Websiteniz ile Sihirli Anlari Yakalamak

Websiteniz ile Sihirli Anlari Yakalamak

Küçüklüğümden beri, sihirbazlığa karşı büyük bir ilgim vardır. Eğer beni tanıyan ya da benim bu sitede bulunan biyografimi okuyan varsa iyi bilir, ben, uzun zamandır sihirbazların kullandıkları hileleri, iskambil kart oyunlarını, araçları, hobi olarak toplarım. Hatta bu hobi eskiden öylesine bir tutku haline geldi ki Ebay’de gördüğüm bir açık arttırmada dünyaca unlu sihirbaz Houdini’nin kullandığı bir kelepçe için neredeyse bir aylık maaşımı, açık artırmaya feda edecektim. Etmedim ama halen o kelepçeleri alamadığıma üzülürüm.

Uzun zaman önce, elime şans eseri geçen bir kitap, benim sihirbazlığa bakış açımı bir kez daha değiştirdi. Kitabın ismi Shattering Illusions ve yazarı ise ünlü sihirbaz Jamy Ian Swiss. Swiss, kitabında, Whit Hayden’den bir söyleme yer veriyor:

Sihir, dokunabilir bir şey değildir. Sihir, bir deneyimdir. Sihir, yalnızca seyredenlerin düşünceleri içinde “oluşan”, kırılgan bir şeydir.

Sihirbazlığın nasıl yapıldığını bilmek, bir kişiyi sihirbaz yapmaz. Bu, o kişiyi, sihirbazlık hayranı yapar, hepsi o kadar. Bir kişinin sihirbaz olabilmesi, her şeyi bir kenara bırakıp, –buna o kişinin ihtiyaçları ve istekleri de dahil- tüm ilgisini ve enerjisini, seyircisine sihir dolu bir deneyim yaşatabilmesine bağlıdır. İşte sihirbazlık budur.

Benim sihirbazlıkla ilgili bir hobimin olmasının bir kötü yanı var. Topladığım birçok sihirbazlık oyununun, bir sihirbaz tarafından perform edildiğini gördüğümde bunun nasıl yapıldığını bilmem. İşte sihir burada yok oluyor. Artık ben, tüm ilgimi, düşüncelerime değil, bu sihrin oluştuğu yönteme, tekniğe odaklıyorum. Ama, birçok kişi için bir sihirbazın yaptığı oyun, bir deneyim oluşturuyor. Birçok kişinin, yüzü, o inanılmaz bakış ve ifade ile doluyor.

Yetişkinlerin bir sihirbazı seyretmesi ile çocukların bir sihirbazı seyretmesi birbirinden çok farklı. Yetişkinler, sihirbazın sunduğu sihrin deneyimini bir müddet yaşıyorlar fakat bir süre sonra “acaba bunu nasıl yaptı?” sorusu şekilleniyor kafalarında. Ama çocukların yaşadığı deneyim aynı değil. Onlar, inanmayı tercih ediyor. Hile, kandırmaca ya da güvensizlik duygularından habersiz bir şekilde bakıyorlar bu deneyime ve en önemlisi, düşüncelerini, bu sihre, bu deneyime inanmaya yöneltiyorlar.

WEBSİTE SİHİRBAZLIĞI

İyi bir website oluşturmak, sihirbazlıktan çok farklı değil. Belki aynı araç ve gereçleri kullanmıyoruz ama aynı insan psikolojisi üzerine inşa ediyoruz çalışmalarımızı. Bizim oluşturduğumuz sanal ortamda dokunabilir bir şey değil ve bir websitesi, yalnızca ziyaretçilerin beyninde oluşan kırılgan bir şey. Aynen sihirbazlıkta olduğu gibi, amacımız, ziyaretçilerimize bir deneyim yaşatmak ve bu deneyimin, bizim isteklerimizden, ve ihtiyaçlarımızdan arındırılmış, kullanıcı-odaklı olması, o sitenin başarısı ile doğru orantılı.

Ben, amatör bile olsa, bir sihirbaz değilim. Arada sırada kızlarımla paylaşıyorum öğrendiğim çocuklara yönelik sihirbazlık numaralarını hepsi bu. Yüzlerindeki şaşkınlık ile karışık, mutluluk ifadesini görmek hoşuma gidiyor. Size de tavsiye ederim. Bir sihirbazın yaptığı performansın sonunda, çocuğunuzun yüzüne bir bakın. Ama işin ilginç yani, aynı yüzü, benim, hemen hemen hergün iş yaşantımda görüyor olmam. Bu yüzlerin sahibi kişiler, çocuklar değil, kullanıcı testleri ve arazi-araştırması sırasında konuştuğum web kullanıcısı yetişkinler.

Sıradan kullanıcılar, teknik bilgiye sahip olmayan kişiler, bir websitesinin nasıl çalıştığını bilmiyorlar. Zaten, bunun da çok önemi yok onlar için. Bir kişinin, iş ve işçi bulma kurumu bilgisayarında iş ararken kullandığı uygulamanın, bir website olması, AJAX ile yazılması, son teknolojiyi takip etmesi çok önemli değil. O kişinin aklında tek bir “hedef” var: İş bulabilmek.

Eğer, bahsettiğimiz kişi, teknik bir kişi ise, yani işin sırrını biliyor ise, o zaman yaşadığı deneyim, o kişi icin çok önemli olmayabiliyor. Fakat, işin sırrını bilmeyen bir kişinin, bir link üzerine tıkladıktan sonra, tam olarak aradığı konuyu bulması, o sihirli deneyimi yaşatıyor kullanıcıya ve yüzündeki ifade, sanki bir çocuğun, bir sihirbazın performansını seyretmesine benziyor.

BİR WEBSİTESİ, DIESEL KOT PANTOLON DEĞİLDİR

Artık bir şeyi iyi anlamak gerekiyor: Bir websitesi (çeşidi ne olursa olsun), Diesel kot pantolon değil. Ve artık bizlerin, websitesilerine, Diesel kot pantolon gibi yaklaşmayı bırakmamız gerekiyor. Evet marka, popülerite, tasarım, o sitenin nasil gorundugu, moda olup olmadigi çok önemli ama bunlar yalnızca ziyaretçiyi sitenize çekmek için. Peki ya ziyaretçi sitenize ulaştıktan sonraki planınız ne? Ya da böyle bir plan var mi? Bir websitesi ile yaratmaya çalıştığınız şey -çoğu zaman- kullanıcının hedeflerine ulaşmasını sağlamaktır. Birçok araştırma gösteriyor ki tüketiciler, seve seve bir ürünü satın alıyor, arkadaşlarına tavsiye ediyor, kullanıyor eğer o ürün, kullanıcının hedeflerini iyi bir şekilde karşılıyorsa. Yani bir websitesinin kullanımının basit olması, çok iyi tasarlanmış olması, son teknolojiyi takip etmesi, çok iyi yazıların olması ya da fonksiyonlar ile dolu olması, o sitenin başarısı ile doğru orantılı değil.

Sitenizin hedefleri karşılayacak bir site olması sizin en büyük amacınız olmalıdır. Kullanılabilirlik testlerinde de gördüğüm yüz ifadesi bu. Çoğu zaman bizim “çok kötü tasarlanmış” dediğimiz siteler, kullanıcılardan yüksek notlar almakta. Nedeni ise, hedefler karşılanınca, kullanıcının diğer bütün faktörlere karşı oluşturduğu körlük ve yine "çok iyi tasarlanmış" sitelerin çok yavaş ve kötü olduğunu söyleyen tüm kullanıcılar, hedeflerine ulaşamamış kullanıcılardan oluşuyor.

Kullanıcınızı iyi tanıyın. Hedeflerini karşılayın. Onlara iyi bir sanal deneyim yaşatın. Onları bir sihirbazı seyreden çocuk gibi hissettirin. Bundan daha büyük bir sihir-hazlık yok.



Top
Menu