ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Altin Kural Degil Altin Oran

16 Aralık 2005

Nedir içimizdeki sese "çok hoş bir ürün, güzel bir tasarım" dedirten şey?
Neden bazı arabaların tasarımı, bizim içimizde güven, rahatlık duygusu uyandırır?
Neden birçok kişi iPod'in 4. jenerasyon modeli için "çok iyi tasarlanmış" bir ürün derken, yeni iPod Video için aynı söylemde bulunmuyorlar?
Neden günlük hayatımızda kullandığımız birçok şey, içgüdüsel olarak bizde iyi tasarlamış ürün duygularını yaşatıyor?
Nedir kredi kartları, iPod, posta kartı, bazı BMW modelleri arasındaki ortak tasarım yönleri?

Bu soruların cevabını birçok değişik şekilde vermek mümkün. Sorduğunuz kişinin tasarımcı, mühendis, pazarlamacı ya da tüketici olmasına bağlı olarak, alacağınız cevaplarda farklı olacaktır. Çünkü yukarıda sıraladığım şeylerin hepsi, günlük hayatta kullanılan "ürünler". Peki eğer ben, soruyu biraz daha değiştirseydim, verilen cevaplar değişir miydi? Örneğin ürün diye niteleyemeyeceğimiz ama tasarım olarak "kusursuz" bir yapıya sahip örnekleri sorunun içine koysaydım acaba ne gibi cevaplar alırdım? Örneğin iPod tasarımı ile DNA arasındaki ortak yönler nedir? Ya da eski Yunanlıların inşa ettiği binalar ile insan vücudu arasındaki ortak yönler nelerdir?

Matematiksel Formüle: Altın Oran

Resimde gorulecebilecegi gibi iPod Altin Orana cok yakin

Bazı tasarımlar vardır ki insanda bazı özel duyguları uyandırır. Hani üzerimize tam olarak oturan bir giysi gibi. Peki bir matematiksel bir formül var mı böyle bir tasarım için? Yoksa iyi bir tasarım tamamen rasgele, rastlantı sonucu oluşan bir kavram mı?

Gelin kusursuz bir tasarım olan insan vücuduna bir bakalım: Eğer dirseğiniz ile elinizin parmak ucuna kadar olan mesafeyi ölçerseniz ve bu rakamı bileğiniz ile dirseğinizin mesafesine bölerseniz, yaklaşık 1.618 rakamını ulaşırsınız. Peki ya gözünüz ile çeneniz arasındaki mesafeyi, üst dudağınız ile gözünüz arasındaki mesafeye bölerseniz? Evet yine aynı rakam olan 1.618.

Bu örneklerin sayısını artırmak mümkün. Fakat işin ilginç yani bu rakamı hayatımız içinde birçok yerde görmek mümkün. Kelebeklerden, DNA'ya; Piramitlerden, iPod'a kadar birçok yerde. Rastlantı mı? Sanmam!

1.618 rakamının tarihi eski Mısırlılara kadar uzanıyor ve eski Yunanlılar, bu rakamın doğaüstü gücü olduğuna inanmışlar. Bu nedenle, birçok yapı ve eserlerinde, bu rakamı görmek mümkün. Leonardo Da Vinci'nin herkes tarafından bilinen Vitruvian Man (Rönesans Adamı) eserinin neredeyse her karesi bu rakamla dolu. Zaten o nedenle kusursuz görünüyor o çizdiği insan modeli. Eski Yunanlılar, 1.618 rakamına Phi ya da Altın Oran (golden ratio) ismini vermişler. İşte o zamandan günümüze, bu oranı taşıyan eserler, ürünler, yapılar, tasarımlar, insanda "iyi tasarım" duygusunu uyandırıyor.

Bu konuda tasarımdan, mimarlığa; matematikten, biyolojiye kadar birçok makale yazılmış. Hatta Hulya Avsar'in guzelligini bile bu rakama baglayan yazilar gormek mumkun. Fakat benim bu yazı içinde bahsetmek istediğim konu biraz farklı.

Tasarımda içinde hiçbir şey "rastlantı" olmamalıdır. Sırf, göze hoş geliyor veya "iyi fikir" diye bir ürün tasarımına başlamak kanımca yanlış. Özellikle web tasarımında. Sanıldığının aksine, bir sitenin içinde bulunan her pikselin, tasarıma, siteye ve sitenin sahibine bir maliyeti var. Yani, kullandığınız her tasarım öğesinin bir fonksiyonu en önemlisi bir nedeni olmalı. Tabi ki istisnai durumlar var. Örneğin tamamen "duygusal" motiflere yönelik tasarımlar, sanatsal çalışmalar v.b. Fakat bunların sayısı ya da bu tip siteleri ziyaret edenleri sayısı, yukarıda söylediğim tezi çürütecek yönde değil. En azından şimdilik.

Görünüş, fonksiyonu takip eder

Tasarımda eski bir deyim vardır: Görünüş, fonksiyonu takip eder (Forms follows Function). Bu deyim, 18th yüzyılın başlarında Carlo Lobodi ile başlayan ve günümüze kadar uzanan bir tasarım modelini anlatır. Kısaca, tasarımın güzelliğini belirleyen kavram fonksiyonun işleyebilirliği ve kullanılabilirliği ile ilgilidir. Her tasarımcının sorması gereken soru iste burada başlıyor: "Bu tasarım öğesi, bu sitenin hedefini gerçekleştirmesi için ne kadar gerekli önemli?".

Estetik-Kullanılabilirlik Efekti

Tabi ki bu yöntemin sınırlarını bilmek çok önemli. Tasarımda kullanılan başka bir deyim ise Estetik-Kullanılabilirlik Efekti (aesthetic-usability effect). Bu teorideki anlam, estetik tasarımın, estetik olmayan tasarıma oranla kullanımını kolay olduğudur. Estetik tasarım, kullanıcı ile ürün arasında pozitif bir ilişki oluşturmaya yarar ve bu pozitif ilişki, ürünün oluşturabileceği bazı hataların, kullanıcı tarafından hoş görülmesine yol açar. Japonların söylemi ile "Güzel kadının hakareti, çirkin kadının iltifatına tercih edilir". Bu söylemin ne kadar doğru olduğunu bilemiyorum ama tasarımda sınırların iyi belirlenmesi gerektiğini çok iyi biliyorum.

Maliyet-Kazanç

Yazıyı başka bir teori bitirmek istiyorum: Maliyet-Kazanç (Cost-Benefit Model). Bir websitesindeki interaktif davranış, o kullanıcının o sitede bulunma maliyetine eşit ya az ise gerçekleşir. Yani, hiçbir website ziyaretçisi (bizim gibi tasarımcılar hariç), bir siteyi, sırf güzel grafikleri olduğu için gezmezler. Akıllarında oluşan bir soruya, isteğe, amaca cevap bulmak için siteyi ziyaret ederler. Eğer, siteniz bu amacı karşılayamıyorsa, ziyaretçiler, amacı karşılayacak bir başka siteyi ziyaret etmekte geç kalmayacaklardır. Bu demektir ki, siteniz içindeki her pikselin, size bir maliyeti vardır. Bu maliyet, ziyaretçi kaybı, ürün satamamadan doğacak mali zarar ya da rakip şirketin popülerliği olabilir. İşte bu nedenle, siteniz içinde yer alan içerik, grafik ya da herhangi bir öğenin, ziyaretçilerin kazancını maksimize edecek şekilde yerleştirilmesi gerekir.

Peki ya tasarım?

İşin ilginç yani, aynı işi yapan iki site içinde gezinen ziyaretçilere sorulduğunda, neredeyse yüzde 90 ziyaretçi, hedeflerini tamamlayabildikleri sitenin tasarımının daha çekici olduğunu ve sitenin hızlı yüklendiğini söylüyorlar. Bu, bağımsız bir tasarımcının gözünde tam karşıt bir değer taşısa bile. Bu demektir ki, sitenizin ziyaretçilerine yararı olmayan tüm fonksiyonlar, tasarım öğeleri, o ziyaretçi için negatif değer taşımakta.

Websitenizin Yapmadığını iPod Yapıyor

Altın Kural, Görünüş, fonksiyonu takip eder, Estetik-Kullanılabilirlik Efekti ya da Maliyet-Kazanç. Hangi yöntemi takip ederseniz edin, tasarım göreceli bir kavram. Bu göreceli kavramı, elle tutulur rakama çeviren ise "kullanıcı deneyimini maksimize edecek" yöntemler yanı kullanıcı hedefini göz önünde tutan tasarımlar. Bu iPod olsun, insan vücudu olsun ya da websitesi olsun. fark etmez!

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 20:44 civarı yazılıp Bilgi Mimarlığı, Kullanıcı Deneyimi, Kullanılabilirlik, Tasarım dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | | | |
 

Bu yazıya ait 38 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1. | 16 Aralık 2005 23:11 tarihinde, derinsular demiş ki:

Bugüne kadar bu sitede okuduğum en iyi yazı.

Tebrik ediyorum.

2. | 17 Aralık 2005 16:37 tarihinde, Mutreft demiş ki:

Teşekkürler, faydalı ve güzel bir yazı elinize sağlık.

3. | 17 Aralık 2005 18:38 tarihinde, Ömer Balyalı demiş ki:

İleri de kurmayı planladığım firma için bir manifesto yazacak olsaydım yaklaşık olarak bu yazıya benzerdi eminim.

Tasarım anlayışımı, tasarımcı anlayışımı, iş yaparken önümde tuttuğum en önemli öğeleri çok güzel anlatmışsın hocam.

Bu arada altın oran'ı eğer çok küçük ölçülerle çalışacaksanız, ya da direk cm-mm gibi birimler yerine pixel kullanacaksanız 2/3 yani 2+3=5 olarak ta alabilirsiniz. (http://web.omerbalyali.com bu sitede hep altın oran kullandım, bütün sayfada objeler arası bir altın oran vardır ve amblemde bu şekilde...)


Hayatımda düstur edindiğim ve genel olarak uymaya çalıştığım ve kısmen başardığıma inandığım "form follows function" yaklaşımı internet ve bilgisayarı, daha doğrusu iletişimin tüm kanallarını baz almaktadır. (Zaten çıkış noktası grafik tasarım-sayfa tasarımı bazlıdır. Jan Tschichold'in "Die Neue Typographie" kitabının kapağına ve sayfalarına bakmak bile ne söylenmek istediğini anlatır.)

İsviçre ve Bauhaus Ekollerinin savunduğu nokta da biçimin işleve göre şekillenmesiydi. (biçim, işlevi izler!) Bugün önüne gelenin sitedeki eksikleri kapatması için "ben minimalistim, minimal bir tasarım yaptım" söylemleri sanki minimalizmin ve biçimi işleve göre oluşturmanın kötü olduğu kanısını insanlara aşılasa da görüyoruz ki altın oran olsun, biçimin işleve göre hal değiştirmesi ve insanların bu kurallara uyan ürünleri ilk görüşten itibaren beğenmesi aslında minimalizm ve bauhaus ekolünün 30-40lardan itibaren başarıyla süregeldiğini gösterir.

Çok güzel bir yazı hocam, ellerine sağlık.

4. | 18 Aralık 2005 8:50 tarihinde, metin demiş ki:

Kısa ve öz denilen tanımlama bu yazı için geçerli olmalı.

Altın Kural (veya bizim öğrendiğimiz şekli ile Altın Kesit) ile tanışmam yılllar önce fotograf konusunda katıldığım bir kurs ile olmuştu. O zamana kadar fotografta kompozisyonun nasıl doyum sağlayabileceği hakkında bir bilgim yok idi. Kurs hocamız fotograf sanatçısı Sabit Kalfagil tam gün bu konuyu işlemiş, ancak anlamamız uzun zaman almıştı. Artık o mu anlatamadı, biz mi anlamadık bilemiyorum ama eminim senin yazıyı okuyan ve konu hakkında bigisi olmayan bir kişi hiç zorlanmayacaktır.

5. | 18 Aralık 2005 20:11 tarihinde, Vehbi Öz demiş ki:

Mehmet, yazın her zamanki gibi çok iyiydi.Teşekkürler ellerine sağlık.

6. | 19 Aralık 2005 2:45 tarihinde, ergün özyurt demiş ki:

40 yıl köleniz olurum.

7. | 19 Aralık 2005 11:57 tarihinde, Serdar Öner demiş ki:

Fonksiyon ön planda düşünülerek tasarlanmış ürünler, genellikle bilinçli olarak ayırımına varılamasa da, kullanım kolaylığından dolayı, kullanıcılara daha sempatik gözükmekte. Birçok kullanıcı, o tasarımı beğenmesinin ardında yatan asıl sebebin, kolay kullanım olmasını fark etmese de, tasarımı bir şekilde sevdiğini ifade ediyor.

Mimarlıkta ortaya çıkmış olan sade/fonksiyonel tasarım akımı Bauhaus'un, 20. yüzyılda birçok üründe etkisini göstermesinin de nedeni bence budur. Çünkü insanlar basit tasarlanmış ürünleri daha rahat anlarlar, kullanırlar ve severler.

iPod'un da başarısının arkasında, sadelik ve fonksiyonu birleştirmesi ile elde ettiği güzelliğin önemli rolü olduğunu düşünüyorum.

8. | 21 Aralık 2005 22:50 tarihinde, Veysel Kara demiş ki:

sans eseri bi sitenin reklamindan tikladim ve buldum bu makaleyi :) mükemmel baglantilarla ciddi anlamda etkileyici bi makale olmus. mantiksal acidan bisiyler ogrendigimi ifade etmek istedim. tesekkuru sart bildim..

9. | 07 Ocak 2006 17:05 tarihinde, hulya demiş ki:

altin orani ararken sahiden bilgi veren, ici dolu ve kitap kadar doyurucu bi makale olmus.Akliniza ve emeginize saglik...

10. | 04 Şubat 2006 16:15 tarihinde, Çağrı BALCI demiş ki:

Da Vinci Şifresinden Buralara... PHI Tanrının Ölçütünü Güzel Açıklamışsınız. Başarılar..

11. | 19 Nisan 2006 20:39 tarihinde, bircan demiş ki:

guzel bı sayfa gercekten,altın oran üzerıne yaptıgım arastırmamda benım ıcın bı ısık olacak

12. | 22 Nisan 2006 12:58 tarihinde, mustafa demiş ki:

slm ben öğrenciyim bana çok yardımcı oldunuz teşekkür ederim.Başarılar...

13. | 23 Nisan 2006 16:45 tarihinde, PINAR demiş ki:

MEHMET H. DOĞAN.... Sanat eleştirisi dersyle tanıştım... estetik ve felsefye bakış açım deişti... sevdimm.. varım.... güzel yazı... sürpris olmadı:)
teşekkürler m.h.doğan

14. | 29 Nisan 2006 14:21 tarihinde, birsel demiş ki:

sanatta matematik adı altında bi dönem ödevi aldım ama acaba bu bilgilerden yararlansam bana yaraı olur mu ????

15. | 17 Mayıs 2006 10:45 tarihinde, bulent demiş ki:

altin oran'i davincinin sifresi adli ktabi okurken ogrenmistim. ama bunun gercektende tasarim anlaminda kullanilabilacegini hic dusunmemistim. gozumuzun onundeki madeni gorememisim. sagolun..

16. | 24 Mayıs 2006 16:48 tarihinde, husein demiş ki:

altın oranı bnde davinci şifresi kitabını okurken öğrenmiştim we gerçekten inanışmaz bi olay bu gerçekten büyüleyici bişey

17. | 10 Haziran 2006 4:20 tarihinde, Kerem demiş ki:

Çok güzel anlatmışsınız PHI sayısının önemini.İç Mimari öğrencisiyim ve araştırmam için rastgele girdim bu siteye.Çok güzel bir site olduğunu da belirtmek isterim.Teşekkürler.

18. | 10 Haziran 2006 13:13 tarihinde, Oğuzhan ÇELİK demiş ki:

hazırlanmasında emeği geçen herkeze teşekkür ediyorum.... başarılar diliyorum.

19. | 15 Haziran 2006 21:55 tarihinde, gökhan demiş ki:

altın oranı insanın her özellğinde var mı?

20. | 04 Temmuz 2006 9:36 tarihinde, fazlı bulut demiş ki:

uzun zamandır bu kadar faydalaı bir yazı okumamıştım emeğinize sağlık,

21. | 03 Eylül 2006 1:24 tarihinde, İBRAHİM KIZILTUĞ demiş ki:

MERABA. BEN ALTIN ORANI ÖĞRENMEK AMACIYLA SİTENİZE GİRDİM (GOOGLE VASITASIYLA:) DAHA ÖNCE MATEMATİKÇİLER.COM'A GİRMİŞTİM VE SİZİNDE Bİ OKADAR İYİ OLDUĞUNUZU GÖRDÜM. TEŞEKKÜRLER.

22. | 08 Ekim 2006 20:03 tarihinde, nullercan demiş ki:

tek kelimeyle harikasınız

23. | 16 Ekim 2006 11:58 tarihinde, gerçek demiş ki:

öncelikle çok saolun böyle bir yazı için fibonacci sayı dizisinde 13.sayıdan sonra altın oranın sabitlenmesi 13 sayısının uğursuz sayılmasıyla bir ilgisi olobilrmi(dünyanın sonu ile ilgil)teşşekürler.

24. | 16 Ekim 2006 16:15 tarihinde, setenay demiş ki:

ya biri bana teknolojik aletlerdeki altın orana örnek versin

25. | 17 Ekim 2006 12:18 tarihinde, Hasan ERKUŞ demiş ki:

KAİNATI RASTLANTISAL OLARAK OLUŞMUŞ GÖRENLERE İYİ CEVAP İNSANDAKİ ORAN GİBİ BU ORAN ÇAM KOZALAĞINDA,ÇİÇEK YAPRAKLARINDA VE SAYILAMAYACAK BİKİ VE HAYVANDA VAR EVRİMCİLERE VE ALLAHI DÜZENİ REDDEDENLERE TAM ANLAMIYLA BİR TOKAT TEWŞEKKÜR EDERİM HOCAM ALLAH SENDEN RAZI OLSUN VE BENDE ÜSTAT SAİD NURSİDEN BİR SÖZ SÖYLEMEK İSTİYORUM
-BİR HARF KATİPSİZ OLMAZ,
-BİR KÖY MUHTARSIZ OLMAZ,
-.......
-PEKİ BU AZİM(MUTEŞEM,DÜZENLİ)KAİNAT YARATICISIZ OLUR...

26. | 17 Ekim 2006 12:09 tarihinde, MUHAMMET EL KADİM demiş ki:

S.A Bu düzeni görüp hala ahmakça düzeni reddedenlere şaşarım allah onlarada hidayet nasip eylesin hasan kardeşime teşekkür ediyorum ....

27. | 31 Ekim 2006 16:12 tarihinde, temmuz demiş ki:

guzel sanatlare fakültesi ogrencısıyım bu sene gırdım we bu altın oranla yapabılecegım yek yorum karısık zor kafa yedırten bısı oldgu donem basından berı bunla ugrasıom abna da yazık ama....

28. | 14 Kasım 2006 22:09 tarihinde, kÜLLAH demiş ki:

Mrb.Mehmet Abi;
Emeğine çalışmalarına bereket. yazıyı bir arkadaşımın tavsiyesi ile baktım. Ve çok etkilendim . Kırıntı bilgilerimi sistemleştirdi.Emeğine ,Beynine sağlık...Devamını bekliyoruz.

29. | 16 Aralık 2006 16:49 tarihinde, evren demiş ki:

Altın oranı bundan sonra mümkün olduğunca göz önünde bulundumak gerekecek sanırım... :)

30. | 16 Aralık 2006 22:27 tarihinde, faruk demiş ki:

sizde sanki bize yenibişey sunuyomuşcasına ve bu zavallı çocukları kandırıyorsunuz.kardeşim! bize bunları phı=pi sayısını ilkokulda okuttular .hiçmi duymadınız görmediniz matematik işlemlerinde ,sanat tarihinde aklınız nerdeydi(okumayana söylemiyorum)duymayanlara söylüyorum ,amma cahil evlatlarsınız.ey!türk halkı kulagını,gözünü,duygularını aç,açamıyosanda ögren!!!geri kalma!!!oku!!oku!!!.saygılarımla.

31 16 Aralık 2006 23:40 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Yukarida yazilmis yoruma soylenecek cok fazla bir sey yok zaten. Kullanilan gramerden de ne kadar egitimli bir arkadas oldugu anlasilabilir. Bu yorumu yazmamin tek nedeni ise yukarida yapilan buyuk bir hatayi okuyanlarin yanlis bilgilenmelerini engellemek. Faruk bey phi=pi demis halbuki PHI, PI sayisina esit degildir.
pi=3.141
phi (yani altin oran)=1.618

32. | 20 Aralık 2006 14:38 tarihinde, ahmet bayraktar demiş ki:

Belki de farkında olmadan Allah ın neden hiçbirşeyi boşuna yaratmadığını açıklamışsınız. evet bunca tasarımın bir tasarımcısız olması elbette düşünülemez. bizi böyle değerli konularla böyle sistematik bir yazıyla beslediğiniz için , ve daha da ötesinde bu paha biçilmez bilgileri iyilğin ve güzelliğin yayılması adına paylaştığınız için teşekkür ederim

33. | 21 Aralık 2006 21:22 tarihinde, meytap demiş ki:

merhabalar;

tasarım ve fibonacci kelimelerini aynı anda google da aratınca karşıma siz çıktınız. gerçekten mükemmel bir yazı olmuş. tasarım konusundaki fikirlerimi bir adım ileriye taşıdınız diyebilrim. teşekkürler.

hoşçakalın....

34. | 23 Aralık 2006 0:36 tarihinde, muhammed demiş ki:

waalaa ben bu kurala uysamda bizim hoca gene yüz vermez bana ama çok ilgi çakici v dikkate deger dogrusu

35. | 17 Ocak 2007 23:08 tarihinde, Gürkan Kılıç demiş ki:

Konuyla ilgilenen arkadaşlar için hesaplamarını kolaylaştıracak bir uygulama var.

http://www.thismanslife.co.uk/main.asp?contentid=phiculator

ilgili linkte açıklamaları ve download linkini bulabilirsiniz. Tavsiye ederim.
Yazı için Mehmet Hoca'ya teşekkürler.

36. | 24 Ocak 2007 23:34 tarihinde, Qklavye demiş ki:

Ömür ne kadar kısa öğrenilecek bilgilerin yanında...Naif ve akıcı üslubunuzda da altın oran var bence :) Bu makalenizden ve diğerlerinden öğrendiklerimi öğrencilerimle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
Elinize sağlık...

37. | 04 Nisan 2007 22:00 tarihinde, Merve Ö. demiş ki:

Ellerinize sağlık. Harikaydı!

38. | 12 Nisan 2007 21:14 tarihinde, elif demiş ki:

ya altının sanatta ekonomide ve mimarideki öneminin istatistik ve grafiği die bi ödev aldım nasıl bulucam yardım edın ya


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?