ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Memleketimden Google AdWords Manzaralari

24 Şubat 2006

Her website sahibinin, site açmakta bir amacı; ve her sitenin de site sahibini memnun etmek için yerine getirmekle zorunlu olduğu bir görevi vardır.

Sitenin amacı, alfabenin herhangi bir harfinden giriş yapan ziyaretçinin, Z'ye gitmelerini kolay bir şekilde sağlamak, onların bu yöne gitme arzusunu alevlendirmek ve en önemlisi bu yolculukta onlara yardımcı olmaktır. "Alfabenin herhangi bir harfinden giriş" söyleminden kastım ise, eğer bir websitesinin ana sayfasını A olarak düşünürsek, ziyaretçiler, arama motorları ve/veya diğer sitelerin verdiği linkler nedeniyle sitemize B, Ç, ya da O noktasından giriş yapabilirler. Amaç, onları bu noktadan alıp, Z'ye götürebilmektir. Z ise, bir ürünü satın almak, bir dokümanı ya da programı indirmek, bir makaleyi okumak/bulmak olabilir. Bu Z noktası, sitenin amacına ve site sahibinin hedefine göre değişebilir. Değişmeyen tek kısım ise bütün sitelerin "bitiriş rakamını" artırmak için hayatta olduklarıdır.

IŞIĞI GÖREN GİRSİN!

Ne yazık ki bir çok site sahibinin -sitelerinin amacını iyi bildikleri halde, yoğunlaştıkları tek nokta, siteye olabildiğince ziyaretçi çekmektir. Bu esasında çokta kötü bir şey değil eğer ziyaretçinin sitenize gelmesini sağladıktan sonra iyi ve sağlam bir plana sahipseniz. Fakat en çok yoğunlaşılan nokta, ziyaretçi çekmek olunca, diğer planlar unutulabiliyor.

Site sahibinin çok ziyaretçi çekme hevesine ve amacına belki de en çok yardımcı olabilecek araçların başında Google AdWords geliyor. Türkiye'de taze ve pek keşfedilmemiş bir araç olan Google AdWords, iyi bir şekilde kullanıldığında, hem ziyaretçi sayısını hem de bitiriş rakamını kolayca artırabiliyor. Gelin birkaç örnekle, bu aracın Türkiye'de nasıl kullanıldığına bakalım.

MEMLEKETİMDEN GOOGLE ADWORDS MANZARALARI

Diyelim ki ben yeni babayım. Çocuğum doğduktan sonra, her baba gibi bir takım kaygılarım oluşmaya başladı ve kendime "hayat sigortası" almaya karar verdim.

Öncellikle size sormak istiyorum. Eğer kendinize "hayat sigortası" satın almak ya da hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, Google arama motorunda, hangi kelimeyi yazıp, aratırsınız? Hayat sigortasından vazgeçtim. Diyelim ki sağlık sigortası ya da araba sigortası veya konut sigortası arıyorsunuz. Arama motorundan hangi kelimeleri kullanırsınız?
Sanırım cevabınız, aradığınız sigorta şeklinin ismi olacaktır yani "sağlık sigortası". Aranızda "sağlık sigortası" almak isteyip, arama motoruna yalnızca "sigorta" yazan var mı? Eğer yoksa (ki eminim büyük bir çoğunluk yok cevabı verecek), neden bütün sigorta şirketleri, bu kadar genel bir tanım olan "sigorta" kelimesi ile sitelerine ziyaretçi çekmeyi deniyor? Aşağıdaki ekran görüntüsüne bir göz atın. Yaklaşık 10 şirket, "sigorta" kelimesinden yardım bekliyor, para yatırıyor.

Google'da sigorta kelimesinin aranmasi sonucunda cikan sonuclarin ekran goruntusu

 

Gerçekten yukarıdaki anahtar kelimeye reklam vermek ile, kaliteli ve kalifiye başka bir deyişle "satın alacak" ya da "Z harfine gitmek isteyecek" ve ya şirketin bitiriş rakamının artıracak ziyaretçi bulunabilir mi?

HERKES AYNI DEĞİL!

Gelin şimdi de orijinal örneğimizdeki "hayat sigortası" arama sonuçlarına bir bakalım. Karşımıza yalnızca 3 adet reklam çıkıyor. 153bin sonuçlu bir kelimenin, yalnızca 3 şirket tarafından, yararlı bir reklam kampanyasına dönüştürülmüş olması, Türkiye'nin İnternet reklamcılığı konusunda ne kadar yeni ve taze olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Çünkü aynı kelimeyi İngilizce olarak arattığımızda, reklam veren şirketlerin sayısı yüzlerce.

Google'da hayat sigortasi kelimesinin aranmasi sonucunda cikan sonuclarin ekran goruntusu

 

Google AdWords, kullanım kolaylığı, ucuzluğu, gücü ve "kullandığın kadar öde" yöntemi ile İnternet reklamcılığına yepyeni bir boyut getirdi. Her şirketin ve herkesin, kolaylıkla Google'da reklam vermesi mümkün. Tüm yapmanız gereken anahtar kelimelerinizi bulmak, 25 karakterlik başlık ve 70 karakterlik reklam yazısı yazmak. Hepsi bu. Hepsi bu ama o anahtar kelime, başlık ve reklam yazısı, sizin bu çabalarınızın boş çıkmaması için en önemli üç etken. Hayat sigortası örneğimize yeniden göz atalım ve bakalım anahtar kelimeyi iyi kullanan bu 3 şirket, başlık ve reklam yazısı kısmını nasıl kullanıyor.

Erol Özgür Sigorta başlığı ile reklam veren şirket, verdiği reklam için, anahtar kelime olarak "hayat sigortasını" seçmiş olmasına rağmen, bize bu kelimeyi anlatacak, ya da ziyaretçilerin ilgisini çekecek reklam yazısından yoksun. Reklam yazısı gayet genel bir dille yazılmış ve herhangi bir ateşleyici kelime kullanılmamış. Hatta, anahtar kelime ile alakası bile olmayan bir dil kullanılmış: 1980' den bügüne uluslararası nakliyat sektörünün hizmetindeyiz.
Gelin şimdide bu linki takip edip, sitelerine girelim. Sanırım sizde benim gibi, bir ya da iki saniye kalıp, hemen arama sayfasına geri döneceksiniz çünkü bu site, aradığım kelimeyi ya da aradığım konuyu içeren bir sayfa sunmuyor bana. Onun yerine genel bilgi içeren, kötü tasarlanmış, hedeflenmemiş bir sayfa sunuyor. Maalesef hem bir müşteri kaybediyorlar hem de gereksiz yere Google AdWords parası ödemiş oluyorlar.

AkEmeklilik başlığını kullanan şirket, bazı şeyleri iyi şekilde yapmayı becerirken; bazı konularda kanımca büyük hatalar yapıyor. Öncellikle, ben emeklilik ile ilgili bir araştırma yapmıyorum. İstediğim, aradığım şey, hayat sigortası, emeklilik değil. Bence böyle bir başlık ile, benim o linke tıklamamı engelliyorlar. Reklam yazısının ilk kısmı güzel ve ilginç yazılmış olmasına rağmen, ikinci kısmı, sanki bu linkin beni hayat sigortası yerine emeklilik ile ilgili bir siteye çekeceği hissini veriyor.
Geleceğiniz için dilek tutmaktan fazlasını yapın. Ak Emekli olun
AkEmeklilik sitesine girince görülüyor ki site, bu şirketin ana sayfası. İlk intiba, reklam içeriğinde de olduğu gibi, sayfanın her kısmında tekrarlanan kelime "emeklilik". Halbuki ben emeklilik ürünü değil hayat sigortası arıyorum. Yani, verilen reklam ya da benim aradığım kelimeyi karşılayacak, benim karar vermeme ya da ürünü satın almama yardımcı olacak bir sayfa ile sonuçlanmıyor tıklama. Ak Emeklilik, benim onların ürününü bulmamı istiyor. Halbuki, verdiği reklamı kullanarak, benim ne aradığımı anlayabilir ve beni tam olarak istediğim yere gönderebilirdi. Bir başka "genelci" reklamcılık. Fakat kesinlikle bir önceki siteden daha başarılı.

Citibank Türkiye ise, hayat sigortası başlığının altında iki şeyi çok iyi gerçekleştiriyor: birincisi, Citibank isminin popülerliği ve bilinirliğinden yararlanarak, başlığı "Citibank Türkiye" olarak kullanıyor. Citibank, reklam yazısında ise ateşleyici birkaç cümleye ver veriyor: Fırsat, inanılmaz koşul, sigorta. Bütün bu kelimeler, sizde merak uyandırıyor.
İnanılmaz koşullardaki sigorta fırsatları devam ediyor!
Citibank reklamı, beni ana sayfasına değil, bireysel ürünlerin olduğu, özel ve kişisel bilgileri elde edebileceğim bir sayfaya yönlendiriyor. Tek hataları, benim aradığım ürünün ismini, bu sayfa içinde kullanmamaları yani "Hayat sigortası" başlığının olmaması. Fakat başlıklara dikkatlice bakınca, bunun çok büyük bir sorun olmadığı göze çarpıyor çünkü "Aile Güvence Planı" ve "Tehlikeli Hastalıklar Planı" sayfa içinde aynı anlamı veriyor. Hatta örneğimizde kullandığımız kişinin yeni bir baba olması, o kişinin belki "Çocuğum" başlıklı ürünle de ilgilenebileceği gibi bir inancı uyandırıyor bende. Citibank, kesinlikle reklam yazısı, başlığı, anahtar kelimesi ve gönderdiği sayfa ile, kullanıcıya/müşteriye, karar ve satın alma sürecinde yardımcı oluyor. Yani B'den, Z'ye gidişi kolaylaştırıyor. Tabi ki böyle bir uygulamanın, ROI (yatırımın geri dönüşü) rakamını ve bitiriş rakamını yükselteceğini söylememin herhalde bir gereği yok sanırım.

Google AdWords, gerçekten güçlü bir araç. Hem ziyaretçi sayısını hem de Z'ye ulaşmak isteyen potansiyel müşteri sayısını artırabilecek güçte. Fakat her araçta olduğu gibi, bu aracında akıllı ve iyi şekilde kullanılması gerekiyor. İşte size birkaç tavsiye:

  1. Anlamlı ve gerçekçi anahtar kelimeler seçin.
    Anahtar kelimeniz belki de en önemli kısım. Anlamlı ve gerçekçi anahtar kelime seçimi, başarıda, işin yarısını oluşturuyor. Anahtar kelimelerin, sizin işiniz ve en önemlisi websiteniz ile alakalı olmasına dikkat ediniz. Genel kelimeler (sigorta) yerine, ateşleyici kelimeler (hayat sigortası) kullanmak, potansiyel müşterilere ulaşmanızı kolaylaştıracaktır. Bu kelimeleri siteniz içinde, sitenizin istatistiklerini veren programların içinde bulmanız mümkün.
  2. Başlığınızın ve reklam yazınızın, anahtar kelimeyi yansıtmasına önem verin.
    Anahtar kelimeyi yazıp, sonuçlara bakan web kullanıcıları, genelde sonuç sayfasını hızlı bir şekilde gözleriyle taramaya başlarlar. Gözleri, beyinlerinin içindeki kelime ile özleşince, tıklama başlar. Kullanıldığınız başlığın, kullanıcıların tıklamasını sağlayacak kelimelerden, markalardan oluşmasına dikkat ediniz.
  3. Anahtar kelimelerin başarısını ölçün
    Acaba kullandığınız arama kelimesi, sizi ziyaret eden kullanıcıların Z harfine gitmesine yardımcı oluyor mü? Bunu anlamanın yolu, bu kelimelere tıklayan kişilerin, bu kelimeler için hazırlanmış sayfalar gitmesi ve bu sayfaların oluşturduğu tıklamaların Z'de sonuçlanıp, sonuçlanmadığı ile ölçülebilir. Hangi aşamada, ziyaretçi, Z'ye gitmekten vazgeçiyor? Acaba anahtar kelime, ziyaretçinin istediği bilgilerden oluşan sayfayı sunuyor mü? Bütün bunlar, A/B testleri, istatistik değerlendirmesi ve bitiriş rakam takibi ile ölçülebilir
  4. "Varış Sayfasına" özen gösterin.
    Anahtar kelimelere tıklayan bir kullanıcının vardığı sayfaya "varış sayfası" adını veriyorum. Bu sayfanın, anahtar kelime ile direk alakalı bir sayfa olmasına ve bu sayfada, potansiyel müşterinin Z'ye ulaşmasına yardımcı olacak bilgilerin bulunmasına dikkat edin.

Bunlar benim ilk aklıma gelenler. Sizin kendi deneyimlerinizden yola çıkarak tavsiye edeceğiniz herhangi bir şey var mı?

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 22:47 civarı yazılıp Oradan Buradan, Web Stratejileri, e-Ticaret dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | | |
 

Bu yazıya ait 43 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 25 Şubat 2006 10:09 tarihinde, ali demiş ki:

Google bu yazıyı AdWords müşterilerine kullanım klavuzu olarak sunmalı :)

Anahtar kelimeler konusunda, konuyla ilgili bir önceki yazınıza bıraktığım yorum doğrultusunda, küçük bir ekleme yapmak istiyorum. Anahtar kelimelerimizi seçerken, arama sonuç sayfalarında o kelime için kaçıncı sırada olduğumuza da dikkat etmemiz gerek, zaten ilk sıralarda yer aldığımız bir kelime için ayrıca para ödememiz gereksiz bir yatırım olacaktır diye düşünüyorum.

2. | 25 Şubat 2006 16:52 tarihinde, kuen demiş ki:

Ateşleyici kelime seçimiyle ilgili kafamda bazı sorular var. Ben bazı istatistik programları kullanıyorum ve arama sitelerinden siteme gelen ziyaretcilerin hangi kelimelerle beni arayıp bulduğunu bilebiliyorum. Fakat bu kelimelerle bulunma şansım arama sitelerinde eğer üst sıralardaysam olabiliyor yani benim ateşleyici kelimelerimi seçerken beni bulmalarına neden olan kelimeler dışında üst sıralarda olmadığım kelimeleri seçerken nasıl bir yol takip etmem gerekiyor. Aslında benim sorum adwords'le çok ilgili değil ama beni buldukları kelimelerin dışında kullanacağım kelimeleri nasıl seçmeliyim. Adwords bi araç tabiki ama ben şimdilik bunu kullanmak istemiyroum.

3. | 26 Şubat 2006 1:23 tarihinde, Equilibrium demiş ki:

Öncelikle internet'in bu kadar 'Google'laşmasından sıkıldım artık nereye baksam google çıkıyor, kocaman internet bu kadar parsellenir, pes doğrusu.

Adword'e gelince, doğru kelime seçiminde ben neye ihtiyacım olduğunu biliyorum gibi fikirlerle ben merkezli davranmayın, unutmayın ki siz kendinizi aramayacaksınız, tabii ki işiniz hakkında en iyi bilgiye siz sahipsiniz, biz aksini iddia etmiyoruz, mesele insanların hangi ihtiyaçlarını karşılamak üzere size ulaştıkları, daha da derin ele alırsak, size nasıl ulaştıkları, beklentileri, ve beklentilerinin ne kadarını karşıladığınızdır. Bu nedenle adword kullanmadan önce ciddi bir araştırma yapmak şart, buna ek olarak dönemsel izlenimlerle ziyaretci profilinizi izlemeniz de kesinlikle şart.

4 01 Mart 2006 17:18 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Kuen, sanirim atesleyici kelimeleri bulmanin en guvenli yolu, senaryolar cikarmakta yatiyor. Yani, sitene kim, ne amacli gelebilir? Ne yapmak istiyorlar? Ne gibi karakterlere sahipler? Ornegin senin bir online kuyumcu oldugunu dusunelim. Yatirim icin altin alanlar ile evlilik yuzugu icin sitene gelenler, kesinlikle degisik amaclar ile sitene bakacak, degisik atesleyici kelime onlari harekete gecirecektir. Diyelim ki evlilik yuzugu alan kisi elmasli bir yuzuk almak istiyor. Bu kisinin bay ya da bayan olmasi bile atesleyici kelimeleri degistirecektir. Yani senaryo olusturmak, istatistiklere goz atmak, kullanicilarin siteni nasil kullandigini gozlemlemekle olusabilecek seyler.

5. | 03 Mart 2006 12:58 tarihinde, Mahmut Tekin demiş ki:

İnternet ile hobi düzeyinde ilgilenen bana çok katkısı olduğunu söyleyerek Mehmet Bey'e yazısından dolayı teşekkür ederim. Bende iyi bir Google kullanıcısı olduğumu düşünüyorum, ben şahsım adına ekranın sağında bulunan reklam linklerine girip bakmıyorum nedeni ise Mehmet Bey'in de belirttiği gibi içerik olarak aradığıma ulaştırmaması. reklam vermek belki iyi olabilir ancak Türkiye'de nasıl verileceği, konusunda uzman olan kişilerden danışmanlık alınarak olabilir. benim tercihim ise sayfanın yapısı, meta bilgilerinin amaca uygun olması, sitenin anahtar kelimeleri ile site bilgilerinin uyumlu olması ve google da ilk 3 sonuç sayfasında görülebilmesi adword den daha verimli olacaktır. tabii sitenin güncel tutulması da üst sıralarda yer almasını sağlayacaktır.
Saygılarımla.

6. | 04 Mart 2006 10:09 tarihinde, Arda Kutsal demiş ki:

Google AdWords'e hedefe ulaşmak için belirlenen anahtar kelimelerin ne olduğu bana kalırsa bu dönemde her üç (3) taraf içinde (Google, Google AdSense kullanıcıları, Reklam Veren) artık eski başarısını sağlamamaktadır.
Dünyada trendleri düşme eğiliminde olan ve bu sebeple farklı reklam modellerini bünyesine katmaya çalışan Google AdWords'e olan ilgi ülkemizde hemen her fark yaratan serviste olduğu gibi Bilgi Teknolojileri altyapılarımızın ve katma değerli servislerimizin yeterli düzeyde olmamasından dolayı gecikmiş olarak başlamıştır.
Ama artık bana kalırsa bu zamandan sonra Google AdWords'den çok büyük faydalar elde etmek zor olacaktır. Bu ister doğru kelimelerle müşteriyi hedefe yönlendirmek için olsun, ister web sitesi sahipleri için gelir modeli kurmak anlamında olsun, Google AdWords ve AdSense servislerinden çok büyük beklentilere sahip olmak planları bozacaktır.
Çünkü Google AdWords'e gözümüz alıştı!
Bu konuda yazdığım bir yazı vardı, yorumumda değnmek istediğim konuyu aydınlatmak için okumak isterseniz faydalı olabilir.(Google AdWords'e gözümüz alıştı!)

7. | 05 Mart 2006 23:31 tarihinde, NASLI06 demiş ki:

"Bakar ancak görmeyiz " bu deyimi birçok kişi biliyordur. Ben Ankara' da yaşıyorum ve bir deniz tutkunuyum. Deniz olan illerde yaşayan arkadaşlarıma şanslısınız deniz hemen yanınızda dediğim zaman pekçok arkadaşım, zaman içinde öyle alışıyoruz ki, deniz ile taprak parçası arasındaki farkı görmüyoruz bile diyorlar.

Google'deki reklam linkleride benim için öyle. Hergün defalarca google giriyorum, ancak arama yaptığım konularla ilgili reklam linklerine tıkladığım oran %1 bulmaz sanırım. Reklam linklerindeki kısıtlı alan içindeki klişeleşmiş açıklamalar beni o siteye girmeye yönlendirme konusunda yetersiz kalıyor, hatta görmüyorum bile .

Reklam vermiş olmak için reklam vermek hatasına düşmenin yolu, belirttiğiniz gibi hedef kitlenizi ateşleyici kelimeleri bulacak yöntemleri geliştirmek. Salt istatistik bilgiler bunun için nekadar yeterli olur bilemiyorum. Ancak sitenin içeriği ile ilgili 10-15 kelime için google'de ilk iki sayfada yer alması, reklam vermekten çok daha yararlı düşüncesindeyim.

8. | 15 Mart 2006 16:12 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Yazılarınızı okudum.Evet sitemizin en önemli amacı ziyaretçisi olabilirliğidir.Bu nasıl olacak.Benim kanımca mümkün olduğu kadar arkadaş edinmek. Bu arkadaşların fikirlerine önem vererek onların dediklerinin faydalı olanlarını yerine getirmekten ibarettir diyorum. Hoşcakalın.

9. | 30 Mart 2006 17:10 tarihinde, mehmet demiş ki:

Google Adword değil Adwords önce bunu yazmayı öğenin sonra yorum yapın.

10 05 Nisan 2006 22:42 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Mehmet Bey, tesekkur ederim yorum icin. Adwords olarak degistirdim yanlisi

11. | 06 Nisan 2006 13:07 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Buraya yazı yazdığım Şubat ayından sonra ziyaretçi sayısında gözle görülür, bir artış oldu.
Mutlaka siz doğru yoldasınız. Yolunuz açık olsun.
Kısa yazdım bir dahaki mektubum uzun olacak.

12. | 18 Nisan 2006 21:51 tarihinde, Hakan demiş ki:

Memleketimden blog manzaraları daha uygun. Google bu konuları yeterli tonda açıklamış. Pazarlama terminolojilerine uzaksınız ve kendi perspektifinizi "doğru" olarak ve kaba üslupla sunuyorsunuz. Eğitiminiz nedir? Pazarlama biliminde ahkam, arak cümleler ile entel makalelerden tonlar harmanlanarak kesilmez.

13 18 Nisan 2006 22:35 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Hakan Bey,

Bu yazi icinde size ters gelen, boyle bir yorum yazmaniza sebep olan engin pazarlama bilgilerinizi bizimle paylasabilir misiniz? Hangi kisim size "kendi perspektifinizi 'doğru' olarak ve kaba üslupla sunuyorsunuz" inancini verdi? Ayrica pazarlama biliminde "ahkam" kestigim dusuncesine nasil sahip oldunuz? Eger pazarlama ile ugrasiyorsaniz, bir tuketicinin (ben yeni babayım. Çocuğum doğduktan sonra, her baba gibi bir takım kaygılarım oluşmaya başladı ve kendime "hayat sigortası" almaya karar verdim.) kendi gozlemlerine dayanarak yazmis olabilecegi bir yaziyi "arak cümleler ile entel makaleler" adini mi veriyorsunuz? Ayrica, web calisanlarinin, websitelerinin, web tasarimcilarinin pazarlama biliminden uzak oldugu bilgisini hangi akademik kurum size ogretti?

14. | 19 Nisan 2006 19:51 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Reklam vermiş olmak için reklam vermek hatasına düşmenin yolu, belirttiğiniz gibi hedef kitlenizi ateşleyici kelimeleri bulacak yöntemleri geliştirmek. Salt istatistik bilgiler bunun için nekadar yeterli olur bilemiyorum. Ancak sitenin içeriği ile ilgili 10-15 kelime için google'de ilk iki sayfada yer alması, reklam vermekten çok daha yararlı düşüncesindeyim. Dıye yazan Sayın yorumcunun dediklerine aynen katılıyorum. Başarılar. Saygılar. Hürmetler.

15. | 24 Nisan 2006 19:32 tarihinde, biroyunoyna demiş ki:

Memleketimden yorum manzaraları :)

Bu kadar nötr bir konuda bile birbirine hakaret etme hevesi duyan insanlar mıyız biz? Güzel ve anlamlı bir yazı. Mutlaka hiç düşünülmemiş fikirler sunması gerekmez.

16. | 27 Nisan 2006 11:45 tarihinde, altan - web tasarım demiş ki:

birileri düşünüp,vakit ayırıp makale yazıyor. buna bile tahammül yok. sen yapmıyorsun bari gölge etme. cehennemde türklerin kazanının başında zebani yokmus ya... fıkra değil gerçek :=)

17. | 31 Mayıs 2006 16:41 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

30 MAYIS 2006 Tarihli Radkal Gazetesinde Kitabınızın ve sizin reklamınızı gördüm.
Başarılar. Tebrikler.
e-ticaret konusunda elbette deneyimli ve tecrübeli olmak avantajdır. Bu deneyim nasıl oluşacak? Bu konu da bilgi vereceklere ihtiyacım var. Saygılarımla.

Hasan Güler

18. | 02 Haziran 2006 22:57 tarihinde, biocomicals demiş ki:

Verdiginiz bilgiler oldukca yararli, google adwords gibi araclar hakkinda verdiginiz ornekler ve aciklamalar da ayrica aydinlatici, tesekkurler!
Belki yazmis olabilirsiniz,bilemiyorum ama google adsense ile de ilgili onerileriniz var mi?


19. | 05 Haziran 2006 12:33 tarihinde, erdem demiş ki:

İyi çalışmalar,
Benim sizden öğrenmek istediğim bilgi, reklem kampanyaların ekranın sağ tarafında değilde ekranın sol tarafındaki web sitelerinin en üstünde nasıl görünmesini sağlayacağımız. Bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim. Cevab mail'linizi sabırsızlıkla bekliyorum.İlginize şimdiden teşekkür ederim.

20. | 16 Haziran 2006 12:52 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Acaba buraya yazılanlar birileri tarafından okunuyor mu?
Bugün bu soruya takıldım. Okunmak güzel şey. Fakat okutturabilmek lazım. Okuyucu ne okur? Ya da hangi sorulara cevap yazar. Bizim sıkıntımız emeklilik günlerimizde evimizin elektronik araç gereç odasından siz dostlara, görünmeyen bir sevecenlikle ve ılık bir okşayışla cevap verebilmek. Sorularınızı bekliyorum. Ya da en doğrusu var mısınız? diye soruyorum.

21. | 04 Temmuz 2006 15:10 tarihinde, Gokare demiş ki:

Gerçekten çok güzel tespitler yapmışsınız. Bence internette reklam isimli konferanslar düzenlenmeli ve şirketlere bu konuda profosyonel destek verilmeli.

22. | 07 Temmuz 2006 15:54 tarihinde, HASAN GÜLER demiş ki:

Yaklaşık bir ay oldu size yazamadım. İnternete girmek ve aradabir yazı yazdığımız sitelere göz atmak, güzel bir duygu. Mehmet Doğan Hocamız bu konuların hakimi.
Aynı zamanda bu bilgileri paylaşan müstesna bir şahsiyet. Bizler sıradan kişileriz.
Yazılarımız okunur mu? Bize ne derler, bilemeyiz. teknoloji kimin umurunda?doğru.bizim gibi(burada sadece kendi şahsımızı anlatıyoruz. başkası alınmasın.)insanlar.. Teknoloji deyince ne anlarız. Emekli olmuşuz. Bizim çocukluk günlerimiz de ders çalışması yaptığımız ayrı bir odamız yoktu. Müşterek oda da ise o gürültü içinde mümkün değildi. Şimdiki gençler her türlü teknolojiyi emirleri altına almış. Son sürat dünyada Türkiyenin yerini belirlemek için koşuyorlar. Gelecek Türk milletinindir.

23. | 18 Ekim 2006 11:56 tarihinde, Baran demiş ki:

9 numaralı yorumcu --->30 Mart 2006 17:10 tarihinde, mehmet demiş ki:
Google Adword değil Adwords önce bunu yazmayı öğenin sonra yorum yapın.

bu Türkiye Cumhuriyetinden senin gibi adamlar çıktığı sürece bu memleket yükselemez. Ya afedersin ama zatı armut herif ( bu arada bu zatı armut lafımı da angut yaparak düzeltmeye kalkarsın sen şimdi ) bu yorumu yapan ne gubil bir yorumda bulunmuş. Ukalalık yapmana ne gerek var terbiyesiz herif.

24. | 21 Ekim 2006 13:04 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Size Temmuz dan bu yana yazı yazmamış görünüyorum. Oysa hep kalbimdesiniz.
Siz ve sizi sevenler hatta sevmedikleri halde size yazanlar bize dosttur. Yazmak hatırlanmaktır. Hatırlayan sevmiyorum dese bile aslında seviyordur. İnsan sevdiğine yazı yazar,sevmediklerini düşünmez bile...
Bu arada kitabınız nasıl gidiyor. Henüz alamadık. Dediğim gibi emekliyim.Nasıl tedarik edilecek bize yazarsanız sevinirim.
Buraya yazı yazan her düşünceden insanların fikirlerine saygılıyım.

25. | 20 Kasım 2006 23:56 tarihinde, fatih demiş ki:

Makaleyi ve yorumları çok hevesli bir şekilde okurken hakan beyin asi bir şekilde yazmış olduğu yorumu görünce biraz bozuldum. Çok ayıp.
Mehmet bey güzel yazılarınızı 2 ay gibi bir süredir sürekli okumaya çalışıyorum.
Çok teşekkürler

26. | 27 Kasım 2006 23:35 tarihinde, burcu demiş ki:

Mehmet Bey ben de amator bir reklamveren olarak verdiginiz bilgiler icin cok tesekkur ediyorum. Tam google adwords e reklam vermek uzereyken sizin yazinizi okudum. Gercekten cok acik ve bilgilendirici buldum yazdiklarinizi. Yuzlerce firma sirf bu bilgileri vermek icin binlerce dolar talep ediyorlar. Buna ragmen yazilariniz icin bu kadar seviyesiz yorumlar yapilmasine uzuluyorum, begenmek zorunda degil kimse ama elestirilerini daha seviyeli bir sekilde yapmalilar. Bir insana durduk yerde terbiyesiz demek herhalde terbiyeli bir insanin yapacagi sey degildir diye dusunuyorum. Bu yorumlari yapanlara gore yazdiklariniz cok degisik veya yeni olmayabilir ama unuttuklari birsey var, herkes bu konuda uzman degil ve Mehmet Bey gibi deneyimlerini bizlerle paylasmak isteyenler artsa , teknolojiyi daha etkin ve dogru kullanmaya baslayabiliriz sanirim.Kitabinizi da en kisa zamanda temin edecegim...

27. | 30 Kasım 2006 21:53 tarihinde, özgür özer demiş ki:

Mehmet Bey, google da biraz önce ne arıyordum da sizin sayfaniza dustum hatirlayamiyorum artik. Okudugum tum yazilarinizi cok begendim ve mantikli buldum. Seviyesizligin ne derece olabilecegini bizlere gostermek isteyen sorunlu insanlarin yazdiklarini kendilerine armagan edelim. Benim merak ettigim sudur ki; Adwords hakikaten ise yariyor mu? Odeyecegimiz paraya degecek mi? Hangi reklem icin ne kadar odemeliyiz? Tesekkur ederim..

28 30 Kasım 2006 22:10 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Ozgur Bey,

Sanirim aradiginiz kelime magazalarla ilgili idi :)) Ah bu website istatistiklerinin gozu kor olsun :)

Google Adwords'un islerligi ve ise yararligi yukarida anlattigim gibi tamamen size kalmis. Bircok insan (ve ozellikle son zamanlarda yapilan eye-tracking testlerinin sonuclarina gore) Google'un reklamlarini perdeleyebiliyor. Fakat onemli olan perdeleyen kisiler degil zaten. Onemli olan bir konu hakkinda istedigi bilgiye -nasil olursa olsun- ulasmak isteyen kisiler. Cocuguna dogum gunu hediyesi icin Elmo oyuncagi arayan bir kisinin bir site icinde davranisi ile Elmo'yu kimin seslendirdigini bulmak isteyen bir kisinin davranislari farkli olacaktir. Onemli olan Elmo oyuncagi arayan kisiye ulasmak ve onlari, oyuncak satan sitenizin anasayfasina cekmek yerine, onlarin istedigi yere cekmek buradaki marifet.

29. | 04 Aralık 2006 11:58 tarihinde, taşkın demiş ki:

adwords elbetteki çok güzel bi sistem ama adsense gibi garip yöneleride yok değil
örneğim www.medikalmakale.com sitesi www.medical-library.org sitesinin bireribr içerik olarak aynısı olduğu halde türk sitesi olan siteye illegal içerik uyarısı gönderildi bu nun sebebini sorduğumda ise açıklayıcı bi bilgileri olmadığı yönünde mesaj adım çok garip

30. | 12 Aralık 2006 15:55 tarihinde, Erhan Can demiş ki:

Herkese Selamlar

Sayın Mehmet Bey yazınızı gerçektn çok beğendim ve insanların bildiklerini paylaşmamak için yada yanlış yönlendirmek adına sahte bilgileri paylaşmayı seçtiği bir dünyada gerçekleri paylaştığınız için teşekkürler.

Ben yeni kurulmuş bir organizasyon firmasının sahibiyim ve internetin firmamızın tanıtım sürecinde elverişli bir zemin olduğunun bilincindeyim.
Bu tanıtım sürecinde herhangi bir aracı firma yada şahıs kullanmadan sitemin tanıtımıyla bizzat kendim ilgileniyorum(En doğru yol olduğuna inanarak).
Seo,Adwords gibi konularda araştırmalar ve deneme yanılma yöntemleriyle zamanla başarıya ulaşacağımı düşünüyorum.
Yazdıklarınıza tamamı ile katılıyorum ve genel kelime kullanımının da yeni firmaların tanıtımında bi süre yayınlanmasının faydalı olduğunu düşünüyorum.

31. | 18 Aralık 2006 11:14 tarihinde, Evren demiş ki:

Görmüş olduğum bir adwords reklamı.
Üzerindeki açıklama: Mouse'i reklam üzerine getirin, link aşağıda çıkıyor. Tıklamadan, linki yazın, girin :)

Bir türk zekası... Tabiki de... :)

32. | 25 Aralık 2006 22:02 tarihinde, Aybey demiş ki:

Google Adwords, internet sitemizin can damarı diyebilirim, önemli olan bilinçli bir şekilde optimum kullanabilmek, keşke tek alternatif olmasa da daha fazla reklam verip, daha fazla sonuç elde edebilsek......

33. | 14 Ocak 2007 19:47 tarihinde, HASAN gÜLER demiş ki:

Sayın Mehmet Doğan
Acele ile size gönderilmiş bir resim di o. Babam ve annem 81 ve 88 yaşlarındaslar ve o resimi çekerken TV de haberleri izliyorlardı. Teknoloji onlarında umurunda. Televizyon seyrediyorlar. Bilgisayarda ise düğün resimlerini veya başka bir haberi izliyorlar.
Şöyle yazabilir miyiz?( Yaşı kaç olursa olsun, yaşayan herkesin teknoloji umurunda..)
Size ben hep yazacağım kitabı da en kısa zaman da alacağım. Başarılar.

34. | 11 Şubat 2007 19:47 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Burada dertleşi ve söyleşi var. Ta Kanada'dan bize kucak açmış Mehmet Doğan Bey.
Sevgili yazı arkadaşlarım.Sizlere saygı ve hürmetle başlıyorum yazıma.
Acele yazmıyayım dedim. yine acele oldu. hatırını kıramıyacağım, misafirim geldi. hoşcakalın.

35. | 22 Şubat 2007 12:07 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Sevgili Mehmet Doğan
Teknoloji kimin umurunda kitabımı aldım. Önce sizi tebrik ederek satılarıma başlıyorum. Kitap içerik olarak mükemmel. İnsana bazı konularda ışık olacak bilgiler ihtiva ediyor.
Satır satır okuyorum. Acele de etmiyorum. En sakin zamanlarda okuyorum. Bugün Fenerbahçemizin önemli bir maçı var. Yine tarih yazacak. Maç saatine kadar biraz kitap okuyacağım.

36. | 26 Şubat 2007 23:46 tarihinde, Yaida demiş ki:

Mehmet Bey (9 nolu yorumun sahibi),
Sizde öncelikle yazı yazmayı öğrenin de, ondan sonra bu güzel yazıyı eleştirin bence. Mehmet bey kibarlığından sizi bozmamış bence :)

İşte yazınız;

Google Adword değil Adwords önce bunu yazmayı "öğenin" sonra yorum yapın.

37. | 11 Mart 2007 11:20 tarihinde, candost demiş ki:

yorumcular bağcıyı dövmeye gelmiş bağa bakan yok:((((

38. | 12 Mart 2007 19:34 tarihinde, Turgay demiş ki:

Sayın Doğan;
Erol Özgür Sigorta ile ilgili yorumlarınızı web sitesini hazırlayan insan olarak ilgiyle okudum ve çok şaşırdım. Yazınızda "bu site, aradığım kelimeyi ya da aradığım konuyu içeren bir sayfa sunmuyor bana." demişsiniz. Aradığınız sözcük "hayat sigortası" sitenin sağ sütunu olduğu gibi hayat ve sağlık sigortaları üzerine ve arkasında sizinde yorumlarınızda buyurduğunuz gibi! ciddi bilgi var. Yine siteyi incelemediğiniz için reklam metnine takılmışınız, Erol Özgür Sigorta bir hayat sağlık acentası değil Uluslararsı Nakliyat sektörüne hitap eden bir firma. Diğer branşıda ağırlıklı olmamak üzere yapıyorlar. Web sitelerinin içerdiği bilginin kalitesi her zaman tartışmaya açıktır. Okumayı ve yazmayı sevmeyen bir millet olduğumuz için bu ne yazıkki genel bir sorundur. Sahada çalışan bir insan olarak bu konuda en büyük sıkıntımız içerikdir. Firmalardan her şeyi iste ama yazı isteme... Gelende genelde kopyadır. Kötü tasarıma gelince altında adresimiz var keşke bizimle irtibat kursaydınız. İnteraktif bir sitedir ve tasarım başlığın değiştiği tarafımızdan yapılmış genel bir tasarımdır. Elbette müşteri onayı alınarak yapılmıştır. Her işin olduğu gibi bununda bir bütçesi vardır. Elbette sitenizde istediğiniz gibi yazı yazabilirsiniz, ama yazarken kurumları ve insanları incitmeden, harcanan emekleri yok saymadan yazmalısınız. Erol Özgürle ilgili yorumlarınızı bu bilgiler ışığında bir daha gözden geçirmenizi dilerim Selamlar

39. | 14 Mart 2007 23:40 tarihinde, Hasan Güler demiş ki:

Sevgili Kardeşim Mehmet Doğan
Sizinle bu sayfalarda veyayınladığınız TEKNOLOJİ KİMİN UMURUNDA kitabınızda tanıştım. İzin verirseniz yukarıdaki yazıya cevap vermek istiyorum.Sayın TURGAY bey erol özgür sigortayı hazırlamışsınız. Tasarım ve sayfalar harika..Yalnız yukarıdaki yazıda sizin tasarımınız değil de reklam vermeden önce nelere dikkat etmemiz gerekiyor diye onlara işaret edilmiş. Örnek olarak da sizin tasarladığınız siteye rastgelinmiş. Yoksa bunda kasıt yok. Aksine iyilik var. Reklam nasıl verilmeli diyor ve sizin hazırladığınız sitenin ismi veriliyor. Daha iyi ya..İşte sizin yapamadığınızı bu vesileyle Yazar kardeşimiz Mehmet Doğan yapmış oldu. Yukarıdaki yazınıza bir teşekkür kelimesi koymanızı dilerdim.

40. | 17 Nisan 2007 15:35 tarihinde, Turgay demiş ki:

Yorumları inceleyince Hasan Güler Beyden kurtuluş olmadığını gördüm. Öncelikle şunu belirtmek isterim internet ve web için emek harcayan herkese sonsuz saygımız var. Sayın Mehmet Doğan'ı ciddiye almasaydık, emeğine saygı göstermeseydik bu siteye cevap yazma zahmetine katlanmazdık. Bu çalışması için teşekkür elbette ederiz. Hatta siteyi incelediğimde (işlerin yoğunluğundan dönemedim) kendilerine başvurup isim, kaynak ve site belirterek bazı yazılarını www.websitebul.com' da yayınlıyabilirmiyiz diye izin isteyecektim. Bu konularda hiç bir kompleksimiz yok. Hasan beyede yazımı tekrar okumasını tavsiye ediyorum Israrla Erol Özgür Sigortayı sağlık ve hayat acentası yapacaksınız. İlla da yorum yazacağım diye zorlamanında alemi yok diye düşünüyorum. Saygılarımla

41. | 22 Haziran 2007 14:40 tarihinde, hediyedenizi.com demiş ki:

Atalarımızın bir sözü var "eski köye yeni adet getirme" diye mutlaka faydalı anlamları vardır ama bu sözün bence biraz kültürümüzün, yeniliğe, yenciliğe, buluşa karşı fazla korumacı yanınıda yansıtıyor.

Sanki yenilik bize hep kötülük getirecekmiş gibi. İşte elin adamı blog diye bir sistem bulmuş bak dünyada ki, ilgilendiğin konuda dünyanın neresinde bir insan varsa onla fikir alışverişi yap, paylaşım yap, o senden faydalansın , sen ondan birşeyler kap diye. Beyefendi de onu en etkin şeklide kullanmış bu makale ile.

Yurdum insanı bu güzelim sistemi (ki blogdur), bu faydalı makalenin bile üstünde neler konuşuyor. Pes yani.

Ben yoğun bir addwords kullanıcısıyım. Sitemin başarısına katkısının çok olduğunu düşünüyorum. Mükerrer tıklamalardan şüphelenmiyor değilim ama yinede google 'ın bu işi dünyada ki en profosyonel şeklide yaptığına inanıyorum.

Benzer sistemleri mynet "addclick" adında doğan gurubu "adnet" adında çalıştırmaya çalışıyor. İkisinide kullanmaya çalıştım bir tanesi uyarmama rağman tıklama başına 80 ytl isteyen sayfalar içeriyor (ne sayfaysa mübarek) ötekini anca üstüne para verirlerse kullanırsın kağnı sanki.

Yani dicem o ki adam kalkmış İrlanda'da bir hizmet yapmış gelmiş bizim reklamımızı bize satıp cebimizden parayı alıp gidiyor. Biz bunu en etkili şekilde kullanıp bir an evvel güçlenip benzer sitmler kurmak benzer üretimler yapmak yerine hala geyik yapıyoruz.

Ben bu satırlar yerine hakkaten o ateşleyici kelimelerden, mükerrer tıklardan bunların oranlarından, felan bahsetmek istiyordum ama şimdi kafam dağıldı, e bende Türküm sonuçta kanımda var.

Başka zamana artık.

Makale sahibi bey efendiye teşekkürler reklamlarımı önerileri doğrultusunda gözden geçirdim bile.

42. | 22 Haziran 2007 14:56 tarihinde, hediyedenizi.com demiş ki:

Bu arada mehmet bey,

unuttum diyecektim ki, yayınlamayın bu abuk subuk yorumları da konunun özü ile ilgili şeyler daha ön plana çıksın.

Örneğin benim sitemde ziyaretçilerin % 75 i yeni ziyaretçi. Bu durumda ben her türlü trafikten verim aldığımı düşünüyorum.

Gerçi ziyarteçilerimin alışveriş yapma oranı burak büyükdemir'in kümesteki kartal kitabındaki (verininin kaynağı yazmıyor) % 5 ten çok düşük ama şu anda trafik bize yazrıyor diye düşünüyorum. Üstelik tıklama başına ödemek de bence ayrı bir avantaj.

Bunları adwords e gözümüz alıştı diyenler için yazıyorum, bazı internet kurtları artık konuya hakim kim ne satıyor tükiyede çok iyi biliyorlar. Ama unutmasınlarki türkiye de milyonlar internete daha çok yabancı, çok yeni, çok acemi, ve bizim buzdağının altında kalan kısmı gibi olan asıl müşterilerimiz onlar olacak.

Yani bu addwords den daha çok iş çıkar. Ama sizin makalenizin yönlendirdiği gibi etkili kullanmak lazım.

Aksi halde reklam yaparsınız ama cem yılmazın reklamında söylüyor ya " o sizin hayırseverliğiniz " olur :))

sağlıcakla...

43. | 25 Ağustos 2007 11:44 tarihinde, internet noldu demiş ki:

Google üzerinde adwords konusuyla ilgili arama yaparken rastladığım makalenizin içeriği bence internet yayıncılığı ile uğraşan herkesi ilgilendirdiği gibi web sitesi sahibi kurum ve kuruluşları da yakından ilgilendiriyor.

Umarım ulaşması gereken herkes bir şekilde bu yazıdan haberdar olur ve internet reklamcılığı alanında daha kaliteli ürünler ile rastlaşarak, ülkemizde bu sektöre olacak yatırımlarında artması sağlanır.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?