Sarı, Yumuşak. Orta Boy... Tombala

Sarı, Yumuşak. Orta Boy... Tombala

Kızlarım her ikisi de, yatmadan önce onlara, benim ve eşimin dönüşümlü olarak (bir gece ben diğer gece eşim) okuduğu birkaç çocuk kitaplarından oluşan "öykü zamanını" bütün gün büyük bir heyecanla bekliyorlar. Öyküler mi, kitaplar mı yoksa anne babayla geçirilen zaman mı bilemiyorum ama böylesine bir heyecanı, yetişkin gözüyle izlemek gerçekten zevkli. Bazen benim okuduğum kitapları, ertesi akşam çocuklar, eşimden "peçete üzerine istek" şeklinde istedikleri oluyor. Bazen de eşimin onlara okuduğu kitapları, benden istedikleri. Sorun ise bir gece önce okunmuş olan ve yeniden okunması istenilen kitapların hangisi olduğunu bulmak?

Eşimin öğretmen olması ve çocuk kitaplarına olan ilgisi nedeniyle, kızlarımızın kütüphanesinin büyük olması; kızlarımızın yaşları nedeniyle okuma-yazma bilmemeleri yani kitapların isimlerini okuyamamaları ve bazen bir gece önce okuduğumuz kitapların ismini ne benim ne de eşimin hatırlayamaması, sorunun çözümünü daha da güçleştiriyor ve aşağıdaki şekilde bir diyalogun gerçekleşmesine neden oluyor:

- Annemin okuduğu kitabı yeniden okumak istiyorum bu gece
- Hangi kitabı okudu annen?
- Hani devekuşu var ya hayvanat bahçesinde kalan işte o?
- Devekuşu? Hayvanat bahçesi? Biz Sindirella'yı okusak olmaz mı?

Üzgün bakan iki küçük surat...

- Peki tamam. Devekuşunu okuyalım ama nasıl bulacağız bu kitabı şimdi bu kadar kitap arasında?
- Mavi renkli kapağı var.
- Mavi... Yumuşak mı yoksa sert mi kapağı?
- Yumuşak
- Küçük bir kitap mı yoksa büyük mü?
- Büyük
- Aaa, bak geçen akşam aradığımız "Olivya" kitabını buldum bu arada!

Bir kaç dakika arama ile, istenilen kitap, yani mavi, yumuşak kapaklı ve büyük boyutlu kitap bulunur ve baba yeniden evin "süper kahramanı" ilan edilir.

Süper kahraman olmaya alışmış bir baba olarak, eşimin bir gece önce okuduğu kitapları, kızlarımın verdiği ipuçları yoluyla bulma konusunda uzmanlaştım. En azından ben öyle düşünüyordum. Ta ki 4 yaşındaki kızım Ceyda anaokuluna başlayana kadar. Ceyda'nın öğretmeni, her gün değişik bir hikaye okuyor öğrencilerine anaokulunda ve bazı hikayeler Ceyda'nın hoşuna gidiyor. Hoşuna giden hikaye bir anda Ceyda'nın yeni favorisi haline geliyor ve "peçete üstü istek kitap" olarak eve geliyor:

- Öğretmenimin okuduğu kitabı okumak istiyorum bu gece lütfen (lütfen kısmını ben ekledim. Genelde pek lütfenlik bir durum yok. Daha çok emir kipi)
- Eee, öğretmeninin okuduğu kitap bizde var mı bakalım? Nasıl bir kitaptı?
- Hani bir kız çocuğu var ya. Ama hep sinirli. İşte o kitap.
- Olivya mı? Bulmuşken okusaydık.
- Hayır.
- Ne renk
- Sarı ve yumuşak. Çok büyük değil

İşte bu ipuçları ile bizim evde olmayan bir kitabı arıyoruz ama bulamıyoruz. Peki nereden bulunur bu kitap? Eğer bir çocuk kütüphanesinde iseniz yukarıda ki ipuçları ile kitabı bulmak neredeyse imkansız:

Merhabalar, ben sarı ve yumuşak bir kitap arıyorum. Hani çok sinirli bir kızla ilgili. Yok mu sizde öyle bir kitap? Ben de bulamıyorum bir türlü. Normalde yumuşak huyluyum ama sinirden sapsarı oldum simdi bak ben.

Böylesine bir sohbetin gerçekleşmeme nedeni ise, çocuk kütüphanelerinde ki indeksleme yönteminin, konuyu ve kitap ismini bilen anne-babalar tarafından kullanıldığı ve çocukların bu konuda bir söylemi olmadığı inancı. Peki ya bu kitabı Amazon ve/veya İdefixee'nin çocuk kitapları bölümünde bulma imkanı var mı yukarıda ki ipuçları ile? Cevap: HAYIR! Nedeni ise, bu bölümlerin yani çocuk kitapları bölümünün, diğer bölümler için yapılan kullanıcı test ve varsayımları ile oluşturulmuş olması.

Fakat herkes aynı değil. Yaratıcılık, yenilikçi olmak ve en önemlisi müşterilerin nasıl davrandığını ve ne gibi bir ortam içinde bulunduklarını gözlemlemek, yukarıda anlattığım sorunları bir anda yok edebiliyor. Yok etmenin yanında, sizi, o ürüne öylesine bağlıyor ki bir anda "bu üründen/websitesinden önce nasıl yaşamışım" bile dedirtebiliyor.

Bahsettiğim site "Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi". Farkı ise, yukarıda bahsettiğim sorunu basit bir şekilde çözmeleri. Site içinde istediğiniz gibi arama yapabiliyorsunuz. Geleneksel aramanın yanında, çocukların anlayabileceği ya da anne-babalarına anlatabileceği şekilde bir arama yöntemini de içermesi.

Gelin bu yaratıcı, yenilikçi en önemlisi "kullanıcısına iyi bir sanal deneyim" yaşatmak isteyen websitesine yukarıdaki ipuçlarını girelim:

Bu site içinde dili İngilizce olan 261 kitap var. Fakat ben sarı bir kitap arıyorum (261 kitap içinde yalnızca 18 kitap sarı) ve içinde çocuk bir karakter var (sarı kitaplar arasında içinde çocuk karakteri olan kitap sayısı ise 14 kitap). BİRİNCİ ÇİNKO!!!

Kitabın çok büyük olmadığında biliyoruz (orta boyutlu, sarı ve çocuk karakteri olan kitap sayısı ise 4 adet). İKİNCİ ÇİNKO!!!

Ceyda bu kitabı anaokulunda okuduğu için yaş sınırının 3-5 arası olduğunu da bu verilerin üzerine koyunca elimize iki tane sonuç kalıyor. Aradığımız kitap ya "Kırmızı Başlıklı Kız" ki benim hatırladığım kadarıyla Kırmızı Başlıklı Kız sinirli bir yapıya sahip değil; ya da "Sophie Sinirleniyor... Ama çok sinirleniyor". TOMBALA!!!! Işte bulduk aradıgımız kitabı.

Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi sitesinde yaptigim arama sonucunun ekran goruntusu

 

Yenilikçi, yaratıcı ve başarılı olmanın yolu kullanıcıları/müşterileri yalnızca dinlemekten değil, çoğu zaman onları İZLEMEKTEN geçer. Örnek mi? Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi. İşte size iyi düşünülmüş, kullanıcı ve müşterilerini iyi gözlemlemiş basarili bir site. Mehmet Doğan yeniden evin "süper kahraman" babası!



Top
Menu