerekli bilinci aşılamak gerekiyor :)

44. | 29 Temmuz 2006 21:15 tarihinde, Kivanc demiş ki:

Butun yazilarinizi hayranlikla okuyorum su ana kadar ise rastlayamadigim bir noktayi neden dile getirmediginizi merak ediyorum .

BUTCE yani $$$ .

Ben 10 yil once programciliktan internetin hayatimiza girmesi ile web sitesi yapimina (tasarimina diyemecegim) basladim ve su an ulkemizin gayet hatiri sayilir bir yazilim firmasinda yazilimla ilgili islerime devam etmekyim.

Ilk websitesi yapmaya basladigimda ben de yukardaki maddelere sahip sizin deyiminizle curuk !!! tasarimci idim ve onlarca kucuk sirketin brosur site diyebilecegimiz 3-4 sayfalik interet sitesine sahip olmasini sagladim.

Ancak sizin kotulediginiz bu model ile olmasi gerektigini hep anlattiginiz model arasinda nasil bir butce farki var hic dusundunuz mu ? ya da bu yazilari okuyanlar, kendilerini yazilarin mukkemmel akisina kaptirip "para" olayi dusunmuyorlar mi ?

Kucuk isletmelerin cogu zaman internet sitesinden ihtiyaci sadece urun hizmet bilgileri ile erisim bilgilerini sunacagi 3-4 sayfalik bir sitedir. Hatta bazen sadece erisim bilgileridir ve curuk !!!! tasarimciliarin bir cogu gayet de guzel bu ihtiyaci karsilayacak isler yapmaktadir. Hepsinden onemlisi bu isletmelerin erisebilecegi gayet dusuk rakkamlara bunlari yapabilmektedir. Su an internette varligini saglayabilen bi cok firma bu curuk !!! webtasarimcilari sayesinde bir web sitesine bir e-mail `e sahiptirler.

Rakkamsal ornek yukardaki maddeler arasinda bulunan 100 $ ornegidir . birkacyuz dolara gayet yeterli ve guzel web siteleri su an internette bulunmaktadir ve bence bunlar daha cok firmanin websitesi sahibi olmasi icin gereklidir. Lakin her firma gidip profesyonel tasarim firmasi ile calisma butcesine sahip degildir , olmasi da beklenemez.

Isin bir diger yani ise, ben dahil tanidigim bir cok curuk !!! web tasarimci yaptiklari isleri surekli gelistirerek gercekten zaman icerisinde sizin hep "olmasi gereken" olarak anlattiginiz formlara yavas yavas sahip olmaktadirlar, curuk web tasarimciligi bir baslangic noktasi ya da bir basamak olarak kullanmaktadirlar.

Curuk web tasarimcilarin internetin gelismesinden daha genis kitlelere yayilmasinda cok onemli bir rol oynadiklarini dusunuyorum ...

45. | 30 Temmuz 2006 11:40 tarihinde, Estainfo demiş ki:

Hocam, pazar sabahı keyfimi ve kahvemin tadını alıp götürdünüz, sağolunuz ! :))

Çalıştığım freelance grup içerisindeki 5 yıllık deneyim sürecinde, grup içi etkinlik noktasını, bu maddelerin dışına çıkmak için teorik geliştirmelerle harcamış ve bu yüzden de grup içinde pek sevil(e)memiş biri olarak, çizilen ve diğer arkadaşların da yorumlarıyla destekledikleri "iç karartıcı" tablo maalesef kolay değişemiyor.

Diğer taraftan, özellikle KOBİ'lerle çalışanlar bilirler ki, "para cambazı" olarak adlandırılan bu grupla başa çıkmak için, ekiplerin kadrolarının bizlerden değil, safkan yahudilerden oluşması gerekir ! :)) Fakat, bu nedenle karşılaştığımız ve arkadaşların da layıkıyla belirttikleri zorlukların yanı sıra, çok olmasa da, hiç beklemediğiniz bir anda fevkalade uyum sağladığınız çalışma koşulları da yakalayabiliyorsuz.

Bunun örneği, geçen hafta, tanışıklıklar zinciri sayesinde bize ulaşan ve bizden de kendisine ulaşıp sorunun çözülmesinde destek olmamız rica edilen (bir de böyle bir şey var bu toplumda :P Şu işi halledin abisi.... mantığı.) bir müşterimiz oldu.

Kendisi ticari meslek olarak, "tüpçü" olmasına karşın, şehre yakın köylerden birinin yerlisi ve oranın filanca tarım kooperatifinin de başkanıydı (Hikayeyi böldüğüm için özür diliyorum ama, benzer durumlarda hep aklıma "Günaydın Vietnam" filmindeki bar sahnesi gelir... "- xxxx, Vietnam'ın en iyi birası..." , "-xxxx, Vietnam'ın tek birası..." Bu şahıs ta, oranın tek kooperatifinin tek başkanıydı)

Görüşmelerimiz sırasında gördük ki, her ne kadar "para cambazı" da olsa, öylesine tutarlı yaklaşımlarla ve uzun vadeli hedeflerle taleplerde bulundu ki, bunu çok çok büyük firmalardan bile duymayalı neredeyse iki yıl olmuştu.

Siteyi daha da etkili kılabilmek için tasarladığımız tüm teklif ve önerilerimize temel yaklaşımı, bu sitenin "içerik olarak" örnek çalışma olması gerektiği ve kooperatifin de "model" olarak işlediğini, bu nedenle "diğerlerinin" de (daha sonra bize potansiyel müşteri olacak olan diğer kooperatiflerin de) düşünülerek hareket edilmesi gerektiğini vurguluyordu.

Kökeni "köy" olan bu bilince imrenmemek mümkün değildir sanırım. Standart hizmet olarak sunduğumuz tüm eklentileri de (hava durumu vs.), "bu hakkını daha sonra kullanmak üzere saklı tutarak !" reddetti. Sadece, gereken bilginin etkili biçimde yer alabilmesini istiyordu ve konu da bir köy ve çiftçilerdi, herhangi bir köyün herhangi çiftçileri... Ama o konuşmayı bir yabancı duysa, ne bileyim, özel tarımsal amaçlarla bir araya gelmiş üst düzey eğitimli kişilerden bahsedildiğini düşünebilirdi sanırım....

Pazar sabahı keyfinize yada hangi günün keyfine denk gelirse, zihnimde duyduğum olumlu tadı paylaşabilmemiz dileğimle; bu güzel anları sizinle paylaşmak ve aynı sektörün, ortak sevinç ve sıkıntılarıyla "daha iyi" olmaya doğru hareket ettiğimizi hepimizin hiç unutmaması gerektiğinin altını çizerek, hepinize iyi günler diliyorum.

Yazımı çok eleştirirseniz buradan alır, gider itiraf.com da yazarım ona göre :)))))

İyi günler.

46. | 31 Temmuz 2006 22:08 tarihinde, dodop demiş ki:

- ceviz.net makaleye cevap topic alıntısı

Ucuk Web Tasarımcı

Mehmet Dogan'ın curuk web tasarımcı adlı makalesını okumussunuzdur.. Buna sessız kalmak ıstemedım.. Tum curuk web tasarımcılar adına karsı bır manıfesto assagıda,

1. Eger tasarımcı dılınden, erısılebılırlık, web standartları, marka kımlıgı konumlandırma gıbı sızın belkı de ılk kez duydugunuz sozcuklerı dusurmuyorsa,
2. Eger tasarımcı bındelık kullanım oranlarına sahıp tarayıcılardan dem vurup hıc geregı yokken sıze bunların tumunde calısabılecek bır tasarım vaadedıyorsa..
3. XHTML/CSS tasarımın kodun okunabılırlılıgını arttırıp kaynagı daha semantık(!) kıldıgından bahsedıyor ve bunun gereklılıgı konusunda sızı ıkna etmeye cabalıyorsa,
4. Sıtenızın tasınabılır aygıtlarca da sorunsuz(!) goruntulenebılecegı soyleyıp sıze bununla ılgılı tek bır ornek gosteremıyorsa,
5. Ev goruntu sıstemlerı sattıgınız halde sıze korlerınde sıtenızde sorunsuz bır sekılde gezebılmesı gerektıgınden bahsedıyorsa,
6. Onca konusmaya karsın yaptıgı tum tasarımlar bırbırıne benzıyor ve hepsı agzınızda sası bır tat bırakıyor yanı sıze hıc de cazıp gorunmuyorsa,
7. Tasarım portfoyu ıcınde bır tek portal sıtesı yoksa,
8. Sıze pazarlama dersı vermeye kalkıyor ve sızden daha cok konusuyorsa(!),
9. Bu konusmanın yarısı MS'ın tekkelcı polıtıkaları ve IE'nın standart dısı davranıslarına ayrılıyorsa,
10. Bugune dek yaptıgı marka konumlandırma(!) calısmalarının gerı donusumu nedır sorusuna verebılecegı bır cevabı yoksa,
11. Bugune dek yaptıgı kurumsal kımlık calısmalarının bır tekınden bıle haberınız olmadıysa,
12. Tasarım dısında bır cok seyden anlıyorsa,
13. Anlamadıgı tek sey tasarımsa,
14. PHP, ASP gıbı sunucu taraflı betık dıllerınden bı haber, XHR gıbı yenı teknolojılerın ancak adını duymus, buna ragmen bunların erısılebılırlıgı(!) baltaladıgını ıdda edıyor ve tasarımın yalnızca XHTML/CSS'den ıbaret oldugunu dusunuyorsa,
15. Machintosh kullanıyorsa,
16. Sıtesının hızmetler kısmında Logotype, kurumsal kımlık, marka kımlıgı konumlandırma(!) gıbı adını daha once hıc duymadıgınız seyler yer alıyor ve bunların tumunu ayrı ayrı ucretlendırıyorsa,
17. Tum bunların altında sızden bır kac bın dolar daha fazla koparmak yatıyor ve sızın sokaga atacagınız bır kac bın dolarınız yoksa,
18. En onemlısı, sık kullanılanları arasında Mehmet Dogan'ın web sıtesı yer alıyorsa,

O zaman curuk web masterler sızın ıcın en ıyısı demektır.. Sıtenızı unıversıtede okuyan yıgenınıze yaptırıp hayır duasını alabılır yada camekanında "sıte yapılır" yazan herhangı bır ınternet cafeden 150YTL karsılıgı bu hızmetı satın alabılırsınız..

Cunku ucuk web tasarımcıları ancak sokaga atacak parası olanlar ve kendını kurumsal hıssetmek ısteyen cılgınlar ıcındır..

#Sanırım birazda gerçeklerden basetmek gerek tartışma devamı için buyrun
- http://forum.ceviz.net/showthread.php?t=31462

47. | 03 Ağustos 2006 9:15 tarihinde, joga demiş ki:

gayet beceriksiz bi makale olmus.ben seninde bu isi bildigine inanmiyorum.ayrica nie kitabini satin alalim ?

48. | 03 Ağustos 2006 23:21 tarihinde, Mehmet demiş ki:

Merhaba.

Bitli mercimegin kor alicisi olur diye bir laf vardir, iste internet sitesi yaptiran bircok sirket sahibi de aynen bu kor alici gibi..Zaten bircogu universite okumamis insanlar, kucumsemek icin soylemiyorum kendi islerinde cok iyi olabiliyorlar, iyi para kazaniyorlar ama internet teknolojisine uzaklar, yakin olmalarini beklemek de hayal zaten. Gecen bir sirket sahibi, sirketin sitesine 'mouse trail' istedi(turkceye ceviremedim), bir sitede gormus cok hosuna gitmis, yanar doner olsun dedi :) Ben yine insafli oldugum icin bunu koymamaya ikna ettim. Yani tamamen tasarimcinin insafina kalmis. Kullanilabilirlik, erisebilirlik, bunlar bence cok onemli ama belli bir butceyle size gelen insanlari da geri cevirmek bazilarimiza luks gelebilir. Bir sirket sahibi bana gelip 200 dolara site yapiyorlarmis bana da yapar misin bir tane dese, o zaman template klasorumu acarim, 'HTML'den Kim Korkar' kitabimi da raftan indiririm kimse kusura bakmasin :)

49. | 06 Ağustos 2006 5:48 tarihinde, xxxxx7 demiş ki:

telefonlara evden çalışmak zorunda kaldığım ve yaptığım işe konsantre olduğum için zaman zaman annem cevap vermek zorunda kalabilir. Nasıl oluyorda böyle bir durumda çürük gibi seviyesizce insanları böyle bir yargıda bulunması için yönlendirebiliyorsun anlamıyorum bence önce kendini bir sorgulaman gerekir

50. | 10 Ağustos 2006 11:46 tarihinde, Mustafa demiş ki:

Agzı olan Konuşuyor ne diyim :) Bazı Arkadaşlar Konunun ne olduklarını Anlamamışlar Sanırım Kimin Önüne ne Geldiyse Onu yazmişlar. neyse herkeze eyvallah :P

51. | 10 Ağustos 2006 23:46 tarihinde, Huseyin Unal demiş ki:

Çok güzel bir liste olmuş :)

Aradığınızda telefonlara annesi cevap veriyorsa

Burada koptum :))

52. | 11 Ağustos 2006 22:45 tarihinde, izon demiş ki:

Hocam Merhabalar,
Uzun süredir sitenizi takip etsemde sanırım bu ilk yorumum size. 9, 10 ve 16. Maddeler gerçekten tam anlamıyla değinelecek noktalara itinayla değinmişsiniz. Telefona Annesinin çıkması ya da Biz sizi site bitince haberdar edeceğiz müşteriyi projenin içine dahil etmiyip tek başına san ki kendi kişisel sitesini yapıyormuşcasına ilgisiz davranması ve sadece tasarımdan anlaması. Bir tasarımcı gerektiğinde kodlara müdahale edebilmeli yaptığı tasarımın alt yapısına daha rahat entegre edilebilecek halde çıkartması ve bu konuda bir çok şeye de dikkat edip daha temiz ve hızlı bir iş için öncellikli olanlar.

Yeni yazılarınızı merakla bekliyorum,
Saygılar.

53. | 12 Ağustos 2006 17:33 tarihinde, fatih demiş ki:

ülkemde ne zaman ki web tasarımı işi ikinci bir iş olarak yapılır o zaman tasarımcı emeğinin karşılığını alır. Tasarımcım iş olmadığı için mecburen istenilen fiyata yapmak zorunda kalıyor. Eğer ikinci bir iş olarak yapsaydı bu işi, fiyatını söyler ister yaptır ister yaptırma umrumda değil der diğer işine bakardı.

54. | 15 Ağustos 2006 20:46 tarihinde, tunahan demiş ki:

Üstadım süper bir yazı. Ellerine sağlık. bir de dikkatimi çeken bir durum var. Siz ve sizin gibi birkaç istisna dışında ne kadar BLOG olayına başlanmış ve aşılmış baraj! Herkes de blog sayfasına sahip! sıkıldım bu yığın dolusu yazıdan gerekli gereksiz! Herkesin içinde bir YAZAR varmış da haberimiz yokmuş...
Sevilerimle

55. | 17 Ağustos 2006 18:05 tarihinde, aydin gurer demiş ki:

Yazınızı büyük bir zevkle okudum. İsabetli tespitlerinize hayran kalıp "idealizmim" ile "ticari kaygılarım" arasında gidip geldim...

Hele ki "-Sizden, çalışmaya başlamadan önce istedikleri yalnızca şirketinizin logosu ve ana sayfada yer alacak linkler ise" cümlesi bünyemde en öldürücü etkiyi yapan cümle oldu. Evet aslında tasarımcılar olarak hedef kitlenin belirlenmesi, şirketin yada oluşumun genel görsel stilinin çizilmesi, hedefe yönelik yapılacak tanıtımın (grafik tasarım, kullanılabilirlik, erişilebilirlik anlamında...) tasarlanması gerçekten de üstlenmemiz gereken bir görev.

Ancak birde ülkedeki müşterilerin "kültür düzeyi" ve "algılama kapasiteleri"ne bakarsak durumun hiçde yukarıda belirttiğim idealist ölçülerde değerlendirelemeyeceğini görüyoruz. Şahsen ben kendi iş yaşantımda ben söylemesem bile genelde müşterinin elime uzattığı CD ve bana söylediği "-Bak bunun içinde bizim logomuz var, şantiyenin fotoğrafları da onun içinde. Sen bişeyler çalış getir" şeklindeki diyalogla avunmak durumunda kalıyorum. Bir süre sonra iş, siz her ne kadar modern ve tarz sahibi bir tasarım yaratmaya kalksanız da "-aman ya, bu hödüklerle mi uğraşacağım [affınıza sığınarak kullanıyorum]" a geliyor. Sonuçta da beğenmediğimiz tasarımlar ortaya çıkıyor.

Zannımca her tasarımcının portföyünde "utandığı" tasarımlar vardır. Benimkinde de oldukça fazla. Ama zaten bunları fazla ifşaa etmemeye özen gösteriyoruz. Genelde hep "elit" işlermizi gösteriyoruz birbirimize.

Ülkenin gerçeklerini ve ideallerini bir arada görmemiz anlamında makalenin çok da yerinde olduğunu tekrar belirtmek isterim. Keşke her zaman para kaygısı taşımadan ve tamamen "tasarımsal kaygılar" güderek işler yapabilsek. Ama maalesef bu ülkede bu işi yapan insanlar olarak bir şekilde hayatın bize direttiklerini gözlerimizi kapatarak yutmamız gerekiyor. O zaman da evlere şenlik siteler çıkıyor ortaya :)

56. | 18 Ağustos 2006 3:26 tarihinde, volkan demiş ki:

c"eviz.net makaleye cevap" da felaket olmuş. şeye benzedi varoşların webmasterlaruyla üst tabaka webmasterların savaşı.

57. | 18 Ağustos 2006 23:59 tarihinde, Metin AKSU demiş ki:

Ülkemizde web tasarımcısı yetiştiren bir kurum olmadığı için (anladığım kadarıyla kanadada var) durumumuz çürük web tasarımcılarının kendilerini geliştirip büyük şirketlerde yer alması gerçeği şeklindedir.

Hiç kimse üniversitelerimizin bilgisayar bölümlerinde verilen dreamwaver yada frontpage derslerini örnek göstererek web tasarımcısı yetiştiğini sanmasın. Bugün Bilkent Bilgisayar mühendisliği mezunu olan bir arkadaşım bir şirkete web sitesi yapmak için benim gibi bilgisayar ile alakasız bir bölüm okumuş ama kendini web tasarımclığı alanında geliştirmiş benden yardım istiyor ise bu işin okulu yok demektir ve gerçek web tasarımcılığı ancak çürüklerden başlar.

58. | 19 Ağustos 2006 18:26 tarihinde, webthese demiş ki:

Mehmet usta, ben bunların birçoğunu söylüyorum bazen müşterilerime... elimden geldiğince dikkat ediyorum ama ne yapayım bazen listedeki şeyleri söyleyiveriyorum. Beni çarmıha gerin... (özür diliyorum yazıyı çok geç okudum ben)

59. | 20 Ağustos 2006 18:35 tarihinde, Engin demiş ki:

Etrafımız ne yazık ki bunlardan dolu. Biraz acımasız bir liste olmasına rağmen, doğru tespiteler yapılmış.

60. | 21 Ağustos 2006 13:22 tarihinde, Umut demiş ki:

"Hiçbir şey elle kodlamanın mükemmelliğine erişemez, hiç kimse de elle kodlayabilecek kadar mükemmel değildir."

Yukarıdaki söze yaşamımın bu döneminde renkler, tasarım mimarileri, kullanışlılık ve onbinlerce satırdan oluşan kodlarla boğuşurken ve birkaç milisaniyelik fazladanişlemci gücünü veritabanından kazandıracak teknikler geliştirmeye çalışırken fark ettim.

61. | 21 Ağustos 2006 17:55 tarihinde, Oya demiş ki:

Merhaba,

Yeni yeni web tasarım eğitimi alıyorum. Bir tanıdığım bu siteyi tavsiye etti. Kendi web sitemi hazırlama çabası içindeyim. Uzun senelerdir özel firmaların bilgi işlem departmanlarında çalıştım. Şimdi kendi işimi kurmaya çalışıyorum.

Tasarım ile ilk kez ilgileniyorum, program yazma , sistem kurma, bt altyapısı ile ilgili tüm işlemleri gerçekleştirmek ve departman yönetimi gibi birçok görevleri yerine getirdim. Umarım tasarım konusunda da başarılı olurum. En azından kendi tasarımlarımı yapabilirim.

Öğütlerinizin hepsi doğruyu yansıtıyor. Web tasarımın web programcılığından ayrı olduğunu ve programcının tasarım işini yapamayacağını söylediler. Sizce bu söz ne kadar doğrudur?

62. | 23 Ağustos 2006 10:48 tarihinde, murat demiş ki:

Tasarımcılar olarak oncelikle müşterilerimizi değiştirmyi ilke edinmeliyiz Türkiye olarak tasarımda kaç yıllık bir mağzimiz olduğunu unutmamalıyız müşterimizi eleştirmeden önce kendimizi ve halkımızım sosyal ekonomik yönden ne gibi şartlar içinde olduğunu unutmamalıyız havalardan atıp tutmak kolay olsa gerek ki insanlar reklamda ve tasarımda piskolojinin önemini unutuveriyor ilk başta gelen algı ve toplumun piskolojisidir şu anda gercek Türkiye kobilerden oluşan bir Türkiyedir kobileri bizim eğitmemiz gerekiyor onları bilinçlendirmek bize kalıyor bu yazıları kavunu bile koklayarak alan insanlara yazıyorum acaba kendi oturduğunuz semt insanlarına hiç tasarım hakkında sorular sordunuzmu biz bu tasarımları havaya yapmıyoruz değilmi bi hedef kitlesi olmak zorunda değilmi bilmiyorum benmi yanlış anladım veya cok abarttım ama konuşmak ve yazmak istediklerim bu kadardır.
özenti ülkenin özenti tasarımcıları olacağımıza kendi ülkemize biraz dönmeliyiz gibi geliyor ne dersiniz.

63. | 24 Ağustos 2006 23:02 tarihinde, akgün demiş ki:

+1

katılıyor ve tebrik ederim
müşterilerime - önce sizinle yüzyüze konuşalım ne istiyorsunuz anlıyayım
ona göre projelendirip teklif vereyim nelerin sizin için gerekli nelerin gereksiz oldugu konusundada ayrıntılı (brief) bilgi verecegim

dedigimde topuklayan çok oldu..

ancak..

tabiii yaparızz.. oooo elbette introda olacak tabi butonlar yanarlı dönerli dedigimde müşteri gülümseyerek ödeme yapıyor..

hata nerede

insanlara kullanabilecekleri ve kullandırabilecekleri bir websayfası sunmak ve bunu dogru adımlar ile programlamak / kullanıcı dostu olarak inşa etmek..mı?

yoksa gereksiz anim gif buton vs. ile göz boyayıp kartvizit şeklinde sayfaya atmakmı ?

64. | 27 Ağustos 2006 2:22 tarihinde, Tolga ergönenç demiş ki:

Yazılarınıza ''Bloglar alemi'' vasıtasıyla ulaştım.Gerçekten keyifli yazılarınız var.Keyifli derken içerik olarak son derece zengin,akıcı olmalarını kastediyorum.Dolaştığım profesyonel sitelerdeki özensizlik yazdıklarınızda nekadar haklı olduğunuzu gösteriyor.Zaten bu tür hatalar site sahibine oldukça çok zarar veriyor düşüncesindeyim.Yazılarınızın devamını merakla bekliyorum.

65. | 28 Ağustos 2006 0:37 tarihinde, Murat Durak demiş ki:

Valla arkadaşım takdire şayan bir yazı okudum mest oldum ne güzel dile getirmişsin saygıyla önünde eğiliyorum ama bu zihniyet değişmez diyorum ben şahsım adına ve bu böyle gelmiş böyle gidecek derim ben...

ama yinede umutlar eğitimden geçiyor Cem Yılmaz'ın dediği gibi EĞİTİM ŞART

66. | 29 Ağustos 2006 12:22 tarihinde, nabıZ demiş ki:

Bir sirket sahibi bana gelip 200 dolara site yapiyorlarmis bana da yapar misin bir tane dese, o zaman template klasorumu acarim, 'HTML'den Kim Korkar' kitabimi da raftan indiririm kimse kusura bakmasin :) demiş bi arkadasımız

Aynen :D sana katılıyorum
amaç para kazanmak değilmi ;) ehehhueh

67. | 30 Ağustos 2006 16:40 tarihinde, vehbi sercan demiş ki:

Hassas noktalar üzerinde düşünülmeden değerlendirmelerde bulunulmuş.Kimsenin kimseyi rencide etmeye hakkı yoktur.Dahası bu maddelerde rencide etmeden de öteye varan bazı gençlerin hakkına girme seziyorum...

68. | 31 Ağustos 2006 22:57 tarihinde, Barış UĞUR demiş ki:

Web sayfası pazarlayan, tasarlayanlardan önce; sanırım müşterilerin vizyonlarını değerlendirmek gerekir. Taktir edersiniz ki, arz ve hizmet amacını tayin eden de müşteridir.

Kurumsal kimliğini internet ortamında sunmak, iş-akış süreçlerine verim katmak isteyen şirketler, sanırım yukardaki gibi maddeler içeren teklifleri eleyeceklerdir.

Ancak; kurumsal kimliği, tescilli ismi, patentli ürünleri olmayan şirketlere de hizmet vereceklerden, bu 20 maddelik listenin dışında kalmalarını beklemek sanırım ütopik olacaktır.

Bir web sayfası ile amçalanan bir değil; kimisi teknolojiyi kullanmak, kimisi ise ona öyle yada böyle sahip olabilmeyi arzular. "Teknoloji Kimin Umrunda" diyenler de , malesef ki diyemeyenler de var.

Not. Bahsettiğim iki şirket türünü tanımlarken kullandığım kavramlar kıstas değil, örneklerin akılda canlanması için kullanılmıştır.

69. | 01 Eylül 2006 6:09 tarihinde, D. Sercan Duman demiş ki:

Yazdıklarınıza katılıyorum. Ama böyle insanalr olmasaydı, İyi ve kötü çalışan olmazdı. Sizi doğru tespitlerinizden ötürü tebrik ediyorum.

70. | 05 Eylül 2006 17:19 tarihinde, Arman ACAR demiş ki:

Dostum kesinlikle güzel bir yazı yazmışsın ve mümkün olduğuncada çok kişiye ulaşması gerekiyor bu yazının.

Bir çok kişi bu yüzden kandırılıyor.Ucuza tasarım yaptıracağım diye ucuz paralarındanda ediliyor.İnşallah bu yazını bir çok kişi okur ve birazda olsa akıllanır

71. | 10 Eylül 2006 0:16 tarihinde, Tankut demiş ki:

Her Tasarımcı bu aşamalardan geçmiştir... Bunun bu kadar eleştirlerek başlamak gerekli.. Zaten arz talep meselesi bu.. Eğer Birde buraya ben size müşteri profili yazsamm... Tam komedi olur.. Ne kadar ekmek o kadar köfte meselesi olay..
Kimse böle tasarımcılara zaten büyük paralar vermez.. Zaten bu amatörlerde para kazanmak için değil tecrübe kazanmak için bu kalitesiz işleri yaparlar diye düşünüyorum...
Ayrıca hazır flash scriptlerden de kimseye zarar gelmez.. İyi editliyorsan ne güzel neden yenisini yapmakla uğraşasın ki vakit nakittir..
Birde takıldığım konu CMS ler olmasa türkiyedeki tasarımcılar ekmek yiyemez.. Türkiyede PHPNuke, Joomla, Mambo, WordPress, E-Commerce gibi php cms leri yazacak kimseyi tanıyormusunuzz... Bırakın bunları bir tane php scrip yazan var mı? bir elin parmağı kadar.. O yüzden kimse kendini kandırmasın...
Yaf bizim popcularda yılarca yabancı pop müziğe tr söz yazıp Türk pop müziği diye yutturmadılar mı? hala böle devam ediyo ya neyse..
Yani durum bu..
Teknolojiyi ya üretirsiniz ya da kullanırsınız.. Malesef biz millet olarak hep kullanıcıyız.. Cünkü verdiğimiz eğitim ve imkanlar teknoloji üretmeye yetmiyor..

Haa bu arada sizde WordPress kullanıyorsunuz... Ama güzel olmuş :)))

Yazınızı beğeniyle okudum ince eleştiri güzel ama o kişileride incitmemek gerekli onlar sayesinde para kazanıyoruz bence.. Bi müşterim yaf 100 milyona site yapıyolar dedi bana bende onlara yaptır o zaman dedim 6 ay oldu hala benim site yerinde duruyor taş gibi demek ki iyisini istediği fiyata yaptıramamış.. Utancından bana da gelemedii :))

Bence kimse emeğini ucuza satmasın arkadaşlar.... Kolay gelsin..

72. | 12 Eylül 2006 18:18 tarihinde, Ceyhun Alaca demiş ki:

Yorumlar son derece subjektif ve anlamsız abartılar içeriyor. Aradığında annesi çıkıyorsa, pazarlamadan anladığı ünide sattığı tişörtlerse vs. aslında bütün maddeler öyle ama bunları görünce o kişinin uygun olmadığını anlayamayacak olan zaten yoktur ki. Bu tip sıralamaları yaparken genelde kimsenin düşünmediği veya ilk planda göze çarpmayan detayların yazılması daha doğru diye düşünüyorum. Örneğin sitede iletişim bilgilerinde şirket adres ve telefonu olup olmamasının, iletişim telefonunun sabit hat olması gerekliliği gibi detaylar, müşteri portföyü amcaoğlu hırdavatçısından ibaret olan gibi ucuz mizahi örneklerden daha uygun diye düşünüyorum. Amacım yermekden ziyade biraz daha özen gösterilmesi.

İyi çalışmalar.

73. | 13 Eylül 2006 4:21 tarihinde, Cem Gencer demiş ki:

Geneline katılsam da;
12. maddeye katılamayacağım; zira benim gibi 'gerçekten' eski toprakların (commodore ve amiga zamanından kalan dinazorlar başta) özellikle tercihleri arasında notepad olmasa da amaca uygun bir bir editörü (editplus da bir editör sonuçta) ince optimizasyonlarda asla elden bırakmaz. böyle birine çürük değil, ince işçiliğe meraklı denilebilir ancak.
ayrıca:
- oradan buradan parça kodlar apartıp bir araya getiren,
- flashkit'ten yamama flash efektleriyle banner'lar yapıp müşterisine itekleyen
- eş-dost portfolyolardan işleri kendininmiş gibi göstererek iş kapmaya çalışan
- aracı olup da %50'lerde komisyonlar alan
- onu da bunu da yaparım, şunu da yaparım, o da olur diye diye müşteriyi uyutup da son güne kadar el ense keyif yapan
- oradan buradan duyduğu bu alanda başarılı isimlerle çalışmış gibi gösteren
çürükler de var ortalıkta...

74. | 19 Eylül 2006 4:12 tarihinde, Teltel demiş ki:

Gercekten herkesin okuması gereken bir yazı. Fakat müşterilerin tasarımın altını üstünü koklamadan sadece ucuza almak istemeleri bir çok tasarımcıyı da çürük yapıyor. Kötü bir kısır döngü, ama ülkemizin gerçeği... Peki böyle me kalmalı? Hayır elbette ama ben senelerdir bu soruna çözüm bulamadım...

Herkese selamlar, yazılarınızdan dolayı tekrardan teşekkürler.

75. | 19 Eylül 2006 12:21 tarihinde, Murat Durak demiş ki:

bir çok arkadaşı anlayamıyorum MEHMET Beyin makalesini dikkatli okuyup resmin tamamına bakmak neden uzak bizlere aradan herkes bir madde seçmiş kimi gülmüş kimi kusura bakmayın demiş bir arkadaşımızda karşı manifestosunu hazırlamış siteye yerleştirmiş iyi güzelde genel olarak MEHMET beyi anlayan biri yok buraya yazı yazanlardan anladım diyen arkadaşlarada ben inanmıyorum (kusura bakmayın) bu makalenin yazılma sebebi tamamen farklıydı anlayan anladı ve alması gereken dersi aldı aslında ama yorumlarımızı yapmaktan kaçınmıyoruz iyisiyle kötüsüyle herkes yazmış sohbete katkıda bulunmuş ne güzel...

iyide ne öğrendik ?

76. | 03 Ekim 2006 23:39 tarihinde, Aliye demiş ki:

Evet... kesinlikle herkes okumalı.

77. | 04 Ekim 2006 23:56 tarihinde, Murat İLGAZİ demiş ki:

21.madde alan adı hosting ve tasarımı 100$ hallederiz.

Bu nasıl bir maliyettir nasılbir çalışma sistemidir.? Çürük web tasarımcısı değil, "Çürük Web Satıcısı" bunlardan kurtulmamız yakındır.

Herkeze Saygılar ...

78. | 05 Ekim 2006 2:37 tarihinde, Barış UĞUR demiş ki:

Daha az emek, daha az maaliyet...

Şablon siteler ( template ), hazır sistemler kullanılarak; var olan web sayfaları müşteriye göre belli oranlarda özelleştiriliyor sadece. Özelleştirme tasarımda olabileceği gibi sadece içerik ve logo(banner) girdileriyle de sağlanabiliyor ve böylece emek sadece editörlük ( edit ) seviyesinde kalıyor.

Bu yöntem kullanılarak oluşturulan web sayfaları, açık kaynak kodlu "içerik yönetim sistemleri" ( CMS ) sayesinde, yönetim paneli olan dinamik sistemler dahi olabiliyor.

Bu yöntemin, herhangi bir başka emeğe tecavüz edilmediği varsayılırsa, müşteri ihtiyaçlarını karşıladığı sürece; en verimli yöntem olduğunu düşünüyorum.

Sorun, birilerinin 100$'a bu tür yöntemlerle web sayfaları yapıp satmasında değil. Varsa bir sorun, bu kadar emekle ortaya konan hizmeti, 100$'ın çok daha üstünde fiyatlara pazarlamaktadır.

"Çürük Web Tasarımcısı" adı altında sunulan eleştiriye parallel olarak sorulması gereken soru başkadır.

İhyitaçlara göre mi , zevke göre mi ? Neye göre tasarlıyoruz, programlıyoruz...

***

İhtiyaçları belirlemek, analiz etmek, "web projesi" yürüten ekiplerin asli görevi olmalıdır. Ortaya çıkarılan ihtiyaçlar doğrultusunda; çeşitli çözümler, yöntemler mevcuttur. "Şablon siteler" de kendilerine göre bir ihtiyacı karşlıyabilirler.

***

Benim ekleyebileceğim 21.Madde ise,

21- Türk Ticaret Kanun'undan bahsediyor, web sitesinin zorunlu olacağını söylüyor ise,

79. | 06 Ekim 2006 12:46 tarihinde, Hüseyin Gödek demiş ki:

WEB DESIGN , bir sanattır ... ( Herkez yapamaz ) İşste Sorunumuzda bu bu sanatı yapamayan yeteneksiz insanların bu alana zıplaması ...

Programlamaya bişi diyemicem ...

80. | 20 Ekim 2006 5:50 tarihinde, Sercan demiş ki:

1 bilader bir webmaster evinde işini yapıyorsa 1 O anda Telefon Ailesinden birinde ise Açıp Konusmaya Hakkı vardır bunun bi problem olacağını dusunmuyorum
2. bir webmaster firima sahibinden daha çok konusması lazım sebep(onu etkilemesi için 2. sebep ise şirket/firima sahibine neyin ne olduğunu anlatarak kendı işini kolaylatması ıcın Daha Fazla konusup karsısındakı İnsanı küçültmeden ne yin ne oldugunu anlatması lazım buda sana der olsun bilmedıyğın konularda kendını üste cıkarma diyicek başka birşey yok dediklerine hiç katılmıyrum Desing by SercaN

81. | 21 Ekim 2006 16:52 tarihinde, akif demiş ki:

büyük hocam
kusura bakma ama sende bi zamanlar bunlardan biiriydın unutma!!!!!!!!!!!
PR güzelmış :)

82. | 28 Ekim 2006 13:50 tarihinde, erdem demiş ki:

Bir kere herkes istediği gibi site yapabilir. ister parasız isterse para karşılığı. kimse anasının karnından site yaparak doğmadığı içiin ve bu mesleğin bence tek eğitimi internet sitesi yapmak olduğu için hiç problem değil. bu işin bir kuralı yoktur. müşteriye 3 kelimeli konuşmak yada html kitapları kıstas olamaz. tek kıstas dinamik ve göze hoş gelen bir site. buda hayal gücüne denktir. html, php yada başkabişey öğrenmek zor değildir ama yaratıcı olmak zordur. oda kendini belli eder. ayrıca bu makaleyi yazan arkadaşda bu yollardan geçmiştir eminimki.

83. | 01 Kasım 2006 17:07 tarihinde, Cem OKTERŞAN demiş ki:

Öncekili sevgili hocamıza yazı için teşekkürler.

Yazıyı kötü eleştiren arkadaşlarada birkaç şey söylemek istiyorum..

Yıllardır web tabanlı yazılımlar yapıp hayatımı geçindiren bir insanım. Hala bir firmada aynı işle meşgulum. Yukarıdaki maddelerin çoğu %100 doğru maddelerden bazılarınada kişinin konuşma/kişilik yapısına bağlıyorum.

Tanıdığım birçok tasarımcı/yazılımcı oldu, birçok firma ile çalıştım. 7 yıldır bu işin içerisindeyim ve bu yazıya katılmamak mümkün değil.

Hiçbir zaman çok iyi olup ben notepadde site yaparım mükemmelim diyen bir tasarımcıyla karşılaşmadım. Ancak bu insanlar zaten ağzıyla değil işleriyle/referanslarıyla kendilerini kanıtlayan insanlar oldu hep.

Yazılımlarıma arayüzler yapmaları için tasarımcı arar dururum yaptığım mülakatlarda özellikle dikkat ettiğim konu benden fazla konuşmamasıdır; benim isteklerime cevap vermesi yeterlidir bana iş öğretmek isteyenle/gereksiz kasılma yapanla/yapmadıklarını yapıyor gösterenle/benim isteğimi dinlemeyip kafasına buyruk çalışanla değil dürüst ve isteklerime karşılık verebilerek çalışan insanladır benim işim. Çok konuşma reklamı yansıtıyor gerekli seviyede reklam bir ürünü sattırır ama aşırı promosyon o ürünün elden çıkartmak zorunda olduklarını anlatır. O ürüne güven olmaz.

Ucuz kelime %100 doğru bir tespit. Ucuz etin.... yorumlamaya gerek yok.

Bana 3 alternatif sunmada harcağıdın enerji ve zamanı 1 tasarımda toplarsan o yapacağın 3 tasarımdanda başarılı bir çalışma çıkacağı kesindir.

Türk Ticaret Kanunu web site zorunluluğunu söylemekle birlikte dinamik sayfaları istiyor hazır şablonlarla bilgisiz tasarımcılarla hazırlanan sitelerin dinamikliği merak edilir.

Hocama tek katılmadığım konu eğer freelance çalışan biriyle iş yapmak zorundaysak onun evini aradığımızda aile fertlerinden birinle görüşmek zorunda kalabiliriz. Şuan bir işyeri sahibi olmayan çok yetenek var memleketimizde..

Yorumu dahada abartmak istemiyorum..

Saygılar..

84. | 12 Kasım 2006 17:30 tarihinde, Sinan demiş ki:

Merhaba, doğruları çok olan bir yazı, ancak işin ilginç yanı şu, herkes aynı şeyin peşinde şu dünyada, daha fazla takdir ve daha fazla para. Oysa "anlatabileceklerin bilginden çok karşındakinin anlama kapasitesine bağlıdır" sözüne kendimizi inandırmamız gerekiyor.

72 milyonluk TC'de, "web ile haşır neşir" sıfatını hakeden belki 500 bin kişi dışındaki 71 milyon beşyüzbin kişi varken, ortalama eğitim seviyesi ilkokul 3 iken, elbette web tasarımı işi veya sektörü de belli bir gelişme süreci yaşayacak.

Şimdi bu işi yapan tasarımcılara sorsanız size güzel bir site tasarımından marka oluşturma noktasına kadar (neredeyse kendini reklam ajansı yerine koymaya kadar yani) değişik bir yelpazede değer ve görev biçecektir.

Öte yandan kör satıcısının kör alıcısı var sözünü hatırlayalım, ben de isterdim ki şu web işini güzel ülkemde bilen ve becerebilen 3-5 kişi olsa (ilk yıllarda öyleydi veya öyle sanılıyordu) herkes web sitesini bana yaptırsa, bende sayfası bin dolara site yapıp, 3 yılda altımda X5 üstümde tripleks, yanımda da double blonde gezsem isterdim.

Ama lanet olsun, web template diye bişey çıktı mertlik bozuldu, bi de dot net mi ne liseli çocuklar e-commerce site yapmaya başlayınca işin tadı tuzu kaçtı demi?

Neyse, su akar yatağını bulur...

85. | 02 Aralık 2006 3:12 tarihinde, Gulten demiş ki:

Süper elinize sağlık

86. | 06 Aralık 2006 8:47 tarihinde, Şeref AYDIN demiş ki:

Gerçekten Sizi tebrik etmek istiyorum çok güzel bir yazı,yazıyı aralık ayında fark etmem beni çok üzdü.Gerçekten günümüzde firmalar da hep ucuzdan yanalar;en ucuz hosting - en ucuza tasarım gerçekleştiren firma,grafiker vs. vs. Sadece internet üzerinde değil iş akışlarının gereği kullanmaları gereken her kanal da bu böyle...İş böyle olunca ortaya webmaster ım diye çıkan arkadaşlar da , Gerçek tasarımcı ya da tasarım firmalarının portföyünü etkiliyor.Güzel yazı ben ders çalışmaya gitmeliyim eLLerine SağLık.

87. | 09 Aralık 2006 18:15 tarihinde, cem demiş ki:

Son 2 yılı profesyonel olmak üzere 5 yıldır web tasarım ve programlamayla uğraşıyorum. Yukarıdaki maddelerin hiç birine uymuyorum ancak bu yazıya katılmayan arkadaşların da haklı oldukları taraflar var. Şimdiye kadar sayısını hatırlayamayacağım kadar firma ile görüştüm. 50'nin üzerinde irili ufaklı firmaya tasarım yaptım ve gördüm ki yukarıdaki maddeleri bazı müşterilere uygulanmasına imkan yok. Biz her ne kadar müşteriyi doğru yönlendirmeye çalışsak da sonuçta ödeme alabilmek için müşterilerin beğendikleri şeyleri önlerine koymak durumunda kalıyoruz. Ülkemizdeki kobilerin bir çoğunun ( büyük küçük ayırt etmeden ) vizyonu yok ki web sitelerinde vizon yaratmaya çalışalım. Bir pazarlama stratejisi yada hedef kitlesi yok.

Ancak umudum var çünkü işletmelerin yönetimlerindeki kuşak değişimiyle birlikte işletmeler artık vizyonlarına ve pazarlamaya gereken önemi vermeye başlıyorlar. Bu da zamanla web sitelerine yansıyacaktır. Şu anda aldığımız projelerin büyük çoğunluğu yenileme projeleri ve firmalar artık web sitesi kavramına bundan 5 yıl öncesine nazaran daha bilinçli bir şekilde yaklaşıyorlar.

88. | 15 Aralık 2006 3:08 tarihinde, Osman S Borutecene demiş ki:

Konuyla alakalı olarak: Biz sorduk yüz dolara yapıyorlar

89. | 15 Aralık 2006 16:58 tarihinde, hakan demiş ki:

cok guzel açıklamıssınız ne yazıkkı ülkemizde web ile ilgili cok sorunlar yasıyoruz müşterilerle bıktırıcı tabi :) ben mynet okul sistemi gibi bir firmaya yazacaktım tasarımda super olsun dediler.ok dedik . fiyata gelince ben istanbuldaki buyuk firmalardan fiyat aldım bir çoğu yapamayız dediler biri 2500 ytl fiyat dedii bende adamlara 2000 ytl cektim ama programlamayıda tasarımıda kendim yapacaktım aspindirden çalmayacaktım :) adam fiyatı kabul etmedi daha ucuza yaptırırım dedi 400 usd ye yaptırdı ama siteyi gorseniz ağlarmısınız gülermisiniz bir iletisim formu bir ziyaretçi defteri tasarım yok hıı bide kayan haberler koymus yapmıs siteyi :) olan adama oldu 400$ ıda gitti şimdi dovunuyor gelsitemizi yap diye yani piyasada gezinen programcı tasarımcıyım diyen xxxxx ler kaliteyi düşürüyor,,,,, yazının süper olmuş basarılar

90. | 16 Aralık 2006 15:43 tarihinde, evren demiş ki:

Maddeler arasında herkes için paye alınacak noktalar var. Layıkıyla tasarım yaptırmayı planlayanlara referans diyorum.

91. | 18 Aralık 2006 16:39 tarihinde, seckal demiş ki:

21) Referansları oto sanayi sitesindeki kaportacı ve oto cam ustalarından oluşuyorsa... Bu emekçi arkadaşlara googleda ilk sırada çıkacaksın diye hizmet satmaya kalkanlar var yaw. O da ayrı bir makale konunuz olsun...

92. | 20 Aralık 2006 1:32 tarihinde, FuuK demiş ki:

Gerçekten güzel bir yazı olmuş özellikle de

Aradığınızda telefonlara annesi cevap veriyorsa

bölümü.

93. | 10 Ocak 2007 1:01 tarihinde, Gürkan Kılıç demiş ki:

:):):)
Harika bir yazı olmuş.
Ve "Çürük Müşteri" listesi oluşturma fikrinede katılıyorum. Çünkü ikiside birbiri ile direkt bağlantılı. Müşterinin şöyle janjanlı birşeyler istiyorum yada sitem öyle uçsun böyle kaçsın gibi isteklerinin olduğu bir ortamda her köşe başına bir tasarımcı düşmesi ve yukarıdakileri uygulaması doğal.
Çürük müşteri ve çürük web tasarımcısı birbirini tamamlıyor bence.
Bence bu sektördeki herkesin okuması gerekli.
Okuyunuz,okutunuz.:)

94. | 22 Ocak 2007 16:47 tarihinde, memet demiş ki:

eeeeeee burası türkiye sen git 4 5 sene mühendislik oku yazılım ögern donanım ögeren adam liseyi bitirsin 3 ayda kursa gitsin alsana bilgisayar mühendisi :)

95. | 31 Ocak 2007 14:43 tarihinde, omurle demiş ki:

İnsanları ve ülkeyi küçümseyerek kendinizi küçümsediğinizin farkına bile varmadan egoistçe ve taraflıca eleştri yapmak sanırım çok kolay.

-Eğitim çok önemli ama bütün dünyada milyonlarca kişi istemediği bir okul/bölüm'de eğitim almış ve çalışmaktadır.

-Yine milyonlarca insanda istediği okul/bölüm'ü kazanamadığı halde istediği işte çalışmaktadır.

Ben birincisiyim ama ikincisi olmak istiyorum!...

Merak ediyorum burada yorum yapan kişiler hangisi?

96. | 10 Şubat 2007 13:02 tarihinde, Hazar demiş ki:

Yazınız gerçekten güzel, takdir ediyorum. Ancak "arayınca annesinin çıkması" konusunda nacizane düşüncemi belirmek istedim.
Kimse anasının karnında öğrenmiyor, bu konuda hemfikiriz herhalde. Kendim de dahil olmak üzere birçok arkadaşım ucundan kıyısından, her tarafında "websiteme hoşgeldiniiz" yazan sitelerle başladık. Hala da matah birşey yaptığımı düşünmüyorum, düşünmüyoruz. Peki gelişme olasılığı bulunan ve kendini sürekli geliştiren, yetenekli istekli ve yaşı gereği ailesinin yanında yaşayan genç arkadaşların hevesleri, "kendilerinin dışında tutulmadığı" bu gibi yazılarla darbe almıyor mu sizce? Bence bir kısmı ayrı tutsak daha iyi olacak. Sizin kastettiğinizi, makalenizin tamamını bir bütün olarak inceleyince rahatlıkla anlayabiliyorum ve doğru. Ancak bazı "çürük müşteri"ler çürük karar alma yetkileri ile bunu yanlış anlayabilir. Ortalıkta 18 yaşını doldurmadan hosting "şirketi(!)" açan yüzlerce insanımız var, iş ahlakı ve mesleki sorumluluğun ne olduğunu bilmiyor çoğu haliyle. Ancak, bilenler de var. 16 yaşında MCSE olup, yol haritasına CCNA koyan arkadaşım da var, geçen sene yazdığınız yazıya bu kadar uzun cevabı şimdi verdiğim için üzgünüm. Yeni gördüm. Demek istediğim, herkesin aynı kefeye konmaması, seçkin kişilerin ayrılabilmesi. Türkiye'de de ne kadar destek veriyorlar tartışılır tabii. Gelişmeye engel olundukça daha çok "kasap" yetiştireceğiz galiba ulusça. Yaşım 17 bunu da belirteyim, Saygılarımla.

97. | 11 Şubat 2007 11:43 tarihinde, Termnax demiş ki:

Yazı Harika Olmuş :)))
Bir çok noktada doğru tespitler yapmışsınız.Ancak bazıları bana biraz acımasız geldi sanki.Bilmiyorum sizlerin görüşleri bu konuda ne olur.
9. ve 10. maddeler bana göre iyi bir tasarımcınında içinde bulunabileceği grubu kapsıyor.

9 madde ile ilgili "Aradığınızda telefonlara annesinin cevap vermesi" gayet olağan bir durum bana göre.Neden?
ÖR : iyi bir tasarımcı illaki tek başınamı yaşamak zorunda? yani adam çok iyi tasarımlar başarabiliyor bir firmada çalışıyor ve yaşıda 16-18 civarında...
bu yaştaki her insan ailesiyle birlikte yaşıyor çoğunlukta.
Çocuk şirketten çıktı eve geldi ve akşam görüşmek için evi aradınız.Annesinin veya babasının veya kardeşinin telefonu açma olasılığı olamaz mı?

Bu sadece bir örnekti..

10.Maddeyide anlayamadım. Adama ne zaman haber vermek gerekir? Belki ara ara durum raporu alıp müşterinin istkleri doğrultusunda tasarıma yön verilebilir belki.Ama "bitince ararız" demesi adamında bekleyeceği birşey.Tabi bitiş için kesin süre verilmiş ise (ÖR : 16 gün gibi...)

Yazı için teşekkürler Tekrar :D

98. | 17 Şubat 2007 4:33 tarihinde, ed-ad demiş ki:

o kadar harika bi yazi ki.. o kadar hoşuma gitti ki.. bir de arada verilen kinayelerde cabası :) çok beğendim.. yazınız 08 temmuz 2006 da yazılmış.. ve ben geç kalmışım hemen hemen.. neyse.. devam ediyorum.. umarım sıkmam..

tanımadığınız bir insanı nasıl işe alırsıınız sorarım size.. ? naparsınız.. ya da birini tanımak için ilk naparsınız.. bakarsınız.. kılık kıyafetine.. hareketlerine.. kullandığı sözcüklere.. ses tonuna.. saçının rengine.. bence web tasarımı çok ama çok önemli.. herhalde türkiye de pek iyi gören insanlar yok.. gözleri bozuk ya da bu milletin ( kastteiiğimiz kişilerin )... benim de bir blogger blogum var.. ben çok memnunum.. hatta arkadaşım bana bir adres aldı bir host.. kendim kullanayım diye.. ama ben blogger'ı tercih ediyorum ( oraya wordpress kurmuştum ) kendi siteme ulaşamayınca çıldırıyoprum haliyle.. neyse bi ara alırım diye devam ediyorum.. ben bi kere manyak derecede özen gösteririrm görünüme.. ( aynı zamanda çizim de yaparım.. belli mi olur web master olacağım tutar.. bu kuraları çiğnemem o zaman ) sanıyorlar ki web tasarımcısı olmak kodları alt alta yazmak.. web tasarımcısı diye sanıyorlar ki kodların ne işe yaradığını bilmek.. bence insanlar hade be ordan diyebilir.. ama bence sanattır.. ciddiyim ki sanattır.. iddaa da ederim.. aksini kanıtlasınlar..

ruhu olmayan bir şablon.. siteye giriyorum.. bakıyorum rezil ötesii.. rezil yaa.. ben o siteden ne medet umayim ki ?.. ben önce tasarıma bakarım.. derim kii oo adam iyi bi takım geçirmiş üstüne demek ki bu adam önemli biri.. bu adam bi şeyler yapıyor.. ne ayak bu adam derim...

ben kendi blogger blogumın görünüşünü değiştirdim.. bunu gören bazı samimi olmayan arkadaşlarım ki... bunu küstahça söylerim.. ( evet küstah ve terbiyesizim biraz ) samimi de olamayız.. aynı şöyle dediler efendim bana

" abi sen de web tasarımcısı olabilirsin.. harika yapmışsın.. "
" napmışım birader anlamadım ki "
" resimler bilmem neler bunlar işte"
" anladım"

bana web tasarımcısı diyorlar .. duydunuz mu.. gülemiyorum bile.. iyüzüm kaskatı kesildi... mimiklerim dondu...

yakın zamanlarda ya da belki daha sonraları bir host edinicem adam gibi bi host.. ve paraya kıyıp bi tasarım yaptıracağım... ben sayfaya baktığım zaman şöyle demeliyim " bu siteyi arada bir takip edim ben"... ben bile.. inanın ki.. hani bu yazı görmediğm bi aralar.. nasıl tasarım yaparıdm acaba bu siteye derdim içimden yapsaydım eğer.bilseydim..

ilk önce şirket binasına girerim.. neresi nasıl bi yer kimler çalışıyor.. bi hikaye yazmaktır ... ben çizgiroman yazar çizerim.. karikatürize edilmiş çizgilerim vardır.. o bakımdan meğiilli olduğumu düşünüyorum... mousle çizdim her şeyimi henüz.. yakında tarayıcı da alcam... bakarım şirket binasına.. adamların ne sattığına.. kim bunların müşterisi... kim bu adamlar.. ne kadar büyük.. yani düşünün ki.. alakasız olcak ama anlayacaksınıxz beni sanırım.. coca cola' ya kırmızı pepsi ye mavi kırmızı nasıl gidiyor.. bir ambelm bile önemli.. logo.. ya da her neyse....

sinirim bozuldu biraz benim yazıyı görünce.. yapanlar vardır kesin.. bunların yaptığı remen milleti enayi yerine koymaktır... müşterinini yaptığı çürüklükte terbiyesizliktir.. bir karta yazılıp bırakmalar ( yorum yazan kişi bkz).. bilme neler.. zaten türkçe sayfalarda doğru dürüst tasarım mı var.. kaç tane sayabilir misiniz.. evet sayabilirsiniz.. o kadar az ki sayılacak kadar.. güle güleeee.... ( yazarıma teşekkürler burdan çok-çok.. ellerin dert göresin eskimeyecek bi yazı.. geç kaldım demişim ama... her şey hala aynı sanırım ... )

99. | 20 Şubat 2007 15:12 tarihinde, HÜSEYİN DEMİREL demiş ki:

Yapılan yorumlardan, açıklanan örneklerden harika bir konu olmuş. Bitmeyen uğraşların ardından "Nedir yani yaptığın, 4-5 sayfalık bir site, 2-3 resim bir intro... birde istenilen ücret.. COK PARA!." Her emek kötü de olsa ücretlendirilmeli. Bu yurdum insanının bu inançtan kurtulup kendini teknolojiye yakıştırması oldukça uzun sürecek galiba.,
Çürük tasarımcının el kitabından notlar harika.

100. | 22 Şubat 2007 8:20 tarihinde, onur tırpan demiş ki:

bikaç madde sanırım bana uyuyuor, sanırım değil. uyuyo işte, :)

fakat bende halen gelişmekteyim, bu web tasarım işini para için yapmıyorum, he iş geldiğinde yapıyoruz o ayrı birşey ama direk para akzanayım bundan amacım yoktu hiçbir zaman. bazılarınızın belki tanıyacağı webthese (t-infection)[volkan karakuş] abimin xoops temalarını alıp kullanmışımdır uzunca süre. birisi yanıtlasın şunu, xoops kullanarak site yapanlar, html ile destekleyen ve içeriğini oluşturanlar (kısaca ben) acaba çürük müdür? çürükmüyüm ben??

saygılar, yazı güzel :) tasarımcı/müşteri ikisi de süper.. teşekkürler

101. | 22 Şubat 2007 8:15 tarihinde, onur tırpan demiş ki:

birde şöyle bir şey söylemek istiyorum. çürük hacker, bu makale de çok tutar.. bi el atın, hatta şuan aklımızdan ilk 10 madde geçiyo..

102. | 23 Şubat 2007 11:45 tarihinde, kamil demiş ki:

evet böyle tasarımcılar vardır, ama şöyle bir yaklaşım da sergileyebilirler:

"çürüğüm ama, parayı ben kazanıyorum..."

bu da hayatın bir gerçeği...

103. | 24 Şubat 2007 0:25 tarihinde, akifi demiş ki:

yamehmet kardeşim sende bu yolardan geçtın unutma....

104. | 26 Şubat 2007 23:20 tarihinde, night demiş ki:

komik sadece komik...

ceviz.net size gerekli cevabı vermiş zaten

105. | 07 Mart 2007 2:59 tarihinde, özgür demiş ki:

üstteki yazı klasik bir "ben o kadar okul okudum, şimdi adamın biri geliyor okumadan işimi elimden alıyor" feryansıdır... ki kendisi açısından komik bir durumdur. örneğin ben grafikle uğraşıyorum ama edebiyat benim gerçek hedefim. şimdi edebiyat öğrencilerinden iyi yazıyorsan, o bölümü okuyan öğrenciler elbette kendilerini yerden yere vuracaklar. seni "hor görmeye" hatta "aşağılamaya" bile çalışabilirler ama bu onu daha iyi bir yere taşıyamıyor ne yazık ki.
örneğin kill bill, rezervuar köpekleri gibi filmlerin yönetmeni tarantino hiç okul okumamıştır ve bu konuda kendisin geliştirmiştir. birçok kült filme ismini yazdırmıştır. şimdi tarantino mu kaliteli işler çıkarıyor yoksa okullu mustafa altıoklar mı :))

ne demiş sayın yazır;
-eğer önceden belirlenmiş bir web tasarım fiyat listesi varsa, eğer belli bir fiyat listen yoksa bu sefer müşteri "işi bilmiyorum diye beni dolandırıyor" hissine kapılıyor...
-her beş kelimeden biri 3 harflik kısaltmalardan oluşuyorsa bu kötü webmaster veya yazarın deyimiyle "çürük webmaster" mı oluyor.
acaba kendisi PHP, CSS, ROR, WEB, RSS, CMS, XML, API'ye ne diyor, "agu" mu :))
açılımlarını verse veya programı hakkında bilgi verse, sanki karşıdaki kişi bu çok mu anlayacak :)) eğer tabii anlayacaksa neden söylemesin...
-aradığınızda telefonlara annesi cevap veriyorsa :)) bu gerçekten yazarın "cehaletini" gösteren bir madde olmuş. Siz bir müzisyene iş verirseniz ve onu aramak isterseniz evde bulabilirsiniz değil mi!... çünkü adam evinde çalışıyor. peki bu webmaster için neden olmasın. bir şirkette çalışan veya ajansta çalışan webmaster evde çalışandan daha mı kaliteli işler çıkarıyor!... peki avrupadaki grafik, resim, sanat işçilerinin çoğu ofisi evindedir...
ha! eğer madem "kalite" için ofis gerekiyorsa, ofisten kolay ne var?
yazarın yaptığı süt şirketlerinin "sokakta aldığınız süt sağlığınıza zarar veriyor" gibi komik ve saçma anti reklam kampanyalarına benziyor. sanki süt şirketleri sütü kendileri üretiyor :))

ne diyor sayın yazar, programları lisanslı ve para vermesi gerekir, eğer grafik programlarına binlerce dolar vermiyorsa kötü webmasterdir. niye maddi durumu el vermediği için o programlara o kadar para vermeyip, bir şekilde elde ediyorsa, o programlar tasarımcının yaptığı işi bozacak mı :))

daha doğrusu bu yazı bir ajans sahibi veya orada çalışan bir elemanın mantısız feryatlarıdır. çağın gerçeklerini kabullenemeyişi ve ayak uyduramamasıdır. teknoloji o kadar çabuk gelişiyor ki, sizin daha kaliteli ürünler üretmeniz gerekir. eğer üretemiyorsanız böyle basit siteler yapıyorsanız, müşteri de "ne var bunda, buna yakın bir şeyi bende yaparım" diyebiliyor. ve siz de işinizi kaybetme tehlikesiyle mantık dışı hareket edebiliyorsunuz.

ne yazık ki tasarımcılar olarak işimiz daha zor, bunu kabul etmek lazım. aslında bu her sektör için geçerli. artık ev ürünü şarkılar, ev yapımı filmler, ev yapımı web siteleri yapılıyor. siz çok çok iyisini yapacaksınız veya yok olacaksınız :))

106. | 07 Mart 2007 20:58 tarihinde, Savaş Tekin demiş ki:

Komik, hem de çok komik. Ben yukarıdaki maddelerin hiç birine sahip değilim, zaten tasarımcı olduğumu da iddia etmiyorum. Fakat tasarım işi yapmak isteyenleri böylesine aşağılayıcı, kendini tepede gören bir makale de olamaz. Bu makale tamamen ticari kaygılardan dolayı. 10 birim fiyat verdiği bir işi 1 birim fiyata çaylaklara kaptıranların düşüncesini yansıtabilir.

- HTML öğrenmek için ne tür bir kitap bulundurmak lazım kitaplıkta? Senin kitabını mı? Bu durumda benim kitaplarımı alanlar "ActionScript" çürük tasarımcı mı oluyor. Madem öyle senin kitabını alanlarda çürük tasarımcı.
- Ve bana söylermisin dürüstçe, bilgisayarında kaç yazılımın lisansı var, ya da burada kendilerini "profosyonel" olarak görenler söylesin. Buradan kesinlikle yazılım korsanlıgına karsı oldugumu bilmenizi isterim ki bende lisansız program bulunmamakta.

Ha, bazılarında hemfikiriz. Ama kimse anadan doğma tasarımcı ya da her ne ise ki siz programıclıkla tasarımcılığı da iç içe geçirmişsiniz, olmuyor. Bu deneyimler zamanla kazanılıyor.

107. | 08 Mart 2007 0:55 tarihinde, ÖzgürCan demiş ki:

Savaş Hocam Yumruk Yemeyen Kendi Yumrugunu Balyoz Sanarmışya O Hesap (:
Sana Tamamen Katılıyorum Hocam.
HTML ögrenmekmi :D Siz Onları 0-6 Yaş Arası Gruba Ögretin.
Ticaretten Başka Bişey Yapmak İçin Degil Bu Makale.
HTML ile ilgili Bir Kitapta Ben Çok Gereksiz Buluyorum.
GEREKSİZZZZZZZZZZZZZ!

108. | 03 Nisan 2007 13:15 tarihinde, Doğan demiş ki:

Eh hocam ne yapalim, text tabanlı ortamda çalışmaya başladım , c ve betiklerine yanaştım sonrada html de patladım elbetteki text editorleri kullanbiliriz :) elbette kurur duyabiliriz , bu gayet normal değil mi? üzüldüm açıkcası o madde için :)

109. | 11 Nisan 2007 2:13 tarihinde, web tasarım demiş ki:

ben bir çürük tasarımcıyım :)

110. | 15 Nisan 2007 19:32 tarihinde, SalihS.Demir demiş ki:

Merhaba, yazılanları okudumda kendime baktım bunların çoğu bende mevcut, ama profesyonel denilen şirketlerin yaptığı siteler benim yaptığım sitelerin yanında tasarım yönünden "çürük" kalıyor.Yani bir şeylere sahip olmanın yanında okulunu da geçtim, bu bir yetenek işi.

Çürük tasarımcılar olmasaydı profesyonel tasarımcılar nasıl olacaktı, kimse anadan doğma tasarımcı veya coder olarak doğmaz, bu şekilde insanların şevkini kırmak gereksiz.Site kötü mü.Siteyi yaptıran şirket beğeniyorsa sorun yok bizim açımızdan, zaten "çürük" tasarımcılar yapmasa onların site yaptıracağı da yokki, adam site açalım diyor herşey güzel domain fiyatından ürküyor ya 10 YTL nedir.

HTML mesela benim için başlangıçtı zaten onsuz tasarım olmaz, fakat bazı şirketler HTML sayfalardan para kazanıyor buna şaşıyorum,

Fiyat listesi şöyle 5 HTML sayfa, Flash Logo, İletişim Sayfası 300 YTL nasıl?

Şimdi kim çürük?

111. | 08 Mayıs 2007 16:19 tarihinde, metinn demiş ki:

Merhaba gerçekten çok sıkıntılı bir konuya değimişsiniz.Ama şu varki siz ne kadar mükemmel tasarım yapabilirseniz standartlara uyarsanız müşteride sizin yaptığınız tasarımı berbat etmek konusunda başarılıdır.

müşteri :"ya bu yazılar küçük olmuş büyütelim biraz,logomuz küçük kalmış onuda büyütelim bi zahmet,Renklerde can canlı olsun şöle biraz,xxx("profosyenellikten uzak berabat bir site uçan kaçan yanan sönen şeylerden ibaret ") diye bir site var ne güzel yapmışlar ona benzetsek.Birazda hareket katalım uçsun yansın sönsün bişelerki dikkat çeksin...." daha uzar ve gider.

yani müşteri bilinçlenmedikçe ne tasarımcı güzel tasarım yapabilir nede profosyönel işler ortaya çıkar kanaatindeyim.

112. | 10 Mayıs 2007 19:13 tarihinde, uzm@n JR demiş ki:

güsel bir makale ama tek tarafına katılmıyorum

"Ana yüz PHP ve CSS olsun, arka planda ise alt yapısı ROR olan RSS destekli bir CMS yapabiliriz. Ayrıca XML verilerinizi açarak API olanağı sağlayabiliriz. Ne dersiniz?
THX, BYE! "

Buranın 1-2 kısmı salla ama

web alanında cogu terim 3 harfli :D bence bu kriter olmamalıdır...

bence web işlerini coluq cocuga değil bu işte en az 5 yılını geçirmiş elemanlara yaptırmalıdır..

tercih sizin

coluq cocuq olup iyi tasarımlar yapanlarda vardır ama tecrübeden yararlanmak

herzaman daha iyidir

113. | 19 Mayıs 2007 5:40 tarihinde, Hasan Kara demiş ki:

Savaş bey;

Genelde yorum yazmakdan çok okumayı tercih ederim insanların bakış açısını anlamak adına;

Açıkçası sizin bakış açınızı anlaymadım malakeyi çok önce okumuştum bu gün şans eseri tekrar bu başlık altında buldum kendimi yorumları okurken sizinkini görünce acaba ben mi yanlış anladım diye makaleyi tekrar okudum;

Mehmet bey "Kitaplığındaki tek kitap "HTML'den kim korkar?" ise" yazmış siz kitap yazan birisi olarak bu cümleyi "kitaplığında html ile ilgili kitap var ise" şeklinde nasıl yorumladınız ?

Ben görsel tasarımdan çok yazılım ağırlıklı birisi olarak yaptığınız tasarım ve yazılımın iç içe geçmesini ise tamamen anlamsız buluyorum.

Yazılım yaparken siz veri tabanı tasarlamıyormusunuz ? projelendirme yapmıyormusuz ?

Tasarımı kelime anlamı ile görsel tasarıma çeviriyorsunuz..

Flash ile alakam pek olmadığı için kitabınızı şimdi duydum ve aklıma şu geldi.Ben o kitabı alıp bitirseydim sonra bu yazınızı okudukdan sonra kendimi nasıl teselli ederdim ?

Malesef ki kitap yazmak bir konudaki yeterliliğinizin olmasından ziyade o konuda bişeyler verebilmek üzerine kurulu olmalı.

Siz kendi içinizde halen daha tasarım, yazılım karmaşası yaşarken, okuduğunuzu yanlış idrak ederken kitabınızı alan insanlar neyi öğrenecek ciddi şekilde merak ediyorum

Not : siteniz veri tabanına ulaşamıyor bilginize;

Saygı ve sevgiler

114. | 12 Temmuz 2007 17:09 tarihinde, bahadir demiş ki:

- Lise ortaokul whatever mezunu adam tasarimcilik/koderlik yapamaz
- yalnizca universite mezunu adam tasarim koding islerine girebilir/yapabilir,

gibi bir yaklasim olmus bu durum

devami soyle gelisir:

- 4 universite egitimi alan adam tasarimci/kodcu olarak mezun olur,
- saglam bi firmada ise girer
- Ondan 4 yil once bu firmaya girmis, eski calisana surekli "abi hani bi fonksiyon vardi, neydi o? zart zurt?" gibi sorular yoneltir

...

Neyse benim bu konuyla ilgili soyleyebilecegim tek sey (sahsi fikrim): herkes tasarimci yada kodcu olabilir, ama kod yazmak icin frontpage / dreamweaver gibi program kullananlar omurlerinin sonuna kadar lamer olmaktan oteye gecemezler.

Birde su karsiki binada "Web Sitesi 299€" diye tabela yaptiran elemanlarda bence hic birsey olamazlar, ne tasarimci ne kodIr ...

115. | 15 Temmuz 2007 3:03 tarihinde, pogrom demiş ki:

evet, sadece html biliorum; javascript, actionscript ve biraz da PHP modifikasyonu yapabiliyorum...

evet, önceden belirlediğim bir taban fiyatım var...

evet, çoğu zaman müşterimden sadece logo ve içerik istiyorum. çünkü daha fazlasını konuşabileceğim bir müşterim olmadı.

evet, müşterime genellikle daha çok gelişen web teknolojilerinden ve sağladığı imkanlardan bahsediyorum; zira o da ne istediğini genellikle bilmiyor...

evet, sitesiin kullanıcıları ile ilgili tek bir soru bile sormam; zira "kullanıcı" kelimesinin ne anlama geldiğinden habersiz çok müşterim oldu...

evet, genellikle siteyle ilgili konuşmalarımda 3 harfli kısaltmaları bolca kullanırım ki, genel müşteri hastalığı olan "bilmişlik"ten kurtulmanın bazen tek yolu budur...

evet, genelde müşterimden fazla konuşurum; çünkü onların konuşabilecek çok fazla bilgi ve planı olmuyor...

evet, sloganımda "uygun fiyat" kavramı mevcuttur; çünkü bu ülkede insanlar kolay para kazanmıyorlar, bütün şirketler holding ya da anonim şirket değil, bütün müşterilerim de zaten "şirket" değil, dahası insanlar kömür madenlerinde ve daha nice berbat işlerde karın tokluğuna çalışırken kahve-sigara-tv-bilgisayar dörtgeninde k.ç büyüterek kazanılan paranın miktarı konusunda şımarıklık yapılması midemi bulandırıyor... herkes istediğine kolayca ulaşabilmeli diye düşünenlerdenim...

evet, bürom yok; çünkü tasarım işi için büroya gerek yok... en iyi tasarım işi rahat olunan ortamda yapıldığından, en rahat olduğum yer olan evimde tasarım yaparım. ve evet, çoğu zaman telefonu bizimkiler açar; rahatsız olan müşterim olmadı, bu da sizin dünyanızın ne kadar "İsveçvari" olduğunu sanırım yeterince kanıtlıyor...

evet, "tasarım bitince size haber vereceğim" dediğim ve bununla birlikte mutlaka makul bir zaman biçerek o zaman "ölesiye" uyduğum bir çok müşterim oldu...

evet, web tasarım düzeyinde olmasa da, offset tasarımlarda ya da logo gibi 2 boyutlu tasarımlarda çoklu seçenek yaratarak müşteriye giderim.

evet, el ile kodlama olayına gerekmedikçe başvurmam; kısa ve basit işlemlerde notepadi kullanırım.

evet, kullandığım programların çoğu lisanssız veya freeware program... dandik programlara yüzlerce dolar vermeyi kahramanlık ya da erdemlilik olarak görüp, "o programalrı hazırlayanların emeği" tiradını atacaksanız atın, zira sizler olmasanız bizler olamayız... bizi yaratan sizlersiniz... ;) öğrenci halimizle program başına ortalama 300 dolar ödeyecek gücümüz olsaydı zaten çalışmaz, o parayı yerdik...

evet, ilk referanslarım hep tanıdıktı... ne masonum, ne tarikatçıyım, ne kökten piyasa kurduyum, ne de çoooooook geniş çevrem var... sıradan bir vatandaşım; tanıdık çevremle başladım, hâlâ da bir çok işim tanıdık aracılığı ile gelir...

evet, tasarımın profesyonel eğitimini almadım, mesleğim de bu değil zaten... ama yarı hobi yarı profesyonel olarak yapıyorum; hem uygun fiyata iş isteyenlerin ihtiyacı görülüyor, hem de bana 3-5 harçlık çıkıyor...

evet, web konusunda anladığım tek şey tasarım... dinamik içerik kodlamayı, RSS'i, API'yi, ileri düzey actionscripti, ileri düzey javascripti, AJAX'ı vs. bilmem... bilen arkadaşlarımla ortaklaşırım, işi paylaşırım... bir tek işten çok kişiye ekmek çıkartırım, bencillik yapmam...

evet, pazarlama tekniklerinin ileri düzey eğitimini almadım, pazarlama da mesleğim değil... ama biraz iş tecrübem, biraz yaşam tecrübem derken ortaya çıkanı tasarıma dökmesini de bilirim... genellikle de müşterilerimin isteğini karşılamış olurum.

evet, flash tabanlı intro da verdiğim hizmetler arasındadır... asla ve asla hazır şablon kullanmam; joomla, mambo gibi şablonlardan uzak durduğum gibi, hazır flash introlardan da uzak dururum...

evet, bir çok sitemde basit javascript uygulamalarını kullanabilmiş olmaktan dolayı sevinç yaşamış, eşe dosta gururla göstermişimdir... :)

evet, dinamik içerik, iler düzey kodlama ve bilemediğim diğer hususlar konusunda kodlama yapan arkadaşlarıma danışarak müşterilerimin bir kısım sorularına yanıt veririm; zira ben herşeyi bilmem, bilemem, bilmeme de gerek yoktur... nasıl ki her doktor her branşta uzman değilse ve sadece her branş hakkında temel bilgiye sahip olup tek bir branşta uzmanlaşıyorsa, ben de tek bir konuda kendimi yeterli görüp her konuda "laf ebeliği" yapmaya kalkmam. yalan söyleyip atacağıma, müşterime "işi bilen arkadalarıma sormam lazım" diyerek en azından dürüstlük ilkesine uymuş olurum ve ayrıca müşterimi olası bir zarardan korumuş olurum.

KISACASI :

evet, ben bir "çürük tasarımcı"yım...

ve siz burnu büyükler...

siz yaptığınızı "iş" zannedip, 2-3 tasarımla ev-araba almanın hayalini kurmaya devam edin... bu ülkenin sorunu bu zaten : herkes kendini dev aynasında görüp kıymetinin bilinmediğinden yakınıyor... oysa ki; kimse ne bulunmaz Hint kumaşı, ne de dünyayı kurtaran TEK ve BÜYÜK kahraman...

sitenin ismi gibi...

ALTI ÜSTÜ TASARIM...

kendinizi ve "iş"inizi bu kadar abartmayın...

yaşadığınız ülkenin gerçeklerini de unutmayın...

"İsveçzâdeler" sizi... :)

116. | 17 Temmuz 2007 9:08 tarihinde, Halid demiş ki:

Mehmet bey, tebrikler güzel bir yazı. Ancak;

Bunların hepsine dikkat ettiği takdirde işlerini o kadar itinayla yapıp piyasada işsiz kalan o kadar firma var ki anlatamam...

Ama bunların haricinde "Çürük" diye tabir ettiğiniz Web Tasarımcı arkadaşları görüyoruz. Yaptıkları HTML tasarımlarla bile - ki bunların çoğu Warez Template Monster temaları - binlerce dolarlık işler kaldıranlar var. Kusura bakmayın bi aralar bir televizyon dizisinde olduğu gibi;

"Kıroyum emme para bende!!.." tarzında tasarımcı arkadaşlar çok. Hele hele kenar köşe tasarımcıları diye tabir edilen arkadaşlar öyle bir piyasayı ele geçirmişki; 10 yaşın