Bloglar ve Tanıtım

Bloglar ve Tanıtım

O hepimizin hatırladığı, eski Süpermen’i, bizden teknolojik olarak ileride bir gezegenden gelmesine rağmen, çoğumuz, bilgisayar ya da bilişim teknolojileri ile özleştirmeyiz. Ama yeni Süpermen’in blogu bile var. Hem de bu isten iyi para kazanıp, cok iyi reklam yapıyor. Peki ya sizin blogunuz? Ya da şirketinizin blogu? İsmi Acemi ama kendisi gayet profesyonel olan Acemi Blogcu’nun yazarı Ali, Dünyada blogların tanıtım ve reklam amaçlı kullanım seklini ve Türkiye’de ki olası potansiyelini inceliyor bu yazısıyla. Teşekkürler Ali.

Dünya'da blogların yeni kampanyaların ve ürünlerin tanıtımı için kullanımının giderek daha da yaygınlaştığını görüyoruz. Eğer ürününüzün internet üzerinden tanıtımını yapacaksanız blogların gücünden yararlanmak her geçen gün daha önemli bir hale geliyor. Örneğin artık hemen her yeni Hollywood yapımının, özellikle de büyük bütçeli olanların, kendilerine ait bir blogları var. Benim izlediğim kadarı ile, Sony Pictures’in Spider-Man blog'u ile başlattığı popülerlikten faydalanma çabasına Warner Bros, Superman Returns için başlattığı blog (ki bence oldukça kötü bir tasarıma sahip) ve Dreamworks, Woody Allen'in yeni filmi Match Point için yayınladıkları podcast'ler ile katıldılar. Eminim 2006'da da bu gibi gelişmelere sık sık şahit olacağız.

Gücünü blogların tanıtım amaçlı potansiyelinden alan, ve davetiyeler ile kabul ettiği kullanıcı sayısını yakın zamanda 10.000'e çıkarmayı hedefleyen, BlogAds gibi başarılı reklam ağlarının varlığı bile aslında blogların bu konudaki önemini gözler önüne sermeye yetiyor. Yine Google'ın Blogger'a, Yahoo!'nun 360'a ve MSN'ın MSN Spaces'e sahip olmasını, bu üç büyük firmadan ilkinin şu an internetteki reklam gelirinden en büyük payı alan AdWords-AdSense ikilisine sahip olması ile ve diğer ikisinin de benzer reklam programlarının şu an denemelerini yapması ile değerlendirecek olursak durum daha da iyi anlaşılacaktir.

Bu firmaların bloglar üzerine yaptıkları yatırımın boşuna olmadığı bir gerçektir. Bloglar web'in sosyal yüzünü oluşturuyorlar ve blogların getirdiği dinamizm ile web yeni şeklini almaya başlıyor. Insanların web'i, kullanım şekilleri değişiyor, artık popüler hale getirilmek istenen hemen her şeyin başına bir "sosyal" ifadesi ve içeriğine de bir "etiketleme" mekanizması yerleştirilmeye başlanıyor (buna en son örnek olarak Yahoo!'nun Shoposphere'i verilebilir sanırım). Tanıtılacak ürün internet ile ilişkilendirileceği zaman artık açıkça bir sosyalleşme kaygısı güdülüyor ve bunun sonucunda da bloglara bir göz kırpma çabası seziliyor (örneğin; Spider-Man blog'u ile birlikte yayınlanan Blogger ve Live Journal şablonları). Bu firmaların (Google, Yahoo! ve MSN) hedefi mümkün olduğunca çok yayıncı sayısına sahip olan bir sosyal ağ yaratarak, bu ağı reklam verenlerin ilgisine ulaşmak için kullanmaktır. Google bunu, AdSense ile Blogger'ın entegrasyonunu sağlayarak, şu an başarı ile gerçekleştiriyor.

Akla "Reklam verenler açısından bloglar üzerinden tanıtım yapmak gerçekten başarılı olabiliyor mi?" sorusu gelebilir. Bunu bir örnekle açıklayalım; BlogAds'in müsterilerinden olan Audi, yeni ürünü A3 için yaptığı tanıtım kampanyasında ürünün web sitesi için sağladığı trafiğin %39'unun BlogAds reklamları üzerinden sağlandığını açıklamıştı. Bundan daha önemli olanı ise bu %39'luk dilimin sağlanması için yapılan yatırımın toplam reklam kampanyası maliyeti içerisindeki payının sadece %1,5 olduğu!

Peki, internetin tüm büyük firmalarının, pay almak içın çabaladıkları ve bazı blogların ve bloglar ile ilgili servislerin milyon dolarlar ile ifade edilen fiyatlarla alınıp satıldığı bu pazar, Türkiye'de ne durumda?

Türkiye'de internetten reklamcılık, tıpkı internet ile ilgili her şey gibi, halen gelişmekte olan bir kavram. Henüz BlogAds gibi özelleşmiş reklam programı olmadığı gibi böyle bir reklam ağına potansiyel yaratabilecek blogların da varlığından da söz etmek pek mümkün değil (Blog Kardeşliğine göre daha 1000. bloga geçenlerde ulaştık!). Bence, internet kullanıcısı sayısının, toplam nüfus ile kıyaslandığında, anlamlı sayılara daha yeni ulaşmaya başladığı da düşünülecek olursa aslında durumu çok da garip karşılamamak gerekir :-)

Yine de ben -her ne kadar bazı arkadaşlar bu görüşüme katılmasa da-, 2006 yılı içerisinde Türkiye'deki büyük İSS'lerden en azından birisinin blog servisi işine gireceğini ve böyle bir girişimin de bizdeki durumun gelişmesine yardımcı olacağını düsünüyorum.

Ali - Acemi Blogcu



Top
Menu