ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Cheers ve İnternet Deneyimi

27 Aralık 2005

Yaşı benimle hemen hemen aynı olan dönem çok iyi bilir "Cheers" televizyon dizisini. Küçük bir barda ki, sonu gelmez. arkadaş canlısı kişiler arasındaki sıcacık sohbetler. Öylesine ki, sizde orada olmak istiyorsunuz seyrederken. Peki bütün bunların web ile ne ilgisi var? Eğer Web 2.0 terimini şimdiye kadar duyduysanız, iste Cheers'in başarısı ile Web 2.0 başarısı, bazı ortak özellikler taşımakta.

Eğer Web 2.0 terimini şimdiye kadar duymadıysanız veya duydunuz ama tam olarak anlamadıysanız ya da bazı sitelerin neden diğer sitelerden daha başarılı ve popüler olduğunu merak ediyorsanız, kullanıcı deneyimini maksimize etmeyi, sitenizin hedefi olarak seçtiyseniz, o zaman, başarılı e-Dünya blogunun yazarı Kara'nın söyleyeceklerine kulak vermeniz gerekiyor. Çünkü Web 2.0 terimini şimdiye kadar en iyi ve en anlaşılır şekilde anlatabilen bir yazıyı okumak üzeresiniz. Teşekkürler Kara.

Bir çok web sitesi, kullanıcılarını pek kendi içine almadan, onları sitelerinin bir parçası olarak görmeden, belli bir mesafede durarak yaşar. Halbuki günümüzde başarılı olan siteler kullanıcıyı içine almış ve onlarla birlikte bir sinerji yaratmayı başarabilmiş sitelerdir. İnternet'teki deneyimi (İnternet mecrasını) diğer deneyimlerden (mecralardan) farklılaştıran en önemli özellikte budur: Kullanıcıyı içine alarak kullanıcılar arasında sinerji yaratmak.

Bir çok şirketin web sitesine bakarak yapmış olduğum analizler, İnternet'teki deneyimi 5 çeşit yaklaşım başlığı altında toplayabilmemi sağlamıştır. Aşağıda bu yaklaşımları örneklerle ele alarak açıklamaya çalışacağım.

Tek yönlü iletişim

Tek yönlü iletişim

Bu tür web sitelerinde siteden kullanıcıya doğru tek yönlü bir bilgi akışı vardır. Bu türdeki web siteler, kullanıcıyla kendi aralarına bir cam koyup, kullanıcıyı bu camın arkasından izlerler. Dolayısıyla kullanıcının nabzını tutamazlar, sıcaklığını hissedemezler. Web sitesinin içinde hummalı bir hareket olduğunda cam buğulanır, dışarıda yağmur yağarsa cam kirlenir ve görüş mesafesi azalır. Web sitesinin sahibi olan şirket hiç bir zaman camının kirli olduğunu anlayamaz çünkü kullanıcıdan kendisine doğru gelen bilgi akışını kapatmıştır. Site kendi halinde hayatına devam eder, kullanıcılarda siteye bazen gelir bazen gelmezler. Kimse kimsenin neden gelmediğini anlamaz bile.

Bu bilgi akışı nasıl olabilir derseniz verebileceğim en güzel örnek web sitesinde konumlanmış basit bir şikayet/istek/öneri formudur.

Ikea Turkiye bu tarzda bir sitedir. http://www.ikea.com sitesi farklı bir yaklaşım içinde olsa da Türkiye sitesi online bir katalogdan öteye geçememektedir.

Kesintili çift yönlü iletişim

Tek yönlü iletişim

Bu tarz web sitelerinde, kullanıcıdan siteye ve siteden kullanıcıya doğru çift yönlü iletişimin ilk adımları atılmıştır ama bu adımlar henüz çok sağlam olmayan, yere basmayan ürkek adımlardır. Kullanıcıya karşı duyulan güven tam değildir ve site kullanıcıyı daha tam kendi içine dahil edememiştir. Mesela web sitesinin bir forumu vardır ama foruma yazı yazdığınızda hemen yayınlanmaz, süresini önceden kestiremediğiniz bir bekleme sürecine girersiniz ve yazınız moderatör adı verilen kişiler tarafından okunup onaylandıktan sonra sitede yayınlanır. Bu yaklaşım kullanıcıyı siteden biraz uzak tutar ve bilgi paylaşımını sınırlar.

Akbank'ın gençler için hazırladığı web sitesi buna bir örnek teşkil edebilir. Exi26 bu sitedeki resim galerisine bir fotoğraf koymak isterseniz bu fotoğrafınız önce moderatör tarafından onaylanır sonrasında yayınlanır. Sitede düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz bir forum yoktur.

Çift yönlü iletişim

Çift yönlü iletişim

Bu sınıfa giren web siteleri kullanıcıyı hala kendi içlerine alamamış olsalar da onlardan kendilerine doğru gelen bilgiyi harmanlayıp, kendi yararlarına kullanabilmeyi başarmış, kullanıcının da sitenin bir parçası olduğunu yavaş yavaş kabul etmeye başlamış sitelerdir. Kullanıcıyla aralarındaki sanal camın hala yerli yerinde olmasına rağmen, camın üzerine konumlandırılmış küçük pencerelerden içeriye bilgi girmesi sağlanmıştır. Bilgi akışı kesintisizdir ve kullanıcının nefesi biraz olsun içeriden hissedilir.

Kullanıcıyı içine alan iletişim

Bu tür bir iletişim çeşidinde artık kullanıcı sitenin bir parçası olmuştur. Kullanıcı siteye bir camın arkasından değil de içinden bakar. Kendini sitenin bir parçası hisseder dolayısıyla siteye bir bağlılığı oluşur. Siteyi kendisinin de şekillendirdiğini bilir. Siteye üye olur, belli başlı bilgilerini siteyle paylaşır (yaş, cinsiyet, adres, ilgi alanları gibi) Bu durumda site kullanıcının nabzını tutabilecek konuma gelmiştir. Onu daha iyi anlar, nelerden hoşlanır, nelerden hoşlanmaz bilir. Site açısından hayatı denebilecek ip uçları elde edilir. Kişiye özel kampanyalar, indirimler sunabilme imkanı doğar. Ayrıca kullanıcılar siteye yazdıkları yazılarla katkıda bulunurlar. Bu yaklaşımda bulunmayan şey ise kullanıcılar arasındaki iletişimdir.

Bunun en güzel örneği Amazon. Amazon sizin aldığınız kitapları takip ettiği için sizin zevkinize özel kitap önerileri yapar, indirimler verir. Almayı düşündüğünüz kitapların altında o kitabı almış kullanıcıların yorumlarını okursunuz. Satıcının (web sitesinin) bu kitap çok güzel demesi sizi pek etkilemez ama 3. bir kişinin bunu söylemesi sizi olumlu yönde etkiler ve siz büyük bir ihtimalle o kitabı alırsınız. Web sitesi ise kullanıcıyı iş yapısının ve site işleyişinin içine dahil ettiği için daha fazla satış yapar ve kazanır.

Türk siteleri içine baktığımızda ise Turkcell bu grupta yer alan şirket web sitelerindendir.

Kullanıcıyı içine alan iletişim

 

K: Kullanıcı

Paylaşımlı iletişim

Bu yaklaşımda sitede ve kullanıcıda bulunan bilgi herkesin ortak malıdır ve paylaşılmaya açıktır. Site ve kullanıcı arasındaki iletişim sağlanmış, kullanıcı sitenin bir parçası olmuş ve en önemlisi kullanıcılar arasındaki iletişim kanalları da açılmıştır. Site burada kullanıcılarını tek tek görmez, onlarla beraber bir topluluk yaratmıştır. Kullanıcıların katılımıyla büyüyen, gelişen bir topluluk.

Hatırlar misiniz Cheers diye bir dizi vardı bu dizide Cheers adındaki bara giden herkes birbirini tanırdı. Hatta dizinin şarkısında şöyle derdi:

Sometimes you want to go
where everybody knows your name,
and they're always glad you came.
You wanna be where you can see;
Our troubles are all the same
You wanna be where everybody knows
Your name.

Bazen gitmek istersiniz
Herkesin adınızı bildiği yere
Ve herkesin geldiğinize mutlu olduğu yere
Tüm dertlerin aynı olduğu yerde olmak istersiniz
Herkesin adınızı bildiği yerde olmak istersiniz

Aynen bu şarkıda olduğu gibi herkesin sizi tanıdığı, bağlantılarınızın olduğu ve siz online olduğunuzda mutlu olduğu bir siteye sürekli gitmek istemez misiniz?

Böyle siteler kullanıcılarından güç alır, kullanıcılar da oradaki diğer kullanıcılardan. Sitenin başarısı bu sinerjiyi oluşturmakta yatar. Kullanıcılar o kadar mutludurlar ki siteyi kullanmaya potansiyel kullanıcıları da bu siteye davet ederler. Her yeni davet, yeni kullanıcıya dönüşür. Ve siz hep o siteye gitmek istersiniz çünkü tüm dostlarınız oradadır.

Bu yaklaşıma günümüzde web 2.0 da denmektedir. Yonja, Flickr, Linkedin bu tarz sitelerin en güzel örneklerindendir.

Paylaşımlı iletişim

 

K: Kullanıcı
P:Potansiyel Kullanıcı

Yukarıda adı geçen web sitelerinden en başarı olanları 4. ve 5. grupta olanlardır. 2.Grupta örnek verdiğim Exi26 sitesini bir çoğunuz duymamış olduğu halde 5.grupta bulunan Yonja adlı siteyi neredeyse hepiniz duymuşsunuzdur. 1 den 5'e doğru gidildikçe İnternet'teki deneyim hem kullanıcılar hem de siteler açısından daha verimli, faydalı hale gelmektedir. Yani kazan-kazan durumu ortaya çıkmaktadır. Kullanıcı benim bir parçam, iş yapışımın önemli bir unsuru diye düşünen sanal deneyimin çok önem kazandığı bu günlerde kazançlı çıkacaktır.

Kara - e-Dünya

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 7:20 civarı yazılıp Konuk Yazar dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | | |
 

Bu yazıya ait 5 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 27 Aralık 2005 18:35 tarihinde, Mehmet YILMAZ demiş ki:

mrh;
bir site incelenecekse ancak böyle incelenebilir. gerçekten çok güzel bir yazı yazmışsınız. ellerinize sağlık. bende bir kent rehberi sitesi yapma çabasındayım. aslında şu anda tam olarak bitmese de yayında. bu sitedeki yazıları okumaya devam ettikcede bitirebileceğimi düşünemiyorum. çünkü her yeni yazı okuduğumda içimdeki web merakı dahada artıyor. bu merak da beni mükemmel bir site yapmaya itiyor. sizden bir ricam olacak. eğer vaktiniz olursa siteme bir göz atmanız ve bana yararlı olabilecek ufakda olsa fikirler vermeniz. şimdiden teşekkürler. iyi çalışmalar.
www.konyatanitim.com

2. | 27 Aralık 2005 21:13 tarihinde, Vehbi Öztürk demiş ki:

Kara, yazı için teşekkürler.Web 2.0 hakkında Mehmet'in makalesinden sonra okuduğum en iyi yazı diyebilirim.Altı üstü tasarımda okuduğum her yazıdan sonra yaptığım siteleri yeniden ele alıyorum :) .İkinizede emekleriniz tekrar teşekkürler.

3. | 28 Aralık 2005 10:01 tarihinde, gCg demiş ki:

Yazı için teşekkürler gerçekten çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık.

4. | 28 Aralık 2005 12:26 tarihinde, emrah serdaroğlu demiş ki:

burayı her okuyuşumda vahadaymışım gibi oluyorum,"giresun valiliğine web sitesi yapmıştım. BİLGİ İŞLEM bölümüne gittiğimde onlara, web sitesinin bulunduğu cd yi vali beye sunmaları için verdim,cünkü sunumu benim yapamayacağımı söylemişlerdi... cd nin iceriğinin web sayfası olduğunu soylemiştim, aldığım karşılık: (orda çalışan bayandan) "hııı... taamda şimdi biz bunu nasıl suncaaaz? yani şimdi kaç sayfa bu? kağıdamı bascaz annamadım ben şimdi..." diye kanser eden bir mono-dia|log yada her neyse ondan geçti, bilişim calışanlarıyla... ve bana yazıcılarındaki sorundan bahsetip dramı bozulan toneri tamir edip edemeyeceğimi sordular... onlar için en bilişssel alet lazer yazıcıydı...yıl 99-2000 arasıydı ve ben böyle iki deneme yaptım...olmadı :)" bu hikayemdeki ana fikir... ben halen boyle bir ortamda yaşıyorum... valiliğinin bilişime bakış açısı toner dramından ibaret olan bir yerden... gerisini siz düşünün... bursı naıl bir vaha bilemessiniz... durun şurda iki ömür soluklanayım...

5. | 16 Temmuz 2007 11:05 tarihinde, Hakan Uyar demiş ki:

Bu güzel yazınız için teşekkürler.. Yeni sitemiz için bizlerde fikir ve yorumlarınızdan istifade etnek isteriz. www.thekonya.com


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?