ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Arac Kutusu - Alet: Kağıt Prototip

23 Ağustos 2005

Mohawk Kızılderili kabilesinin üyeleri ile Kanada’nın New Foundland eyaletinden yasayan balıkçıların bir ortak yönü var: Yükseklik korkularının olmaması.

New York’un sanırım en bilenen özelliği, yüksek binaları ile gökleri delmesi. Bu muhteşem gökdelenlerin çoğu yıllar önce yapıldı. Yıllardır değişmeyen tek şey ise, bu binaların yapılış şekli. Bu binaların inşaatında, birçok demir isçisi, zeminden yüzlerce metre yükseklikte çalıştılar ve halende çalışmaktalar. İkiz Kulelerin yerine yapılan yeni gökdelenin inşaatında çalışanlar, aynen yıllar önce dedelerinin, babalarının çalıştığı gibi çalışan, Mohawklar ve New Foundland’lı balıkçıların çocukları, torunları. Mohawklar, bu yeni modern yeteneği, kendi gelenekleri haline getirirken, New Foundland’lılar ise, eski geleneklerini bu yeni modern is kolunda kullanılıyor.

Bir gokdelen insaatinda calisan demir iscisinin fotografi

New Foundland, Kanada’nın en doğusunda bulunan küçük bir ada eyalet. Bu eyaletin en önemli gelir kaynağı ise balıkçılık. Yıllar önce, neredeyse elini okyanusa soksanız, balık tutabileceğiniz bu sularda, halen, New Foundland’lı balıkçılar, balıkçılıkla geçimlerini sağlamakta. Yıllar önce, yakalanan balıklar, yakalandığı teknelerin içinde büyük şehirlere taşınmakta ve balıkçılar bu zor ve zahmetli işin karşılığında yıllar önce 2 dolar günlük almaktaymış. 2 dolara, balıkçılar, tekneyi temizlemekte, tonlarca kiloluk balık ağlarını denizden tekneye çekmekte, bazıları, gemilerin yüzlerce metrelik direğine tırmanıp, gözetlemecilik yapmaktaymış. Ta ki yine böyle bir balık taşımacılığı sonucu New York’a varana kadar. O dönemde New York şehri, büyük bir inşaat arazisi halinde, nereye baksanız bir gökdelen yükselmekteymiş. İnşaat sahipleri, bu kadar inşaatın olduğu yerde, bu inşaatlarda çalışacak, özelliklede gökdelen inşaatı gibi tehlikeli bir işte çalışacak isçi bulmanın zorluklarını çekiyorlarmış. Her yerde ilanlarla, günlüğü 10 dolara isçi aranıyormuş. New Foundland balıkçılarının çoğu, bu ilanları gördükten sonra, 2 dolara gemi direklerine tırmanacaklarına, 10 dolara bu gökdelenlere tırmanmayı tercih etmişler.

Yıllar önce başlayan bu isçi göçü halen devam etmekte. Fakat bu yeni demir isçiliği geleneği, birçok ölümünde beraberinde getirmiş New Foundland’liler için. Birçok kişi, sırf parası için, gereken yeteneğe sahip olmadan, yüzlerce metre yükseklikteki gökdelenlerde çalışmaya başlamış. Tabi ki sonucu tahmin edebiliyorsunuz. Birçok kişi, büyük hayallerle gittiği bu inşaatlardan geri dönememişler. İşte o donemde, bu ise ilk başlayan ve gruplarının takma isimleri o balıkçılık döneminden kalan “Fish Gang” demir ustalarından biri, gökdelen inşaatına yeni başlayacak her New Foundland’li işçi için, 2-3 ay balıkçılık eğitimini zorunlu tutmuş. Böylece, yeni başlayacak isçiler, ağır balık ağları çekerek çelik demirlerin ağırlığını anlayabilecek, teknenin yüksek direklerine tırmanarak yükseklik korkusuna meydan okuyacak ve gökdelen işinin ne kadar tehlikeli ve zor olduğunu anlayacak. Bu yöntem sayesinde, birçok kişi, gökdelen demir isçiliği için gerekli olan yeteneğe sahip olup olmadığı anlamışlar. Bir nevi, kullanıcı testi olmuş onlar için. Bu yöntem öylesine başarılı olmuş ki, orijinal İkiz Kulelerin yapımı aşamasında, yalnızca 5 kişi hayatini kaybetmiş ki bu, bu tip bir iş dalında “başarılı güvenlik yönetimi” anlamına geliyor.

Yukarıdaki örnekte, gökdelende çalışmadan önce, riski ve maliyeti daha az olan balıkçılığa gönderilen isçiler, tasarımda “prototip” adini verdiğimiz çalışmanın bir örneği. Prototip çalışmalarını birçok sektörde görmek mümkün. Örneğin bir mimara ev yaptırmak isteyen bir kimse, mimarin, inşaat alanına buldozer ve kiremit göndermesini beklemiyor. Çünkü mimarin, tasarıma, karton kağıtlar ile başlayacağını biliyor. Ayni prototip örneğini, havacılıkta da görmek mümkün. Uçak mühendisleri, uçak yapımlarına rüzgar tüneli prototipleri, köprü inşa eden inşaat mühendisleri stres modelleri prototipleri ve biz tasarımcılar, kağıt prototipleri ile başlıyoruz tasarımlarımıza. En azından öyle olması gerekiyor.

Kağıt prototip ile tasarıma başlamanın en önemli nedeni maliyet ve zaman. Maalesef, birçok tasarım şirketinin web projesi içinde, tasarım sureci ile gerçekleştirme/uygulama arasında hiçbir fark yok. Birçok tasarım, Photoshop ve Dreamweaver ile başlayıp, o şekilde sona eriyor. Proje sonrasında ortaya çıkacak kullanılabilirlik hatalar ya proje bittikten sonra giderilmeye çalışılıyor ya da maliyet/zaman yüzünde o şekilde bırakılıyor. Bu tip, kullanıcı isteği genellemeleri, iyi niyet/kotu uygulama ikilemi ve bunun üzerine yüzlerce saat zaman bir anda kotu kullanıcı deneyimine dönüşüyor.

Kaçınız, tasarım-geribildirim, tasarım-değiştir, tasarım-yeni bir tasarım döngüsü içinde yüzlerce saat harcadınız? Bütün bunların nedeni, birçok tasarımcının, bu tip problemleri kısa yoldan tespit etmenizi sağlayacak “kağıt prototip” uygulamamaktan kaynaklanıyor.

Kağıt Prototip

Tasarım, bilgisayarınızı kapattığınız anda baslar. Tasarım, bilgisayar kapalı iken şekillenir, fikirler paylaşılır. Peki bu fikirlerin, müşteriye iletilmesi nasıl olmalıdır? İste bu aşamada, kağıt-kalem devreye girmeli. Kağıt prototip sayesinde, tasarım hakkındaki fikirleriniz konusunda, zaman ve para gerektirici araçlara dokunmadan müşteri ve kullanıcıdan geribildirim alabilir, olası kullanılabilirlik hatalarını ortaya çıkarabilir, müşteri ve kullanıcı, tasarım aşamasının bir parçası yaparak, ileride “ben bunu istememiştim” gibi gereksiz diyalogları önleyebilirsiniz. Kağıt prototipler sayesinde, projenin uygulama aşamasında çıkabilecek ve giderilmesi zaman ve para gerektirecek birçok sorunu, en ucuz şekilde düzeltebilirsiniz.

Tipik bir kagit prototip orneginin resmi

 

Yararları

Tasarım aşamasında kağıt prototipi kullanmanın daha birçok avantajı var:

  • Fikirlerinize, kağıt üzerinde hayat vererek, müşteri, kullanıcı ve takım arkadaşlarınız tarafindan daha iyi anlaşılmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın bir resim, binlerce kelimeye bedeldir.
  • Müşteri ve kullanıcıyı, tasarım aşamasına dahil etmeyi hem kolay kılar hem de ucuzlaştırır. Böylece fikirlerinizi müşterinize “satmanız” kolaylaşır.
  • Kullanılabilirlik hatalarını, projenin başında görmenizi sağlayarak, projenin son seklinin, bu hatalardan arınmasını sağlar
  • Başkalarının fikirlerini proje içine sokmak kolaylaşır. Hiçbir kod yazmadan ya da ekstra zaman harcamadan, projenin gereksinimleri, proje daha kağıt üzerindeyken toplanabilir.
  • Ucuz ve hızlı tasarım araçları olması, projeye hem zaman hem de para tasarrufu sağlar.
  • Browser ve teknolojiden bağımsız çalıştığı için, kullanıcıların yalnızca fonksiyonlara kendilerini odaklanmasi sağlanabilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yaptıklarınız kağıt üzerinde olduğundan, browser ve kodlamanın getirebileceği hataları bulmak imkansızdır.

  • Bazı kullanıcılar, kağıt ve browser üzerinde farklı davranabilirler. Bu nedenle, kağıt üzerinde kullanılabilirlik testleri yapıldığında, bunun kağıt prototip olduğunu iyi açıklamak gerekir.
  • Detaya girilmemeli, yalnızca yapmanız gereken kadar yapılmalıdır. Örneğin Hollywood filmlerindeki setlerde, bir binanın yalnızca film içinde görünecek cephesini inşa edip, iç ve arka detayları inşa etmemeleri, film yapımcılarına hem zaman hem de para tasarrufu sağlamaktadır. Kağıt prototipi yapmanızdaki amacı tespit edip, yalnızca bu amacı gerçekleştirebilecek kadar çizim yapmanızı tavsiye ederim.

Peki Nasıl Yapılıyor Bu Is?

Birçok değişik yöntemi uygulayabilirsiniz kağıt prototip uygulamasında. En bariz ve kolayı kağıt üzerinde çizim yapmak. Bu çizimlerde amaç, fonksiyonu gösterebilmektir. Resim, yazı ve düğmeleri değil. Fakat kağıt yönteminde, kullanıcı testleri yaparken, kullanıcıların, parmaklarını fare tuşu gibi kullanması, sizin kağıtları değiştirmeniz ve bunu gibi daha birçok neden, kağıt üzerindeki prototip uygulamasını zorlaştırabilir.

Diğer bir metot ise, Macromedia Dreamweaver ya da Microsoft Visio gibi programları kullanarak, prototip üretmektir fakat bu tip prototipler içindeki elementlerin kusursuzluğu, müşteri ve kullanıcıda, son urunun, prototipe benzediği inancını uyandırabilir ki bu, kullanıcı testlerini ve fikir alışverişini zedeleyebilecektir.

DENIM programinin ekran goruntusu

Benim en çok beğendiğim ve size şiddetle tavsiye edeceğim yöntem ise, DENIM adli, kağıt prototip üreten acık kodlu bir programı kullanmanız. DENIM, size birçok konuda yardımcı oluyor. Öncellikle, sitenizin haritasını oluşturuyorsunuz. Bu harita içindeki değişik sayfaları birbirine linkleşebiliyorsunuz. Daha sonra ise, istediğiniz sayfayı istediğiniz gibi tasarlayıp, istediğiniz görsel elementleri sayfa içine yerleştirebiliyorsunuz. İşin en güzel kısmı ise, bütün bu görsel elementlerin, sanki kalemle çizilmiş gibi durması ve böylece, kullanıcıda ve müşteride, son urunun bu şekilde olmadığı güveninin yaratması. DENIM’in başka bir özelliği ise, çizdiklerinizi yazdırıcıda yazdırıp, müşterinize gösterebileceğiniz gibi, ayni zamanda, müşterinin bilgisayar basında, gerçek fare kullanarak, fonksiyonları test etmesinde sağlayabilirsiniz.

Bir sonraki projenizde DENIM’e ve kağıt prototipine bir şans verin. Size büyük yardımları olacak.

Unutmayın, eğer bir projeyi kağıt üzerinde calistiramiyorsaniz, milyon dolarda harcasanız, bu projeyi ne müşterinin ne de kullanıcının browserinde çalıştıramazsınız.

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi bulabileceğiniz birkaç websitesi:

Five Paper Prototyping Tips
Paper prototyping
Six Signs That You Should Use Paper Prototyping
DENIM: Etch a Site as Easy as Pie

Araç kutusunda yer alan diger araçlar:

Arac Kutusu - Alet: Gorusme
Arac Kutusu - Alet: Senaryo
Arac Kutusu - Alet: Kart Siralama

Beni twitter'de takip edebilirsiniz: @mehmet_dogan

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 20:28 civarı yazılıp Kullanılabilirlik, Tasarım, Web Stratejileri dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri twitter'de ara ve bul: | |
 

1. | 23 Ağustos 2005 22:17 tarihinde, Yılmaz Uğurlu demiş ki:

Merhabalar. Akşamın şu saatlerinde bu kadar lezzetli bir yazı okumumak oldukça keyiflendirdi beni. "tasarım-geribildirim, tasarım-değiştir, tasarım-yeni bir tasarım" döngüsü içinde içinde yüzlerce saatini kaybetmiş biri olarak, böyle bir yol gösterici kaynak bulmak çok güzel, ancak bu yöntemin faydalarını, bakış açısı geniş olmayan müşteri ve takım arkadaşlarına anlatmak ta ayrı bir sorun konusu tabii ki. Sırf bu tarz sorunlardan kaynaklanan nedenlerle çalıştığım firma dışarıya iş yapmaktan vazgeçti. "tasarım-geribildirim, tasarım-değiştir, tasarım-yeni bir tasarım" döngüsü o kadar büyük boyutlara ulaştı ki yapılan işten sağlanan gelir komik kalmaya başladı. Bu konuda tabii ki en büyük yanlış biz geliştiricilerde bulunmakta. Bilgisayar ortamında bütün sorunların üstesinden gelebileceğimiz gibi bir düşünceye sahip olmamız hem maddi hemde manevi anlamda aşılması zor sorunlar ile karşı karşıya kalmamıza sebep oldu. Bunun yadında tabii ki müşteri tarafında da bir çok sorun mevcut. Bakış açısı geniş olmayan bazı katı kalpılara sahip müşterilerle iş ilişkisi yürütmek bazen insanı çileden çıkartabiliyor. Özellikle "ben şurada şöyle bir şey gördüm biz de öyle yapalım" gibisinden tasarım ve geliştirme planının ortasına dinamit yerleştiren davranışlar tüm geliştiricileri için azap kaynağı olsa gerek. Burada kalıplara bazı sahip müşteriyi sahip olduğu ön yargılardan vb şeylerden arındırıp yapılacak uygulamanın mantığına ikna etmek bizlere düşen bir görev tabii ki. Ancak bu her zaman mümkün olan bir durum değil. Neyse fazla uzattım oldu galiba.
Bu konuda size çok teşekkür etmek istiyorum. Anlattıklarınız sayesinde büyük sorunlar yaşayabileceğimiz küçük ayrıntıların farkına varmamız kolaylaşıyor. Bundan sonraki tasarım deneyimlerimde bu önerileride göz önünde bulundurarak harek etmeye çalışacağım. En azından ikna edebileceğim müşterilerim ile bu tarz bir kağıt prototip deneyimi yaşamak isterim. Bu arada unutmadan Türkçe karakterler ile aranızın düzeldiğini görüyorum. Sanırım Türkçe bir klavye edindiniz, hayırlı olsun diyelim :D.

İyi çalışmalar.

2. | 24 Ağustos 2005 11:54 tarihinde, Taci TIRSAK demiş ki:

Sanırım filmin kopma noktası, biz programcıların müşterinin işine aşina olmamamız, aynı şekilde de müşterinin bilgisayar sistemi ile işini nasıl birleştireceğini tam olarak kestirememesi, sonuçta ortaya çıkan durum genelde "iyi de benim anlattığım/beklediğim bu değildi" şeklinde kısa bir cümle ile özetleniyor, tabii sonrasında geribildirim ve düzenleme süreci başlıyor, ki bir insanı yaptığı işten bu kadar soğutan bir başka atraksiyon bilmiyorum ...

yine bir derdimize derman olmuş görünüyorsun ûstad, teşekkürler ayırdığın zaman ve güzel hikayeler için, bu arada bir itiraf : bazen sırf yeni bir hikaye için yazı yazmanı beklediğim oluyor :)

3. | 24 Ağustos 2005 13:07 tarihinde, tipyedi demiş ki:

Site tasarımı yaparken hep ikilemde kaldığım bir husustur. Kağıt üzerinde mi başlamalıyım yoksa bilgisayarda mı..

Tasarımlarımda erişim unsurlarının görsel bütünlüğe gömülü ve bir parçası olması yüzünden kağıt üzerinde layout veya ilişkilerin çizilmesi hadisesinin görsel serbestliği sınırladığı kaygısıyla ayrıca kağıdın görselin ilhamını veremediği ön yargısıyla photoshopta ana sayfa her detayıyla bitirene kadar çalışıyorum. (İnsanlara taslak bu kardeşim gelişecek dediğinde bile burun kıvırıyorlar, tüm detayıyla bitirmeden değerlendirmeye açmıyorum)

Aslında bu durum öyle bir handikap ki düşündüğümün aksine yeni bir erişim modeli veya uygulama geliştirmemi sadece o görselliğe bağlı kalma endişesiyle sınırlıyor. Ortaya çıkansa görsel beğeni beklentili artık şablonlaşmış erişim veya uygulama fikirleri içeren ortalama bir web sitesi.

Özellikle yeni bir iş metodunu hayata geçireceğim proje için çalışıyordum. Proje ortaklarına derdimi anlatıp fikirlerini almak açısından bahsettiğin kağıt prototip mükemmel olacak.

İyi ki kanada'dasın. Senin gibi bir cevherin kıymetini bilmezdi buralarda.

4. | 24 Ağustos 2005 16:40 tarihinde, Kara demiş ki:

Tebrik ediyorum harika bir yazı! Her zamanki gibi döktürmüşşün :)

5. | 26 Ağustos 2005 14:55 tarihinde, Hasan O. demiş ki:

Merhaba Mehmet,

Yazin guzel olmuş, birçok müdürün işine gelemeyecek kadar. Mesai saati içinde bunlarla oynadığımda müdür pekde memnun olmuyor.

Bizde arkadaşlarla beraber Mind Manager yazılımını kullanıyoruz , bir nevi brain-storming ( türkçesini bilen var mı ? ).

Asıl bilinen şu ki bunlar sadece teknik insanlara yarar varsayılıyor !!!

6. | 05 Eylül 2005 15:00 tarihinde, emremer demiş ki:

"Dertli" bir konuya parmak basmışsın.
Eline sağlık.

Ayrıca "Klavye" olayına fena halde sevindim. Hem okunabilirlik, standartlardan bahsetmek hemde koskaca "dil" gibi bir standarta uy(a)mıyor olmak iç içe beni üzüyordu hep.

zaman içinde "beni hatirla", "gonder" gibi site genelininde düzelmesini bekliyoruz.
//dönüşte artık ;)

//brain-storming:beyin fırtınası

7. | 07 Ekim 2005 14:23 tarihinde, bozalic demiş ki:

Merhaba, sitenizin yeni ziyaretçilerindenim (daha önce bulsam böyle olmazdı tabi:)).Çok teşekkür ediyorum.Önceleri program kodlarken yaptığım tekniği piyasa adamı olmak uğruna unuttuğumu fakettim.CSS konusu ayrıca dikkatimi çekti.Bildiğim herşeyi unuttun şimdi.Sıfırdan başlamak ve yeni tekniklerle ilerlemek için çalışmaya başladım.

İçtenlikle teşekkür ediyorum...

8. | 16 Nisan 2006 1:27 tarihinde, nihat demiş ki:

Teşekkür ederim,

Gerçekten güzel bir konuda bizi aydınlattınız.

Bahsetmek istediğim şu ki, her satıcı-müşteri ilişkisinde olduğu gibi tasarım geliştirmede de
müşteriyi iyi dinleyip, isteklere göre sonuç üretmek gereklidir.

Burda dikkat edilmesi gereken nokta müşteri ihtiyacıdır.

Eğer bir sanat tasarımcısı olarak geliştirdiğiniz artı bir özellik varsa müşteri tatmin olduktan sonra müşteriye sunulabilir.
Güzel tasarımlar dileğiyle...

9. | 05 Mayıs 2006 23:49 tarihinde, emrah serdaroğlu demiş ki:

hocam, blogun tasarımı eskiden daha iyiydi bence,çay mevzusu da hoş durmuş geçekten ancak sadece font boyutunu belirleyen ufak bir "Aa" tarzı buton koysaydınız keşke... bize yönelik bir çalışma yaptığınız kesin ancak önceki tasarım kadar bir bakışta cezbedicek halde değil sanki...


Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?