ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Yeni Tasarım

28 Nisan 2006

Bundan yıllar önce Ebay.com sitesinin arka fon rengi civciv sarısıydı. Bir gün, Ebay'in tasarımcıları, bu rengi beyaz ile değiştirmeye karar verdiler. Amaçları, kullanıcılarına, daha "temiz ve ferah" bir tasarım verebilmekti. Dediklerini yaptılar ve Ebay sitesinin fon rengini civciv sarısından, kar beyaz rengine (#ffffff) çevirdiler. Hem de bir gecede. O dönemde Ebay'de kullanılabilirlik uzmanı olarak çalışan Laura Borns, çok kısa bir zamanda, yaptıkları bu "küçük" değişikliğin, büyük bir hata olduğunu anladı çünkü birkaç gün içinde, Ebay, binlerce kullanıcıdan şikayet emailleri aldı. Bütün emaillerde hep aynı şey söyleniyordu: "Bana eski web sitemi geri ver!". Hatta bazı emailler yeni sitenin yavaş yüklendiğinden bahsediyor, eski sitenin daha "şık ve güzel" olduğunu, bu yeni sitede hiçbir şeyi bulamadıklarını, milyonlarca kişinin kullandığı bu sitenin içeriğine tasarımcıların dokunmamalarını söylüyorlardı. Halbuki Ebay tasarımcılarının yaptığı tek şey, fon rengini değiştirmekti. Bu emaillerin ardı arkası kesilmeyince, Ebay, eski sarı rengi geri getirdi FAKAT her gece sarı rengi bir ton açarak 30 gün içinde siteyi yeniden beyaz fonlu hale getirdi. Peki bu sefer ne oldu? 30 gün sonunda, Ebay fonu yeniden beyaz renge kavuştu ve bunun sonucunda binlerce şikayet emaili yerine yalnızca bir düzine şikayet emaili geldi.

Amazon.com sitesinin tasarımında çok büyük değişiklikler yapıldığı tarihi hatırlıyor musunuz? Peki ya Ebay, Google sitelerinde yapılan değişiklikleri? Yahoo'nun "yeni önce siz tasarımı deneyin!" linkini hatırlıyor musunuz her yeni tasarım öncesi sitesinde bulunan? Peki siz nasıl bir "yeni tasarım" stratejisi izliyorsunuz? Peki Altı Üstü Tasarım'ın yeni tasarımına göz atıp, fikirlerinizi paylaşmak ister misiniz?

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 17:53 civarı yazılıp Tasarım, Web Stratejileri dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | |
 

Bu yazıya ait 28 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 28 Nisan 2006 18:34 tarihinde, Aykut Demirci demiş ki:

Bence şu anki tasarımı gayet hoş blog'unuzun. Ancak yeniside kötü değil.
Seçilebilir olsa çok şık olabilir.. İsteyen istediği tasarımla takip etsin yazılarınızı.. Ben bu stili tercih ederim, fakat diğerine geçerseniz eğer 'yok abi okumam ben bu yazıları artık' da demem hani :)

Yukarıda bahsi geçen tepkilerin ise, ani değişimlere verilen içgüdüsel, insanca yani doğal tepkiler olduğunu düşünüyorum.

Süreç bir zamana yayıldığında ise, yine insanca zaaflarımızdan biri devreye giriyor; yavaş gerçekleşen değişikliklerin farkına varamıyoruz.. Yada önemsemiyoruz..

2. | 28 Nisan 2006 18:45 tarihinde, Bünyamin demiş ki:

Bence su anki tasarimimiz gayet guzel. Yeni tasarımda banner (ust kısım) biraz jan janlı kacmıs. Cok renkli olmus. Yazıları okurken dikkat dagitabilecek nitelikte gibime geldi.

Eski tasarımımıza dokunmayın !!!! :P Saka bir yana da illa yeni tasarım yapacaksak yeni tasarımda olan yeniliklerden tarih kısmı bu tasarıma uygulansa renkelere pek dokunulmasa. Ufak tefek detaylarla degisiklikler yapılsa bence cok daha iyi olur. Yani sonuc olarak ben su anda bu tasarımda yazıları okurken benim dikkatimi yazıdan baska bir sey cekmiyor. Ama diger sitede renkler gozume ilişecek. Sonuc olarak bu sitede kullanıcılara sunulan yazılar degilmi? Ozaman yazıların fontları, fonları vb. degisikliklerle yazılara yogunlasmayı saglamalısınız. Tasarımın cok janjanlı olması gereksiz olur.

Hatam varsa affola.

3. | 28 Nisan 2006 18:00 tarihinde, can demiş ki:

Yeni siteyi kontrol ettim bence eskisinin renkleri daha rahatlatıcı etkiye sahipti.Şu anda düşündüğün etki tamamen dinamik bir site görüntüsünde.Aslında renkler tamamen sitelerin yaptıkları ile de ilintili olmalı diyorum.Örneğin spor malzemeleri sitelerinin renklerinin dinazimi tetikleyen renklerden oluşmasına,bu tür bilgi veren site renklerinin de "gri" dışındaki renklerinin gayet rahatlatıcı etkisi olduğunu düşünmekteyim.Hatta bu tür bilgilendirici,paylaşım sitesine bir de "ney" gibi etkisi derinden hissedilen bir parça da eklense hoş olabilirdi.

4. | 28 Nisan 2006 18:42 tarihinde, dersaadet demiş ki:

sizin sitenizin tasarımında en çok hoşuma giden yön bannerdaki palamutların ve logonun asilliği! kibar, sade ve şık. yeni sitedeki renkler çok acemice olmuş gibi. yani bu kadar canlı renkler yerine belki pastel tonlar daha iyi olabilir. canlı renkler kullanacaksanız birbirine çok uyumlu olmalı, değilse biraz "rastgele"lik ifade ediyor.

evet belki bu sitenin biraz daha "renge" ihtiyacı var ama boya küpüne de batırıp çıkarmayalım:)

bir de yeni tasarımda adınız çok ön planda? gerek yok, gerek yok :)

5 28 Nisan 2006 19:20 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Bu siteyi ben pek kullanmiyorum :)) O nedenle nasil gorundugu benden cok sizinle alakali. Tabi bazi okurlar var ki siteyi yalnizca RSS (abonelik) yontemiyle takip ediyor.

Hani unlu sarkicilar derler ya "ben sizler icin varim!" diye, site (dukkan) sizin. Siz kullaniyorsunuz. Ben istatistikler ve kullanici geribildiriminden olusturdugum bazi yeniliklikleri yeni bir tasarim icinde uygulamak istedim. Sitenin en buyuk sorunu, capraz-referanslardaki yetersizligi ayrica bir bolumden digerine atlamaktaki zorlugu (en azindan topladigim veriler bunu gosteriyor :))

6. | 28 Nisan 2006 19:19 tarihinde, muratkurtuldu demiş ki:

merhaba,

sitenizi dikkatle takip eden kullanıcılarınızdan biriyim. Öyle sadece rss üzerinden metinle yetinmekle de kalmıyor, sitenize girip her sayfayı orjinal düzeninde okuyorum :)

Aslında birçok blogu sadece rss üzerinden takip ederken sizin sitenizi ziyaret edip yazıları burada okuma alışkanlığımı şimdi farkettim.. Meğer tasarımınızı ne denli rahatlatıcı buluyormuşum :)

Renklerin uyumu, paralel tonlarla yakalanan bütünlük ve sitenizin kullanılabilirlik bölümünde bulunan bir çok (bence rehber niteliğindeki) yazı için fevkalade amacına uygun çizgilere sahip bir site "altı üstü tasarım".

Hazır onca okumaya rağmen ilk yorumumu yazmaya başlamışken sitenizle ilgili kısa bir anımı paylaşmak istiyorum; Hatırladığım kadarıyla internette tasarımcıların, reklamcıların kısacası "iletişim"i diğer pekçok meslek dalından epey farklı ve geniş bir düzleme taşıyan "yaratıcı" insanların bloglarını ararken şu an hatırlayamadığım bir google aramasında siteniz gözüme çarpmıştı..

Kendi mecrasından öte birçok farklı kategoriyi sadece "hit" kaygısıyla sayfalarına doluşturan sitelerin aksine "altı üstü" tasarım sadece amaca odaklanmış içerikten oluşuyordu.. Sitenizle ilk deneyimimi yaşadığım o anlarda (belki daha önce gezindiğim sitelerin karmaşasından olsa gerek) bir web tasarımı sitesine göre epey sade bulmuştum.. Sitenizde kullandığınız o grafiğe de başlangıçta pek bir anlam verememiş hatta (biraz daha ileri gideyim :) ) renkler dışında tasarımınızı da "içerikle" pek bütünlüklü görmemiştim.. Tabi bunlar internette işimle ilgili okunacak güzel üretimler ararken rastladığım sözde tasarım sitelerinin beynimde yarattığı uğultuların etkisiyle "bir çırpıda" oluşmuş "yanlışlığı olası" düşüncelerdi.. Fakat sitenizde bir iki linke tıklayıp içeriğini okumaya başladığımda az önceki izlenimlerimin ne denli hatalı olduğunu gördüm..

Şimdi "tasarımı değiştirme" isteğinizi bizlerle paylaşma nezaketini gösterdiğiniz bu yazınızı okurken sitenizi bir kez daha inceledim, evet ilk bakışta çok şaşalı, içerikle alakalı alakasız her kullanıcıyı cezbedecek bir hareketliliğe sahip değil.. Ancak tasarımla ilgilenen yani sitenizin varolma nedenine uygun profile sahip kullanıcılar için "altı üstü" tasarım "yeterli" bir dizayna sahip. Yeterli çünkü gerçekten kullanılabilirliği üst seviyelere çıkartan, gerektiği kadar hızlı ve “temiz” bir arayüzü var..

Elbetteki her tasarım gibi altı üstü sitesinin de kimi eklerle veya düzenlemelerle daha üst noktalara taşınacağı kesin.. Fakat söz konusu değişiklikler tasarımı bütünüyle değiştirecekse bu bir çok kullanıcı için çok hoş olmayacağı yorumlardan da gayet açık olarak gözüküyor.. :)

Yazımı noktalamadan önce son yorumunuzdaki "sizin siteniz" ibaresinden hareketle "altı üstü tasarımı sahiplenerek" mini bir öneride bulunmak istiyorum:

Mademki site bizim, o halde tasarımını da biz yapalım. Ama hemen değil, önce bu siteye yeni neler eklenebileceğini özel bir bölümde konuşup yeni şablon için en azından kimi standartları belirleyelim sonrada tasarımını sizde dahil tüm site okurlarından cesur ve mahir ellere bırakalım :)

Tabi benimkisi sadece bir öneri :)
Sevgi ve saygılarımla.

7. | 28 Nisan 2006 19:57 tarihinde, oky demiş ki:

Hocam, pirinç tepesi paradoksunu bilirsin. Ben onun yerine seneler seneler evvel Susam Sokağı'nda izlediğim bir parodiyi anlatayım: Kurabiye Canavarı'nın (KC) önünde yememesi gereken bir kurabiye vardı. Ancak KC deli gibi o kurabiyeden tatmak istiyordu. Sonunda bir fikir geliştirdi. Yuvarlak kurabiyenin çevresinde gözle fark edilmeyecek küçük ısırıklarla bir tur atacaktı. Bunu yaptı, sonra yine nefsine karşı gelemeyecek bu turların devamı geldi. Her birinnin sonunda, şöyle bir kurabiyeye baktığında, bir öncekine nazaran küçülme gözle fark edilmeyecek düzeydeydi. Ne var ki, bu tular bittiğinde ortada kurabiye falan kalmadı. Seneler sonra buna pirinç tepesi paradoksu dendiğini öğrendim.

Bunun yanı sıra Ebay örneğinde şu ilgimi çekti. İlk değişim sonucunda binlerce şikayet maili geldiğini söyledin. Ebay'in o zamanki ziyaretçi sayısını bilemem, ama binlerce sevmeyen çıktıysa, belki de onbinlerce seven ve hatta bunların içinden binlerce de "aşık" çıkmıştır?

Yeni tasarıma gelirsek, gayet hoş görünüyor. Özellikle son yazının "flaş haber" gibi ön plana çıkma fikrini çok beğendim. Yalnız genel atmosfer olarak sitenin içeriğiyle kullandığın renklerin pek uyuşmadığını, kısacası yadırgadığımı belirtmek isterim. Bunun yanı sıra, şu anki tasarım daha profesyonel ve rahat görünüyor. Eğer elimde olsaydı, böyle devam etmeni seçerdim.

8. | 28 Nisan 2006 21:36 tarihinde, derinsular demiş ki:

Simdiki iyi.

Bence kurcalamamak lazim. :)

9. | 29 Nisan 2006 0:16 tarihinde, Yusuf YILDIRIM demiş ki:

Bence şuanki renkler daha iyi fakat sağdaki menü büyük bir artı olacaktır, renklerden ziyade işlevsel değişiklikler gerekli bence.

10. | 29 Nisan 2006 1:58 tarihinde, umut demiş ki:

Yeni bölümleri ve kategorilerin ana sayfada olmasını sevdim... ;) Tasarımı sevmedim, fazla renkli geldi. Daha açmak gerekirse fazla ara renkler var. Yani maviler tam mavi değil ya...

Bence tasarımı bu denli değiştirmek ve bu yönde değiştirmek risk almak olacaktır. Özellikle tasarım, kullanışlılık ve diğer konularda değerli metinlerin ağırlıklı olduğu bu sitede...

Fakat, ben hatırlarım, yemeksepeti.com 'un başarılı bir site olmayacağını da söylemiştim ilk çıktığında, yanılmıştım onda... ;)

11. | 29 Nisan 2006 2:58 tarihinde, A. Selim Tuncer demiş ki:

Grafik, resim, fotoğraf gibi “tasarım” üst başlığı altında toplanabilecek eserleri sergileyen kitap, site, galeri gibi platformların, “tasarım” konusunda, sergilediklerinin önüne geçmeyecek ve onları boğmayacak, bu eserler için bir düzlem, bir paspartu (passe-partout), bir fon oluşturacak ve pek tartışılmayacak yalınlıkta tasarlanmaları beklenir. Bu durumun, başlığında “tasarım” sözcüğünün yer aldığı, bu konuda görüş, düşünce, yorum serdeden “Altı Üstü Tasarım” gibi bir platform için geçerli olup olmayacağı konusunda pek emin olmamakla birlikte, “tasarım”ın asgari kriterlerine uymak kaydıyla, yine de en azından site tasarınımının tartışmalardan uzak durabilecek bir yapıya sahip olması gerektiği görüşünü taşıyorum.

Yine bu kapsamda, renk seçimleriyle ilgili ortak kanaate katılıyorum.

Ancak, sitenin işlevsilliğiyle ilgili geliştirmeler, hatta tümden bir mimari değişim karşısında da Ebay müşterileri sendromundan uzak durmak gerekir. Her ne kadar radikal değişimlerin kanırtıcı etkisi algı konforumuzu aniden bozsa da, eğer doğru bir şey yapılmışsa zaman içinde zhindeki taşlar yerine oturur diye düşünüyorum.

Yeni tasarımdaki en önemli ve doğru değişiklik, başlığa Mehmet Doğan adının eklenmesidir. Site adı, aslında bir marka adıdır ve marka değerlerinin oluşmasında sahip adının ve kimliğinin inkar edilemez katkısı vardır. Eğer bir dernek, şirket, grup veya örgüt sitesi değilse, adın gizlenmesi veya geri plana çekilmesini doğru bulmuyorum. (Bazı zorunlu durumlar hariç tabii!) Hatta çoğu zaman yalnızca adın ve soyadın kullanılması bile yeterli olabilmelidir. Çünkü bu, bireysel bir etkinliktir ve kendi kimliğimizden bağımsız değildir. Elbette destekleyici, tanımlayıcı, bir perspektif yansıtıcı adlardan yardım almak da yararlı olur.

Adın gizlendiği veya gölgelendiği blogların, yazarı belli olmayan veya adın yalnızca arka kapağın içinde 9 puntoyla yazıldığı bir kitaptan bence farkı yoktur. Zaman zaman değindiğim “mecra” konusu burada da karşımıza çıkıyor. Tanımsız veya az tanımlı bir mecranın söyledikleriyle, kimin söylediği belli olan bir mecranın aktardıkları arasındaki ağırlık farkı tartışılamaz bile...

İnternetin sevmediğim yanlarından biridir gizlenmiş kimlikler... Ortam “sanal” olabilir, ancak biz “gerçek” olmalıyız diye düşünüyorum. Nitekim gereçeğiz de! “Nickname” ve hayali kimliklerle konuşmak bana epeyce can sıkıcı geliyor doğrusu.

Bu yazıya yapılmış yorumlardan sadece dört tanesini gerçek adlarıyla görüyoruz: Mehmet Doğan, Aykut Demirci, Murat Kurtuldu ve Yusuf Yıldırım. Yorumu yaptığım saat itibariyle benimle beş olacak. Bünyamin ve Can adları ise soyadı olmadığı için yarım. Diğerleri ise ya blog adı ya da “nickname”. Mesela Can ismini geçenlerde senin bir yorumun sayesinde Farketing'le bütünleştirebildim. Derin Sular'ın sahibini de bir vesileyle öğrenebildim. Belki de sitelerin bir yerlerinde yazıyordur, veya çoklarınca bilinen bir gerçek olduğu için malumu ilama gerek duyulmuyor da olabilir. Ama benim gibi bilmeyenler de çıkıyor işte! Yalnızca örnekleme olsun diye bu isimleri kullandım, belki çok haklı gerekçeler de olabilir, bilemiyorum.

“Derinsular demiş ki:” veya “Dersaadet demiş ki:” gibi ibareler de gerçek kişilikler yerine tüzel kişiliklerin şahıslaştırılması gibi bir durum oluşturuyor. Ben şimdi yoruma cevap versem, “Sevgili Dersaadet!” diye, yine benim kulağıma oldukça tuhaf gelen bir hitap cümlesiyle lafa başlamış olacağım. Niye ki?

Bu arada lafı fazla uzattım, aslında bu vesileyle muzdarip olduğum bir konuyu gündeme taşımış oldum.

Sözün kısası; “Altı Üstü Tasarım - Mehmet Doğan” başlığı daha uygun olacaktır.

12. | 29 Nisan 2006 9:05 tarihinde, Jülide Oğuz demiş ki:

Merhaba,
Ben de bu siteyi abonelik yoluyla takip edenlerdenim. Tasarım ve renkler konusunda ortak kanaate katılıyor ve içeriğin önüne geçmeyen, insanı rahatlatan tasarım sadeliğini beğeniyorum.
Ancak bazı arkadaşların da belirttiği gibi yeni tasarımdaki işlevsel değişiklikler mevcut siteye tasarım bozulmadan uygulanabilirse site daha kullanışlı olur.
Ayrıca Mehmet Doğan isminin vurgulanması da yerinde bir karar, bence..
Sevgiler..

13. | 29 Nisan 2006 9:13 tarihinde, melis demiş ki:

emeginize saglık, ama bence su anki cok daha hos,
yenisinde bircok farklı renk var, ve bunlar benim gozume pek hos gorunmedi...

14. | 29 Nisan 2006 9:32 tarihinde, musa çelik demiş ki:

her ne kadar iyi bir tasarımcı olmasamda sitenizin renkleri kullanılabilirlik bakımından gayet hoş görünüyor insanı yormayan bir ara yüze sahip, yeni tasarım ise arakdaşların belirttiği gibi gözü rahatsız eden bir canlılığı var bu tasarım bence daha iyi değiştiriseniz bizde şikayet e mailleri atabiliriz.:) iyi çalışmalar.

15. | 29 Nisan 2006 9:02 tarihinde, Tahir Duzyol demiş ki:

Ben yazilarinizi rss feed ile takip ediyorum. Kendi kisisel sitemde olusturdugum bir tool ile kullanicilar rss feedleri takip edebiliyorlar. Ben yazilarinizi kendi tasarimimla okuyup takip ediyorum. RSS feed'in yazinizin tamamini ve yorumlari icermesi cok hos bir ozellik. Bu sebeple sitenize ugramadigimi itiraf ediyorum. Kendi yontemimle, bir click otede, kendi tasarimimla yazilarinizi okumak daha zevkli geliyor bana. Guzel bir icerigin bana hitap eden bir tasarimla birlesmesinin vermis oldugu bir zevk. Bu acidan diger bir yorumda ifade edilen "tasariminizi kullanicilariniz yapsin" teklifine de katiliyorum. Sunu da ictenlikle ifade edeyim: Yazilariniza devam ettiginiz surece sitenizin icerigi ve zenginligi sitenizin tasariminin hep onunde olacak. O yuzden tasarim icin ne kadar ugrasirsaniz ve degisiklik yaparsaniz yapin, nafile:) Isin sakasi bir yana... Sadeligi goze carpan (hatta o sadeligiyle goze bile carpmayan) bir tasarim olmali. Bu yeni tasarimda renkler cok belirgin. Daha pastel renkler secilebilir. Hatta arka plan tamamiyla beyaz olabilir. Ve daha az renk. Bir de okunabilir bir yazi icin dikkat ettigim bir nokta da su: yazida yeterince satir arasi boslugu. Yeni tasarimda satir arasi boslugu iyi ayarlanmis. Bunlar benim gozume carpan noktalar. Sizin icin faydasi olur mu bilmem ama cesitlilik olmasi icin goruslerimi ifade ettim. Tasarim ne olursa olsun biz yazilarinizi okumaya devam edecegiz.

16. | 29 Nisan 2006 16:42 tarihinde, ozgur alaz demiş ki:

BEnce yeni tasarım ve özellikle renk seçimin çok iyi.

* Header kısmı için belki başka bir şey düşünebilirsin. Belki altiustutasariim için ayrı bir logo düşünebilirsin.

* Bir de coolhunting.com sitesi için doğru yer ama ziyaretçilerini daha yakından tanıdıgın için sen daha iyi bilirsin.CoolHunter'ın header'i herhafta başka bi tasarımcı tarafından yeniden tasarlanır. Booylece tasarımcılar siteyi şekillendirerek siteniz ziyaretçilerine kendilerini duyurma imkanı verir.

* Technorati'nin bu sitye link verenler iconu belki gerekli olabilir

* Bir de bence altiustutasarim internet, tasarim gibi işler için süper yetenekleri bulmak için önemli bir yer. Bu süper yeteneklere kariyer.net sitesinden ulaşmak mümkün değil. Belki sitendeki süper-yetenekleri beyin avcılarıyla buluşturacak bir kurgu olabilir.

17. | 29 Nisan 2006 16:23 tarihinde, Muhammet Sevim demiş ki:

Yeni tasarımı ben de ne yazık ki pek beğenmedim. Herşeyden önce klasik Wordpress temalarına benzemiş, şu anki tasarım çok sade ve renk teması açısından bakıldığında yenisinden çok daha iyi diye düşünüyorum. Yeni tasarımdaki yeşil üzerine pembe, özellikle koyu yeşilin bulunduğu bölgelerde gözü alıyor. Açık mavi üzerine mor da aynı şekilde link stili verilmemiş olan tıklanmış linklere benziyor. Son olarak tasarımın alt bölümündeki gölgelendirmeler pek hoş durmamış.

Şu anki tasarım sadelik, renk ve kullanım kolaylığı açısından yenisinden çok daha iyi diye düşünüyorum.

18. | 29 Nisan 2006 17:41 tarihinde, onder demiş ki:

su andaki halini tercih ederim.kibar, karisik degil, az detayli.

19. | 29 Nisan 2006 17:14 tarihinde, Jawussjan demiş ki:

yeni, eskisinden vazgeçmek kadar zor ve güzeldir..

20. | 29 Nisan 2006 22:20 tarihinde, kuen demiş ki:

şuanki hali daha iyi bence..

21. | 29 Nisan 2006 23:36 tarihinde, hakan aydın demiş ki:

ben sitenizin gizli takipçilerindenim. sitenin nevigasyonu çok iyi olmamasına rağmen alışınca sorun çıkmıyor. benim siteyi ziyaret edişimde istisansız yaptığım tek hareket anasayfaya dönmek için altıüstütasarım logosuna tıklamak. neden link vermediğinizi de her seferinde tekrar merak ediyorum. tek alışamadığım bu.

onun dışında diğer yorumlar gibi benim yorumum da kesinlikle halihazırdaki tasarımın daha iyi olduğu. asil, kibar,renkler doğru. tabi bu biraz zevk meselesi biraz da altıüstütasarım'ın benim kafamda oluşan yeriyle ilgili.

ha unutmadan yeni tasarımda arka fona taşan tarihler sizi bilmem ama beni rahatsız etti...

saygılar.

22. | 29 Nisan 2006 23:17 tarihinde, Marketing Post demiş ki:

Neden tasarım değişiyor?

Bunun cevabını bulmalıyım ki, yenisi hakkında bir şeyler söyleyebileyim değil mi!

Öncelikle şu anki tasarımın beni rahatsız eden yönlerine ve sevdiğim yönlerine değinmeliyim.

Rahatsız olduğum yönler.

1 - Yazı karaktererinin boyutu çok küçük. Bu da okumamı zorlaştırıyor. Uzun ve güzel yazıları okumak istiyorum ama okuyamıyorum. Tasarımda bu çok önemli bir nokta. Gözlük kullanmama rağmen zorlnıyorum. Şu anda yorum kısmını yazıyorum ve harfleri görmekte zorlanıyorum. Yorum kısmında daha da küçük harfler. Yazıyı okuyamayınca ne yapıyorum. . Yazıyı word'e kopyalayıp ariel 12 yapıyorum ve yazıcıdan çıktı alıp okuyorum. Bu güne kadar bilgisayardan, çok az yazınızı okudum. Ama bazı yazılarınızı çıkaramadım ve kaçırdım. Onlara yazık oldu. O yüzden kitabınızı bekliyorum. (belki kağıttan okuma alışkanlığımın da bunda etkisi olabilir)


2- Menü dediğimiz kısım en üste kalıyor. Bu yüzden de eski yazıları görebilmek için mutlaka ana sayfaya dönmem gerekiyor. bu da sıkıcı geliyor ve yazıyı okuyup sayfadan ayrılıyorum galiba.

3- Yazı başlıkları bazı türkçe karakterleri desteklemiyor. Büyük İ ler görünmüyor.

4- Blogda bulunan haki yeşil beni rahatsız ediyor. Daha canlı ama pastel bir renk olsa daha iyi olurdu belki de. Blog renklerinde bir durağanlık var. Biraz enerji gerekiyor tasarıma.

Sevdiğim yönler :

1- Blogun logosonun altında bulunan resim bence de çok orjinal. Resmi seviyorum. Hatta tasarımda en çok hoşuma giden unsur bu. ama değişirse çok da üzülmem.

2- "Okumaya devam et" yazan kısımda yazının bitmesi ve böylece daha çok başlığı bir arada görmemi sağlayan bir tasarım oldukça kullanışlı.

3- Aslında bu blogda en önemli şey yazılar. - belki de çoğunu çıktı olarak alıp okuduğum için öyle bir izlenime kapıldım- sonuçta tasarım bu yüzden çok sade olarak kaldı aklımda. Sadeliği severim.

4- "19 yorum" yazan kutucuk önemli bir ayrıntı. Yazının tamamını bir anda göremediğim için, böylece hit alan yazıyı çabul görebiliyorum .Zamanın birinde gözden kaçırdıysam bile dikkatimi çekme şansına kavuşuyor.

---

- Acaba, blogun yazarı neden tasarımı değiştiriyor? Bunu da merak ediyorum!

- Bu ay, özgür alaz da blogunun tasarımını değiştirdi. Ona söylediğim bazı şeyler vardı. Ama onun blogunu incelerken kendi blogumu da değiştirmeye karar verdim. Hatta hoşuma gitmeyen birkaç noktanın sonradan doğru seçimler olduğunu anladım. O yüzden senin yeni tasarımına biraz farklı bakıyorum. (Ama burada yazdığım şeyler benim tasarımımada etki edecek.- Ben hala blogumumun tasarımını "beta" aşamasında tutuyorum. Daha çok sadeleşmeye gitmem lazım tasarımda. Umarım yazacaklarımın bana da faydası dokunur.)

Yeni tasarımı, eskisine oranla daha çok beğendim. Okunabilir olması, renklerinin uyumu ve enerjisi daha güzel. Sağ menü, üst menü, son haberin özellikle görülmesi çok daha kullanışlı hale getirecek sayfanı. Ben çok beğendim ve memnun oldum. Belki renk tonlarıyla çok az oynanabilir.

Bu konuda Sadece 2 şey diyeceğim. Birincisi header deki resim, blogun başlığını boğmuş. Farklı bir resim kullanmalısın. Hatta özgür alaz kullanıcıların header resmini belirlemesini önermiş. Bu yerinde bir fikir.

Bu blogun okuyucuları arasında çok sayıda tasarımcı olduğuna göre, blog için güzel resimler yapılabilir. Sende aralarından blog temasına uygun 10 tanesini seçip yüklersin, bunlar rastgele (random) olarak açılırlar. blog her açıldığında farklı bir header çıkar böylece. Hem bu tekdüzeliği önler ve sürekli yenilenme hissi yaratır.

İkincisi ise, "Altı Üstü Tasarım- Mehmet Doğan" başlığı olmamış. "Altı üstü tasarım" bir başlık. Şimdi, bir kitabın adı olur, bir de yazarın adı. Sen bu blogun yazarısın değil mi ! Ama insanlar altı üstü tasarımı okuyorlar. Bu yüzden blog başlığı " altı üstü tasarım" büyük boy. senin adın ise onun altında ya da yanda, daha küçük boyutta olmalı.Böyle daha mantıklı geliyor bana.

Değişmek güzeldir. Değişmek, değişen zamana ayak uydurarak gelişmek ile mümkün olur. Bu tasarım hem okurlarına hem de sana bir "+" katmalı. Katnayacaksa değişim başarısız olacaktır. Bana katacağı değişim, öncelikle beni kağıt kıyımından kurtarması olacaktır :) Sana katacağı değişim belki de daha istekli ve daha çok yazman olacaktır. ama katması gerekiyor!

spencer johnson'un çok satan popüler bir kitabı vardır. "peynirimi kim kaptı" basit anlatımlı ama çok şey öğreten bir kitaptır. Kütüphaneden kitabı elime almak için 1 yıl geçmesi gerekti. Çok basit bir çok satan olduğunu düşünmüştüm. ama yanılmışım. Burada bir peynir hikayesi var.

..Uzatıyorum ama bu hikaye bu tasarım değişikliğine çok uyuyor .
Kitapta, bir labirente yaşayan 2 insan (mırın ve kırın) ve 2 fareden (koklarca ve koşarca) söz edilir. Bunlar labirentte her gün peynir bulmaya çıkarlar. bunun için hep koşarlar. ama bir gün büyük bir peynir bulup onun yanına yerleşirler. Derken yıllar sonra bir gün o peynir biter. 2 fare içgüdüsel olarak hemen yeni bir peynir aramaya çıkarlar. Ama insancıklar uzun bir süre nasıl bitti diye şaşırırlar. Sonra labirente çıkmaya korkarlar ve uzun süre aç kalırlar. Derken birisi(kırın) artık peynirin bittiğini ve bir daha olmayacağını fark eder ve yeni peynir bulmaya gider. Mırın ise ona karşı çıkar. Kaybolacağını süşünmektedir. Kırın dev bir yeni peynir bulur. fareler ise çoktan o peynirin yanındadır zaten. Sonra mırında çıkıp gelir v.s.

Önemli olan şu. Bu site tasarımı bir peynir. peynir belli bir süre sonra- azalmadan önce kokmaya başlar. (değişim) Eğer bunu fark ederseniz, yeni bir peynir aramaya çıkarsınız ( değişime uymak/kabullenmek) yeni peyniri bulursunuz ve başkalarına tattırırsınız. ( Değişimin sonucunu önceden hesaplamak) biz de şu anda tadına baktık. Çoğu kişi yeni peynirin tadından ziyade eski peynire çok bağlandıkları için değişime karşı çıktı belki de. Ben ise yeni tasarımı beğeniyorum.


Değişim olursa, kağıttan blogunu okumaya veda edeceğim ve daha az ağaç kesilecek :) Belki de tasarımının değişmesinin doğaya bir katkısı olacağını hiç hesaplamamıştın.

Cengizhan

23. | 30 Nisan 2006 4:13 tarihinde, Fevzi demiş ki:

şimdiki tasarım sade ve hoş.
bahsettiğiniz eksiklikler rötuşlarla düzeltilebilir,eklemeler olabilir.

24. | 30 Nisan 2006 20:20 tarihinde, Yılmaz Uğurlu demiş ki:

Yeni tasarım oldukça hoş görünüyor, renkler canlı ve uyumlu. Banner olarak kullanılacak resim üzerine yapılacak ufak bir düzenleme ile çok daha iyi bir sonuç alınacağını düşünüyorum.

25. | 01 Mayıs 2006 0:08 tarihinde, Mehmet CAN demiş ki:

Bu siteyi ilk defa okumaya başladığımda geçen sene bu zamanlarda saat 00:00 civarındaydı okumayı bitirdiğimde sabahın 07:00 civarındaydı kısacası siteye aşık olmuştum anlatımı sadeliği ve etkileyici konuları beni bu siteye daha çok yaklaştırdı, dinlendirici bir yönü olduğunu düşünmesen 15-20 dakikadan fazla durmam, yorumların çoğuna bende katılıyorum bu tasarım kalsın diyorum, ama mehmet bey alıntıyı baz alırsa o zaman alınırım :)

"Ebay, eski sarı rengi geri getirdi FAKAT her gece sarı rengi bir ton açarak 30 gün içinde siteyi yeniden beyaz arka fonlu hale getirdi. Peki bu sefer ne oldu? 30 gün sonunda, Ebay arka fonu yeniden beyaz renge kavuştu ve bunun sonucunda binlerce şikayet emaili yerine yalnızca bir düzine şikayet emaili geldi."


26. | 01 Mayıs 2006 0:27 tarihinde, Obur Kedi demiş ki:

Su anki hali daha hos. Aliskanliktan da kaynaklaniyor olabilir.

27. | 01 Mayıs 2006 0:35 tarihinde, Ömer Balyali demiş ki:

Selamlar,

Açık konuşacağım. :)

Ben hiç ama hiç beğenmedim, bence hiç güzel olmamış. Görsel/Grafiksel yönden böyle olduğunu düşünüyorum.

Kullanışlılık durumuna gelince, bence yeni site daha kullanılabilir demekten ziyade senin de bildiğin gibi şu an ki tasarım çokta rahat kullanılabilir değil. Genel olarak kategorilere ayırıp yazıları listelemek için sitede biraz kazı yapıp, nerede olduğunu bulmalı kullanıcı.

Benim bir önerim/teklifim var hocam... Eğer senin için uygunsa, arayüz konusunda senin fikir ve isteklerin doğrultusunda görsel tasarımı ben yapabilirim ve sen geri-bildirimlerle tasarıma yön verirsin... Ne dersin?

28 01 Mayıs 2006 2:13 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Hepinize cok tesekkurler. Gerekli geribildirim alinmis, gerekli calismalara baslanmistir :))

Bu site dedigim gibi sizin kullandiginiz bir site ve sizden aldigim geribildirimler isiginda sitenin tasarimi ayni kalacak, okunabilirlik artirilacak, capraz-menu elementlerinin halihazirdaki tasarima dahil edilecek.

Oncellikle burada okudugum ve bu sitenin "asigim" diyen herkese cok tesekkurler. Nasil bir hisse sahip oldugumu anlatam bu tip yorumlari okurken.

Ayrica "tasarim biz yapalim" teklifinde bulunan herkese de cok tesekkurler. Sizi boyle bir zahmete sokmayi istemem.

Kisacasi, site tasarimi degismecek, iyilestirme calismalari yapilacak :)

Bu arada, yukarida linkini verdigim tasarimi cope atmaktansa, ihtiyaci olan okurlardan birine vermeyi tercih ederim. Isteyen var mi? Bana bu konuda ilk email atan site okuru bu tasarimin sahibi olacak.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?