ALTI ÜSTÜ TASARIM – Mehmet Doğan

 
yazı arşivi|abonelik|site ve yazar hakkında|teknoloji kimin umurunda|tavsiye ettiklerim|iletişim
 

Yaassak! Gardasim! Yassaak!

26 Mayıs 2005

Amerikan Hukumetine ait .gov domainli sitelerde bircok bilgi bulmaniz mumkun. Bunun yaninda bulmakda gucluk cekeceginiz bilgi ve dokumanlarda var. Amerikan Hukumetine bagli websitelerinde bulamayacaginiz birsey de “Telif Hakki” bilgileri.

Hemen hemen hicbir ABD hukumet sitesinde “© Copyright – Her turlu hakki saklidir” ya da “Burada ki bilgiler hicbir sekilde baska bir yerde kullanilamaz, kopyalanamaz” ibaresine rastlayamazsiniz. Bunun tek bir nedeni var, o da hukumet websitelerindeki bilgilerin her turlu sekilde “halka acik” olmasi.

Bu yontem gercekten de cok anlamli cunku ABD’li vatandaslarin oylari ile Beyaz Saray’a gonderdigi bir baskanin yaptigi calismalar; ABD’li vatandaslarin vergileri ile ortaya koyulan bilgiler yine ABD vatandaslarinin hakkidir ve istedigi sekilde bu bilgileri kullanmalidir.

Bu, Amerikan Telif Haklari subesinin kanunlarinda da acikca belirtilmedir:

ABD Hukumeti tarafinda yapilan calismalar, teklif haklari kapsamina girmez (1)

Maalesef Turkiye’de boyle bir calismaya rastlamadim. Evet, “bilgi edinme” hakkimiz var fakat bu bilgilerin nasil kullanilacagi ya da bir devlet websitesindeki bilgilerin nasil ve ne sekilde kullanilabilecegi acik degil.

Ziyaret ettigim bircok bakanlik websitesinde “©2005 T.C. ABC BAKANLIĞI. Tüm hakları saklıdır.” ibaresi ile karsilastim fakat bu yaziyi aciklayacak bir link bulmakta gucluk cektim. Birkac bakanlik websitesinde ise “Yasal Uyari” sayfasi bulmak mumkun ve bu yasal uyarida sunlar yazmakta:

Burada mevcut olan bilgiler BOTAŞ'ın ( Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.) önceden yazılı izni alınmadan kısmen veya tamamen kopya edilemez, dağıtılamaz, kiralanamaz, çoğaltılamaz alt lisansla kullandırılamaz, değiştirilemez, ileride kullanılmak üzere saklanamaz, ticari amaçla kullanılamaz.

...

Sitenin içeriği T.C.K. 525. maddesi başta olmak üzere Türk Ceza Kanunu, 5846 sayılı kanun ve tüm yasal mevzuat koruması altındadır. Site ve içeriğindeki bilgilerin kullanımından doğabilecek ihtilaflarda,Türkçe Yasal Uyarı metni esas alınacak olup, Ankara mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir. İşlemler de Ankara-Türkiye'den  yürütülecektir

Nasil olurda, T.C. vatandaslarinin vergileriyle olusturulmus bu bilgiler, bizler tarafindan kullanilamaz? Ya da kullanmak icin izin almak gerekir? Izin demek, dosya demek, mudur bey ile konusmak demek, mudur bey'in "tamam" ya da "yasak" demesi sonra bunun size iletilmesi, gereksiz bir dolu zamanin, sizin icin hazirlanmis bu bilgilerin "izini" ile harcanmasi demek.

Bilgi caginda yasiyoruz. Hersey bilginin paylasmasi ve genis kitlelere ulasmasi ile gelisebilir. Neden halen, T.C. websitelerindeki bilgiyi kullanmak icin birilerinden “izin” almak gerekiyor. Eger bilgi, halka websitesi ile sunulmus ise, bu bilgi halkin demektir.

Takdir edilip, ornek alinacak hukumet websiteleride var. Bunlardan biri T.C. Cevre ve Orman Bakanliginin websitesi. Websitesinde “Yasal Uyari” sayfasinda sunlar yaziyor:

...sitedeki bilgiler kamuoyuna açıktır ve izin alınmaksızın kopyalanabilir, dağıtılabilir.

Bravo Cevre ve Orman Bakanligi. Yaptiginiz gorevin bilincindesiniz ve Internet’in ne anlama geldigini anliyorsunuz.

Baska bir ornek ise Nufus ve Vatandaslik Isleri Genel Mudurlugunden. Nufus cuzdan numarasini ogrenmek icin kullanilabilecek e-Devlet uygulamasini, XML Web Servis ile herkese acan bu kurum, bence Turkiye’de bircok kurum ve kurulusa ornek teskil ediyor. Daha Amazon, Google gibi buyuk sirketler bunu yeni yeni uygularken, Web 2.0 hakkinda herkes birseyler soylerken, Turkiye’de, Nufus ve Vatandaslik Isleri bunu kolayca basarmayi sagliyor. Bravo!

Sitenizdeki icerigi herkese acin. Telif, copyright, ceza hukuku gibi gereksiz kelimeler ile bilginin kullanimini, kopyalanmasini engellemeyin. Bilgi, paylasildiginda degerlidir. Eger paylasilmazsa, “kisisel kani” otesine gecemez.

Dipnot: Tabiki telif haksiz Internet icin bazi istisnalar olmalidir. Ornegin, uzerinde emek harcadiginiz bir sanat eseri, tasarim, muzik, film, resim. Bunlar icin izin almak gerekir fakat bunlari "icerik" ve "bilgi" ile karistirmamak lazim.

   
 
Bu yazı Mehmet Doğan tarafından saat 18:45 civarı yazılıp Web Sektörü dosyası içine işlendi.

Bu konuyu/yazıyı tartışan diğer websiteler diğer bloglar
Bu yazıyı okuyup beğenenler şu yazıyı da okudular.
Bu yazıdaki anahtar kelimeleri diger bloglar icinde ara ve bul: | |
 

Bu yazıya ait 8 yorum var.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
1 26 Mayıs 2005 19:29 tarihinde, Mehmet Doğan demiş ki:

Simdi aklima geldi. Botas'daki yasal uyari sayfasinda bulunan yazilari buraya izinsiz bir sekilde koydum. Acaba simdi ben bir suc islemis mi oldum?

Hayir, eger Türk Ceza Kanunu, 5846 sayılı kanununa aykiri birseyler yaptiysam bilmek isterim. :))

2. | 26 Mayıs 2005 19:06 tarihinde, selçuk demiş ki:

Meselenin bir yönü de sanırım henüz Türkiye'de web sitesi dendiğinde akla içerik ve tasarımın birlikte gelmesidir. İçerik ve tasarım kafalarda ve uygulamada ayrılmadığı için, bilgiyi paylaşmak isteyip de tasarımının kullanılmamasını isteyenler de hemen kolaycılıkla alta her hakkı saklıdır diye bir ibare koyuyorlar. Halbuki bunun oldukça açık bir şekilde(neyin kopyalanabileceği, neyin dağıtılabileceği, neyin saklanabileceği v.s.) ziyaretçiye mutlaka açıklanması gereklidir. Sanırım bu bizim sözleşme tarzı bütün metinleri (kredi kartı formları gibi) okumaya üşenmemizin bir uzantısı...

3. | 26 Mayıs 2005 23:14 tarihinde, karagozcu demiş ki:

Türkiye'de ne yazık ki ahlaki ve vicdani sorumluluk duygusu çok alt seviyelerde. Bunu başka ülkelerle kıyaslamak istemiyorum zira batı ülkelerinde yasalar hakları o kadar iyi koruyorlar ki orada yaşayan insanlar isteseler de başkasının hakkını gasp etmek gibi bir düşünceye sahip olamıyorlar.
Bu açıdan bakıldığında bilgi almak ile bilgi çalmak arasındaki sınırları iyi çizmek gerekir diye düşünüyorum ben. Bir web sitesi yapan insan zaten sitedeki bilgileri paylaşıyor demektir. Ancak bu bilginin paylaşılıyor olması o bilginin bire bir kopyalanarak başka sitelerde kullanılabilir olması anlamına gelmez sanırım.
"Her hakkı saklıdır" ı ben böyle algılıyorum doğrusu.
Başıma geldiğinden biliyorum, tam üç yıl çalışarak yazılar, fotoğraflar, kütüphane taramaları vs. yaparak oluşturduğum web sitem yayına başladığı günden sonra bire bir kopyalanarak başka sitelerde kullanılmaya başlandığında "Copright" olmasa bile en azından bir uyarı yazısı yazma ihtiyacı hissettim. (Burada adresini vermek istemiyorum, yanlış anlaşılabilir, sizinle daha önce yazışmış olduğumuzdan zaten biliyorsunuz adresini)

Ancak devlet sitelerinin telif hakkı konusunda kesinlikle size katılıyorum..

Selamlar

4. | 27 Mayıs 2005 13:31 tarihinde, atilla adem demiş ki:

çevre ve orman bakanlığının web sitesini bülent boz yapıyordu.

5. | 27 Mayıs 2005 17:32 tarihinde, baturalp torun demiş ki:

evet, çevre ve orman bakanlığının web işleri bülent boz tarafından yürütülüyor. şurdan görülebilir.

6. | 29 Mayıs 2005 14:55 tarihinde, eylul atakli demiş ki:

"Maalesef Turkiye’de boyle bir calismaya rastlamadim. Evet, “bilgi edinme” hakkimiz var fakat bu bilgilerin nasil kullanilacagi ya da bir devlet websitesindeki bilgilerin nasil ve ne sekilde kullanilabilecegi acik degil." diyerek çok doğru bir tespit yapmışsınız. Bir de içerik sorunu var (yazının bundan sonra bilgi edinme hakkıyla daha çok ilgili). Mesela DİE'nin sitesini sıkça ziyaret ediyorum ama inanın siteyi hala çözemedim. Aradığım bilgiye çoğu zaman ulaşamıyorum zaten. Bilgiyi yasal olarak kullanma sınırım nereye kadar bilmiyorum. İstatistikleri ise çözebilmek kesinlikle mümkün değil ya da çok zor. Diğer devlet sitelerinde de durum aynı. Arayüzler çok kafa karıştırıcı. Ana sayfadan onlarca yere gitmek olası ve bir süre sonra insan ben nereden geldim nereye gidiyorum şeklinde problemler yaşıyor. DPT'nin sitesinde bilgiler ise ancak kaynak gösterilerek kullanılabiliyor. DPT çalışanlarının bilgi akışını nasıl kontrol ettikleri ise ayrı bir merak konusu... Bilgi edinme hakkına da az biraz göz attım (verdiğiniz linkten). Şunu çözemedim; ilgili kanunda şöyle yazıyor: "Bilgi edinme başvurusu, başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini, başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı ve adresi ile yetkili kişinin imzasını ve yetki belgesini içeren dilekçe ile istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum veya kuruluşa yapılır. " Peki ben istediğim bilginin onlarda olduğunu nereden bileceğim?
Bilgi edinme konusunda sanırım çok cahilim. Yani nerede ne kadar bilgi edinme hakkı olduğumdan habersiz bir insanım.

7. | 04 Haziran 2005 0:14 tarihinde, Arda demiş ki:

Mp3'ün yasal olduğu bir ülkeden böylesine güzel özgür yazılım taraftarı yorumların bulunması son derece doğal olsa gerek :)

Bu "copyright" web siteleri için iki şeye bakmak gerektiğini düşünüyorum.
1. Webmasterlar. Bir çok üniversiteden biliyorum, bu tip resmi kurumların bilgi-işlem dairesindeki çalışanları gerçekten çok "boş" insanlar. Sanki o iş ona günün 24 saati P2P programlarını kullansın diye verilmiş gibi çalışıyorlar. Ve biliyorlar ki, ay başında maaşları banka hesaplarına yatacak. O sayfanın altına bir yerlerden daha öncesinde ne gördüyse onu kopyala/yapıştır yapıyor. Bence bir çoğu yazılanın farkında değil.
2. Özgür bilgi, yazılım ve açık kullanım. Malesef bu konularda da genel olarak çok fazla bilinçli değiliz. (Zaten birine "özgür" ile başlayan bişey dedim mi beni bir siyasi partiden sanıyor :) )
Bir çok insan karşılık beklemeden verdiğim bir özgür yazılım ürünü alırken bana "saf" gözüyle bakıyor. Bunun sebebi benim gerçekten "saf" olmam değil, bir şeyi paylaşmak istemem olduğunu anlayanına çok az rastladım.

8. | 14 Haziran 2005 15:47 tarihinde, Doğukan Bora Savaş demiş ki:

Öncelikle eylul atakli arkadaşın son sorusuna cevap vermek gerek. Bilginin istenilen kurumda bulunmaması durumunda kanun çok açık md.7/3 "İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir." diyor. eylül arkadaşın bahsettiği md.7/1 açıkça kişiyi doğru yere başvurması için yönelendirmiştir. yani emniyet müdürlüğü'ne trükiye'deki orman alanı sorusu yöneltmeniz md.7/1 uyarınca cevaplanmayacak ama makul ölüçlerde kalabilen örneğin kaç kişinin cezaevlerinde kaldığı sorusu md.7/3 uyarınca adalet bakanlığı'na yönelendirilecektir. Zaten 15 gün içerisinde size bilgi verilmezse bilginin neden verilmediğine dair idari dava yollarınız açıktır.


İnternet üzerinden elde edilen biliglerin telif hakları oldukça tartışmalı bir konu. Hele bir de Türkiye'de hukuk alanı iyice tartışmalı olan idarenin de işe karışmaşı olayı iyice karmaşık hale getiriyor. Bir kere BOTAŞ gibi bir kamu iktisadi teşebbüsünü Çevre ve Orman Bakanlığı gibi bir oluşumundan ayırmak gerekir. İkisi idare hukukunun farklı alanlarında yer. BOTAŞ adından da anlaşılabileceği gibi idarenin kurduğu bir anaonim şirketidir ve bu yüzden kendine özgü bir tüzel kişiliği vardır. Oysa Çevre ve Orman Bakanlığı devlet tüzel kişiliği içerisinde yer aldığı için kendine has bir tüzel kişiliğe haiz değildir. Bu durumda BOTAŞ ekonomik faliyetlerde gösterdiği için kendi ürettiği bilgilerin yayım haklarını kısıtlayabilir. BOTAŞ özel hukuk kişileri ile ister özel hukuk alanında ister idare hukuku alanında ilişki kurabilir. Çünkü bizim hukukumuzda idarenin sarsılmaz bir güçlülüğü vardır. Bu ona kanunla verilmiş bir haktır. O halde BOTAŞ'ın eserlerine telif hakkı koyması hukuk açısından bir problem teşkil etmemektedir. Aynı şekilde İGDAŞ,PETKİM;TELEKOM da aynı kurallarla bağlıdır.

BOTAŞ'a bakarsak BOTAŞ sitesinin telif haklarını eski tck 525.md ye dayandırmaktadır. Bu madde telif haklarından ziyade sanal ortamda bulunan bilgilerin korunması amacını güder. Yani bu bilgilerin telif haklarını değil içerikleri korur. Kısacası siber suçlara karşı alınmış bir önlemdir. Telif için bir yaptırımı söz konusu değildir. Bunun birlikte açık olmayan bir şekilde BOTAŞ 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na gönderme yapmaktadır. Bu durumda BOTAŞ bir tüzel kişilik olarak özel hukuk alanındaki yetkilerini kullanmıştır. Bu yüzden eserin telif haklarını alabilir.

Asıl sorunumuz bakanlıklara gelelim. yukarıda belirttiğimiz gibi bakanlıkların statüsü farklıdır. Acaba bakanlıklar bu konuda özgür müdür? Açıkça söyelemek gerekirse bu konuda her hangi bir kanuni düzenleme yok. Ayrıca bir kamu kuruluşunun hazırladığı bilgileri kullanmak sebebiyle açılmış bir davaya da rastlamadım. Fakat hukuki düşünüş tarzıyla ilerlesek 5846 sayılı kanununun 7.maddesi şu ibareden oluşur
"ALENİLEŞMİŞ VE YAYIMLANMIŞ ESERLER :
MADDE 7 - Hak sahibinin rızasıyla umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır.
Bir eserin aslından çoğaltma ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma ve dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır."
bu durumda bakanlıkların eserleri genellikle umuma arzedilen alenileşmiş eserlerdir. Bunun birlikle ben bakanlıkların kendilerine telif hakkı koymalarının açık olarak hukuka aykırı olduğu düşünmekteyim. eğer olay mahkeme önüne çıkarsa başka davalarda izlenen daha üst bir kavramın izni alt kavramalrın iznini de doğurur ilkesi gereği 5846 sayılı kanunun 31. maddesi kanunların,tüzüklerin,genelgelerin bununla birlikte tbmm tutanakları gibi aynı bakanlıklar gibi devlet tüzel kişiliğinin diğer oragnlarının basımı serbesttir. bu durumda bir bakanlığın bilgi amaçlı olarak verdiği bilgiler, genelge ve yönetmeliklerden daha az öneme sahipse onlarında basımının ve kullanımının serbest olması gerekir. Benim bu konudaki nacizane hukuksal düşüncem budur.

Tabiki akademik bir yayın hazırlayacak arkadaşalrın bu bilgileri nerden aldıklarını bildirmeli zorunludur. O bu konudan apayrı bir tartışma.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Kitabımı satın almak ister misiniz?

Teknoloji Kimin Umurunda adlı kitabımı satın almak ister misiniz?