Gezegenin insanı olmak adına, bloglamak
02 Ocak 2006
Bir yazar var, şimdi ve ilelebet adını hatırlayamayacağım. Aklına ne geliyorsa kağıtlara döküyor bu adam. Cümlelerinin birisi bitiyor bir diğeri başlıyor. Böyle böyle devam ediyor mürekkebi bitinceye, dermanı kalmayıncaya kadar. Ve en son sayfa ile tüm yazdıklarını, hepsini bir kitap yapıyor. Tamamen serbest çağrışımla yani.
"İnsanlık tarihi" biraz da, böylesi bir kitap. Yani Dünya insanlarının menevi şahsiyetinin kaleme aldığı yıllar yılı üşenmeden, bıkmadan, usanmadan devam ettirilmiş kümülatif bir serbest çağrışım birikimi. İddia ediyorum, kitap yapsak tüm bu geçmişi, şeklen işte o ismini bilmediğimiz ve ilelebet hatırlayamayacağımız yazarın kitabı gibi bir şey ortaya çıkar. Burada sistematik çalışmalardan, tertip ve düzenden ziyade ilham'ın seyir haritasından bahsediyorum, yanlış olmasın. Başlangıç(lar) ve bitiş(ler) arası bir güzergâhtan. Bu iki nokta arasında gelişenlerden değil. Mesela bir düşünün elektirik böyledir, telgraf böyledir, fotoğraf böyledir, hatta dikiş iğnesi de.
Elbette, internet de böyle başlamıştır. İnsanoğlunun iki bilgisayarı birbirine bağlama isteği bile başlı başına bir çılgınlık iken bunu abartılıp okyanus, çöl, kıta demeden milyonlarca bilgisayarın birbirine bağlanması bu zamana kadar kurulmuş en büyük serbest çağrışım zinciridir sanırım.
Ve bloglar, internetin üzerinden doğan en verimli ürün. Düzen bozucu bir yenilik. Uygulamaları, kendi içinden verdiği ürünleri, süreç aşaması ve hatta deneyim ve pazarlama aşamaları bile yekpare birer yenilik. Öylesi bir innovasyon ki, her pik noktasından sonra alıp başını gidecek başka yeniliklere gebe olacak. "Öte" ve asıl gelmek istediğim bakış açısı ile, bloglar aslında bir tarih yazıcılığı. "Herkesten günlüklerin herkese paylaşıma açılması", "Gizlenen meslek sırlarının gönül rızası ile ifşası", "Pazarlama sohbeti", "Resmi tarihe kafa tutmaya namzet bir tarih yazıcılığı" bunlar blogların birer gayri resmi tarifi ise eğer; bloglar insanlık tarihinin serbest çağrışımlarla yazılan kitabına yapılan/yapılmakta olan en hacimli katkıdır/katkı olmaya adaydır. İşte o yüzden şu günlerde gezegenin adamı olmak, biraz da bloglamaktan geçiyor.
Madem öyle, o zaman bu kitaba düşündüklerimizle, çizdiklerimizle, ürettiklerimizle yer almalıyız bir şekilde. Hele ki yüksek bir mefkureniz varsa insanlık adına, yarınlar adına mutlaka bloglamalısınız bence. İnandığınız hakikat her ne olursa olsun. Kendi "doğru ve güzel" değerlerinizi ve düşüncelerinizi diğer "doğru ve güzel"ler havuzuna atarak, özelde sizin genelde de insanlığın "gerçek hakikat"e uyanması ve ulaşmasına vesile olmalısınız. Eğer kendinizinkilere güveniniz tam ise korkmanız için hiçbir sebep olmamalı. Bunu ihmal ettiğiniz taktirde, gün gelecek, elinizdeki bu imkanları "rantabl" kullanıp kullanmadığınız muhasipler tarafından mutlaka, ama mutlaka, sorulacaktır.
Miladi takvim kullanıcıları olarak ikibinli yılların altıncısını yedincisini karşılamaya hazırlanıyoruz, malumunuz. Eğer hala bir blog sahibi değilseniz, bir blog edinmenizi, eski yılı yeni bir blogla kapatmanızı rica ediyorum, gelecek nesillerin size gönül koymaması için.
O zaman insanlık tarih kitabına, hele de o sürekli çağrışımlar ile büyüyen hayali kitabına yapılan eşsiz bir katkıdır. Ve bir iddia daha; dünya, hakikaten bir köy olacak ve birbiri ile kaynaşacaksa bunu elbette internet üzerinden ve bloglar sayesinde yapacaktır!
Nahnu Bey - Nahnu.org


Bu yazıya ait 2 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Çok güzel bir yazı, insanların blog yazması için önemli bir sebeptir 'tarih', 'geçmişi canlı tutma'.
Hele ki fotoğraflarla, seslerle, görüntülerle bütünleştirirsek.
Mesela bloggerlar sevmez "bugün bunu yaptım" diyen yazarları, benim bir fikrim var; herkes gizli saklı bir köşede kendi blogunu yazıp her sene başı bunları ifşaa edebilir. Hiç olmazsa "bu sene ne yaptım? iyi değerlendirdim mi?" sorularına cevap bulur.
ikibinli yılların altıncısı, 2005 yılı oluyormuş, yönetmenim oradan işaret etti de :) şimdi şöyle o za man,eeöö... "arkadaşlar ben bu yazıyı bi sene evvel yazdım" demek için geç olmadıysa eğer şansımı denemek istiyorum bi. yerseniz tabi.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?