Gereksiz Fonksiyonlarla Suyu Kacirmak

Gereksiz Fonksiyonlarla Suyu Kacirmak

Dünyanın sonu geldi ve dünyanın devamı için güvenilebilecek tek kişi "sensin". Tabi senin, yaşadığımız bu tehlikeden korunman lazım. Bizler karar verdik ve seni, kimsenin ulaşamayacağı ve senin çok güvenli bir şekilde yaşamını sürdürebileceğin, ormanlık bir ıssız adaya göndereceğiz.

Maalesef adada, Tom Hanks'in Yeni Hayat (Cast Away) filminde sürdürdüğü gibi bir yaşam süreceksin: ev yok, ateş yok, mobilya yok, yiyecek yok. Korkma! Sana bütün bu sorunların üstesinden gelebileceğin bir dolu alet ve edevat vereceğiz: bıçak, makas, testere, kaşık, çatal, tornavida, büyüteç. Hatta sana kürdan, konserve açacağı ve tirbuşon bile vereceğiz. "Ne mı yapacaksın tirbuşon ile ıssız adada?". Öyle deme lazım olur.

Bir anda bütün endişelerin kaybolup gitti değil mi? Issız ada, o kadar da ıssız değil bunca araç ve gereçle. Aman, unutmadan! Biz bu kadar araç ve gerecin taşınmasının zahmetli olacağını düşündük ve o nedenle bütün bu araçları, küçücük, cebe sığabilecek bir cep çakışının içine yerleştirmeyi başardık! Umarım beğenirsin. Gerçi beğenmesen de çok önemi yok çünkü az zamanımız var ve bu çakıyı değiştirmenin hiçbir yolu yok bu kısa zaman içinde.

Hadi sana hayırlı yolculuklar. İşte senin çakın:

Swiss Army Cakisinin Resmi

 

Yukarıda anlattığım abartılı örnek esasında gerçekten çok uzak değil. Evet, belki ıssız adaya gideceğinizde yanınıza alacağınız araç SwissArmy Çakısı olmayacaktır ama günlük hayatta kullandığımız birçok ürün, birçok websitesi, tasarım ve üretim sırasında yukarıda anlattığım senaryoyu uyguluyor. Nedeni ise, bizlerin "kullanıcının yerine karar verme" hevesi. Birçok ürün/website tasarımcısı, kullanıcının neyi daha çok seveceğini sanki kullanıcıdan çok iyi biliyormuş gibi başlıyor projesine. Ve hal böyle olunca, kullanıcı, tasarımcının dilini anlamak zorunda kalıyor ya da kullanmayacağı birçok fonksiyonu olan bir ürün ile mücadele etmek zorunda kalıyor.

Birçok tasarımcı, mühendis, sırf "yapabilecekleri" için, kullanıcının kullanacağını düşündükleri için ya da "teknolojik olarak yapılabilir" olduğu için birçok fonksiyonu, ürünün içine sokuyor. Daha sonra ise rekabet ile başı alınmaz bir kaosa dönüşüyor ürün tasarımı. Günümüzdeki cep telefonları sanırım bunun en güzel örneği. Yüzde 90'in kullandığı fonksiyon ihmal edilip, yüzde 5'in bile devamlı kullanmadığı birçok fonksiyon, telefona dahil ediliyor. Tuş sayısı, menü sayısı ve fiyat artıyor bu saçma "fonksiyon" rekabeti yarışında. Bir söz vardır Kanadalı'ların çok kullandığı: "Her şeyi biraz yapan, hiçbir şeyi tam yapamaz" (Jack of all trades, master of none)

Peki ya, tasarımcının, mühendisin, sirket içi çalışan dilini kullanan ürünlere ne demeli? Bildiğiniz gibi bilgisayar dili iki harften oluşur: 1 ve 0. Hiç ürünlerin açma kapama düğmesine dikkat ettiniz mi? Eski eşyalarda "Kapa/Aç" ya da "On/Off" iken artık kapamak için 0 ve açmak için 1 kullanır olduk. Evet, bir mühendis için 0 kapalı demek olabilir, bir bilgisayar içinde. Fakat gerçekten kullanıcıya, müşteriye bunun öğretmek gerekiyor mü? Ya da böyle bir bilgiye sahip olmak mı gerekiyor bir aleti açıp, kapatmak için? Avea'nin yeni sitesini gördünüz mü? İşte bu yeni site, şirket içi dili kullanan pazarlamacılar tarafından hazırlanmış bir site. Kaç kişi acaba Google'a "Blackberry Exclusive Paketi", "Interlang" ya da "Ringa" yazarak, arama yapıyor? Ya da Avea'nin olası ya da halihazırdaki müşterileri bu dilden anlıyor mu?

Yeni Avea Websitesinden bir goruntu

 

Peki ya tasarımcının, ürününü çok iyi bilip, kullanıcının bihaber olmasına ne demeli? Kaç defa bir websitesinde, iç sayfalara girebilmek için gözünüzün gördüğü her türlü şeye tıklamak zorunda kaldınız? Ya da kaç defa, üzerinde isim olmayan, bir düğmeye tıklayıp "Aaa! Demek bu düğme beni İletişim sayfasına götürüyor?" dediniz? Bu Windows işletim sistemi ile çalışan bir bilgisayarı kapatmak için aradığınız tuşun, "Başla/Start" düğmesinin altında olması gibi bir şey. Örnek mi? İşte basarili bir firmanın websitesinden bir görüntü. Bu görüntü Bonet şirketinin websitesine ait. Nereye tıklayacaksınız? Size bir ipucu vereyim: Eğer resimde görülen üçüncü yuvarlağa yani "İneğin Kıçına" tıklarsanız, "Üretim" sayfasına gidiyorsunuz.

Bonet Websitesinden bir goruntu

 

Peki ya tasarımcının, teknolojik olarak "yapabileceği" icin, bir teknolojiyi, geleneksel ürünün içine fonksiyon olarak dahil etmesine ne demeli? Audi arabalarında kullanılan yepyeni teknoloji gibi örneğin. DVD ve yepyeni araba. Her ikisi de teknolojinin bir parçası. Neden bunları Audi şirketi bir yerde buluşturmasın ki. Eğer yakın arkadaşımın yaptığı gibi yeni bir Audi marka araba alacak olursanız göreceksiniz ki arabanın kullanma kılavuzu o alıştığımız türden yani kağıt kitaptan oluşmuyor. Onun yerine, Audi firması, sırf "yapabiliyorlar" ya da "ilginc fikir" ya da "son teknoloji" diye, size DVD kullanma kılavuzu vermeyi uygun buluyor. Eğer yine arkadaşım gibi arabanın sigortalarından birini değiştirmek istiyorsanız, kendinizi, evinizin oturma odasında bulunan DVD çalar ile dışarda park etmiş yeni arabanız arasında koşuştururken buluyorsunuz.

Peki ya E320 model Mercedes arabalara ne demeli? Hepimiz araba yağını kontrol etmek için arabanın kaputunu kaldırıp, yağ çubuğunu gözden geçirmişizdir. E320, herkesin iyi bildiği, yapabildiği bu fonksiyonu, "kullanıcı rahat etsin" diye arabanın içine koyduğu elektronik gösterge ile değiştirmeye karar verdi. Böylece arabadan inmeden, kaputu açmadan yağı kontrol edebilecektiniz. İyi fikir! Fakat Kim Vincente, Human Factor kitabında bu işin o kadar kolay olmadığından bahsediyor. İşte hepimizin bildiği yağ kontrol etmede izlemeniz gereken 5 adım:
1. adım – Arabayı kapat.
2. adım – 3-4 dakika yağın dibe çökmesi için bekle.
3. adım – Anahtarı iki boğum döndür.
4. adım – 3-4 dakika bekle (neden? Zaten beklemedik mi?)
5. adım – 1 saniye aralıkla kilometre sayacına iki defa bas.

Kilometre sayacının yağ ile ne ilgisi var? Eğer hiçbir bilgi yoksa, bu adımları yalnızca konsola bakarak nasıl öğrenebiliriz? Teknolojik olarak yapılabilirlik, yapılması gerekiyor demek mi? Nerede kullanıcı deneyimi? Geri verin bana yağ çubuğumu?

Bildiğiniz gibi Microsoft Office, yepyeni bir versiyon üzerinde çalışıyor. Bu yeni versiyon, Office programının kullanımını kolaylaştıracak vaadi veriyor. Nedeni ise 400 milyon kullanıcıdan toplanan geribildirim gösteriyor ki, kullanıcılar, tüm Office Word fonksiyonlarının yalnızca yüzde 5'ini kullanıyor. Bu nedenle yeni Office, inanılmaz, yepyeni bir arayüz ile tüketicinin karşına çıkacak. Hepimiz göreceğiz sonuçları (normal bir ofis sekreterin, yönetici asistanın, Microsoft Office ile geçirdiği zaman, esi ile geçirdiği zamandan daha fazlaymış. İlginç!).

Fakat ilginç bir gerçek, Microsoft Office tasarımcı ve mühendisleri, programın daha kolay kullanılması için neler yapılması gerektiğini birçok toplantıda tartışmışlar ve birçok mühendis ve tasarımcı, kullanılmayan bazı fonksiyonların ya programdan çıkarılması ya da kullanılan bir fonksiyon ile yer değiştirilmesini tavsiye etmişler ve bunu yaparken kendi deneyimlerinden, arkadaşlarının deneyimlerinden bahsetmişler. Bu tavsiyelerden biri, "Yapıştır/Paste" düğmesinin kullanılmadığı için, ana menüden çıkarılması imiş. Gerçekten de ben "Yapıştır" düğmesinin şimdiye kadar hiç kullanmadım. Onun yerine Kontrol+V tuşunu kullanıyorum. Eğer bana kalsaydı, ben de o düğmeyi kaldırırdım. Fakat biz tasarımcılar, bu şekilde yola çıkamayız. Elimizde kullanıcı testleri, gerçek veri olmalı. Ve işin ilginç yani, 400 milyonluk kullanıcı verileri gösteriyor ki Office Word içindeki ana menüde en çok kullanılan düğme "Yapıştır".

Milyarlarca kullanım verisine sahip olan Microsoft Office'in yeni tasarım takımının çıkardığı sonuçları merak ediyor musunuz? İşte gerçekten duvara asılacak liste:

  • Kullanıcının odak noktası içerik olmalı, arayüz değil!
  • Kullanıcıya vereceğin seçenekleri/fonksiyonları kısıtla!
  • Seçeneklere/fonksiyonlara ulaşmayı kolaylaştır ve optimize et
  • Uygulamanın ruhunu öne çıkar! Arayüzde önemli olan homojeniklik değil, tutarlıktır.
  • Açık ve dürüst olmak, "akıllı ve kurnaz" olmaktan çok daha iyidir.

Unutmayın! Siz web tasarımcıları, ürün mühendisleri, pazarlamacılar, şirket CEO'ları! Sizler, kullanıcı değilsiniz. Sizler müşteri değilsiniz. Ve o şekilde davranmayı bırakın! Müşteri adına, verişiz, tahmin usulü karar vermeyin. Çıkın sokaklara! Gerçek müşteriler ile konusun, test yapın, en önemlisi ürününüzü, websitenizi kullanırken onları izleyin. Bulacağınız sonuçları sizi gerçekten şaşırtacak!

dipnot: Bu arada Avea yeni tasarimi ile FailedRedesigns kategorisine giriyor. 2006 yilindayiz. Isi bilmeyen tasarimcilar, yeniliklerden habersiz, yenilikleri ogrenemeyen tasarimcilar, web'i katletmeyi biraksin! (orijin: FailedRedesigns)



Top
Menu