iPod Nereye Koşuyor?

iPod Nereye Koşuyor?

Türkiye’de, birçok konuda, gazetelerde yazı yazan köşe yazarı var fakat teknoloji özellikle İnternet konusunda köşe yazarlığı yapanların sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Tabi ki elin parmaklarının boylarının değişik olduğu gibi, bu yazarlarında teknolojiyi anlama boyutları da değişik.

Türkiye’de bu işi çok iyi yapan bir isim var ve bu isim, benim beğenerek okuduğum, teknolojiyi iyi anlayan, anlamasının yanında bunu basit bir dille herkese anlatan ve hatta bunları uygulamaya geçiren bir kişi: M. Serdar Kuzuloğlu.

Serdar Kuzuloğlu, bilgisayardan cep telefonlarına, bloglardan elektronik cihazlara kadar teknolojinin birçok yönünü yazılarına konu ediyor. Son cevheri ise Türkiye’nin ilk teknoloji podcasti, Podcastrehberi. Gerçi sitesinde Türkiye’nin ilk podcasti diyor ama bence ikincisi, çünkü Devletsah bu isi birkaç ay önce başlatmıştı.

Peki nedir bu podcast denilen olay?

Podcast en basit tanımı ile, beğendiğiniz bir sitenin, sesli içeriğine abonelik anlamına geliyor. Hani email okuma programlarınıza, postalanan elektronik bildiriler, dergiler ya da blogları okumak için kullandığınız RSS içeriği var ya, iste onun seslisi. Devletsah bunu “ RSS yöntemiyle ses/görüntü dosyalarını İnternet üzerinden dağıtmaktır” diye tanımlamış, Serdar ise “2004 yılının Eylül ayında gündeme gelen podcast kavramı, Dave Winer ve Adam Curry tarafından geliştirilen yeni bir yayın dağıtım sistemi. Sistem radyo programlarını canlı dinlemek yerine abone olarak istediğiniz zaman dinlemeyi temel alıyor” diyor sitesinde.

Yukarıda bahsettiğim her iki site de gerçekten basarili yayınlar yapıyor. Mutlaka göz (kulak) atiniz.

Ben, ilk iPod MP3calarimi bundan yaklaşık 1 sene önce satın aldım. O gün bugündür hayatımda vazgeçmeyeceğim bir teknolojik cihaz haline geldi. Bu yalnızca benim için değil, milyonlarca kişi içinde ayni. iPod, o kadar hızlı bir şekilde yayılmaya başladı ki Malcolm Gladwell’in “Tipping Point” kitabındaki örnekler gibi bir anda MP3calar sektöründe standart haline geldi. iPod, bu market içinde yüzde 75’lik ezici bir hakimiyetin sahibi.

iPod Photo cihazinin resmi

iPod, ilk çıktığında müzik çalmak için başladı ama her iyi teknolojinin kullanımında olduğu gibi, birçok kişi, iPod’i değişik şekilde kullanmaya, kullandırmaya başladı. iPod müzikçalar aracı iken, bir anda podcasting kültürüne hem isim hem de hayat veren bir cihaz haline geldi. iPod sayesinde konferans konuşmaları, blog sahiplerinin sesli yazıları/düşünceleri birçok podcasting hayranlarına ulaştı. Daha değişik kullanım metodlari da başladı iPod’in. Örneğin Duke Üniversitesi, her yeni öğrencisine bir iPod hediye ederek, bazı derslerin iPod sayesinde dinlenilmesini sağladı. Stanford bunu takip edip, Stanford’da konuşma yapan kişilerin konuşmalarını ve birçok profesörün ders notlarını sesli olarak öğrencilerine sunmaya başladı. (Bu arada Stanford öğrencilerine iPod vermiyor fakat öğrencilerinin 1 yıl boyunca, Yahoo! Music’den limitsiz olarak istediği şarkıyı indirmelerine izin veriyor.) iPod, bu kadarla kalmadı ve insanların sesli kitap dinlemesine, bazı TV programlarının ses kayıtlarına ulaşmasına (BBC, Discovery Channel v.b.) yardımcı oldu. Hatta birkaç büyük otomobil şirketi, iPod’a uyumlu araba çıkarmaya başladı. Örneğin BMW: iPod’in en pahalı aksesuarı.

iPod Photo kullananlar, iPod sayesinde resimlerine bakabildiler, çeşitli şehir haritalarını görüntüleyebiliyorlar. Bunun en güzel örneğini iPod Subway Maps websitesinde görebilirsiniz. Bu sitede birçok büyük şehir metro sisteminin haritaları ücretsiz mevcut.

Apple şirketi daha birkaç gün önce, yeni bir iPod çıkardı ve bu iPod’in özelliği video oynatabilmesi. Şimdiden bunu ticari hale dönüştürenler var. Eğer yeni iTunes’a bakarsanız göreceksiniz ki yalnızca müzik değil, TV programlarını, müzik video kliplerini, çizgi filmleri de iPod’iniza yükleyebileceksiniz. Eminim ki çok yakında, birçok sinema filmini de iPod aracılığı ile seyredebileceksiniz. Şimdilik iTunes, reklamlarını veriyor.

Şimdiden birçok kişi bu konuda kafalarını kaşıyıp, ticari şekilde düşünmeye başladı bile. İste size birkaç fikir: bir şehre turist olarak gelenlere, iPod paketleri. Bu paketlerin içinde, videolu şehir turları, önemli tarihi binaların resimleri ve sesli tanıtımları, birkaç yöresel müzik. Ya da Russell Beattie’nin düşüncesine ne dersiniz? iPod’lar yeni aldığımız ürünlerin kullanım seklinin videolarını görüntülememize yardımcı olabilir diyor. Örneğin bir çadır aldınız. Bu çadırın kurulum seklini anlayan bir videoda var elinizde. Dağ başına kamp kurmaya gittiniz ve çadırı ilk defa kuracaksınız. Sizce yardımı olmaz miydi bu kurulum videosunun? Saçma mi? Eğer bana birisi 5 sene önce, cep telefonu melodilerinin satışının gecen sene 4 milyar dolar para getireceğini söylese idi bence ayni şeyi söylerdim. Ama o saçma fikir, artık bir gerçek! Belki önümüzdeki yıllarda ayni mantık, araba korna seslerinin satmaya başlayacak sanal olarak.

Tabi her teknolojide olduğu gibi, bu teknolojinindi amacının dışında “yararlı” kullanımı da var. Birçok öğrenci, iPod Photo cihazlarını, sınav ve testlerde “yardımcı kaynak” olarak kullanıyor.

Peki sizin aklınıza başka fikirler geliyor mu?



Top
Menu