Kullanıcıyı Aşık Etmek
28 Şubat 2006
Don Kişot'un hikayesinin hepimiz biliriz. Hani şu Cervantes'in yüzyıllar önce yazdığı şövalye özentisi, yel değirmeni düşmanı karakter. Cervantes'in, Don Kişot eseri kadar iyi bilinmeyen başka birçok özelliği var esasında. Örneğin sol elinin savaş sırasında yaralanması ile "sakat" lakabını alması; Cervantes'in, Osmanlı'nın esiri olarak Cezayir'de seneleri geçirmesi; Cezayir yılları nedeniyle, Don Kişot eserinin, Arap kökenli tasavvuf edebiyatından esinlenen yönlerinin olması. Birbirini takip eden olayların, birbirini etkilemesi.
Hani bizim tasavvuf edebiyatında, sufi adini verdiğimiz ve halk edebiyatındaki yarı-benzer karşıtı Aşık olan bir geleneğin, dünyanın en çok satan kitapları arasında yer alan bir İspanyol eserini etkilemiş olduğunu düşünmek, bence ilginç. Belki de Don Kişot karakterinin bu kadar sevilmesi, bazı Aşık ya da Sufi özelliklerini özünde taşımasında yatıyor olabilir. Yenilmez tutkusu, kabul görmeyen bir yaratıcılığa sahip olması, devrimci Che'yi bile etkileyecek karakteristik özellikleri, idealizmi, ele akla sığmayan sosyalizmi ve kendini arayışı. Aşığın bir adı da "deli" değil mi halk edebiyatında? Her şeyi aşkı için göze almışlık, cehennemi ve cenneti, yaşadığı hayat içinde yaşayan ve aşkını herkese anlatmak isteyen kişilik. Bu konuda edebiyat tarihçileri sizlere daha iyi bilgi verebilir. Ben bu konuda ne yetkili ne de yetkin bir kişiyim. Yalnızca kendi gözlemim.
Evangelist
Bütün bunları anlatmamın nedeni ise Türkçe'de tam olarak karşılığı olmayan bir kelimenin, bugünün İnternet, Web ve Web uygulamalarındaki önemi! Bahsettiğim kelime: Evangelist.
Evangelist terimi, İngilizce'de dini bir anlam ile özleştirilmiş olmasına rağmen, günümüzde birçok kişi, tutkun, aşık, hem de delicesine aşık kullanıcılara ve uygulama geliştiricilerine bu ismi veriyorlar: Evangelist. Peki bu kelimenin biz de karşılığı nedir? Ya da karşılığını bulmak isteyecek kadar önemli örnekler var mı ki Türkiye'de?
Türkiye'den önce gelin yurtdışındaki kullanımına bakalım bu kelimenin. Birçok konuda, kullanıcısı ile günlük kullanımın ötesindeki bir ilişkiyi kurmayı başaran hemen hemen bütün uygulamalar, ürünler, kendine bir evangelist buluyor. Google'da "iPod Evangelist" kelimesi 181 sonuç veriyor. ColdFusion 9000; PHP 403; Google Evangelist, 156; İnternet Evangelist 100.000; AJAX 33.000 ve liste böyle uzayıp gidiyor. Fakat bütün bunlar gerçek rakamlar değil. Gizli sakli, hatta kendilerinin evangelist olduğundan habersiz binlerce kullanıcı var. Örneğin Marketallica'dan tanıdığınız Özgür benim kanımca, bir Flickr evangelistti. Örneğin ben "kullanıcı deneyimi" ve iPod evangelistiyim. Aramızda mutlaka Türkcell evangelistti, kariyer.net evangelistti, Garanti Bankası evangelistti olanlar vardır fakat bu kişiler, bunu hiçbir yerde yazılı olarak belirtmediğinden ya da evangelist olduklarından haberleri bile olmadığından Google'da arama sonucu olarak bize dönmüyor.
Yazar Evangelisti Aşığa Benzetiyor!
Evangelist kelimesi, İngilizce kökenli bir kelime ve bazen, İngilizce konuşan kişilere bile, eğer İnternet ve teknoloji anlamında kullanıldığında bir anlam ifade etmiyor. Hele, Türkçe içeriğe sahip olan bir blogda bu terim kullanılınca, sanırım anlamı daha da köreliyor. O nedenle ben, halk edebiyatında kullanılan Aşık kelimesini kullanmayı daha uygun görüyorum: Türkcell Aşığı, Kullanıcı Deneyimi Aşığı, Ekşi Sözlük Aşığı gibi.
Aşık kişiler, bir uygulamayı, kendilerininmiş gibi sahiplenen, bu ürün ya da uygulama ile gurur duyan ve başkalarının bu ürünü kullanması için her türlü reklamı, ücretsiz ve gönüllü bir şekilde yapan kişilerdir. Aşıklar, programın birçok hatalı yönünü görmezler. Görseler bile bunu düzeltmek ya da düzelttirmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Aşıklar, bu ürün ya da uygulamasız bir yaşamı düşünemeyecek kadar bağlı ve tutkundurlar. Neredeyse körü körüne. İdealizm, yenilmez tutku, bazen kabul görmeyecek kadar gerçeküstü yaratıcılık, onları birer "Don Kişotluk" yapan yel değirmeni savaşçıları yapar.
Peki Aşıklar Neden Çok Önemli?
Aşıklar, bir web uygulaması ya da herhangi bir ürün için çok önemli çünkü
- Aşık kullanıcılar, sitenin, ilk yerli kullanıcısını oluşturlar.
- Aşıklar, sizin geleneksel kullanıcılarınızdan farklılık gösterirler ve bu farklılıklar, onların sizin uygulamanızı geliştirmek için tutkusunu kamçılar. API'ler sayesinde, sizin zaman ayırmadığınız ya da önem vermediğiniz yan ürün ve uygulamaları üretirler.
- Aşıklar, sistemin gelişmesine ve daha çok kullanıcıya sahip olmasına büyük katkıları olur. Bu tip kullanıcılar, sisteminin "kusursuz" olmasını beklemez. Onlar için "kafi" ya da "yeterli" kelimeleri, uygulamanızı kullanmaları için gerekli ortamı oluşturur.
- Aşıklar, ürününüzden, uygulamanızdan, bloglarında, yazılarında, günlük konuşmalarında hep büyük bir zevkle, heyecanla bahsederler.
- Aşıklar, sisteminizin, gönüllü işletim yönteminden, ekonomik getirili bir sisteme geçmesine yardim etmekle kalmayıp; ekonomik getiri sistemini ilk kabul edenler arasına katılırlar.
- Aşıklar, ürününüzle daha fazla birebir ve kaliteli zaman harcarlar. Bu tip kullanıcılar için eğitim bütçesi harcamanıza gerek yoktur. Hatta bazen, aşıklar, diğer kullanıcılara öğretmenlik bile yapabilirler.
Yani kısacası, sisteminize, ürününüze, uygulamanıza, servisinize Aşık bulmak çok önemli.
Peki Nasıl Oluşturuluyor bu Aşıklar?
İşin zor kısmı Aşık olacak kullanıcı bulmakta değil; bu potansiyel kullanıcıları, ürününüze aşık edebilmektir.
Peki Aşık kullanıcıya sahip olmak için, inanılmaz, eşi görülmemiş, şimdiye kadar yapılmamış bir şey mi üretmek, yaratmak, oluşturmak gerekiyor o halde? Bu sorunun cevabı tek kelime ile "HAYIR". Hatta bunun tam tersini yapmak yani eşi görülmüş, daha önceden yapılmış, inanılır ürünlerle daha çok sansınız var Aşık kullanıcılar bulabilmekte.
Aşık kullanıcı elde edebilmek için yapabileceğiniz birçok şey var. Örneğin, iyi ve kaliteli müşteri hizmetleri ya da basit ve herkesin çok iyi anladığı bir fikre, ürüne yeni bir tasarım, kolaylık ve katma değer kazandırmak. iPod, çok iyi bildiğimiz Sony Walk-Man'den çok mu farklı bir fikir sizce?
Fakat kesinlikle yapmanız gereken birkaç şey var ki bunlardan vazgeçmezsiniz. Yani olmazsa olmaz denilecek aşık edici birkaç kural:
- Ürününüzü kullanıcılarınıza açın. Hem de her anlamıyla. Öylesine ki
- onların bu ürünü paylaşmalarına,
- kendi yararları için kullanmalarına,
- geleneksel kullanım seklinin dışına çıkmalarına,
- Sizin ana ürününüzle, onlarin yan ürün üretmelerine izin verecek
şekilde açıklık getirin.
- Kullanıcı verilerini sahiplenmeyin. Onların bu verilere ulaşmalarında kolaylık sağlayın. Hatta onların bu verilerini tamamen sisteminizden çekip, gitmelerine izin verecek yöntemleri onlara verin. "İzinsiz alınmaz", "Tüm hakları saklıdır" gibi saçmalıklara son verin.
- Aşıkların, aşklarını başkalarıyla kolayca paylaşmalarını sağlayacak gerekli araçları ürününüzde bulundurun.
- Kar, para ve bütçe gibi konulara yoğunlaşmak yerine kullanıcı deneyimi, kullanıcı yararları ve memnuniyeti gibi konulara ağırlık verin. Kullanıcıların ürününüzü kullanım seklini, onların ihtiyaçlarını iyi anlayın, test edin ve değerlendirin.
- Kendi ürününüze ilk önce siz aşık olun! Ya da aşık olabileceğiniz bir ürünü yaratın! Eğer yarattığınız ürüne sizin ihtiyacınız yoksa başkalarının kullanmasını sağlamanızda zor olacaktır.
- Kullanıcıların isteklerine değil; ihtiyaçlarına kulak verin. Çoğu zaman istediklerini sandıkları fonksiyon, gerçek ihtiyaçlarından çok farklı olabilir.
- Sisteminizi milyonların kullanabileceğini varsayarak; ara yüzü ise tek bir kişi kullanacakmış gibi tasarlayın.
- Başkalarının iyi bir şekilde yaptıklarını başkalarına bırakın. Siz, sizin ürünün üstün yönlerine önem verin. Başkalarının yaptığı fonksiyonları "iyi fikir" diye sisteme sokmayın!
- Kullanıcıların, sistemin içine veri yazmalarına, katkıda bulunmalarına, sosyal bir ağ oluşturmalarına izin verin, bu tip etkinlikleri teşvik edin.
- Yeni ve eski kullanıcılarınızdan kişisel bilgi, kredi kart, giriş/üyelik bilgileri istemeden uygulama içinde birçok fonksiyonu kullanmalarına olanak tanıyın. Sisteme giriş kısmını olabildiğince sade tutun. Bırakın bir dolu soru sorup onları korkutmayı, şüphelendirmeyi. Önce onları kendinize AŞIK edin!


Bu yazıya ait 22 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Mehmet süper bir yazı eline sağlık. Ben bahsettiğin gibi flickr evangelistiyim.
Aşık oluşturmaya birkaç taktiksel araç eklemek isterim.
1. Kullanıcıların ürünün kendisini şekillendirmesini teşcik edelim. Örneğin, CoolHunting'de ki ana banner her hafta farklı bir tasarımcı tarafından yapılmaktadır. Ya da flickr ana sayfasındaki resim flickr kullanıcılarının en çok beğendiği resimlerden seçilir.
2. Kullanıcılar için statu sembolleri yaratın. Sizin sitenizde ya da markanız üzerinde neleri teşvik etmek kullanıcıları daha aşık yapacaktır. Bunun cevabı bir forum için kaliteli paylaşımlardır. Kaliteli paylaşım yapanlara "Altın üye listesi" gibi bir sanal statu sembolu eklemek kullanıcılarda tutarlılık yaratır. Kendimden ornetk vereyim, o kadar yogun olmama ragmen bir forumda sürekli birseyler paylasıyorum. Cünkü forumun altın üye listesindeyim.
3. Kullanıcılar için kimlik yaratın. Bu sembolik bir şey olabilir. Ancak emin olun aşık müşteri yaratmada çok faydalı olacaktır. Örneğin Etsy'de satış yapan tüm tasarımcıları kendi Etsy markalı kartvizitlerini bastırmalarını teşvik ediyor. Flickr'da ki bir araç size Flickr fotografçı kimliği yapmanıza izin veriyor.
Tekrar tesekkurler
Evangelist müşterileriniz oldu mu? Yoksa bu bir hayal mı hala? Apple da bir hayaldi ama şimdi çok gerçek.
*MaP
Elinize sağlık, çok yararlı ve güzel bir yazı olmuş.
Benim de bir site hayalim var ve yakında hayal olmaktan çıkacak. Büyük bir feyz aldım yazınızdan... Ben de bir aşığım. İnşallah benim de sitemin aşıklarını oluşturmak, siz ve sizin gibi yön verici yazı sahipleri sayesinde daha da kolay olacak...
Sevgi&Saygı
selamlar, tebrik ediyorum hem icerik hem de yazi dili olarak cok guzel olmus.
okumuşsundur mutlaka ama ben yine de hatırlatmak isterim guy kawasaki nin devrimciler için kurallar kitabını...
orada da bahsetmiş evangelist teriminden ve muhtesem de açıklamış.
evangelist olmak zordur çünkü bazıları seni enayi olarak görebilir ama güzeldir de çünkü belirli bi zaman sonra ya ben demiştim deme lüksüne sahip olabilirsin.
ama bu bence kişilik yapısından da kaynaklanır.içinde olmalı insanın yani :)) ya da birileri oldurmalı...
evet bende bir evangelist oldugumu düşünüyorum.Ama illaki bi amrka üzerinde değil.benim hoşuma giden ve başkalarının da hoşuna gideceğini düşündüğüm herseyde.mal ve hizmet olarak..
yeni markaları deneyim onları tanıtmayı çok severim mesela...ipod, playstation, yeni çıkan çikolatalar :)) , web siteleri gibi ...
ama şu sıralar takıldıgım marka forbes dergisi... :))
Aşık etmek gibi alışkanlık yapmaktan ta evanjeliklere sahip olmaya neden olabiliyor. Bir trend oluşturmak ve saman alevi gibi ilgi odağı olarak parlamak yerine bazı özelliklerle sivrilip, arandığında her zaman o özellikleri içereceğini bilme sayesinde güven kazanmak. Ipod aşkında Apple alışkanlığının da rolü var. Bu alışkanlıksa, onlar ne ürün çıkarsalar tasarım konusunda sade, temiz ve fonksiyonunu iyi icra edeceği konusunda duyulan güvenin sonucu. Aşk bitince yerine en azından alışkanlığı bırakmalı.
Selamlar Mehmet,
Çok güzel bir yazı olmuş gerçektende... Evangelist'ler yeni neslin "user generated content" kavramının temsilcileriler bence. Her gün Flickr API'siyle gelistirilmis yeni bir uygulama/oyun goruyoruz, iPod için tasarlanmış yeni case'ler, yeni motion graphic işleri goruyoruz.
Digital medya evriminin bir sonraki noktası Evangelism bence de. Ve her marketing toplantısından geçen, "markanız için spokesperson yaratın ve bunu tüketicilerinizden seçin" adımı artık kendiliğinden gelişmiyor mu ?
John Grant'in Post Image kitabında da dediği gibi, yeni nesil artık imajla değil deneyim ve interaktivite ile etkileniyor. Buna yapabileceğim ekleme, sadece etkilenmekle kalmıyor yeni nesil tüketici, aynı zamanda etkiliyor, yaratıyor ve kitleleri peşinden sürüklüyor. 1 Million Homepage böyle bir proje değil mi ?
Uzun süredir farkında olduğum - kafamda şekillenen fakat adlandıramadığım bir kavram yazınızdan sonra yerli yerine oturmuş oldu.
Sağlama yapmaya gerek kalmasada, bir vakit yakın çevremdekilere Firefox kullanmalarını öğütlerken hallimi düşününce Nazi - Firefox Evangelist olduğuma emin olabiliyorum. Örnekleri çoğaltmam mümkün…
Elinize sağlık.
Mehmet merhaba,
Marka bombardımanı altında kalan tüketicilerin tercihlerini yaparken artık "marka"dan ziyade kullanıma ve kişisel zevklere ağırlık vermeye başladığı, ve yıllarca "Logomuz büyük olsun" mantığı ile iş yaptıran müşterilerin ve iş yapan ajansların paniğe kapılıp "N'oluyoruz?!" haline gelmeye başladığı günümüzde bu kelimenin "iletişim ve pazarlama" adına anlamı daha doğru ve daha güzel anlatılamazdı. Ellerine sağlık.
Sevgiler.
Ben, bu sitenin evangelisti sayılabilirim, çevremde bu yazıların ona yararlı olacağını düşündüğüm herkese (şimdilik sadece şafak) bu siteyi tavsiye ediyorum, RSS okuyucumun OPML özelliğiyle de diğer takip ettiğim sitelerle beraber etrafa dağıtıyorum.
Bunu yapmamın nedeni, sanırım bu sitenin de içeriğiyle, harcadığı emekle bir Don Kişot olması... :)
Günümüz Web 2.0 dünyasında, Sosyal Ağlar (Social Networks) şekillenmekte olan kullanıcı davranışlarının vazgeçilmezleri olan paylaşım ve güven kültürünü teknoloji arenasında sosyal kalmak için direnen müşterilerine(kullanıcılarına) sundukları sürece hayatta kalacaklardır.
Bunu şirketler ve müşterilerine bağladığımız zamanda da aynı frekansta yaklaşımımızı analiz edebiliriz ve şunu söyleyebiliriz:
Teknolojik Mühendislik yerini Sosyal Mühendisliğe bırakmak zorundadır.
Konuya giriş-gelişme-sonuç olarak yaklaşmadan, direk sonuca gittiğimi biliyorum ancak eğer zaman bulursanız, "Yeni bir kavram: Sosyal Mühendislik" ve "Başarı için insan faktörü...!" isimli yazılarımı konuya biraz olsun ek değer katmak için okumanızı öneririm.
Haksızlık bu.. :) Benden önce yorum yazan Umut arkadaş benim duygularımı ifade etmiş.. :)
Mehmet hocam, harika bir yazı elinize sağlık, sanırım işin sırrıda "Kendi ürününüze ilk önce siz aşık olun! Ya da aşık olabileceğiniz bir ürünü yaratın! Eğer yarattığınız ürüne sizin ihtiyacınız yoksa başkalarının kullanmasını sağlamanızda zor olacaktır. " bu cümlede yatıyor.
Sevgilerimle
Süper bir yazı ve süper yorumlar. Herkesin ellerine sağlık.
Bugün düşünürken birden şu geçti aklımdan. Ben bir google evangelistiyim. Ve potansiyel bir Apple evangelistiyim...
Ben Apple, MacOSX, CSS, iTunes, iPod ve artık KeyNote evangelistiyim.
Ayrıca tasarım, sanat, tarih, genel-kültür, kullanılabilirlik/kullanıcı deneyimi konularını evangelistlikten daha öte bir konumda görüyorum.
helal olsun valla diger yazılarından da bazılarını okudum super yazıyosun tebrik ederim iyi çalışmalar...
Slmlr ben www.zayiflama.net i bir zayıflama platformuna çevirmeyi planlıyorum.Ve site kişileri aşık etmek için neler yapabilirim diye düşünüyordum.Bu yazı cok işime yaratacak.
Ben de ikiz annesi olarak bebek bezlerinden molfix aşığıyım. Aslında evangelist kelimesi yerine tutkun, müptela diyebiliriz. BU dediğiniz evangelist ifadesi biraz da kanaat önderini hatırlatıyor.
apple, absolute, garanti.com.tr, eksi sozluk, google, gmail, itunes evangelistiyim. Apple urunlerinin tasarimina ve ayrintilarina asigim. Absolute'un sadeligine asigim, garanti'nin sip sak islerimi cozumleyen sitesine, eksi sozlugun ucsuz bucaksiz bir bilgi kaynagi olmasina, google'un sadeligine, gmail'in kullanımına ve esnekligine, itunes un kullanımına asigimm.. ortak olarak hepsinin sadeligine ve beni karmasa ile yormamalarina asigim.
gerçekten güzel bi yazı olmuş tebrik ederim...okuduktan sonra acaba ben neyin "Evangelist" iyim diye düşündüm.okadar çok varki aslında ama sanırım en çok ağır basan linux ve açık kaynak kod oldu...bir şekilde beni kendisine aşık etmiş ve bağlamışkı bırakmak imkansız olmuş...belki diğer yorumlardaki gibi sadeliği ve basitliği olmamasına rağmen karmasıklığı beni kendisine aşık etmiştir...ayrıca her sekilde benim olması..tamamen kendime uyarlayabilme ve geliştirebilme...ben bir linux ve gpl Evangelistiyim :)
evangelist: incile göre davranan ya da incil de geçen kıyameti ( armagedon) gerçekleştirmeye çalışan anlamına gelir. en büyüğü ise george w. bush tur. aşk meşk yan anlamdır. saygılarrrrrrrrrr...
gerçekten yorumları sonuna kadar okumam iyi oldu:)))
çünkü tek mantıklısı sonuncusuydu.....
şuan dünyanın içinde bulunduğu küresel terörün bir numaralı nedeni olanların, kendilerini tanımladıkları bir terimi alıp başka taraflara çekmeye çalışmamak lazım....
bence bu kelime yerine başka bir kelime kullanın bu bulgunuzu tarif etmek için.... yani evangelist terimini reklam yapmayın:))))
bütün bunların yanında vurgularınız yerinde bana göre de....
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?