ÇokoPrens'in lezzeti Remax'da Yok!
09 Mart 2006
Önceden aklınıza bile gelmeyen, çok önem vermediğiniz küçük şeyler, memleketinizden uzaklarda olduğunuzda en büyük keyifleri verebiliyor. Benim için bu keyiflerden birisi, akşam yorgun argın eve gelip, televizyonun karşına vücudumu park edip, ince belli bardaktan, demli bir çay içip, burada şans eseri bir mağazada bulduğum ÇokoPrens yemek.
Bu sözünü ettiğim mağaza, "Dollar Store" adı verilen ve her aldığınız ürünün fiyatının 1 dolar olduğu bir yer. Genelde burada bulacağınız ürünler, hem fiyat hem de kalite açısında ucuz oluyor. Alınan kaşık eğiliyor, süpürgenin sapı kopuyor, bardaklar sıcak ya da soğuk suyla temas ettiğinde çatlayıp kırılıyor. Hani biz deriz ya "Ucuz mal alacak kadar zengin değilim" diye, işte öyle. Çünkü buradan aldığınız ürünün ömrü çok kısa olduğundan, aynı ürünü defalarca almak zorunda kalıyorsunuz ve harcadığınız para, kaliteli ürünün fiyatına ulaşmış oluyor. Kısacası demek istediğim, buradan alınan ürünün BEKLENTİSİ çok yüksek değil. TATMİN duygusu ise, alınan ürüne göre değişebiliyor. Yani birçok ürünün hem beklentisi hem de tatmin gücü düşük. İşte benim beklentilerimin böylesine düşük olduğu bir ziyaret sırasında, Türkiye'den bir küçük lezzet getiren ÇokoPrens'i, bu mağazanın rafında görmek, tatminkarlığımı çok yükseklere çıkardı. En azından ÇokoPrens için. Aynı tatminkarlık, yine bu mağazadan aldığım "sarımsak ezici" için söz konusu değil.
Kullanıcı Deneyimi Formülü
Burada yazdığım yazılar içinde belki de en çok kullandığım terim "kullanıcı deneyimi". Bir websitesinin en büyük görevi, kullanıcının sanal deneyimini ve memnuniyetini maksimize etmek olmalı. Peki kullanıcı deneyimini ölçmeye yarayacak bir formül var mı? Yani kullanıcı deneyimini maksimize ettiğimize nasıl karar vereceğiz? Bu sorunun cevabını Joseph Carabis şu şekilde veriyor:
Beklentilerin ilginç yönü, beklentilerin yüksek ya da düşük olmasının önemli olmadığıdır. Çünkü önemli olan beklentilerin karşılanıp, karşılanmadığıdır. Fakat bazen beklentileriniz düşüktür. Eğer bu düşük beklentilerimiz, yüksek bir tatminkarlık duygusu ile karşılandıysa, o zaman, biz, beklediğimizden daha fazlasını elde etmiş olursunuz ki bu harika bir deneyimdir!
Kısacası Carabis, deneyimi ölçmek için iki faktörden bahsediyor:
Tatmin Duygusu – Beklentiler = Deneyim
Carabis bunu fikrin daha iyi anlaşılması için aşağıdaki tabloyu çiziyor bizlere.
| Tatmin | - | Beklenti | = | Deneyim |
|---|---|---|---|---|
| Düşük | Düşük | sıfır | ||
| Düşük | Yüksek | negatif | ||
| Yüksek | Düşük | pozitif |
Benim yukarıdaki tablodan anladığım, her şeyi doğru yapsanız bile, kullanıcıların sitenizden beklentileri ve sizin bu deneyimi nasıl karşıladığınız, kullanıcı deneyimini birebir etkiliyor. Aynı deneyim, beklentileri düşük olan bir başka kullanıcı için başka bir anlama gelebilir. Bazen bu nedenle birçok kişiden çok iyi olduğunu duyduğumuz bir filme gittiğimizde, o filmi arkadaşlarımız kadar beğenmeme ihtimalimiz artar çünkü beklentiler yüksek ve belki de tatmin duygusu düşük. Yani hissedilen deneyim "eh fena değil".
Bu formül, özellikle ismi duyulmuş, büyük şirketler, markalar, websiteleri için büyük tehlikeyi oluşturuyor.
Offf Remax Offf!
Birçoğunuzun çok iyi bildiği gibi Remax Gayrimenkul Danışmanlığı, tüm dünyada ismi duyulmuş, güvenilir bir şirket. Birçok kişi, ev alım-satım, kiralama gibi işlemlerine, Remax ofislerinden, websitelerinden başlıyor. Ben şu an oturduğum evi Remax'den aldım ve eğer satmak istesem, yine Remax'e hiç çekinmeden başvururdum. Yani benim beklentilerim çok yüksek bu şirketten ve en önemlisi, hizmetlerinden dolayı oluşan tatminkarlığım, beklentilerimin bile üzerinde. En azından birkaç gün öncesine kadar o şekilde idi.
Son birkaç gündür, İstanbul'da kiralık ev aramaktayım. Tabi ki bu araştırmaya, güvendiğim bir isim ile başlamak istedim: Remax şirketi. Websitelerine gittim, Türkiye şubelerinin olduğunu gördüm, büyük bir heyecan ile Remax Türkiye sitesine girdim. Kiralık ev arayan herkesin yapacağı gibi, sitenin arama kısmına yöneldim. Uzun süre uğraşmama rağmen, siteyi bir türlü Firefox tarayıcım içinde çalıştırmayı başaramadım. İşte beklentiler burada devreye giriyor. Eğer bu site hiç ismini duymadığım bir site olsa idi, belki de bu kadar uğraşıp, kendimi yormayacaktım: Beklentiler düşük, tatmin düşük, deneyim sıfır. Yani hiçbir şey hissetmiyorsunuz. Başka bir siteye yöneliyorsunuz. Fakat sözü edilen şirket Remax olunca, yani benim beklentilerim, önceki deneyimimden dolayı yüksek olunca, site içinde kalıp, siteyi istediğiniz gibi çalıştırmak ya da aradığınızı bulmak için çaba sarf ediyorsunuz. Başka tarayıcılar deneniyor, arama yerine başka yöntemler bulunuyor. İstenilen sayfa ekrana getiriliyor. Fakat bu sefer de kiralık ev için sunulan sayfadaki bilgiler yeterli değil! Doğru dürüst resim yok! İstanbul'u bildiğim gibi bir varsayım ile hazırlanmış site. Yararlı tek bilgi, kira rakamı!
Remax Beklentim = Yüksek
Remax Türkiye Tatmini = Çok düşük
Remax Türkiye deneyimi = Rezalet!
Aşık Kullanıcı Formülü
Kullanıcı deneyimi, yalnızca AJAX'i ne kadar iyi kullandığınız ile ilgili değil ya da sitenizin ne kadar iyi bir tasarıma sahip olduğu, çok hızlı yüklendiği ile alakalı değil. Bütün bunların tabi ki yardımı var kullanıcı deneyimine fakat en önemli konu, benim beklentilerim ve sizin bu beklentileri, hangi derecede tatmin ettiğiniz. Beklentilerin nasıl olduğunu tahmin etmek çok güç. Bu nedenle, kullanıcının sitenizde yapmak isteyeceği bazı işlemlerin en yüksek tatmini verecek şekilde oluşturulmasını sağlamak, hem sizin olası düşük kullanıcı beklentinizi yükseltecek, hem de kullanıcının deneyimini en yüksek noktaya taşıyacaktır.
Matematiği biraz olsun iyi olanların gözlerinde oluşan parıltıyı görür gibiyim. Aranızda "Eee, yüksek beklentiden, yüksek tatmini çıkarırsan, sıfır deneyim oluşmaz mı?" diyenler olacaktır. Fakat sanılanın aksine bu formül o şekilde işlemiyor:
Çok Yüksek Tatmin – Çok Yüksek Beklenti = Aşık Kullanıcı


Bu yazıya ait 13 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Türkiye'de ne yazık ki halen fotoğraflı tanıtıma önem veremeyecek kadar önemini kavrayamadık tasarımın.Bugün TEKNOSA gibi HEPSIBURADA gibi elektronik ürünleri netten satma cesareti gösteren şirketlerin bile elindeki içerikler çok kısıtlı ve çok bilindik.Geçenlerde digital fotoğraf makinesi satın almak için tüm Avrupa ve Amerikan sitelerinde gezdim ve sonunda Türkiye'den bir şirketten alışverişi yaptım.Kendimi kötü hissettim.Açıkcası o şirketler bana getiriyor olsalardı onları ödüllendirir ve siparişimi onlara verirdim ama elektronik ticareti anlaşması gereği gelmiyor.Neyse açıkcası bugün bebek telsizi almaya kalktığınızda halen bebek telsizinin ses kalitesini dinletecek bir waw dosyası bile koymayı lüks gören mantıkta alışveriş yapmak inanın çok zor.Onlar her ne kadar Amerikan sevdalısı deselerde bu işin erbabı insanlar ile çalışmak,çalışmalarını incelemek çok keyifli.Türkiye'de ev satmayı,kiralamayı çok kısa sürede yaptıkları için fotoğrafları çekip,oraya koyana kadar satılacağı ya da kiralanacağı için yapmıyor olabilirler.
Mehmet bey merhaba,
Haddim olmayarak uyarayim; "Ucuz mal alacak kadar zengin degilim" kelimesi Turklere ozel bir kelime degil bildigim kadariyla. Ya ingilizlere yada musevilere ait. Ancak bu sizi kullanan bir suru unlumuz oldu simdiye kadar ve medyanin bir bolumu bu sozu o unlumuz soylemis gibi haber verdi.
Aslina bakarsaniz Mehmet Remax Turkiye icin soylediklerinde tamament hakli sayilmaz. Firefox ile calisan sitede anasayfadan sehir ve kiralik/satilik durumunu secerek arama yapilabiliyor. Ikinci sayfada ise resimleri yamuk bir listeye ulasilabiliyor. Evet teknik olarak daha iyilestirilebilir. Firefox uyumlulugu saglanabilir. Ancak deneyimi iyilestirmek icin daha daha neler yapilmali. Bende merak ederek az once, yazida bahsi gecen Remax Kanada sitesine goz attim.
Ana sayfada bana alti tane secenek sunarak secim yapmami bekliyordu. Ofis, musteri temsilcisi yada ev, isyeri gibi secenekler var. Ornek olarak isyeri aradigimi belirttim. Ikinci olarak da hangi eyalette istedigimi secebilecegim bir liste var. Ben buradan da rastgele British Columbia sectim.
Devaminda beni BC eyaleti ile ilgili calisan sirketin sitesi oldugunu dusundugum baska bir siteye yonlendirdi. Sabirla devam ettim. Sag tarafta BC haritasi oldugunu tahmin ettigim ancak hangi bolge nerededir gostermeyen bir harita ve solda da bolgeler arasinda secim ekrani vardi. Bolgeleri (tahminimce sehir buyuklugunde alanlar) tanimadigim icin mecburen bir tanesini secerek (Vancouver) devam ettim. Bir yerden emlak almak icin bolgeyi biraz tanimak gerekir degil mi Mehmet? Simdi ucuncu olarak bir baska listeden secim yapmam gerekiyor. Turkiye icin dusunursem ilce yaklasiginda secenekler arasindan secim yapmam yada tumunde arama yapmam gerekiyor. Bolge seciminden sonra emlak ozellikleri secimi yaptim ve ara tusuna bastim. Sonunda bir seyler gorecegimi dusunurken karsima tam sayfa Terms of Service kagidi cikti. Okumadim, Kabul Ediyorum dedim. Artik olmaliydi. Bir kac ev resmi gorebilecektim. Ama ne yazik ki tekrar en son secim yaptigim emlak ozellikleri sayfasina geri dondum. "Neden acaba?" derken yukarida "no properties match" yazisi zor da olsa dikkatimi cekti. Herhangi bir farkli renkte yazilmamis bu yaziyi okuduktan sonra ayni formu doldurmami bekliyor gibi formu da tekrar bana getirmisti. Neyseki Change Location dugmesi beni kurtaracakti. Ona tikladim. Beni ilce secim ekranina geri getirdi ki bunlarin tamami seciliydi.......... Daha devam ediyor ama cok anlamli degil.
Bence seni bunlar mutlu etmis olamaz. Yada ben ciddi bir hata yapiyorum.
Bir yandan da Remax Kanada sitesinin kotu olmasi yazinin ozunu degistirmiyor tabii ki ancak daha iyi ornekler olabilirdi.
Bu sıralar aklım Microsoft ve İntel'in Origami'sinde.
Origami taşınabilir bir bilgisayar, ilk modeller bile 800 gr.'in altinda, en az 800-480 çözünürlüğü destekleyen parlak ve dokunmatik ekranı var. Gelişmiş bir bigisayarda yapabileceğiniz müzik dinlemek, video izlemek, internette gezinmek, ofis uygulamalarını çalıştırmak, oyun oynamak vb. şeyleri yapabileceğiniz, resmi adı UMPC (Ultra Mobile PC) bir şey...
Fiyatının 500$'ın altında olması bekleniyor. Asus, Samsung gibi bağımsız üreticiler tarafından üretiliyor ve ihtiyaç duyulacak şeylere özel modeller kesin olacaktır..
Şimdi emlak sitelerine dönelim.. :)
Ben emlak sitelerinin UMPC aygıtlarıyla birlikte sonsuza kadar değişeceğini düşünüyorum, arabada gezerken bulunduğum bölgedeki evleri listele gibi bir seçeceğin olduğunu düşünsenize... Bence, Origami klasik anlamdaki web'in ve sitelerin ölümünün ilanıdır. Şehir seç, ilçe seç, konut tipi seç, fiyat seç...
Ben bir emlak sitesi yapsam ve kaynaklarım da olsa şu modeli izlerim. Bir köpek veya kedi seçerken ki modeli benimserim, örneğin bir köpek seçerken alerjiniz varsa uzun tüylü köpek ve kediler size önerilmez:
1) Evli misiniz, çocuklarınız var mı?
Daha büyük evler listelenir. Çocuık yaşlarına göre etraftaki okullara yakın evler öne çıkar...
2) Şehir merkezinde mi çalışıyorsunuz?
Ev şehir merkezine yakın olur, buna uygun evler listeleir..
3) Arabanız var mı, ulaşım tercihiniz nedir?
Arabam yoksa ve metroyu tercih ediyorsam, o zaman buna uygun evler...
4) Spor yapmaktan ve aktivitelerden hoşlanıyor musunuz?
Büyük parklar, kolu yollarına yakın evler listelenir...
5) Ailenizde acil bir durumda hastanaye ihtiyaç duyabileck kişiler va rmı?
Hastane ve kliniklere yakın evler listelenir...
Burada kişisel istek yapmamalıyız belki, ama Origami'nin yaygınlaşması durumunda nasıl bir strateji izlememiz gerektiğine dair bir makale istiyorum site yazarından... :) Artık insanlar bloglarında yazdılarını, ekledikleri resimleri mutfakta annelerine kolayca gösterebilecekler... Ben buna bayıldım...
Origami'yle ilgili ayrıntılı bilgi için:
* www.microsoft.com/windowsxp/umpc
* creativecoremedia.com/mso.swf
* www.intel.com/design/mobile/platform/umpc.htm
Sayfanın üstünde kullandığın grafikteki kelimeler ne öyle? Türkçe'de "erişebilirlik, kullanabilirlik" kelimelerini kullanmıyoruz. İngilizce tasarım sitelerinde gördüğün ve "ya ben de yaparım bunu" deyip aynen kopyaladığın "accessibility,usability" kelimelerini tercüme etmeye çalışmışsın ama yanlış olmuş. "Erişilirlik, kullanılırlık" kelimelerini dene. Hiç değilse "erişilebilirlik" de.. Ayrıca zaten Photoshop vb. programları kullanarak yapmışsın, en azından Türkçe yazı karakteri kullansaydın dostum. Birşey yapıyorsan özen göster, hayata değer kat biraz. Bilgi işlem müdürlerinden daha özgün tasarım ve içerik bekliyoruz. Baştan savma ve kopya iş yapmaya tahammülüm yok, bu yüzden kızdım sana.
Sevgili Mehmet Aslan
Bu son derece kişisel eleştirinizi buraya değil, sitenin sahibine sayfanın yukarısındaki "iletisim" bölümünden gönderebilirdiniz.
Boş yere vaktimi aldınız... (Yeni bir yorum geldiğinde otomatik mail geliyor.)
Sevgili Mehmet,
Seviyeli ve yapici her turlu elestiriye acigim. Bu site, tuzel bir yapiya sahip olmadigindan, bu elestirileri, isleme sokmak bana kalmis olsa bile, senin yorumun icinde yaptigin elestirinin bir kismina katildigimdan, soylediklerini, yakinda devreye sokmayi planladigim yeni tasarimda herkesin gormesi mumkun olacak. Bu nedenle imla hatasi iceren kelimelere yaptigin elestiri ve onerin icin tesekkur ederim.
Fakat elestiri yorumunun ikinci kismi gercekten uzucu. Beni kopyacilik, bastan savma is yapma ve ozgun olmamakla suclamak, sizin, yani ismini ilk defa duydugum, beni tanimayan, yaptigim isleri ve icraatleri bilmeyen bir kisiye yakismiyor. Sanal kisilik ve email arkasina siginip, tanimadigi kisilere, yaptiklarini bilmeden bu tip bir elestiride bulunmak gercekten hos degil. Ozellikle konu erisebilirlik olunca!
Yorumunu, yukarida yazdigim yazi ile alakali olmamasina ragmen, silmemeyi dusunuyorum. En azindan bundan sonra senin gibi yersiz ithamlarda bulunacaklar icin oncellikle bu konuyla ilgili yazdigim yazimi okumalarini tavsiye ediyorum.
mehmet aslan kod adlı kendine güveni olmayan anonim kişinin, genelini emir kipinde yazdığı, hiç de hoş olmayan üslubuna bir yere kadar tahammül edebilirdim, ancak sevgili mehmet doğan'a "hayata değer kat" diyebilecek kadar hoşgörüsüz ve densiz bir yorumun bu güzel blogdaki değerli sayfalarda yer almasının çok üzücü olduğunu düşünüyorum.
atalarımız yememiş içmemiş, böyle zamanlar için güzel sözler üretmiş: "meyve veren ağaç taşlanır..."
mehmet aslan ne tür "özgün(!)" işler yapmış merak ediyorum valla.
"Erişilirlik" bu ne demek açıklar mısınız.saçma.
konuşurken ve yazarken 2 kere düşünelim eğer ki düşünebiliyorsak o yetenek varsa o zaman anlamlı olur,kayda değer haybeye yazmayalım bi! anlamı olursa ne güzel olur değil mi? daha özgün işler yapmış oluruz.herkeste faydalanır.düşünebiliyorsak.
saygılarımla
Yazılanları bir kez daha okudum, gerçekten de sanal kişilik, email ardına sığınıp hakaret edilmesi çok üzücü, bugün buradaki şey yarın bizim sitemizde de olabilir. Ben de çok kızıyorum bu Mehmet Aslan rumuzlu saçma sapan çocuklara, bu tarz kişilere pabuç bırakmamak lazım.
Firefox de tam olarak doğru çalışmıyor Onun için ayrıca uğraşmam gerek. Ama biterse panoromik video ve düzenli resim albümlerine kadar pek çok detay olacak. www.emlaak.com/tr
Geçerli Web browser'ın hala IE olduğu dünya da firefox ta test edip te sonuç alıyorsak vay halimize diyelim. Yok multiple bişiyler arıyoruz biz benim bilgisayarımda 10 tane browser kurulu jhepsinde çalışması lazım, ya da IE ye bişiyler oldu Firefox a kaçtım çalışsın diyorsanız başka. Keza bende firefox dan girdim bir kaç layer olayı hariç çalıştığını gördüm.
Saygılarımla.
sayın doğan kendi çabamla, iyiyi sunmak adına gayret gösteriyorum.Bende bir RE/MAX ofisi işletiyorum.olumlu olumsuz tüm eleştrilere açığım.kullanıcı dostu olmasını çok istediğim bölgesel bir web sitem var.sadece çorluya yönelik hizmet veriyorum.artılarını ve eksilerini yorumlamanıza ihtiyacım var.özellikle eksilerini vurgularsanız daha çok memnun olurum.www.corlu-remax.com
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?