ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Doğru Nedir?

03 Mayıs 2006

Geçenlerde Bildirgeç websitesinde moroccom tarafından yazılan yazı dikkatimi çekti:

Kültür ve Turizm bakanı bir yerde konuşmasında "dangoz" kelimesini kullanmış. hürriyet bu kelimenin anlamını ekşi sözlük'ü kaynak göstererek vermiş. Koskoca gazetecilersiniz memlekette bir sürü argo sözlüğü var. Ekşi sözlük gibi doğruluğu kanıtlanamayan ve dezenformasyon entrylerin de olduğu bir siteyi kaynak göstermek gazetecilik ilkelerine uygun mu?

Ben de bu yazıya yorum olarak şunları yazdım:

Evet çok uygun. Hatta takdir edilecek bir olay. Buna "The Wisdom of Crowds" deniyor yani birçok "çok bilmeyen kişinin" bilgisi, bir adet çok bilmişin bilgisinden daha üstün ya da eşittir. Ayrıca, Ekşi Sözlük, "vatandaş gazeteciliğinin" en güzel örneğidir. NY Times, Business 2.0 gibi birçok saygın gazete ve dergiler araştırmalarına Wikipedia ile başlıyor. Aynı mantık Türkiye'de Ekşi Sözlük için neden geçerli olmasın?

Francis Galton, yalnızca uzman görüşlerine inanan, uzman olmayan kişi fikirlerinin hiçbir öneminin olmadığını savunan, 19. yüzyılda yaşamış bir İngiliz bilim adamıydı. Bir gezintisi sırasında, küçük bir köyde yapılan "öküzün ağırlığını tahmin etme" yarışmasına tanık oldu. Bu yarışmaya katılmak isteyenler, bilet satın alıyor, köy meydanında sergilenen öküzün ağırlığını tahmini olarak bir kağıda yazıp, çekilişe katılıyorlardı. Öküzün gerçek ağırlığına en yakın tahminde bulunan kişi, öküzü ödül olarak kazanıyordu. Bu yarışmaya, Galton'un uzman diyebileceği kişiler, yanı kasaplar ve öküz yetiştiricileri katıldığı gibi, birçok "uzman" tanımına girmeyen meraklı, köy ahalisi ve ziyaretçiler de katılıyordu. Hatta "uzman" tanımına girmeyen kişilerin sayısı, uzmanların sayısından kat kat daha fazla idi. Galton, yarışma sonrası, tahmin kağıtlarının hepsini toplayıp, sonuçlara göz attı. Sonuçlar, Galton'un, uzmanlık ve uzman görüşü hakkındaki hayat felsefesini tamamen değiştirdi. Yarışmada sergilenen öküzün gerçek ağırlığı 543 kilogramdı. Yarışmaya katılan 800 kişinin tahminlerinin ortalaması ise 542 kilogramdı. Bu gösteriyordu ki, topluluğun – uzman olmayan kişilerden bile oluşsa – görüşleri, 1 kilogram kadar bir yanılgı payı ile büyük bir doğruluk taşıyordu. Bu deneyi defalarca tekrarlamasına rağmen, konuyla alakasız toplulukların sunduğu fikirlerdeki doğruluk payı, Galton'u şaşırtmaya ve inandırmaya yetti. Başka bir örnek ise "Kim 500 milyar ister?" televizyon yarışmasında, yarışmacının, telefon joker hakkında kullandığı uzmanın, sorulan soruyu cevaplamaktaki doğruluk payı yüzde 66 iken; soru, stüdyoda bulunan ve uzman olarak tanımlanmayacak seyircilere sorulduğunda çıkan doğruluk payı ise yüzde 90. Bütün bunlara, yukarıda James Surowiecki "The Wisdom of Crowds" adını veriyor kitabında.

Bazen bir konuda, o konuda uzman olmayan birçok kişinin fikirleri, uzman görüşlerinden bile değerli olabiliyor. Bu nedenle, bizler, uzman olduğumuz konu hakkındaki – bilgi seviyemiz nedeniyle – küçük detayları ya da "doğruluğu" uzman olmayan birçok kişinin fikri ile kesinlik kazanacak bazı gerçekleri göz ardı edebiliyoruz.

Hepimiz okuma-yazma biliyoruz. Türkçe'de ki alfabe konusunda uzmanlık derecesinde bilgimiz var. Peki ben size bu harflerin yalnızca bir kısmını göstererek bir yazı yazsam, bu yazının doğruluğundan ne kadar emin olabilirsiniz? Örnek mi? Aşağıdaki resme göz atın. Ne yazıldığını çıkarabiliyor musunuz?
Ne yazıldığını çıkarabiliyor musunuz?

Eğer "Doğru Nedir?" kelimesi yazıldığını zannediyorsanız, şimdi buraya tıklayarak tam olarak ne yazıldığını okuyabilirsiniz.

"Doğru nedir?" sorusunun cevabını verebilmek için "güven" kelimesini iyi anlamak gerekiyor. Siz, yukarıda kısmen görünen kelimenin "Doğru Nedir?" olduğunu düşünüyordunuz. Bunun bir nedeni ise hem kendinize güveniniz, hem de benim size bu konuda yalan söylememe inancınız. Bu güven zedelendi mi, bundan sonraki davranışlarınız, sizin her şeyi yeniden sorgulamanıza neden olacaktır. Örneğin eğer bu site, sosyal yazılım sistemi ile oluşturulmuş olsa idi, aranızdan biri, yukarıdaki resmin “doğruluğu” konusunda şüpheye düşecek ve belki de “doğru nedir?” yazısını, sosyal katılımcılık bünyesinde değiştirecek ve diğer okurların “doğrusu” ile örtüştürmeyi başarabilecekti. Peki Ekşi Sözlük böyle bir güveni zedeleyecek kadar yanlış bilgilerle mi dolu? Bizler Ekşi Sözlüğe güveniyor muyuz? Birbirini tanımayan fakat bir konu hakkında bildiklerini birbirinden bağımsız şekilde yazan binlerce yazarın birlikte ortaya çıkardığı bir oluşumun size güvenilebilirliği konusunda ne kadar şüpheli davranabiliriz.

Bilgirgeç'de ki yazıya yazılan bir yorumda şunlar yazıyor:

[Aynı mantık Türkiye'de Ekşi Sözlük için neden geçerli olmasın?] Olamaz, zira Wikipedia kendi kendini denetleyen ve doğru bilgi vermek üzere kurulmuş bir sistemdir. Kesinlikle bilgi arakı yapmazlar.Ekşisözlükte de oto kontrol mekanizması vardır lakın birbirine küfredenleri sözlükten uzaklaştırma işine yarar. İşkembe-i kübradan sallamayı engellemez.

Zaten eksi sözlüğünde 1998'de yılında yanı Wikipedia'dan 3 sene önce oluşturmaya çalıştığı da bu değil mi? Kontrolsüz, birbirine güven üzerine kurulmuş bir sistem değil mi? Zaten aynı güven ve sistem, verilerin "vatandaş gazeteciliği" yöntemiyle oluşturulduğu, tasarımın bizlerin yazdığı verilere yalnızca bir bidon görevi yaptığı Wikipedia'yi bugün ki durumuna getirmedi mi? Wikipedia, bugün, dünyadaki popüler ilk 20 site arasında, bir milyar kelime ve 5 milyar/ay görüntülenme rakamlarına ulaşmış durumda.

Wikipedia'nin kurucusu, bu güven ve kontrolsüz (ya da öz-kontrollü) sistemin neden geleceğin sistemi, tasarımı olması gerektiğini bir örnek ile anlatıyor:

Diyelim ki siz bir restoran sahibisiniz. Bu restoranda, müşterilerinize pirzola veriyorsunuz. Bu demektir ki pirzolayı kesmek için onlara keskin et/pirzola bıçağı da vereceksiniz. Keskin bıçaklar tehlikeli olabilir. Müşteriler birbirini bıçaklayabilir. O halde siz, müşterilerin oturmaları için çelik kaplı küçük hücreler inşa etmelisiniz ki müşteriler birbirlerini bıçaklamasın. Bu kötü bir toplum modeli. Kimse bu şekilde restoran tasarlamasa bile maalesef sosyal topluluk yazılımları bu barikatlar altında.

Ekşi Sözlük bence Türkiye'nin gurur duyması gereken, güvenirliliğini bana ve binlerce kişiye defalarca kanıtlamış bir sosyal topluluk yazılımı. Bu tip sosyal düşünce, yazılımların içine girdikçe, bizler hem doğru kararlar alabileceğiz hem de bilginin, enformasyonun maliyeti düşecek. Düşünün, bundan 10 sene önce öğrenmek istediğiniz bir kelimenin size maliyeti ile günümüzü karşılaştırın. Neredeyiz? Ben, Ebay'den bir şeyler satın alırken, diğer kullanıcıların, satıcıya verdiği yıldızlara bakıyor; Amazon'daki okuyucu değerlendirmelerini okuyor, Ekşi Sözlük'de bir kelime ya da konu hakkında bilgi ediniyor; Flickr'da hiç tanımadığım, bilmediğim yerlerin resmine bakıyor; Bildirgeç'de başkalarının ilgisini çeken ve başka bir şekilde belki de öğrenemeyeceğim konular hakkında ilginç yazılar okuyorum. Ve bütün bunların hepsi, hiç tanımadığım binlerce İnternet kullanıcısının, sosyal yazılımlara katkısı ile gerçekleşiyor. Bu katılımcı sosyal yazılımlardan doğruyu seçip, bulmak ise bana kalmış. "Doğru Nedir?" kavramını bırakıp, başkaları için ne gibi doğrular, bizim doğrularımızla örtüşüyor onu anlamaya çalışalım.

Beni twitter'de takip edebilirsiniz: @mehmet_dogan

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 19:28 civarı yazılıp Bilgi Mimarlığı, Oradan Buradan, Web Sektörü dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri twitter'de ara ve bul: | | |
 

Bu yazıya ait 23 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 03 Mayıs 2006 21:16 tarihinde, ogun genco demiş ki:

ben sınavlara çalışacaksam bile ekşisözlükten yararlanıyorum :)
Bir çok bilgiyi öyle güzel dillerle anlatıyorlar ki, birşekilde akılda yer ediyor.

2. | 04 Mayıs 2006 0:37 tarihinde, derinsular demiş ki:

Kültür Bir Fotoğraf Makinesidir

3. | 04 Mayıs 2006 1:44 tarihinde, Tansel Güçlü demiş ki:

Tartışmayı okurken de size fazlasıyla katılmıştım. Genelde bu tarz kollektif birliktelikler çok önemli işlere imza atıyorlar. Özellikle ekşi'de aradığımız kavramlarla ilgili çok farklı bakış açılarına rastlayabiliyoruz. Bu bence harikulade bir şey.

4. | 04 Mayıs 2006 9:41 tarihinde, mecmua demiş ki:

Ekşi Sözlük'ün oluşturduğu bilginin doğruluğu veya yanlışlığı değildir bence eleştirilen. Ekşi Sözlük ile Wikipedia'nın mukayesesi de zannımca yanlıştır. Wikipedia'da amaç özgür veya daha doğru anlamıyla bedelsiz bir ansiklopedi birikimi oluşturmaktır. Ekşi Sözlük'ün çıkış amacı eğlenmek, uygulamadaki sonucu da binlerce kişinin belli bir kalıp çerçevesinde kaleme aldığı metinlerdir. İkisi de kendine özgü bir kanalda ilerlemektedir. Birbirine ne dil planında, ne fikir planında alternatif teşkil edemezler.

Hürryet haberinde bir argo kelime için Ekşi Sözlük'ün referans gösterilmesi, Ekşi Sözlük'ün konu olmadığı bir haber için elbette gariptir. Çünkü okuyucusunu bilgilendirmek isteyen bir gazetecinin öncelikle başvurması gereken daha kurumsal kaynakları olmalıdır. Ekşi Sözlük sayfalarıyla sınırlı bir gazeteci dağarcığını elbette istemiyoruz hatta bunlardan çok çekiyoruz.

Eğer gazeteci, haberinde, öncelikle biçimsel bir argo sözlükten alıntıya ve sonra internetteki informal karşılıklara yer vermiş olsaydı, görevini itiraz edemeyeceğimiz bir disiplinde yapmış olurdu. Hatta tebrik ederdik. Bak adam kaynak taraması yapmış, interneti bile ihmal etmemiş diye.

Ekşi Sözlük elbette benzersiz, eşsiz bir projedir. Ama olduğundan fazla değerli hale getirmek, hem o siteye hem de okurlara yapılacak bir haksızlıktır. Zaten sitenin şu anda yaşadığı hukuki sorunlar da bu haksızlığın bir alametidir.

Ve son olarak kanatimce, "Doğru nedir?" gibi felsefi bir mütalaya gitmeyecek kadar kolay yorumlanabilecek ve tartışılabilecek bir konudur bu.

5. | 04 Mayıs 2006 9:20 tarihinde, Aykut Demirci demiş ki:

Uzun zamandır katı şekilde savunduğum ve inandığım şeyleri zaman içerisinde değiştiriyorum. Değiştirmek zorunda kalıyorum. Bunlardan birini de değiştirmeme neden olan 'bakış açısı' yüzünden değiştirdim;
-->Doğru muğlak, soyut bir kavramdır.

Artık herhangi bir şey için bu 'kesinlikle doğru' demeden önce oturup düşünmek gerektiğine inanıyorum. Herşey gibi doğrular da değişiyor. Yaşadıklarımıza, içinde bulunduğumuz çevreye, okuduğumuz kitaplara, başımıza gelen güzel olaylara yada kazalara göre şekil alıyor doğru denen hamur.

Aslında özet, iki kelime ardına saklanmış durumda fakat apaçık gözümüzün önünde duruyor belkide;

--> BAKIŞ AÇISI..

Baktığımız açıyı değiştirdikçe farklı şeyler görmek korkutmamalı bizleri.
Şaşı bakmalı bazen hayata, doğrulara.. Şaşı bakmayı denemeyen insan hiç şaşıramaz bu hayatta. Hayatını doğru şekilde harcar. Kendi 'doğrularıyla'...

6. | 04 Mayıs 2006 11:27 tarihinde, sahip demiş ki:

Doğru , iki nokta arasındaki düz çizgiye denir.

Bilimsel olarak ispatlanmış gerçeklere biz doğru deriz.

Genel kabul görmüş, insani özellik ve ahlak kuralları insanların doğrularıdır.

Tüm bunların hepsi, hatta ilk madde bile görecelidir ( izafi). yeni fizik ile birlikte bir çok doğru kabul edilen kanunların değişebileceği ya da aslında öyle olmadığı görülmüştür.

Ne kadar insan varsa o kadar da doğru var/ olabilir (mi?)
İnsanın doğrularının fiziki dünyamız için ne kadar yanlış olduğu ortada değil mi?
Tüm yukarıda anlattıklarımın , yazının konusunda uzak olması, benim doğrularımın farklılığından kaynaklanması mı beklenir?

Sonuçta tek doğru var= Okumak, çok ve çeşitli okumak!
Saygılarımla.

7. | 04 Mayıs 2006 13:05 tarihinde, nasli06 demiş ki:

Argo Sözlüğü : Toplumun çeşitli zümresinden insanların anadildeki sözcüklere yeni anlamlar yükleyerek, kendi dilini yaratma çabası sonucu ortaya çıkardığı dil olan argo kelimelerden oluşan kaynak,

Ekşi Sözlüğü : İnternet kullanıcılarının bir araya gelerek sözcüklere yeni anlam ve yorumlar katarak oluşturdukları kaynak,

olarak tanımlarsak,

argo=ekşi sözlük her ikiside aynı. Her ikiside; kollektif olarak oluşturulmuş, düşünce, duygu ve güdüleri, bir şekilde bildirmeye yarayan sözcuk veya sözcük guruplarından oluşan anlatım biçimlerinin toplandıkları kaynaklar.

Yazıda konu edilen Bakanın argo kelime kullanması nedeniyle gazetenin kelimeyi tanımlamada argo veya ekşi sözlükten birini referans vermesi çok doğal ve kaynak zenginliği açısından da çok güzel. Belki haberi yapan kişi için tek eleştiri konusu, yorumcu ‘mecmua’ arkadaşın

‘…..Eğer gazeteci, haberinde, öncelikle biçimsel bir argo sözlükten alıntıya ve sonra internetteki informal karşılıklara yer vermiş olsaydı, görevini itiraz edemeyeceğimiz bir disiplinde yapmış olurdu. Hatta tebrik ederdik. Bak adam kaynak taraması yapmış, interneti bile ihmal etmemiş.... ', diye belirttiği gibi, daha araştırmacı davranmamış olması olabilir.

Kısaca =) Doğru nedir? sorusunun yanıtı ise Kime göre ? sorusunda yatıyor.

8. | 04 Mayıs 2006 15:59 tarihinde, Süleyman Sönmez demiş ki:

Doğru: Çok olasılıklı uzay - zamanın tekil bir yönde çökmesidir. Bu garip cümle aslında fizikten alınma. Bizim anlayışımız gerçekliği ve bilginin düzenleniş şeklini değiştiriyor.

Yazıda "doğru"dan ziyade "bilgi" sorgulanmış ikisi farklı şeyler. "Bilginin doğrulanması" desek daha yerinde olur.


Bir bilgi arayan kişinin onun gerçekten doğru olduğuna inanabilmesi için sözkonusu kaynağın büyük sayılar kuramına uygun sayı ve nitelikte katılımcıya ihtiyacı vardır.

Yani eğer wikipedia akademik çevrelerin nefret ettiği bir site olsaydı elimize geçen bilginin tümü öğrencilerin anladıkları kadarıyla yazdıkları olurdu. Ama durum böyle değil. Ekşi sözlük ise son derece ilginç bir ortam geçen gün ünlü Topoloji muamması "Klein şişesi"ni araşırırken wikipedia "klein bottle" açıklamasında okuduklarım ve ekşi sözlükte okuduklarım beni hangisi doğru demeye itti. Allah'tan ekşisözlükte sonraki sayfalarda çelişkileri saptayan bir iki kişi yazmış.

Bu durumda ekşi sözlük ve wikipedia yıllar geçtikçe daha doğruluk payı yüksek kaynaklar olacaklar.

Ancak sözkonusu dangoz kelimesi olduğunda işler değişiyor. Kelimenin gerçek anlamını bilmenize gerek yok. Çoğu kişi ilk duyduğunda bile kelimeden hoşlanmıyor bir terslik olduğunu seziyor ona en yakın kelimeler listesi dan ve goz lu sözler geliyor...

Burada mesele başvurulan kaynak değil neden başvurulduğu mesela dangoz yanlış olarak ekşisözlükte melek gibi insan olarak tanımlansa gazete yer verir miydi?

Sanmıyorum. Buradaki asıl mesele üslubun makama uygun olmamasıdır. Doğrulamaktan çok söylenecek eleştiri için başvuru kaynağı alınmıştır :)

9. | 05 Mayıs 2006 0:49 tarihinde, emrah serdaroğlu demiş ki:

bir profesör büyüğüm bize şöyle demişti" bu devir INFORMATION, devri diye sunuluyor bize ama esasında devir, KNOWLEDGE devri" demişti ve sunulan gerçeklik yerine kendi ürettiğimiz gerçekliği sunmaya cabalamalıyız diye eklemişti... genel anlamda yazı bunu yansıtmıyor olabilir ancak,bu anımıda anımsatmadı değil...

10. | 05 Mayıs 2006 10:56 tarihinde, Burçak KOÇ demiş ki:

Haber bir yana dursun, bana bu haber içerisindeki dezenformasyon entry tamlamasının neden Türkçe yazılmadığını dair açıklama yapmak isteyen bir kişi var mı?

11. | 07 Mayıs 2006 22:23 tarihinde, denisutku demiş ki:

Mehmet Bey, bu konuda sizi haklı kılan ayrıntıya dikkat çekmemişsiniz: anlamı aranan kelime "argo" bir kelime. Argo terimler için Ekşi Sözlük, dediğiniz gibi güvenilebilir bir kaynak kabul edilebilir, ancak ciddi konularda bu söylem geçersiz kalır.

Şimdi bu salla başı al maaşı manyığıyla, blog yazar gibi haber yazan kişinin hatasını geçip, İnternetteki bilgi kaynaklarının güvenilirliği konusuna odaklanırsak, Wikipedia ile Ek$iSozluk arasında dağlar kadar fark olduğunu kabul ederek başlamamız gerekir.

Türkçede Wikipedia'nın karşılığı Ekşi Sözlük değil Vikipedi'dir. Şu anda bir kaynak olarak kabul edilecek kadar büyümemiş olabilir, ancak bunun sebebi Türk İnternet kullanıcılarının ciddi bir ansiklopedi oluşturmaktansa, laubali bir sözlük oluşturmayı tercih etmiş olmalarıdır.

12. | 09 Mayıs 2006 10:43 tarihinde, Murat Buyurgan demiş ki:

Google'da ekşi sözlük yazınca karşımıza şu çıkıyor:

ek$i sozluk - kutsal bilgi kaynagi
Sözcük ve terimlere espirili açıklamalar getirmeyi hedeflemiş bir sözlük çalışması.
www.sourtimes.org/

Haberi bir defa daha okuyup, Burda kullanılan kelimeyi "Sözcük ve terimlere espirili açıklamalar getirmeyi hedeflemiş bir sözlük" 'ten alıntıyla mı açıklamak gerekir ondan sonra yorumlayalım.

Gayet ciddi, bence vahim bir haberde espirili bir Internet sözlüğünden alınmış bir açıklamaya yer vermek ne kadar doğru?

Haberin vahametindeki algıyı, Bakanın ilginç kelimesine çekmesine destek olacak şekilde ekşizözlükten alıntı yapmak sizce haberin ciddiye alınmasına engel olmamış mı?

Güleriz ağlanacak halimize..

Ben de olaya bu açıdan baktım.


13. | 09 Mayıs 2006 12:02 tarihinde, Kenan Günseli demiş ki:

Ekşi sözlük le wikipedia yı nasıl karşılaştırabiliriz ekşisözlük eğlenceden geyikten başka bişey değildir ve yazılara müdahale edemezsiniz.

14. | 09 Mayıs 2006 19:36 tarihinde, terken demiş ki:

"Bu tip sosyal düşünce, yazılımların içine girdikçe, bizler hem doğru kararlar alabileceğiz hem de bilginin, enformasyonun maliyeti düşecek." Bu cumlenize katilmiyorum. 10 yil once bir kelimenin bize maliyeti biz sozluk parasi kadardi. Simdi ise o kelimeyi internette (bu tip sosyal katilimla olusmus kaynaklardan) ogrenmenin maliyeti bilgisayar, yazilim, internet baglantisi, elektrik parasini kadar oluyor (belki daha baska maliyetler de vardir). Internet kaynakli bilgiye erismek (ve o bilgiyi olusturmak) gecmise oranla ucuzlamis olabilir, ama eskiden kullanilan yollarin maliyetiyle mukayese biraz cetrefilli bir is olarak gorundu gozume. Belki yaniliyorum.

Ikinci olarak, eksi sozluk'un (ve wikipedia'nin) basarisi ve populerliginde onemli baska bir faktor bence icerdigi bilginin dogrulugu ya da "wisdom of the crowd"dan daha fazla olarak "bir tik kadar yakin" olmasinda.

"Wisdom of the crowds" teorisinin secimlere uygulanisini merak ediyorum:) Kitabi alip okumali.

15. | 10 Mayıs 2006 9:58 tarihinde, sahip demiş ki:

terken, gene sözlük alıp bir kelime öğrenebilirsin. bir kelime için sözlük alırsan. aynı şekilde bir kelime için bilgisayar alıp, internet bağlantısı almıyouz değil mi?

16. | 12 Mayıs 2006 8:54 tarihinde, Veysel Özdemir demiş ki:

1.
"doğru nedir" derken öncesinde okuma yazma'dan ve türkçedeki harflerden bahsederek tahmin yapan kişiyi yönlendirmiş oluyorsunuz. sonra'da kişiye türkçe alfabede yer almayan şekillerden oluşan bir resim gösteriyorsunuz. Bu üçkağıtçılıktır.

2.
Ekşi sözlük ile wikipedia'yı karşılaştırırken "ikisi de insanların özgürce yazabildiği bir yer o zaman başvurulabilir kaynaklardır" diyorsunuz ancak önemli bir farkı kaçırıyorsunuz: ekşi sözlük insanların afilli şeyler yazabilmek için yazdıkları, wikipedia ise insanların doğru olması ve başvuru kaynağı olması için yazdıkları bir yer. bu bile yetmez karşılaştırılacaksa daha başka yönleri de düşünülmeli. karşılaştırmalarınızı çok yönlü yapınız lütfen.

3.
"Kalabalıkların bilgeliği" gibi bir konudan bahsederken özellikle dikkatli olmakta fayda var ayrıca. Bu tür bir tartışmanın boyutlarını aşan bir argüman. fazlasıyla riskli ve ölçülmesi bu çerçevede zor, politik olarak tartışmalı, istatistiksel olarak ortalama ile birlikte dağılım, ve standart sapmanında bilinmesi gerekir kalabalığın bilgeliği meselesinde. daha basit olarak size "http://en.wikipedia.org/wiki/Wisdom_of_crowds" ve "http://en.wikipedia.org/wiki/Crowd_psychology" linklerini öneriyorum.

4.
bu konudaki asıl fikrinizi anlamamış değilim. sosyal yazılımların saygı görmesi gerektiğini söylemek istiyorsunuz. ama bunu söylerken maalesef batırıyorsunuz. aman iyi bir sözü iyi bir şekilde söylemek gerekir. yoksa sonuç böyle oluyor.

5.
daha genel bir şey: yazdıklarınızı keyifle okuyordum, ama son zamanlarda bir üstünkörülük görüyorum. belki de okuyucunuz arttı ve yazı yazmak için baskı hissediyorsunuz, belki de bu aralar yazı yazarken tam olgunlaşmasını bekleyemiyor/sağlayamıyorsunuz. lütfen dikkat. en azından benim gibi sizi okumayı seven okuyucular için.

6.
yazmaya devam.

17 12 Mayıs 2006 15:48 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Veysel Bey,

Yorumunuz icin cok tesekkurler. Yazilarimda daha onceden zevk alip okudugunuz tempoyu yakalamaya calisacagim :)

Yorumunuzda hakli oldugunuz bircok kisim var. Ozellikle "uckagitcilik" konusunda. O resmi gostermekteki amacim, benim "kesinlikle" dogru bildigim birseyin, binlerce kisi tarafindan cok farkli algilanabilecegi. Belki anlatimda biraz eksiklik vardi fakat amacim bunu gorsel olarak kanitlayabilmekti. Biraz uckagitcilik yaparak olsada.

Yazidaki tek amacim ise, Eksi Sozluge sans verilmesi gerektigi. Yapilan calisma "millet geyik yapiyor"dan cok uzak ve bence bunun algilanmasi gerekiyor. Wikipedia kadar sahip cikilmasi gereken onemli bir calisma.

Kanimca, Wikipedia'yi, Eksi Sozluk'ten ayiran en buyuk ozellik, herkesin dogrularini dinleyebilmek. Wikipedia'da "Suleyman Demirel benim amcamin ogludur" yazamazsiniz bu gercekten "dogru" bile olsa fakat Eksi Sozluk'te boyle birsey mumkun. Ne kadar onemli bir bilgi tartisilir fakat "yanlis" denilebilir mi?

Daha once de yazmistim. Oyle bir cagda yasiyoruz ki, bize sunulan bilginin miktari, yasanan her cagdan bile daha fazla. Bugun Kuzey Amerika'da yayinlanan New York Times gazetesinin haftasonu versiyonundaki bilgi miktari, 17 yuzyilda yasamis olan bir kisinin hayati boyunca yuzlestigi bilgi miktarindan bile fazla. Boyle bir ortamda cabuk, bircok kisinin katkida bulundugu, bizlerin eleyip, sinayabilecegi bir kaynaga ihtiyacimiz her gecen gun artiyor. Bence Eksi Sozluk bu nedenle cok onemli.

Linkini verdiginiz "grup psikoloji" konusuna kitabimda da yer verdim. Fakat orada ve James Surowiecki kitabindan anlatilan grup psikolojisi hem Wikipedia'nin hem de Eksi Sozlugun isleyis biciminden cok farkli. Orada anlatilan ornekler daha fazla Amazon Tavsiye Kutusu ya da Ebay (ya da GittiGidiyor)'un kullanici rayting'inin bizler uzerinde yarattigi etkiye daha yakin. Bunun Ebay uzerinde yapilan bir calisma kanitlamisti. Buyuk bir sayida olumlu elestri alan kullanicilarin kotu bir ticaret yapsa bile olumsuz elestiriye sahip olma orani cok dusuk. Nedeni ise bizlerin, grubun fikirlerine, kendi fikirlerimizden daha fazla onem vermesi.

Umarim yazinin icindeki ornek ve ton, asil amaci golgelememistir: EKSI SOZLUK'e SAHIP CIKALIM! :)

Yorum yazmaya devam :)

18. | 30 Mayıs 2006 22:55 tarihinde, Cem Salık demiş ki:

Kim 500 milyar ister de seyirciye sorulan soruların doğru çıkma yüzdesinin 90'ken telefonla uzman gösterilen kişiye sorulmasının yüzdesinin 66 olmasının bir nedeni de seyirciye sorulan soruların daha kolay olması.Neye göre kolay derseniz uzmanlık bilgisi gerektirmeyen soruların seyirciye çıkması daha rastlanılır bir durum. Telefonla sorulan kişiye de"uzman" tanımı biçmek doğru değil "tanıdıklar arasında kulağı en kesik olan" demek daha doğru olur. Bu 500m örneği tam oturmamış ama genel düşünceye katılıyorum.

19. | 10 Eylül 2006 21:58 tarihinde, Umut demiş ki:

Bu yazının yayınlanmasından çok sonra bu yazıdaki fikrin genel geçer bir doğru olmadığını kanıtlayacak bir sürü şey aklıma geldi, çoğunluğun bilgisi yanlış ve bazen bu ölümcül olabiliyor, kanıtlayayım:

* Sanırım Fransa'da, metroda yangın çıkıyor ve insanların çoğunluğu hafif eğim oaln tünelde yangından uzağa ve yukarıya kaçıyorlar, hepsi dumandan boğularak ölüyor, aksi istikamate gidenler yaşıyor.

* İzlediğim Tv programları ve rating sistemi yazıdaki teori doğru olsaydı en iyi programları seçmesi gerekirdi.

Bunlar çoğaltılabilir, fakat yazıdaki teori her duruma uygun değil, kesin olarak kanıtlıyor bence bunnar... :)

20. | 25 Kasım 2006 15:05 tarihinde, aynur (fatih sultan mehmet lisesi esenyurt 10-f) demiş ki:

doğru heryerde söylenmemelidir doğru dediğimiz kavram insanlar arasında farklı algılanabilir bu yüzden doğrularımızı heryerde söylelememeliyiz iktidara sahip insanlar doğruları heryerde söyleseydiler şuanda bu konumda olmazlardı

21. | 16 Aralık 2006 18:34 tarihinde, evren demiş ki:

Ekşi sözlüğün wikipedia'dan asıl farkı yorum içermesi ki bazen aradığımız yorum temelli bir bilgi olabiliyor. Yeni oluşan bir trend hakkında, veya wikipedia'da madde oluşturamayacağınız bir konuda başvuru yeriniz olabiliyor.

22. | 05 Mayıs 2007 16:15 tarihinde, serkan demiş ki:

harika bir makale olmuş sonuçta doğru sadece tek ama yorum göreceli oluyor vede insan inandığını doğru biliyor sizlere teşekkür ederim

23. | 27 Temmuz 2007 1:03 tarihinde, alper demiş ki:

ekşi sözlüğü nasıl bir ansiklopedi ile bir tuttunuz anlamadım doğrusu.ukala takımı hepsi.elimde lsa tüm yazarlarını tek tek ziyaret edip tokat delisi yapmak istediği bir site...bu yazı hiç olmamış gerçekten.

internet bir çok içerikte yazılı eski ya da yeni kaynakları tahrip ederek bir içerik sunuyor bizlere.yazıyı kırpmalar,belli içeriği içinden seçip almalar vs. vs. sonucunda okuyanlar tamamen ana içerikten kopuk bir bilgi alıyorlar çoğu zaman.he tabi esaslı içerik sağlayan kaynaklarda var.ama deneyimli kullanıcılar bile merak ettiği konuda araştırma yaparken o kaynağa ulaşana kadar bir çok yanlış ön bilgiyi beynine alarak;olay ya da fikir hakkında bir ön yargıya sahip olarak o kaynağa bakıyorlar..


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?