Arama Derman Değil Dert Üretiyor

Arama Derman Değil Dert Üretiyor

Dünyaca ünlü araştırma şirketlerinden biri olan Pew/İnternet'in yaptığı araştırma sonuçlarına göre, İnternet kullananlardan yüzde 82'si, şimdiye kadar ki sanal deneyimleri içinde en az bir kere arama motoru kullanmışlar. Bu oran içindeki yüzde 17, her zaman aradıklarını bulduklarını söylemişler. Benim ilgimi çeken rakam ise kendinden emin ve rahat bir şekilde arama motoru kullanan kişilerin sayısı: %92. Merak ettiğim konu ise acaba bir website sahibi olan şirketlerin aynı emin ve rahatlık oranına sahip olup olmadıkları?

Başkaları Ne Diyor?

Günümüzde birçok websitesinin ana sayfasında "arama kutusu" görmek mümkün. Tara Scanlon ve Jakob Nielsen, web kullanıcılarının yarısının arama fonksiyonuna bağımlı olduğunu belirtirken, Thomas Powell ise "Web Design Complete Reference" kitabında, 100 sayfayı asan her sitenin, arama motoru olmasının gerektiği yazmıştı. Fakat bu araştırmaların, araştırma sonuçlarında belirtmediği birkaç soru var: Kullanıcı neden arama motoru kullanır? ve Hangi siteler, arama fonksiyonunu kullanıcıda dürtükler?

Jeffrey Veen, bu soruyu arama motorları üzerine yazdığı raporunda şu şekilde açıklıyor:

Kompleks bir sorgulama dili, bir akademik sitede William Shakespeare'in çalışmalarını arayan kişi için geçerli olabilir ama CNN sitesine gelen ve arama kutusuna "Bana en son olayları göster" yazan kişi için arama en iyi yöntem olmayabilir. Bir ziyaretçi grubu için geçerli olan bir yöntem, diğer bir sitenin ziyaretçileri için geçerli olmayabilir.

Kullanılabilirlik mesleği içine, birçok kereler, bir sitenin ziyaretçilerinin, sitede istedikleri bilgiyi bulamadıklarından şikayetçi olduğuna tanık oldum ve şikayetlerin geldiği çoğu site, sitenin ana sayfasında, "arama kutusu" bulundurmaktaydı. Yani, şikayetçi olan ziyaretçiler, "aradıklarını" bulamamakta.

Gerçekten Arama Kutusuna İhtiyacınız var mı?

Yazılarımda bolca söz ettiğim bir konu var: website ziyaretçilerinin, bir websiteyi ziyaret etmesinin özünde, o kişilerin, belirli bir hedeflerinin olması yatıyor. Bu hedef, bir ürün almak, telefon numarası öğrenmek, bir program indirmek ya da benzeri şeyler olabilir. Bir siteyi ziyaret eden ziyaretçilerin ilk yaptığı, o sitenin içinde hedeflerini karşılayacak ateşleyici (tetik) kelimeleri aramak. Eğer bu kelimeleri ya da bu kelimelere yakın anlam taşıyan diğer kelimeleri bulamıyorsa, o kişi, arama kutusunu kullanacaktır. Tabi ki eğer o sayfada arama kutusu varsa. Peki arama kutusuna hangi kelimeyi yazacak? Evet, tahmin ettiğiniz, ateşleyici (tetik) kelimeleri. Ziyaretçi, arama kutusuna kendi düşündüğü kelimeyi yazacak ve "ya tutarsa" metoduyla sonuçları bekleyecek. Yani kullanıcı, kendi linkini kendi oluşturacaktır. Jared Spool'un tabiriyle arama motoru "dinamik link yaratıcı aracı" olacaktır.

Bu konuyla ilgili yaptığım bir kullanılabilirlik testi, burada yazdıklarımı bana bir kez daha kanıtladı. Bundan yaklaşık birkaç ay önce, ofis malzemeleri satan bir şirketin websitesi üzerinde kullanılabilirlik testleri yapıyorduk. Amacımız, websitenin efektifliğini test etmek idi. Birçok test kullanıcıyı, yüzlerce kitabın yerlere serpiştirildiği bir odaya davet ettik ve onlara bu odayı terleyip toplamaları ve bu işlem için, bahsi geçen şirketin websitesini kullanmalarını istedik. Website içinde "kitaplık" bulmak mümkündü fakat neredeyse katılımcıların yüzde 70'i, websitesinde bulunan arama kutusuna "organizer" (düzenleyici) yazdı ve arama yaptı. Sonuç: kitaplık kelimesi aranmadığı için, organizer kelimesi, katılımcılara, "takvimli defter" yanı organizer sonuçları verdi. Halbuki websitesinde bulunan "ofis mobilyaları" linkini takip etselerdi, istediklerini bulabileceklerdi. Değişik şirketlerin yaptığı birçok araştırma da aynı sonuçları veriyor. Sitede verilen linkleri takip eden kullanıcılar, arama motorunu kullanan ziyaretçilere oranla 3 kat daha fazla alışveriş yapıyor, 10 kat daha fazla sayfa ziyaret ediyor ve 3 kat daha başarılı oluyor istediklerini bulma konusunda.

Hala ikna Edemedim mi Sizleri?

Hani 1 resim, 1000 söze bedeldir derler ya, iste size 5000 söz.

Yapı Kredi Bankasının websitesinden bir ekran goruntusu

 

Yukarıda gördüğünüz resim, Yapı Kredi Bankasının websitesinden alınmıştır. Yapı Kredi websitesinin ana sayfasında arama kutusu bulmak mümkün. Eğer bu arama kutusuna "taşıt kredisi" yazıp, arama yaparsanız, yukarıda gördüğünüz gibi, hiçbir sonuç alamıyorsunuz. Bunun nedeni işe, Yapı Kredi sitesinde "taşıt kredisinin" ismi "otomobil kredisi". Eğer ben, arama motoru yerine, "Bireysel Bankacılık" linkini takip etmiş olsa idim, aradığımı kolaylıkla bulabilecektim. Ya da aradığım kelimeyi, Akbank sitesinde deneseydim, istediğim bilgiyi kolaylıkla bulabilecektim çünkü Akbank, Yapı Kredinin tersine "otomobil kredisi" yerine "taşıt kredisi" tanımı kullanıyor. Çözüm: Şirketin dilini konuşmak yerine, şirket dilini esnek hale getirip, kullanıcının ateşleyici kelimelerine arama motorunda yer vermek.

Sabancı Holding websitesinden bir ekran goruntusu

 

Yukarıdaki ekran görüntüsü ise Sabancı Holding websitesinden alınmıştır. Eğer yurtdışında ikamet ediyor ve benim gibi Türkçe klavyeden yoksun iseniz ya da Sabancı şirketi ile ilgilenen yabancı bir ortak/yatırımcı/medya mensubu iseniz ve Sabancı Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı olan Güler Sabancı ile ilgili bir bilgi arıyorsanız, yukarıda gördüğünüz sonuç ile karşılaşıyorsunuz. Çözüm: Site içinde sıkça yapılabilecek "hatalı" arama kelimelerini arama motoruna dahil etmek ya da Ideefixe'nin yaptığı gibi Türkçe karakterler konusunda kullanıcıya yardımcı olmak.

Eczacıbaşı'nın sitesinden bir ekran goruntusu

 

Yukarıdaki ekran görüntüsü Eczacıbaşı'nın sitesinden alınmıştır. Eczacıbaşı'nın yeni İntranet çözüm ürünü olan Portbox konusunda bilgi almak için arama kutusu kullanıldığında yukarıda ne olduğu ve nasıl kullanılacağı pek anlaşılmayan bir sonuç ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Library ve News kısmının ne ise yaradığı çok açık değil. Aynı siteye Internet Explorer (ben Firefox kullanıyorum) ile bakıldığında ise apayrı bir ekran görüntüsü ile karşılaşıyorsunuz. Halbuki böylesine basit bir işlemin, işletim sistemine ve tarayıcı ayrımına bağışıklılık göstermesi gerekiyor. Çözüm: Ana sayfa tasarım ve uygulamalarına harcadığın çabanın en az yüzde 10'unun, çok kritik önemi olan ve websitesinin bir parçası olan "arama sonuç sayfalarına" ayırmak. Sitemin son kullanıcıya görünen kısmını kolaylaştırmak ve kullanımını basit ve anlaşılır hale getirmek.

Philips şirketinin websitesinden bir ekran goruntusu

 

Son görüntü ise Philips şirketinin websitesinden. Eğer bu site içinde cep telefonu ile ilgili bir arama yapacak olursanız, göreceğiniz sonuçlar yukarıdaki gibi olacaktır. İlk sonuç olarak görünen "Things to do your thing" sonuçu, sizi Türkçe içerikli websitesinden, İngilizce içerikli siteye çekmekte ve cep telefonları ile ilgili hiçbir bilgi vermemektedir. Diğer sonuçlar ise size aradığınız kelime ile ilişki kurabilecek bilgiyi vermemekte ve bu sizin "pogo sticking" denilen davranışı göstermenize sebep olmaktadır. Çözüm: Pogo Stick davranışını engelleyip, satışı ve kullanıcı hedefini artıracak bilgilerin, arama sonuçlarında yer alması. (pogo stick -ileri geri zıplama- kullanıcı davranışı hakkında detaylı bilgi bulmak için "İleri-Geri, Zıpla, Zıpla" yazımı okuyabilirsiniz)

Uzun bir Yazı Oldu... Artık Bağlasan...

  • Site içindeki arama motorunu (eğer siteniz e-Ticaret içerikli değilse), ana sayfadan kaldırmanızı öneririm.
  • Ayrıca, sitenin diğer kısımları için harcadığınız zaman ve çabayı, arama sonuçları sayfanız içinde harcamanız, siteniz içinde arama yapan kullanıcıların, o site içindeki memnuniyetini artıracak, hedeflerine kolaylıkla ulaşmalarını sağlayacaktır.
  • Kullanıcı testleri ve arama motor kayıtları ve raporları ile, siteniz içinde yapılan arama kelimelerini, ateşleyici kelimeleri bulup çıkarmak ve bu kelimeleri içeriğiniz, menünüz ve linkleriniz içine eklemeniz, hem arama motorlarına hem de sitenin kullanılabilirliğine yardımcı olacaktır.
  • Eğer arama motorunuz, yanlış yazılmış ve imla hatası yapılmış kelimeleri, Google'un yaptığı gibi otomatik olarak değiştiremiyorsa, daha kaliteli bir arama motoruna terfi etmenizi öneririm.
  • Arama sonuçlarının "0" olduğu sayfanın, kullanıcıya yardımcı olacak ve onları başka kanallara itebilecek şekilde tasarlanması, sonucuz arama sonuçları sayfalarından sitenizi terk eden ziyaretçileri, sitenin başka kısımlarına transfer etmeyi başarabilecektir.
  • Siteniz içinde bulunan önemli kısımların diğer kısımlardan ayrı bir şekilde aranabilmesine olanak sağlayın ve bunu "detaylı arama" kısmına girmeden yapılabilmesine izin verin.

Unutmayın, ziyaretçileriniz "Umarım, bu gireceğim sitede bir arama kutusu vardır" diyerek sitenize gelmiyor. Ziyaretçiler, arama kutusuna istediklerini bulamadıklarında, istediklerini tam olarak bildiklerini düşündüklerinde ve ya daha önce başarılı bir şekilde sonuç aldıkları bir kelimeyi arama için yöneliyor. Kısaca, aramayı dert yerine derman haline getirmek için elinizden gelen her şeyi yapın!

Bu Konu İlgimi Çekti. Başka Neler Okuyabilirim?

Bu konuda daha fazla bilgi almak için, daha önce yazdığım birkaç yazı:



Top
Menu