Buyrun! Nasil Yardimci Olabilirim?
18 Temmuz 2005
İnternet'in gelişimi ve yeni teknolojilerin her geçen gün kendini web üzerinde göstermesi ile birlikte sayıları çoğalan online alışveriş siteleri, hayatımızı bir çok yönde kolaylaştırmaya devam ediyor. O eski, evden çık, mağazaya git, fiyatlara bak, fiyat karşılaştır, satın al rutinini web ortamına taşıyan bu siteler, bizim evimizin ya da iş yerimizin verdiği rahat ortam içinde, yanlızca birkaç fare tıklaması ile istediğimiz ürünü almamızı sağlıyor. Fakat bu yöntem, kolaylığın yanında birkaç dezavantajıda birlikte bize sunuyor. Örneğin, ben, bir online alışveriş sitesinden, kazak satın almak istiyorsam, bu kazağın nasıl bir dokuya sahip olduğunu, üzerimde nasıl oturacağını ya da bu kazakta kullanılan ipliğin nasıl bir kaliteye sahip olduğunu karar vermek için, sitenin bana sunduğu ürün bilgileri ve resimlerine güvenmek zorundayım.
Giyecek örneğinde, ürün bilgileri sayesinde bu kazağın akrilik mı yoksa pamuk mu olduğu, beden numarasını, rengini öğrenebilir, resime bakarak hangi tarzda dokunduğunu görebilirim. Eğer site içinde verilen resimi büyütüp, detaylarını görebiliyorsam, bu bana daha fazla bilgi verecek ve bu ürünü almama yardımcı olacaktir. Tabiki online alışveriş sitelerindeki resim kalitesi, şirketin benim evime gönderdiği reklam broşürlerine oranla daha kötü bir kaliteye sahip olacaktır çünkü averaj bir monitör santimetreye 30 çizgi gösterebilirken, reklam broşüründe ise santimetreye binlerce çizgi düşebilir. Bu nedenle online alışveriş şirketlerinde ürün resminin kalitesi, satışa ve diğer rakip şirketlerin başarısız olmasına etken olarak kullanılabilir.
Bir gerçeği gözden kaçırmamak gerekiyor. Yukarıda verdiğim örnekte, yani giyecek örneğinde, birçok kullanıcı, alacakları ürünün kalitesi konusunda zaten bilgi sahibiler. Yani online alışveriş şirketlerinden, Mavi ya da Levi's marka bir kot pantolon alındığında sizin elinize geçecek olan ürün konusunda üç aşağı beş yukarı iyi bir fikire sahib olabilirsiniz. Yani bu ürünü elinizle dokunmadan, kumaşın nasıl bir dokuya sahip olduğunu önceki deneyimlerinize dayanarak tahmin etmeniz çok kolay. Ya da eğer ben 32/32 beden bir Levi's alıyorsam, bunun benim üzerime nasıl oturacağını biliyorum demektir.
Bu durum birçok ürün için geçerli değil. Örneğin cep telefonları. Cep telefonu satan bir çok sitede istediğiniz birçok bilgiyi bulmak mümkün. Pil süresinden, konuşma süresine; zil tonu özelliklerinden, ekran çözünürlüğüne kadar birçok bilgi, ürün tanıtım yazılarında yer alıyor. Peki ya resimler?
Ünlü kullanılabilirlik uzmanı Jared Spool'un araştırmalarına göre, online alışveriş sitesi kullanıcılarının yüzde 28'i "ürün detay" sayfalarında bir ürünü alıp almayacaklarına karar veriyorlar. Yani, kullanıcıların yüzde 28'i, bir ürünün detay ve resimleri gerekli bilgiyi alamıyorsa, bu sayfadan hatta siteden, ürün almadan ayrılıyorlar.
Bir online alışveriş şirketinin amacı, kullanıcıların bir ürünü alma işlemini en kısa zamanda gerçekleştirmesi olmalıdır. Ürün detayı ve resmi, bu karar aşamasına yardımcı olmuyor ya da geciktiriyor ise, ürünü satın alan kullanıcı sayısı, ürün detayı ve resmi daha açıklayıcı olan bir siteye oranla daha az olacaktir. Kendi deneyiminizden yola çıkarak aynı sonuçlara varabilirsiniz. Bir mağazadaki ürünü alma kararı için birkaç gün bekliyorsanız, bu ürünü alma heves ve isteğiniz her geçen gün azalacaktır çünkü bu birkaç gün içinde, radikal düşünce işlem içine girecektir:
"Gerçekten bu ürüne ihtiyacım var mi?"
"Bu kadar parayı bu ürüne harcamalı miyim?"
"Bu ürünü başka bir yerde daha ucuza bulabilir miyim?"
"Bu ürün, diğer ürünlere göre en iyi ve kalite ürün mü?" v.b.
Fakat siz, bir mağazada iseniz ve satış elemanı bütün sorularınızı açıklayıcı bir şekilde cevaplıyor ise, o ürünü almak olasılığınız artacaktir.
Gelin cep telefonu örneğine bir kez daha göz atalım. Eğer bir cep telefonu alma kararınız, bu cep telefonunun boyutları ile ilgili ise, bu konuda en açıklayıcı bilgiyi nereden alabilirsiniz? Resimden mi yoksa ürün açıklayıcı bilgilerinden mi? Aranızda kaç kisi, ürün detay sayfası içinde verilen "132 x 51 x 21 mm" gibi bir cep telefonu boyutunu gözleri önünde canlandırabiliyor?
Bu konuda Defensive Design for the Web kitabının yazarı, 37Signal şirketinin kurucu ortağı ve Signal vs. Noise blogunun yazarı Jason Fried çok güzel bir örnek veriyor.
Birçok şirketin ürün resimleri aşağıda olduğu gibi kullanıcıya yansımaktadır:

Yukarıda birçok değişik model cep telefonu görmektesiniz ve bu cep telefonları boyut, marka ve fonksiyon olarak birbirlerinden farklı. Sizce hangi telefon en küçük boyuta sahip? Hatta size yardımcı olmak için bir çizgi ile kesinleştirelim cep telefon boyutlarını:

Bulabildiğiniz mı en küçük modeli? Cevabınız hayır değil mi? Benimki de. Gelin bir de gerçek boyutlarına bakalım bu ürünlerin isterseniz:

Bu hataya birçok online alışveriş şirketi düşmekte. Tasarımcı, haklı olarak, tasarımı, göze en iyi ve simetrik görünecek şekilde tasarlamakta ve ürün müdürü ise, kullanıcının 132 x 51 x 21 mm boyutlarını anladığını farz etmektir. Fakat bu boyutun bir başka model telefondan boyut olarak küçük ya da büyük olduğunu öğrenmek için, kullanıcı ileri-geri (pogo-stick davranışı) birçok ürün detayini incelemek, hatırlamak zorunda kalmaktadır.
Halbuki kullanıcıya ve şirketin ürün satmasına yardımcı olabilecek bir metod var diyor Jason Fried. Bizler, karşılaştırma konusunda çok başarılıyız. Zaten bu nedenle, birine adres sorduğumuzda, sola git, sağa dön yerine, ışıkları geç, çiçekçiden sola dön gibi yol tariflerinde adresi bulma konusunda daha başarılı olabiliyoruz. Aynı metodu ürün resimlerinde de uygulayabiliriz. İşte size Jason Fried'in SxSW 2004 sunumundan derlediğim ekran görüntüsü.

Kameranın ve cep telefonun boyutları şimdi size daha mantıklı geliyor mu? Sizce bu yöntem kullanıcının karar verme aşamasına, diğer ekran görüntülerine oranla daha yardımcı olur mu?


Bu yazıya ait 3 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Evet bende bir siteden resminden ayrıntılarını göremediğim bir ürünü genelde almıyorum. Karşılaştırmalı ürün resmi yanında eğer (mesela cep telefonu için) ürünün gerçek boyutlarını gösteren bir resim varsa bu alışverişte çok daha etkili oluyor.
Cok yerinde bir noktadan soz edilmis.
Yalniz bu hataya sadece web tasarimcilari degil, alisveris sitesi sahiplerinin ve musterilerinde onem vermesi gerekir ki, bu tur "kucuk" sayilan ayrintilara onem verilebilsin.
Internet üzerinden alışverişte unutulan bir nokta var, ben çoğu zaman önceden dışarıdan gördüğüm ya da arkadaşlarımdan gördüğüm bir ürünü satın alıyorum internetten, eğer önceden tanımadığım bir ürün ise google image search yapıyorum diğer sitelerden araştırıyorum ürünü varsa üreticinin websayfasına bakıyorum vs. Burada internetin asıl çekiciliği şehirde bulabildiğimiz her türlü ürünü kırsal alandan da siparişini verebilmemizdir. Yoksa ben ne diye 2 adım yanımda dükkandan alabilcekken internetten alayım aynı fiyata? Ama şehirde oturmuyosanız iş farklı, bence alışveriş siteleri eğer sürümden kazanmak istiyorlarsa kırsal kesimde oturan insanın ilgisini çekmeyi ve bunun bir kolaylık olduğunu onlara kanıtlamak zorunda. Türkiye'de kargo işlerinin de gelişmeye başlaması büyük avantaj. Böylelikle istanbul'daki akrabalarının getirmesine gerek kalmadan hakkari de oturan kullanıcı da yanı mala 3 işgünü içinde sahip olabilir. Asıl potansiyel burada ve bir şekilde pazarlamada da bundan faydalanılması lazım bence.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?