ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Sarı, Yumuşak. Orta Boy... Tombala

25 Ocak 2006

Kızlarım her ikisi de, yatmadan önce onlara, benim ve eşimin dönüşümlü olarak (bir gece ben diğer gece eşim) okuduğu birkaç çocuk kitaplarından oluşan "öykü zamanını" bütün gün büyük bir heyecanla bekliyorlar. Öyküler mi, kitaplar mı yoksa anne babayla geçirilen zaman mı bilemiyorum ama böylesine bir heyecanı, yetişkin gözüyle izlemek gerçekten zevkli. Bazen benim okuduğum kitapları, ertesi akşam çocuklar, eşimden "peçete üzerine istek" şeklinde istedikleri oluyor. Bazen de eşimin onlara okuduğu kitapları, benden istedikleri. Sorun ise bir gece önce okunmuş olan ve yeniden okunması istenilen kitapların hangisi olduğunu bulmak?

Eşimin öğretmen olması ve çocuk kitaplarına olan ilgisi nedeniyle, kızlarımızın kütüphanesinin büyük olması; kızlarımızın yaşları nedeniyle okuma-yazma bilmemeleri yani kitapların isimlerini okuyamamaları ve bazen bir gece önce okuduğumuz kitapların ismini ne benim ne de eşimin hatırlayamaması, sorunun çözümünü daha da güçleştiriyor ve aşağıdaki şekilde bir diyalogun gerçekleşmesine neden oluyor:

- Annemin okuduğu kitabı yeniden okumak istiyorum bu gece
- Hangi kitabı okudu annen?
- Hani devekuşu var ya hayvanat bahçesinde kalan işte o?
- Devekuşu? Hayvanat bahçesi? Biz Sindirella'yı okusak olmaz mı?

Üzgün bakan iki küçük surat...

- Peki tamam. Devekuşunu okuyalım ama nasıl bulacağız bu kitabı şimdi bu kadar kitap arasında?
- Mavi renkli kapağı var.
- Mavi... Yumuşak mı yoksa sert mi kapağı?
- Yumuşak
- Küçük bir kitap mı yoksa büyük mü?
- Büyük
- Aaa, bak geçen akşam aradığımız "Olivya" kitabını buldum bu arada!

Bir kaç dakika arama ile, istenilen kitap, yani mavi, yumuşak kapaklı ve büyük boyutlu kitap bulunur ve baba yeniden evin "süper kahramanı" ilan edilir.

Süper kahraman olmaya alışmış bir baba olarak, eşimin bir gece önce okuduğu kitapları, kızlarımın verdiği ipuçları yoluyla bulma konusunda uzmanlaştım. En azından ben öyle düşünüyordum. Ta ki 4 yaşındaki kızım Ceyda anaokuluna başlayana kadar. Ceyda'nın öğretmeni, her gün değişik bir hikaye okuyor öğrencilerine anaokulunda ve bazı hikayeler Ceyda'nın hoşuna gidiyor. Hoşuna giden hikaye bir anda Ceyda'nın yeni favorisi haline geliyor ve "peçete üstü istek kitap" olarak eve geliyor:

- Öğretmenimin okuduğu kitabı okumak istiyorum bu gece lütfen (lütfen kısmını ben ekledim. Genelde pek lütfenlik bir durum yok. Daha çok emir kipi)
- Eee, öğretmeninin okuduğu kitap bizde var mı bakalım? Nasıl bir kitaptı?
- Hani bir kız çocuğu var ya. Ama hep sinirli. İşte o kitap.
- Olivya mı? Bulmuşken okusaydık.
- Hayır.
- Ne renk
- Sarı ve yumuşak. Çok büyük değil

İşte bu ipuçları ile bizim evde olmayan bir kitabı arıyoruz ama bulamıyoruz. Peki nereden bulunur bu kitap? Eğer bir çocuk kütüphanesinde iseniz yukarıda ki ipuçları ile kitabı bulmak neredeyse imkansız:

Merhabalar, ben sarı ve yumuşak bir kitap arıyorum. Hani çok sinirli bir kızla ilgili. Yok mu sizde öyle bir kitap? Ben de bulamıyorum bir türlü. Normalde yumuşak huyluyum ama sinirden sapsarı oldum simdi bak ben.

Böylesine bir sohbetin gerçekleşmeme nedeni ise, çocuk kütüphanelerinde ki indeksleme yönteminin, konuyu ve kitap ismini bilen anne-babalar tarafından kullanıldığı ve çocukların bu konuda bir söylemi olmadığı inancı. Peki ya bu kitabı Amazon ve/veya İdefixee'nin çocuk kitapları bölümünde bulma imkanı var mı yukarıda ki ipuçları ile? Cevap: HAYIR! Nedeni ise, bu bölümlerin yani çocuk kitapları bölümünün, diğer bölümler için yapılan kullanıcı test ve varsayımları ile oluşturulmuş olması.

Fakat herkes aynı değil. Yaratıcılık, yenilikçi olmak ve en önemlisi müşterilerin nasıl davrandığını ve ne gibi bir ortam içinde bulunduklarını gözlemlemek, yukarıda anlattığım sorunları bir anda yok edebiliyor. Yok etmenin yanında, sizi, o ürüne öylesine bağlıyor ki bir anda "bu üründen/websitesinden önce nasıl yaşamışım" bile dedirtebiliyor.

Bahsettiğim site "Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi". Farkı ise, yukarıda bahsettiğim sorunu basit bir şekilde çözmeleri. Site içinde istediğiniz gibi arama yapabiliyorsunuz. Geleneksel aramanın yanında, çocukların anlayabileceği ya da anne-babalarına anlatabileceği şekilde bir arama yöntemini de içermesi.

Gelin bu yaratıcı, yenilikçi en önemlisi "kullanıcısına iyi bir sanal deneyim" yaşatmak isteyen websitesine yukarıdaki ipuçlarını girelim:

Bu site içinde dili İngilizce olan 261 kitap var. Fakat ben sarı bir kitap arıyorum (261 kitap içinde yalnızca 18 kitap sarı) ve içinde çocuk bir karakter var (sarı kitaplar arasında içinde çocuk karakteri olan kitap sayısı ise 14 kitap). BİRİNCİ ÇİNKO!!!

Kitabın çok büyük olmadığında biliyoruz (orta boyutlu, sarı ve çocuk karakteri olan kitap sayısı ise 4 adet). İKİNCİ ÇİNKO!!!

Ceyda bu kitabı anaokulunda okuduğu için yaş sınırının 3-5 arası olduğunu da bu verilerin üzerine koyunca elimize iki tane sonuç kalıyor. Aradığımız kitap ya "Kırmızı Başlıklı Kız" ki benim hatırladığım kadarıyla Kırmızı Başlıklı Kız sinirli bir yapıya sahip değil; ya da "Sophie Sinirleniyor... Ama çok sinirleniyor". TOMBALA!!!! Işte bulduk aradıgımız kitabı.

Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi sitesinde yaptigim arama sonucunun ekran goruntusu

 

Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı olmanın yolu kullanıcıları/müşterileri yalnızca dinlemekten değil, çoğu zaman onları İZLEMEKTEN geçer. Örnek mi? Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi. İşte size iyi düşünülmüş, kullanıcı ve müşterilerini iyi gözlemlemiş basarili bir site. Mehmet Doğan yeniden evin "süper kahraman" babası!

Beni twitter'de takip edebilirsiniz: @mehmet_dogan

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 21:25 civarı yazılıp Bilgi Mimarlığı, Kullanıcı Deneyimi, Kullanılabilirlik dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri twitter'de ara ve bul: | |
 

Bu yazıya ait 15 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 25 Ocak 2006 23:04 tarihinde, mızıkacı kedi demiş ki:

şaşılacak derecede güzel :) altıustu tasarımda şimdiye kadar anlatılanların özeti gibi..

2. | 26 Ocak 2006 0:23 tarihinde, arda çetin demiş ki:

Yazının ortasına kadar geldiğimde halen kitaplar, kızlar, kapaklar kelimeleri geçince daha bir meraklanmaya başladım, "Mehmet Abi konuyu burdan nereye bağlayacak acaba" diye..
Gündelik yaşamdaki olayları bilgi mimarlığı, kullanılabilirlik gibi daha "ince ayar" konularla bütünleştirmene hayranım.

Eline sağlık.

3. | 26 Ocak 2006 8:52 tarihinde, Yusuf KAYAOĞLU demiş ki:

Bir süredir siteyi takip ediyorum...
Arda Çetin gibi bende meraklanarak okudum yazıyı ve bir konuyu bu kadar güzel özetleyen bir yazı ile hiç karşılaşmadım...

Ellerinize sağlık...

4. | 26 Ocak 2006 8:14 tarihinde, alp demiş ki:

mucize gibi bir sonuç.... teşekkürler örneklemeler için teşekkürler...

5. | 26 Ocak 2006 9:05 tarihinde, Umut demiş ki:

Yaşasın çocuklar... :)

Benim de ilginç bir fikir olarak rastladığım yeni bir web sitesi var, bir ürünü araştırırken benim nasıl davrandığımı düşünen ve benim için geliştirilen bir arama motoru gibi. Ben genelde, diğer insanların internette o ürün hakkında yazdıklarını okumak isterim, ondan sonra satın alıp almamaya karar veririm. bu genelde çok zor olur, fakat bu arama motoru benim yerime bu işi milyonlarca web sitesinde yapıyor:

www.opinmind.com

Arama sonuçlarında, sol bölümde olumlu konuşan ve yazanlar, sağ bölümde olumsuz konuşan ve yazanlar listeleniyor. bunların oranları hesaplanıyor.

6. | 26 Ocak 2006 9:18 tarihinde, Turgut Uzer demiş ki:

Bence çok güzel bir anlatım. Hem basit hem de net. Mehmet bey, tebrik ederim. Sevgiler, Turgut.

7. | 26 Ocak 2006 18:22 tarihinde, gokhand demiş ki:

bu blogunuzu ilk ziyaretim , sanırım artık sık sık ugrucam...bu arada kızlarınız acaip tatlı :))

8. | 30 Ocak 2006 10:10 tarihinde, abdagli demiş ki:

"Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı olmanın yolu kullanıcıları/müşterileri yalnızca dinlemekten değil, çoğu zaman onları İZLEMEKTEN geçer"

Sanki Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi proje sahipleri böyle bir olayı yaşamış.Yani dinlemek, izlemek ve YAŞAMAK lazım bence...

9. | 30 Ocak 2006 14:14 tarihinde, Kara demiş ki:

Gerçekten çok güzel. Tebrikler!

10. | 30 Ocak 2006 17:15 tarihinde, Burhanmt demiş ki:

Fikirleriniz gerçekten çok güzel. Benim hoşuma giden de bu fikrinizi deneyiminiz ışığında nasıl anlatacağınızı bilmeniz ayrıca hayran bıraktı.

Maalesef dediğiniz gibi Türkiye'de özgün işler az oluyor. Genelde taklit. Hep insanlar birbirlerini taklit ediyorlar. İşte bunların arasında özgün bir düşünceyle ortaya çıkan, işte o olacaktır kazanan. Örneğinizdeki gibi.

Saygılar...

11. | 10 Şubat 2006 4:35 tarihinde, Şehnaz demiş ki:

Çocuklarınızla böyle bir iletişiminizin olması,onlarla ilgilenmeniz onlara kitaplar okumanız takdire şayan.Sizi çok tebrik ettim.Zira çevremde çok kötü örnekler görüyorum bu konuda.Bırakın çocuklarına kitap okuyup onların gelişimlerine katkıda bulunmayı kendileri için bile kitap okumuyorlar.

Allah her daim ailenizi mutlu kılsın inş.

Sevgi ve Duayla

12. | 16 Şubat 2006 11:27 tarihinde, Kenan Günseli demiş ki:

Tebrikler.

13. | 16 Şubat 2006 11:04 tarihinde, Kenan Günseli demiş ki:

Tebrikler. Ellerinize sağlık

14. | 11 Nisan 2007 20:26 tarihinde, Erman demiş ki:

Anlatacağınız konu için hayatınızdan mükemmel örnek bulmuşsunuz.
Ben üniversitede boğuşurken düşlediğim mutlu bir aile kurma hayalimi depreştirdiniz. Size ve ailenize mutlu ve uzun ömürler dilerim.

15. | 17 Haziran 2007 18:00 tarihinde, elif demiş ki:

:) kesinlikle eğitici, öğretici ve şirin... sağolasınız. çocuklar ve kitaplar adına size ayrıca çifte teşekkür... kolay gelsin.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?