ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

IMKB turunden Proje Yonetimi

20 Aralık 2005

İş ortamından uzak olunduğu zamanlarda, birçok kişi daha produktif olabiliyor. En inanılmaz fikirler, en yaratıcı beyin fırtınaları, çoğu zaman ofisinizden en uzak olduğunuz zamanlarda kendini gösteriyor. Benim mesleğimle ilgili en yaratıcı fikirlerde, benim mesleğimi yapan kişilerin kendi ofislerinde geçirdiği zamandan ziyade, kullanıcının ofisinden ya da kullanıcı testleri yapılan ortamda ortaya çıkıyor.

Yukarıda bahsettiğim nedenden mi yoksa Kanada’da, Noel nedeniyle yaklaşan 10 günlük tatilin motivasyon eksikliğinden midir bilinmez, bugün 3 iş arkadaşımla birlikte ilginç bir fikri tartışmaya, şekillendirmeye başladık. Nerede mi? Öğle tatilinde, bir caféde.

Hepimiz çok iyi biliriz ki, proje yönetimindeki en baş ağrıtan ve hummalı kısım, kaynak dağıtımı ve ekip oluşumudur. Doğru projeyi, doğru ekibe, doğru bir zamanda vermek, projenin başarısını olumlu yönde etkiler. Peki bunu yapmanın iyi bir yöntemi var mi? Merkezden uzaklaşmanın olumlu sonuçlar verdiği günümüz iş hayatında, nasıl ekip çalışanlarını, bir proje hakkında heyecanlandırıp, projede çalışma kararını tüm organizasyon içinde olumlu, eğlenceli ve katılımcı bir hale getirebiliriz? İşte 3 arkadaşımla tartıştığım konu bu idi bugün. Ve şaka ile başlayan sohbetimiz, ilginç bir fikir ile son buldu (ya da başladı). İşte 4 kişi ile ürettiğimiz ilginç fikir:

Proje Yönetimini bir hisse senedi borsası olarak düşünün. Bu borsa içindeki projelerin her biri, birer hisse anlamına geliyor. Bu pazarda iki tip oyuncu var: Brokerler ve Hissedarlar.

Brokerler, geleneksel proje yönetimi metodu içinde, proje müdürleri adını verdiğimiz kişiler. Bu yeni sistem içinde, brokerlerin elinde, proje hisse marketini canlandıracak birçok araç var. Örneğin brokerler:

  • Proje bütçesini belirliyor
  • Projenin zaman dilimine karar veriyor
  • Şirket kaynaklarını bu projeye aktarabiliyor
  • Önemlilik seviyesini belirliyor
  • Projenin bitiminde oluşacak müşteri memnuniyet düzeyine (CSOC – Customer Satisfaction on Completion) karar veriyor
  • Spekülasyon yapabiliyor

Marketin diğer oyuncuları ise geleneksel proje içinde yer alan ekip çalışanları yani yeni sistemdeki adıyla hissedarlar. Hissedarlar işe

  • Kendi iş gücünü projeye dahil edebiliyor
  • Önemlilik seviyesini belirliyor
  • Projenin zaman dilimine kendisi ile ilgili olan parça içinde karar veriyor

Bütün bunlar oluştuktan sonra, bir proje hisse kağıdının üzerindeki fiyat, bütçe, zaman, kaynak, CSOC v.b. ile belirlenmiş oluyor.

Hissedarların her biri, belirli bir sanal para ile sisteme girip, üzerinde çalışmak istedikleri projenin kağıtlarını satın alıyorlar. Popüler hisselerin fiyatı böylece artış gösteriyor ve en üst seviyede bulunan projelerin üzerinde çalışma başlanıyor. Projenin fiyatı, zaman geçtikçe dinamik olarak değişiyor. Öneminin artması, kaynakların bu proje üzerinde yoğunlaşması fiyatı artırırken; spekülasyonlar, CSOC oranındaki düşme, projenin zamanında bitmemesi gibi faktörler fiyatı düşürüyor.

Proje tamamlandığındaki fiyat hissedarlara dağıtılıyor ve proje bittiğinden dolayı, bu hisse marketten çıkarılıyor. Sene sonunda, en çok kar eden hissedar, bu kardan pay alıyor. Tabi ki sanal para ile değil gerçek para ile :-)

Peki bu sistemin ne gibi yararları olabilir:

  • Şirket çalışanları, istedikleri projede çalışma imkanı bulabilir
  • Ekip çalışanları ve üst düzey yöneticiler, çalışanların ne gibi projeler ile ilgilendiği konusunda fikir sahibi olabilir
  • Kaynak dağıtımı sorununa, katılımcı ve ödüllendirici bir çözüm olabilir
  • Oyun havasında gerçekleşen proje yönetimi, şirket çalışanlarını projeye dahil olma konusunda heveslendirebilir

Bu sistemin zararlı yönleri ise

  • Ödüllendirme yöntemi şirket için ekstra maliyet anlamına gelir
  • Ekip çalışanlarının önemli diye tabir edebileceği bir proje, müşteri için ya da şirket için aynı önemi taşımayabilir
  • Fiyatı yükselmeyen bazı hisseler (projeler), bu sistem içinde unutulabilir

Biliyorum. Bu sistem, yalnızca bir varsayım ve en önemlisi, kahve ve börek arasında ortaya çıkan bir fikir. Bunlara rağmen, siz ne dersiniz? İyi bir fikir mi? İşler mi? Aklınıza gelen ve bu sisteme dahil edilmesi gereken herhangi bir öneriniz var mi? Bu sistemin yararları ya da zararları kısmına eklemek istediğiniz bir şey var mi?

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 7:54 civarı yazılıp Oradan Buradan dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | | |
 

Bu yazıya ait 2 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 20 Aralık 2005 8:04 tarihinde, Hasan Hüseyin DER demiş ki:

Öğrenclikten kurtulupta bir türlü iş hayatına adım atmadığım için çokta "derin" analizler yapamıyorum tabi ama sistemin zararlı yönleri yararlı yönlerinin biraz önüne geçiyormuş gibi geldi bana.

2. | 21 Aralık 2005 4:01 tarihinde, ogo demiş ki:

Ingiliz mike southon ve chris west'in yazdigi "the beermat entrepreneur" (bardak altligi girisimcisi) isimli kitabi animsatti bu iletin.

Kitap is yeri mekani disinda ortaya cikmis fikirlerin daha sonra bir proje ve bir sirkete donusmesini anlatiyor asagi yukari olarak.(kendi örneklerinde bu dis mekan bir pub) Sonucta is kurma ve girisimcilik alaninda benzerleri de olan bir kitap ama yazarlari adindan da anlasilacagi uzere proje ve yeni is olanaklarina yol acacak fikirlerin cogu zaman isyeri ve calisma mekani disinda, rahat ortamlarda hizla ortaya cikmalarini ve bunlarin aralarindan bazilarinin elenip ya da unutulup, bir kisminin ise bir sirket haline donusmeleri surecini kendi tecrubelerinden de dem vurarak anlatiyorlar. özellikle yeni sirket kurmayi düsünenlerin ilgisini çekebilir. Sizin durumda kahve fincani düsünürleri ya da benzer bir adla tanimlanabilir. :-)

Çalisma mekanlari ve yaraticilik arasindaki iliskiyi analiz edenler ve bu konuda arastirma yapanlar eminim vardir. Ben de seninle ayni fikirdeyim. Ne kadar benimseyip, seviyor olsak bile çogu calisma mekaninin zamanla calisanlar icin tekdüzelesmesi son derece normal. Bu sebeple gündelik ve alisildik ish sIkIntIlarIna takilmadan, saatlerce sürmüs bir toplantinin mahmurlugu altinda postakutusunda birikmis mesajlari iplemeden, fikirlerin daha rahatca ifade edilip, savunulmasi ve buna bagli olarak degisik bakis acilarinin biraraya getirilmesi bazi kisiler ve ekipler icin pastahane/meyhane ya da hayvanat bahçesi gibi alakasiz bir mekanda gerceklestirilmis bir bulusmada çok daha rahat gerceklesebilir. (sirket calisanlarinin oldugu gibi bir lokantaya ya da bir otele tikilmasini bu sinif toplantilara dahil etmiyorum. daha ziyade sizin durumunuzda oldugu gibi spontane olusmus is cikisi ya da ogle arasi gayri-resmi toplantilardan bahsediyorum.) bazen bir toplanti ya da grup dahi olmasina gerek yok, hayvanat bahçesi ornegini o sebeple verdim. bambaska bir kaynaktan yapilacak bir gözlem yeni bir fikirin gelismesine önayak olabilir.

Imkb tipi proje yonetimi fikri ile ilgili olarakta sunlar aklima geliyor : Brokerlar projelerine deger kazandirmak icin spekülasyon yaparken, benzerini bir takim hissedarlar da yapabilir. Degeri degisim gosteren bir projeden digerine sicrayarak gidebilirler ve bir tür gündelik al-sat yaparak kah o proje kah bu proje takilabilirler.. Elbette buradaki borsada degerler normal hisse senetlerine göre cok daha soyut bicimde hesaplaniyor ama zaman zaman deger kazanan projeler olacagi gibi, musteriyle gecen olumsuz bir toplanti sonrasinda deger kaybedecek projelerde olacak. Bazi hissedarlar deger kaybeden bir projeden tüyüp, yükseliste olan bir digerine katilmak isteyebilirler. Dogal olarak. :-) Bu ise projeyi gelistirip, sona erdirmek icin cok gerekli olabilecek devamliligi bozan bir öge olarak can sikabilir. Araci kurumun(sirket yönetimi) alis ve satis islemleri sonrasinda uygulayacagi aci(!) bir komisyonla benzer tavirlarin önüne geçilebilir. ödüllendirme konusunun iyi tasarlanmasi da bir çözüm olabilir. bir projenin ilk hissedarlari ve broker proje bitiminde sonradan eklenenlere göre bir takim öncelik ya da primlere sahip olabilirler. Sistemin islememesi ve problemlerin ve spekulatorlerin ortaligi kasip kavurmasi halinde kullanabilecek sert cozum onerimi daha asagida yazacagim.

Her seye ragmen fikrinizi buyuk sirketlerde motivasyonu arttirmaya yonelik uygulanan bir suru uygulamaya gore cok daha eglenceli buldum. özellikle yeni projelerin ve ürünlerin gelistirilmesine yönelik ekiplerin olusturulmasi asamasinda ustte yarar hanesinde bahsettigin secenekler hem calisani, hem yoneticileri olumlu etkileyecek faktörler olarak öne cikiyor.

Zararli yönler proje baska türlü idare edilse yine olusabilir. Bunlar senin önerdigin borsa oyununun direkt olarak yan etkisi degiller. Ama bir calisani istedigi projeye yonlendirmek ve bunu yaparken kendisine de hissedar olarak söz hakki ve insiyatif vermek ve birbirine inanan broker ve hissedarlari bir araya getirmek hem sirketi hem müsteriyi memnun edecek sonuclarin alinmasini kesinlikle hizlandiracaktir. Bunu yapmak icin cok sey feda edebilecek sirketler birden çoktur herhalde.

Sonucta her borsa gibi belli kosullar varsa ve bu kosullara bagli olarak kurulmus altyapi isliyorsa, neden olmasin? Yukarida yazdigim üzere problemlerin kontrol edilemez hale gelmesi halinde ise haddinden fazla spekülasyon yapanlari katrana ve tavuk tüyüne bulayip sirket kapisinin disina birakarak, hatta müsterinin bürosuna yollayarak kökten bir çözüme ulasmak ve vahsi kapitalizmle dalgasini geçen redkit'e de selami çakmak mümkün.

selamlar ve de sevgiler. yeni yil icin en iyi dileklerimi yolluyorum..

oguz


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?