EyeTrack: Web'in Lokman Hekimi mi?

EyeTrack: Web'in Lokman Hekimi mi?

Bir cok yazimda, web tasariminda “sihirli iksir” olmadigindan bahsettim ve bahsetmeye devam edecegim. Bizler, her projede, o projenin amacini iyi anlayip, kullanicinin beklentilerini karsilayacak sekilde sonuca ulasmaliyiz. Daha bundan 5-6 sene once, her linkin alti cizili, her sitenin tablolu oldugunu dusunursek, bugun geldigimiz noktaya bakarak, zirveye ulastigimizi ya da elde edegimiz tum teknik bilgiye sahip oldugumuzu dusunmek yanlis olur. Bugun cebimizde tasidigimiz ve birim fiyati 2 dolari gecmeyen plastik banka kartlarinin, 1980'li yillarda, binlerce dolara satilan Apple 2’nin islem hacminden bile guclu oldugunu dusunursek, sanirim bu, ileriki tarihlerde elimize gececek teknoloji icin iyi bir resim cizebilir bize.

“Sihirli Iksir”’in olmamasi demek, bazi, genellemelerin ve neredeyse kural sekline gelmis bir takim gunluk uygulamalarin olmamasi anlamina gelmez. Yapilan bircok kullanici arastirmalari gosteriyor ki, web kullanicilari, site beklentisi yerine domain beklentisi ile hareket etmekte ve bu beklentiler, zamanla kurallasma yolunda birer kilometre tasi haline gelmekte.

Bazi kullanicilarda domain beklentisinin yaninda, element beklentiside gorulebiliyor. Yani bir sitede ki belirli ozelliklerin, belirli yerlerde olmasi beklentisi. Yapilan kullanici arastirmalarina gore, bircok kullanici “Yardim” linkinin sag ust kosede olmasini bekliyor ya da logonun sol ust kosede. Bu beklentilerin disina cikmak mumkun cunku bahsettigim gibi, kullanicilar cogu zaman site beklentisi yerine domain beklentisi ile hareket ediyor.

Jakob Nielsen bu konuyla ilgili gercekten ilginc bir arastirma sonucunu yayinladi sitesinde. Jakob, yuzlerce intranet uzerinde arastirma yapti ve ilginc bir noktaya herkesin dikkatini cekti. Arastirma yaptigi intranet websiteleri, birbirlerinden farkli olmasina ragmen, bircok element, site icinde ayni yere konulmustu. Bu tamamen “domain beklentisi” sonucu. Yani, kullanicilar, bir intranet icinde, belirli ozellikleri, belirli yerlerde gormek istiyor.

Bu arastirmayi, Turkiye icine ya da degisik domainlere tasimak mumkun. Ornegin Turkiye’de ki gazete websiteleri. Hemen hemen hepsi, degisik tasarima sahip olsa bile, bircok ozelligin yeri, siteler arasinda benzerlik gosteriyor.

Ben, Jakob’in, intranet ornegini, Turkiye’de ki gazete websitelerine tasidim. Yontem gayet basit ve sonuc gercekten ilginc. Yaklasik 10 gazete sitesinin, ust uste oturtulmus ekran goruntusu, asagidaki sonucu veriyor:

Haber Websitelerinin ust uste oturtulmus ekran goruntusu

 

Yukaridaki resime dikkatle bakarsaniz goreceksiniz ki, bu gazeteler, Turkiye’deki online gazete okuyuculari icin bir “domain beklentisi” yaratiyorlar. Ust kisim, logo ve reklam bannerlarindan; sol kisim menu; orta kisim onemli haber; orta alt diger haberler ve sag kisim ise yazar, hava durumu ve doviz gibi kutuculardan olusuyor. Isin ilginc yani, bu sitedeki bloklarin boyutlari bile ayni.

Peki bu ne anlama geliyor?

Domain bekletilerinin hicbiri rastgele olusan beklentiler ya da kurallar degil. Son zamanlarda yapilan ve gercekten ilginc sonuclar veren bir arastirmaya gore, bircok web kullanicisi, haber websitelerinde, diger websitelere gore daha farkli davraniyor. Bu arastirmada kullanilan yontem ise modern teknolojilerin sinirlarini zorlayan EyeTrack yontemi. Arastirma sonuclarini okumanizi tavsiye ederim.

Bu tip arastirmalar, bizim “sihirli iksir” bulma yolunda verdigimiz cabalarin ne kadar gercekci oldugunu gosteriyor. Ilerleyen tarihlerde, bu tip arastirmalarin sayisi arttikca, bizler, bir web projesinde, neyi nereye koymak gerektigi gibi sorulari sormak yerine, sitenin domainini bulmaya calisacagiz. Haber siteleri, tatil siteleri, alisveris siteleri, arama motorlari v.b. domainlerde, kullanicilarin nasil hareket ettigini bulmak ve onlarin online deneyiminin kalitesini artirmaya calisacagiz. Zamanimizi, kullanilabilirlik ve erişilebilirlik gibi, gercekten onemli olan konularda kullanacagiz. Menunun nerede, logonun nerede olmasi, hangi rengin daha sicak gorundugu ve ortada "yanar-doner" flash animasyonun gerekliligine degil.

Bazilariniz, “Eee, her site birbirine mi benzeyecek?” diyebilirsiniz. Haklisinizda. Iste, o donemde, tasarimcilarin farki ortaya cikmaya baslayacak. Bilgi mimarlarinin ve kullanici deneyiminin onemi artacak. Unutmayin ki, piyasada binlerce kitap var ve hepsinin kullanim sekli ayni. Bir sayfayi bitirdigimizde, diger sayfaya gecmek icin ne yapmaniz gerektigini dusunmuyoruz. Sayfayi ceviriyoruz. Fakat sizce her kitap ayni mi birbiri ile? Bir kitabi “en cok satan” kitap yapan kapagi mi? Yoksa sari rengi mi? Yoksa ilginc sayfa acma yontemi mi? Belki de muma tutuldugunda ortaya cikan esrarengiz yazi yontemi? Siz karar verin...



Top
Menu