E-Devlette Yeni, Açık Adımlar

E-Devlette Yeni, Açık Adımlar

Açık Kaynak kod yazılımları deyince, aklıma gelen şey (HP çalışanı Kartik Subbarao'nun deyimi ile) "SU". Su, bildiğiniz gibi akıcıdır, şeffaftır. Kartik, kapalı, ticari yazılımı ise "TOPRAK" olarak tanımlıyor. Katı, akıcı ve şeffaf olmayan. Her iki tür yazılımda, şirketler, devletler, bilişim sektörü için gerekli. Fakat önemli olan bu ikisi arasındaki denge. Kartik, sırf kapalı kod kullanan kuruluşları "ÇÖL" olarak tanımlıyor. Yani sudan yoksun, çok verimli olmayan. Ve yine Kartik, sırf açık kod kullanan kurumları ise "OKYANUS" olarak tanımlıyor. Bildiğiniz gibi okyanus, ıslak çöldür. Eğer az açık kod, çok kapalı kullanırsanız elinize geçen ise "BATAKLIK" olur. Peki, dengeyi veren nokta neresi? Kartik, bu noktayı "VENİCE" şehrine benzetiyor. Doğa harikası, kanallar ile, bir yerden bir yere kolayca ulaşabildiğiniz, "toprak" ile "suyun" denge içinde bir arada olduğu ortam.

Peki açık kod konusunda, Arda Çetin neler diyor hiç merak ettiniz mi? İşte Arda'nın, Türkiye'de ki e-devlet ve açık kod kullanımı hakkındaki enfes yazısı. Teşekkürler Arda.

Teknolojinin giderek yakalanmaz bir hızda geliştiği çağımızda devletlerin de, bireyler kadar bu çağa ayak uydurmaları gerekmektedir.

Devletin vatandaşlara karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve hizmetler ile vatandaşların, buna karşılık devlete karşı olan görev ve hizmetlerinin karşılıklı olarak elektronik iletişim ve işlem ortamlarında kesintisiz ve güvenli olarak yürütülmesi olarak tanımlanan e-devlet yapılanması yönünde teknik altyapı ve yasal uyarlamalar uzunca bir süredir tartışılıyor. Son yıllarda Türkiye’de de bu sürece uyum sağlamak için çalışmalar yapıldığına tanık oluyoruz.

Ancak, gözü kapalı bir e-devleti kimse istemez. Mesela... 12 Mart 2001 tarihinde hayatımıza yeni bir kavram girdi: MERNIS (Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi).
Mernis'in hikayesi 2001 yılından çok öncesine dayanmakta. İçişleri Bakanlığı'na bağlı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü uzun bir süredir T.C. Kimliklerinin numaralandırılması konusunda uzun süredir çalışmalar yapmaktaydı. Bu çalışmaların gerçekleşebilmesi için gereken mali yardım sağ olsun ki, Dünya Bankası tarafından sağlandı. Banka, özelleştirme ve Sosyal Güvenlik Ağı (PİAL) kapsamında 5.5 milyon dolar kredi sağladı. Buraya kadar her şey klasik Türk memur işleyişine benziyor değil mi? Tabii bu Mernis dediğimiz şeyde yemek yiyen, mesai saatleri dışında evine giden bir insan değil, bir yazılım ;-)

Bildiğiniz gibi, yazılımlar yazılımcılar tarafından bir takım kodlar kullanılarak yazılır. Bazı yazılımlar ve işletim sistemleri vardır ki, bu kodları diğer insanlarla paylaşmaz, yani kapalı tutar. Bu sayede o yazılımın alt tarafında neler olup bittiğini, yazılımın yazarı dışında kimse öğrenemez. Mernis'de de benzer bir durum var ne yazık ki!

Dünya Bankası gereken krediyi sağladıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından "Sistem Mühendisliği" ihalesi yapıldı. (ki "Sistem Mühendisi" diye bir şey yoktur!) Bu ihaleyi kazanan firma bu projeyi bugünlere getirdi. Projeyi getirirken bir şey unuttular: Mernis'in kaynak kodu.

Benim canım devletimin, sevgili memuru için hiç bir önem teşkil etmeyen bu olaydan farklı bir olaya bakıyoruz.

2004 yılının başlarında Başbakanlık'dan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'na (TÜBİTAK) ulusal dağıtım yapılması istemiyle bir talimat gelir. TÜBİTAK bu talimatı kendi içindeki Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'ne (UEKAE) paslar ve Uludağ (Ulusal Dağıtım) Projesi TÜBİTAK/UEKAE destekli bilişim okur-yazarlığına sahip bilgisayar kullanıcılarının temel masaüstü ihtiyaçlarını hedefleyerek; mevcut Linux dağıtımlarının üstün taraflarını kavram, mimari ya da kod olarak kullanan; otonom sisteme çevrilebilecek bir yapılandırma çerçevesi ve araçları ile kurulum, yapılandırma ve kullanım kolaylığı sağlamak üzere geliştirilen bir GNU/Linux dağıtımı olur.

Proje'nin en güzel kısımlarıysa; Linux'un getirdiği açık standartlar, serbest dağıtılabilme ve özgür yazılım kullanım avantajları ile kamu ve özel sektörde daha serbest ve güvenilir teknolojinin önünü açma ve bireylerin bilgisayar ile tanışmasını hızlandırma amaçları doğrultusunda özgür yazılım yaklaşımı ile açık kaynaklı olarak ve GNU Genel Kamu Lisansı (General Public License) ile özgürce dağıtılmasıdır.

Uludağ Projesi, ilk meyvesini 26 Aralık 2005'de Pardus 1.0 kararlı sürümüyle verdi. İçerisinde Proje çalışanları tarafından geliştirilmiş; ÇOMAR (COnfiguration MAnageR) adlı bir yapılandırma aracı, PiSi (Packages Installed Successfully as Intended) adında paket yönetim sistemi ve YALI (Yet Another Linux Installer) adında bir kurulum yazılımı gibi araçlar mevcut.

Almanya, İspanya, Meksika, Brezilya, Çin, Kore, Hindistan gibi bir çok ülke, kamu kurumlarında açık kaynak kod yazılımlarının kullanımını şimdiden benimsemiş ve bilgi toplumu stratejilerin bir parçası yapmışlardır. Avrupa Birliği, UNESCO, Dünya Bankası gibi kuruluşlar güvenlik ve tasarruf gibi gerekçelerle açık kaynak yazılımlarını önermektedir. Dünya üzerindeki hemen her ülke kendi gereksinimlerine göre açık kaynak kodlu bir Linux dağıtımı geliştirmiştir.

Bir çok sivil toplum örgütünün, bilişim şirketinin, akademisyenlerinin oluşturduğu Açık Kaynak Kod Platformu'nun dediği gibi; Türkiye Bilişim'le, Bilişim Açık Kaynak Yazılımlarla Gelişir.

Arda Çetin - http://arda.linuxmarket.org

Kaynaklar:
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü
Uludağ Dağıtım Projesi
EMO Dergi
Açık Kaynak Kod Bildirgesi



Top
Menu