Tavus Kusundan degil Tarihden Ogrenin

Tavus Kusundan degil Tarihden Ogrenin

Janine Benyus adını birçoğunuz duymadınız. Buna bir yıl önce ben de dahildim. Ta ki Janine Benyus'un yazdığı “Biomimicry” kitabını şans eseri okuyana kadar. Şans eseri diyorum çünkü bu kitap bir uçak yolculuğu yaptığım sırada, dergilerin bulunduğu kısımdan çıkmıştı. Kitabın, uçak şirketi tarafından konulduğunu ve bunun gerçekten cömert bir jest olduğunu düşünüyordum fakat aynı zamanda uçakta, benim dışımda bu kitabı okuyanın olmamasıda dikkatimi çekmişti. Demek ki uçak şirketi degil, bireysel bir cömertlikti bu ya da unutkanlık. Bu kitabı unutan her kimse... teşekkürler.

Sanırım Biomimicry, hayatımda, çalışma şeklimi ve düşünce yapımı değiştiren birkaç kitapdan biri haline geldi. Gerçeği söylemek gerekirse, bu kitabın, web ya da Internet ile en ufak bir ilişkisi yok ve Janine Benyus, bir web tasarımcı değil. Hatta, Janine Benyus'un Biomimicry sitesi, bir web tasarım faciası. Benim düşünce şeklimi değiştiren kısım, kitabın ana fikri ile ilgiliydi.

Biomimicry, kısa tabiri ile, biz canlılar (mikropdan, bakteriye; hayvanlardan bitkilere kadar her canlı), milyonlarca yıldır çeşitli sorunların üstesinden gelmek için kusursuz işleyen modeller ürettik. Bu modellerin birçoğu, yine milyonlarca yıllık testlerden, yanılgılardan geçti ve günümüze ulaşti. Biomimicry, bu çözüm modellerinin taklit edilme yoluyla, çeşitli ürünlere ve sorunlara uygulanmasından ibaret bir bilim dalı.

Örneklerle Biomimicry

Tavus kuşları, çiftleşme döneminde ve/veya tehdit ile karşı karşı kaldıklarında, kuyruklarında bulunan "telek" adlı renkgarenk tüylerini açıp, inanılmaz bir show yaparlar. Fakat işin aslında, tavus kuşunun tüyleri kahverengi renk pigmentlerinden oluşur. Yani, tüyleri renkli değildir. Peki nasıl olurda kahverengi tüyler, göz alıcı renkler haline gelir? Tavus kuşunun bu göz alıcı hilesinin sırrı, tüylerinde bulunan keratin proteinin güneş ışığını çeşitli şekillerde kırıp yansıtması ve böylece o kahverengi tüylerin, göz kamaştirici renkler alması. İşte, burada Biomimicry devreye giriyor. Örneğin, bir Japon bilimadamı, bu bilgiyi, trafik ve okul ikaz levhalarında kullanıyor. Tavus küsünün sahip olduğu bu yeteneği, levhalara aktaran bilimadamı, yeniden kullanılabilir ve toksik olmayan, tamamen ışığın yansıması ile renk kazanan levhalar üretiyor. Norveçli başka bir bilimadami ise bu bilgiyi, bilgisayar ekranlarında kullanıyor.

Başka bir örnek ise gerçekten inanılmaz bir canlı olan Gekolardan. Gekolar, herhangi bir yüzeye tırmanip; kaymadan, düşmeden, bu yüzeye tutunabiliyorlar. Gekoların ayaklarında herhangi bir yapışkan ya da vakum yok bu tutunma islevini sağlayacak. Gekolar, vakum ya da yapiskan yerine, düşük bir statik elektrik kullanıyorlar. Yani, tirmandiklari yüzeye, düşük bir statik elektrik uygulayarak, o yüzeyde düşmeden, kaymadan durmayı başarabiliyorlar. İşte bu bilgiyi, kumaş üreten şirketler alıp, yüzeye statik elektrik ile tutanabilen, sandalye yüzleri üretiyorlar. Böylece, incecik bir kumaşı, sandalyenin üzerine koyuyorsunuz ve sandalyeniz için yepyeni bir kumaş yüz elde etmiş oluyorsunuz. Eğer bu kumaş hosunuza gitmiyorsa, tüm yapmanız gereken, eski yüzü çöpe atmak (sandalyeyi değil) ve yeni bir yüz almak.

Bu örneklerin sayısı çoğaltılabilir. Fakat bu örneklerin hemen hemen hepsi, fiziksel ürünlere adapte edilebilecek bilgiler. Çok az örnek, fiziksel olmayan (web gibi) ürün ve projelere uygulanabilecek türden.

Peki bu benim ne işime yarayacak?

Birçoğunuz türev dersi anlatan öğretmene bakan gözler ve aklınızda "bu benim ne işime yarayacak gerçek hayatta?" sorusuyla bakıyorsunuz sanırım bu yazıya. Bende o şekilde bakmıştım bu kitaba. Fakat daha sonra düşünmeye başladim. "Acaba ben nasıl kullanabilirim yılların oluşturduğu bu deneyimi ve bilgiyi?"

Esasında çok uzaklara bakmamak gerekiyor. Biomimicry, canlıların, en iyi olduğu uzmanlık alanlarını, günümüz ürün ve projelerine uyguluyor. Peki bir web çalışanları hangi örneklere bakabiliriz? İşte bu sorunun cevabını Biomimicry değil, İnsanlık Tarihi verdi benim için.

Tarihde birçok örnek var biz insanların başarılı olduğu ve genelde bu başarılar, hep ödüllendirilmis. Yani yapılmış, aşılmış ve beğeni görmüş başarılar. Yani, biz bu başarıların ürünlerini kullanıyoruz hayatımızda. Elektrik, telefon, Internet v.b. Bunları yeniden icad etmenin ya da bunlardan ders almanın benim iş yaşantıma çok bir yararı olacağını inanmadığım için ben tam dersi örneklere bakmayı tercih ettim. Peki ya başarısız denemeler? Kötü sonuçlar üretmiş başarısızlıklar? Neden bunlardan kimse söz etmiyor? İşte bu düşünce benim web yaşantımdaki biomimicry’im oldu.

Örnek mı istiyorsunuz? Bu konu ile ilgili bir yazı yazdım birkaç hafta önce. Sizlere SA80 tüfeklerinin üretimindeki hatalardan bahsettim. Daha birçok örnek var bunun gibi, Millenium Köprüsü, C5 Arabaları, Denver Uluslararası Havalimani, Challenger Uzay Gemisi v.b.

Bir sonraki yazımda, bu örnekler içinde en çok ders alınabilecek bir olayı sizlerle paylaşacağım: VASA SAVAŞ GEMISI.



Top
Menu