Websiteniz ile Sihirli Anlari Yakalamak
02 Aralık 2005

Küçüklüğümden beri, sihirbazlığa karşı büyük bir ilgim vardır. Eğer beni tanıyan ya da benim bu sitede bulunan biyografimi okuyan varsa iyi bilir, ben, uzun zamandır sihirbazların kullandıkları hileleri, iskambil kart oyunlarını, araçları, hobi olarak toplarım. Hatta bu hobi eskiden öylesine bir tutku haline geldi ki Ebay’de gördüğüm bir açık arttırmada dünyaca unlu sihirbaz Houdini’nin kullandığı bir kelepçe için neredeyse bir aylık maaşımı, açık artırmaya feda edecektim. Etmedim ama halen o kelepçeleri alamadığıma üzülürüm.
Uzun zaman önce, elime şans eseri geçen bir kitap, benim sihirbazlığa bakış açımı bir kez daha değiştirdi. Kitabın ismi Shattering Illusions ve yazarı ise ünlü sihirbaz Jamy Ian Swiss. Swiss, kitabında, Whit Hayden’den bir söyleme yer veriyor:
Sihir, dokunabilir bir şey değildir. Sihir, bir deneyimdir. Sihir, yalnızca seyredenlerin düşünceleri içinde “oluşan”, kırılgan bir şeydir.
Sihirbazlığın nasıl yapıldığını bilmek, bir kişiyi sihirbaz yapmaz. Bu, o kişiyi, sihirbazlık hayranı yapar, hepsi o kadar. Bir kişinin sihirbaz olabilmesi, her şeyi bir kenara bırakıp, –buna o kişinin ihtiyaçları ve istekleri de dahil- tüm ilgisini ve enerjisini, seyircisine sihir dolu bir deneyim yaşatabilmesine bağlıdır. İşte sihirbazlık budur.
Benim sihirbazlıkla ilgili bir hobimin olmasının bir kötü yanı var. Topladığım birçok sihirbazlık oyununun, bir sihirbaz tarafından perform edildiğini gördüğümde bunun nasıl yapıldığını bilmem. İşte sihir burada yok oluyor. Artık ben, tüm ilgimi, düşüncelerime değil, bu sihrin oluştuğu yönteme, tekniğe odaklıyorum. Ama, birçok kişi için bir sihirbazın yaptığı oyun, bir deneyim oluşturuyor. Birçok kişinin, yüzü, o inanılmaz bakış ve ifade ile doluyor.
Yetişkinlerin bir sihirbazı seyretmesi ile çocukların bir sihirbazı seyretmesi birbirinden çok farklı. Yetişkinler, sihirbazın sunduğu sihrin deneyimini bir müddet yaşıyorlar fakat bir süre sonra “acaba bunu nasıl yaptı?” sorusu şekilleniyor kafalarında. Ama çocukların yaşadığı deneyim aynı değil. Onlar, inanmayı tercih ediyor. Hile, kandırmaca ya da güvensizlik duygularından habersiz bir şekilde bakıyorlar bu deneyime ve en önemlisi, düşüncelerini, bu sihre, bu deneyime inanmaya yöneltiyorlar.
WEBSİTE SİHİRBAZLIĞI
İyi bir website oluşturmak, sihirbazlıktan çok farklı değil. Belki aynı araç ve gereçleri kullanmıyoruz ama aynı insan psikolojisi üzerine inşa ediyoruz çalışmalarımızı. Bizim oluşturduğumuz sanal ortamda dokunabilir bir şey değil ve bir websitesi, yalnızca ziyaretçilerin beyninde oluşan kırılgan bir şey. Aynen sihirbazlıkta olduğu gibi, amacımız, ziyaretçilerimize bir deneyim yaşatmak ve bu deneyimin, bizim isteklerimizden, ve ihtiyaçlarımızdan arındırılmış, kullanıcı-odaklı olması, o sitenin başarısı ile doğru orantılı.
Ben, amatör bile olsa, bir sihirbaz değilim. Arada sırada kızlarımla paylaşıyorum öğrendiğim çocuklara yönelik sihirbazlık numaralarını hepsi bu. Yüzlerindeki şaşkınlık ile karışık, mutluluk ifadesini görmek hoşuma gidiyor. Size de tavsiye ederim. Bir sihirbazın yaptığı performansın sonunda, çocuğunuzun yüzüne bir bakın. Ama işin ilginç yani, aynı yüzü, benim, hemen hemen hergün iş yaşantımda görüyor olmam. Bu yüzlerin sahibi kişiler, çocuklar değil, kullanıcı testleri ve arazi-araştırması sırasında konuştuğum web kullanıcısı yetişkinler.
Sıradan kullanıcılar, teknik bilgiye sahip olmayan kişiler, bir websitesinin nasıl çalıştığını bilmiyorlar. Zaten, bunun da çok önemi yok onlar için. Bir kişinin, iş ve işçi bulma kurumu bilgisayarında iş ararken kullandığı uygulamanın, bir website olması, AJAX ile yazılması, son teknolojiyi takip etmesi çok önemli değil. O kişinin aklında tek bir “hedef” var: İş bulabilmek.
Eğer, bahsettiğimiz kişi, teknik bir kişi ise, yani işin sırrını biliyor ise, o zaman yaşadığı deneyim, o kişi icin çok önemli olmayabiliyor. Fakat, işin sırrını bilmeyen bir kişinin, bir link üzerine tıkladıktan sonra, tam olarak aradığı konuyu bulması, o sihirli deneyimi yaşatıyor kullanıcıya ve yüzündeki ifade, sanki bir çocuğun, bir sihirbazın performansını seyretmesine benziyor.
BİR WEBSİTESİ, DIESEL KOT PANTOLON DEĞİLDİR
Artık bir şeyi iyi anlamak gerekiyor: Bir websitesi (çeşidi ne olursa olsun), Diesel kot pantolon değil. Ve artık bizlerin, websitesilerine, Diesel kot pantolon gibi yaklaşmayı bırakmamız gerekiyor. Evet marka, popülerite, tasarım, o sitenin nasil gorundugu, moda olup olmadigi çok önemli ama bunlar yalnızca ziyaretçiyi sitenize çekmek için. Peki ya ziyaretçi sitenize ulaştıktan sonraki planınız ne? Ya da böyle bir plan var mi? Bir websitesi ile yaratmaya çalıştığınız şey -çoğu zaman- kullanıcının hedeflerine ulaşmasını sağlamaktır. Birçok araştırma gösteriyor ki tüketiciler, seve seve bir ürünü satın alıyor, arkadaşlarına tavsiye ediyor, kullanıyor eğer o ürün, kullanıcının hedeflerini iyi bir şekilde karşılıyorsa. Yani bir websitesinin kullanımının basit olması, çok iyi tasarlanmış olması, son teknolojiyi takip etmesi, çok iyi yazıların olması ya da fonksiyonlar ile dolu olması, o sitenin başarısı ile doğru orantılı değil.
Sitenizin hedefleri karşılayacak bir site olması sizin en büyük amacınız olmalıdır. Kullanılabilirlik testlerinde de gördüğüm yüz ifadesi bu. Çoğu zaman bizim “çok kötü tasarlanmış” dediğimiz siteler, kullanıcılardan yüksek notlar almakta. Nedeni ise, hedefler karşılanınca, kullanıcının diğer bütün faktörlere karşı oluşturduğu körlük ve yine "çok iyi tasarlanmış" sitelerin çok yavaş ve kötü olduğunu söyleyen tüm kullanıcılar, hedeflerine ulaşamamış kullanıcılardan oluşuyor.
Kullanıcınızı iyi tanıyın. Hedeflerini karşılayın. Onlara iyi bir sanal deneyim yaşatın. Onları bir sihirbazı seyreden çocuk gibi hissettirin. Bundan daha büyük bir sihir-hazlık yok.
Beni twitter'de takip edebilirsiniz: @mehmet_dogan


Bu yazıya ait 18 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.İlk yorum benden olsun..
Gerçektende web tasarım işini sihirbazlık haline getiren FLASH ıda bu yazıda adını geçirmek istedim.Web de hokusPokus abrakaDabra gibi sihirbazlık kelimelerini FLASH lı sitelerde tam etkisini görüyoruz.Kullanıcı böyle siteleri gezerken waybe derken bu işle uğraşan bir tasarımcıda nasıl yapmış acabayı içinden geçirmeden edemiyor..
Bence yazida bahsedilen kesinlikle flash uygulamalari degil, sitenin kullaniciya, kullanicinin istedigini en cabuk ve en kolay sekilde vermesi. Daha once verilen bir ornek de oldugu gibi, eger ehliyetimi uzatmak icin girdigim site beni yarim saat dolastirip sonra da buldugum formu elektronik olarak yollamamin kabul edilmedigini belirtirse, o site isterse gorsel tasarim harikasi olsun, benim icin sihirli degil sinir bozucudur.
Sitenin kullaniciya, kullanicinin istedigini en cabuk ve en kolay sekilde vermesi flash uygulamalariyla desteklenmiş bir siteyle olamaz mı??
Benim bu yazıdan çıkardığım sonuç : bir elmayı yok ederken , 10 yıllık eski teknikler veya çok daha pratik yeni teknikler kullanmamızın seyircilerin gözünde hiç bir farkı yok. onlar sadece elmanın yok olmasını istiyorlar ve bundan zevk alıyorlar. Yani bir web sitesi yaparken web standartlarıymış , css veya tablo kullanıymıymış işin tüm detayları ziyaretçilerden çok bu işi bilenleri ilgilendiriyor ve 2. planda kalıyor.
Bencede böyle olması daha doğru. Kişisel sitemde w3 ile bir onaylama yaptığım zaman scroll bar ın uzunluğu 1 piksele kadar düşüyor o kadar hata var yani :) ancak tüm browserlarda gayet düzgün görünüyor ve bende açıkçası sırf w3 de onay alsın diye sitemin kodlarını tekrar düzenlemek istemiyorum.
Bunun sizin bakış açınızla ilgili olduğu düşünüyorum. W3C 'a sitenizi onaylatmıyorsunuz kodunuzun W3C tarafından tanımlanmış standartlara uyumluluğunu doğrulatıyosunuz. Bu sizin için.
Doğrulatmanın pratikte ne faydası olacak peki? Sayfanızın en üstüne DOCTYPE ile kullandığınız işaretleme standardını belirttiğinizde tarayıcılar bu standarda göre sayfanızı yorumluyor. Belirtmemişseniz tarayıcı quirks modda çalışıyor yani sayfanızın yorumlanmasını ziyaretçinin tarayıcısına emanet ediyorsunuz yani bir nebze de olsa kontrolü kaybediyorsunuz.
Arkadaşlar yazıyı ve yorumlarınızı baştan okuyun lütfen.
Siz şu an "bence adamı şu şekilde ikiye ayırdı" veya "bence adamı yok etmek için abc aracını kullandı" diyen sihir seyircisi yetişkinlersiniz.
Bunun dışında belki Mehmet abinin yanıltıcı bir örnek vermesi ya da güzel bir örneğin yanlış anlaşılması sebebiyle web sitesinde sihir beklediniz.
Ben size sihiri söyleyeyim mi?
-Cep telefonum ile wap'a giriyorum ve googledan aradığımı buluyorum. Ve linklere tıklayınca web sitelerini görüntülüyorum. Kendi sitemi direk yazıp girince telefon göstermiyor, fakat googledan arayıpta tıklayınca bir site aracılığı ile siteme erişiyiorum.
Burada benim için wml olsun, sitemin erişilebilir olması olsun veya başka teknik konular olsun önemli olabilir, fakat teknik konulara uzak kişide girince aynı hizmeti alacak.
Bunu size biraz absürd bir örnekle açıklayayım.
@ Tuncer Ülfer :
Konuyla alakasız bir olayla ilgili konuşmaya başladık aslında yorumlarımızda ama lafı açılmışken gerçekten kafamdaki soru işaretlerini söylemek istiyorum. w3 onaylama sayfası 'na baktığımda 100 den fazla hata verdiğini görüyorum. Hatalar basit hatalar ve düzeltmek pek zamanımı almaz ama web sayfam hiç bir browser da hata vermeden aynı şekilde görüntülenirken web standartları bana senin sayfan görüntülenemez diyor. Bu standartlar pek standart değil o zaman veya benim kaçırdığım birkaç nokta var.
------
Genel olarakda Ömer Bayalı'ya katılıyorum, sihirbazlık web sitesinin ta kendisi , ister flashlı olsun ister aspli phpli bilmeyen biri için herşey sihirbazlık.
Aslında konuyla alakası yok ama Mehmet abinin de hep söylediği gibi "standartları doğru anlamak gerek" diyorum ben.
Yani öncelikle W3C'nin XHTML ve CSS belirleyicileriyle ilgili standartlarını geçelim, WAI, Sevtion 508 gibi standartlara bakalım. Bunlar olmasa da tarayıcılar gösterecektir. Fakat bunların yararı düzgün gözüksün diye değil.
"anyı şkeilde bylöe ynazcıa da ouknuoyr"
ve tabi ki hiç büyültme/küçültme işareti kullanmadan da yazılar okunuyor, kalın yapma, eğik yapma, web sitelerinde başlıkları farklı yapma... gibi tipografik teknikleri kullanmadan da yazılar okunuyor. Ama daha zor okunuyor.
Web standartları sadece "doğru gözüksün" diye değil. Web standartları "bilgiye her yerden, her türlü araçla, hangi teknoloji olursa olsun en iyi ve en hızlı biçimde herkesin ulaşmasını sağlamak üzere vardır."
Tabi en salt anlamıyla bunu sağlarken bir yandan da görsel-işitsel ve yapısal bir çok yenilik ve değişiklikleri barındırır.
Yazı gerçekten güzel olmuş.Ellerinize sağlık.
İlk aklıma gelen bir insanın işine odaklanmış olmasının sonucunda çıkan bir yazı olduğudur. Çünkü okuduğu bir kitap ile yaptığı işi bağdaştırabilmiş.
Gerçekten çok güzel bir noktaya değinilmiş bende aynı şeyleri uzun zamandır düşünüyordum. Çok şık bir tasarım yerine okunabilir ve sade bir siteyi tercih ediyorum. Okunabilir renklerin ve yazı tiplerinin seçilmesi benim için çok daha önemlidir..
Hazırlayacağınız sitenin hangi insanlar tarafından okunacağını tahmin etmek, onların site ile ilgili olarak yorumlarını almak pek kolay bir iş değildir diye düşünüyorum.
Benim yapmaya çalıştığım ise bir web sitesini tasarlayıp, hazırlayan bir insan olma kimliğimi bırakıp, siteyi ziyaret eden bir insan olarak siteyi incelemek. Ama bu çok kısıtlı bir imkan veriyor. Her gelen ziyaretçiden sitemiz hakkında ne düşünüyorsunuz, aradığınızı kolayca bulabildinizmi gibi soruların yanıtlarını almaya çalışmak hiç de kolay değil..
Çünkü alacağınız yanıtlar hiçde adil olmuyor.
"siteniz rezil" , "tasarım çok kötü", "beğenmedim" gibi yanıtlar alabiliyorsunuz.
Gerçekten zaman harcayıpta, sitenizde aradığım şuydu fakat bulamadım diye açıklayıcı mesaj atan bir ziyaretçi bulmak kolay olmuyor.
İşin bu kısmında neler yapılabilir aslında yazının devamında bunu da incelemek gerekiyor ???
Soru şu olmamalı: "Nasıl olmuş?"
Gerçekten kullanıcının deneyimini almak istiyorsa bir kişi onu sadece o siteye ihtiyaç duyan ya da o siteye gerçekten bir amaç ve işi yapma sebebiyle gelmiş kişilere sormak lazım.
Klasik yazılım metodolojilerinin ilk evresinde gereksinimler belirlenir, daha sonraki aşamalarda ise kullanılacak teknolojiler belirlenir ve programlama aşamalarına geçilir. İyi bir yazılım ekibinin üstünde en çok durduğu evre de kuşkusuz gereksinimlerin belirlendiği ilk aşamadır. Bir uygulamanın, yazılımın gereksinimleri ne kadar doğru ve eksiksiz belirlenirse, proje de o kadar başarılı programlanabilir.
Bu doğrultuda, bir web projesinde de kuşkusuz en önemli aşama kullanıcı gereksinimlerini ilk etapda belirlemek olacaktır. Ziyaretçinin siteden neler beklediği, hangi işlerini görebileceği, hangi teknik imkanlarla size erişebileceği gibi pek çok alt başlıkta bu gereksinim analizleri yapılmalı ve ilerleyen evrelerde sitenin tasarım, programlama ve test aşamaları hayata geçirilmelidir. (Sıralama kullanılan metodolojiye göre değişebilir.)
Mehmet Bey'in bu yazısının da, web uygulamaları geliştirme sürecinde "kullanıcı ihtiyaçlarının" belirlenmesine dikkat çektiğini düşünüyorum. Zira artık internet hayatın içinde etkin bir şekilde kullanılmakta, gereksinimler sadece "içerik" zenginliği değil kullanım kolaylığı ve erişim imkanlarını da bu aşamada irdelemeyi gerektirmektedir.
Son olarak web geliştirme metodolojileri aşamasında, bilinen yazılım geliştirme süreçlerine göre üstünde durulması gereken bazı farklı noktalar vardır. Web uygulamalarının doğası gereği -son kullanıcıya hitap etme durumu- görsel sunum, kullanım kolaylığı ve erişebilirlik üstünde durulması gereken önemli aşamalardır.
Dolayısıyla web standartlarını kullanmak, kuşkusuz web projelerinin başarısıyla doğrudan ilişkilidir. Zira web standartları, farklı platformlarda erişim imkanını sağlamak üzere ortaya atılmış ciddi bir adımdır. (Sevgili Ömer Balyalı'nın bunu çok daha güzel ifade ettiğini düşünüyorum.)
Velhasıl, ben web projelerinde gerek kullanım kolaylığı, erişilebilirlik gerekse görsel sunumunun dengeli olması sonucunda projenin başarıya erişebileceğini savunanlardanım.
Artık hareketli cafcaflı şeyler insanları cezbetmiyor pek flash tahtından indi. Artık sadelik ön planda insanlar istediği şeye bir an önce ulaşmak istiyor bunuda en görsel ve temiz şekilde nasıl verebiliriz? sorusunu yanıtlamak kalıyor. Ayrıca her zaman içerik tasarımı yener ama tasarımcılarda her zaman yazarlardan çok kazanır :)
Yerine kullanmak ve genellemelerden kaçınmak sonra yazdıklarımızı okuduğumuzda utanmamıza yardım eder. SAbah kalktığımızda gündelik ihtiyaçlarımızı gideriyoruz, su içiyoruz, yemek yiyoruz.
İnsan vücudu büyük bir network ve insan vücudunun kullandığı çok güzel teknolojiler var, yaşamımız günlük güneşlik, sakin ve her şey yolunda giderken adrenalin teknolojisinin gereksiz olduğunu düşünürsek, bu teknolojinin işe yarayacağı zaman geldiğinde ölürüz.
Standartlar, flash, dhtml, javascript sürükli evrimleşen web teknolojilerinin ürünleri, unutmayın zamanı geldiğinde bunlardan biri bizim hayatımızı kurtarabilir.
Not: Bunu bir yazı konusu haline getireceğim, insan networku arının networkunden daha ilginç, çünkü insan aslında kocaman bir ekosistem. Vücudumuzda milyonlarca bakteri vb. canlı yaşıyor. :)
Sabah kalktığımızda gündelik ihtiyaçlarımızı gideriyoruz, su içiyoruz, yemek yiyoruz. İnsan vücudu büyük bir network ve insan vücudunun kullandığı çok güzel teknolojiler var, yaşamımız günlük güneşlik, sakin ve her şey yolunda giderken adrenalin teknolojisinin gereksiz olduğunu düşünür ve bunu yok edersek, bu teknolojinin işe yarayacağı zaman geldiğinde ölürüz.
Standartlar, flash, dhtml, javascript sürekli evrimleşen web teknolojilerinin ürünleri, unutmayalım zamanı geldiğinde bunlardan biri bizim hayatımızı kurtarabilir.
herşey güzel ama geldim gördüm tam güzel bi yorum yazcaktım ama baktım ki tam adınızı yazın e mail adresinizi yazın web sitenizi yazın kısmında "null" yazıo ahaa ağabey herşey güzel ama bu kadar küçük ayrıntıyı neden yaptın yapma abi yaa neyse haddimi aşmayayım sen ii sini bilirsin :P hade eyvallah
bence güzel ama çok uzun bir yazı.birde sizin yorumlarınızı ekleyince.herkese tavsiye ederim:
ya sihir insanın içinde nesıl var edilebilir yani parmağını oynatarak yada başka bişeyle istediğimi var etme gücü varmıdır yokmudur
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?