Kurallari Anlamak
14 Mayıs 2005
Fatih Taskiran’in zevkle takip ettigim Manhem isimli blogunda yer verdigi son yazi beni web standartlari hakkinda dusundurdu yine? Neden web standartlari var? Gercekten onemli mi? Ogrenmeniz gerekiyor mu? Acaba bu yanlizca yeni bir teknoloji mi?
Teknoloji Kimin Umrunda
Sanirim bizim yaptigimiz hata, web teknolojilerini uygularken, bu teknolojinin arkasinda yatan ana nedeni iyi anlayamamak. Durum boyle olunca, bircok kisi icin “web standartlari”, CSS ya da XHTML, ogrenilmesi zorunlu olan, bas agrisi yapan bir takim yeni kelimeden oteye gitmiyor.
“Falancanin sitesi CSS kullaniyor, o halde bende CSS’li site tasarlayacagim” ya da ”XHTML populer olmus, sunu bir ogreneyim” turunden yaklasim bizi, teknolojiyi kullanicinin ve kullandiranlarin yuzune vurmaktan oteye gitmiyor. Teknolojinin asil amaci, gunluk yasantimizda ve gelecekte, bizlere kolaylik saglamasinin otesine gitmemeli. Yani, teknoloji “gorunmez” olmali; hem bize, hem de bu teknolojiyi kullananlara.
Elektrikten CSS’e
ABD’de, elektrigin, evlerde ilk kullanilmaya baslandigi donemde, yani Edison’un DC’yi (dogru akim), herkese tanittigi donemde, yanlizca bir kisinin evinde elektrik vardi: JP Morgan. JP Morgan, her aksam saat 5 civarinda, lambasini calistirir ve evi elektrik gucuyle aydinlanirdi. Fakat saat gece 11 civarinda, lambayi kapatip, herkesin kullandigi mumlari yakmak zorunda kalirdi cunku o donemde JP Morgan, evini elektrik ile aydinlatmak icin, bunyesinde calistirdigi muhendis, gece 11’de isi birakip, kendi evine giderdi. Yani, basit bir lambanin calismasi icin, bir muhendisin is basinda olmasi gerekiyordu. Tabi ki o donemde herkes JP Morgan kadar zengin olmadigindan, evinde, bir muhendis calistiramiyor ve boylece mum ile aydinlanma yontemini kullaniyordu.
Iste yukarida anlattigim ornek icinde, elektrikle aydinlanma teknolojisi, herkesin gozleri onunde, yuzlerine vuran bir teknoloji idi. Fakat bugun durum cok farkli. Bizler, muzik setimizi, bilgisayarlarimizi ya da elektrikle calisan herhangi bir cihazi kullanirken, elektrigin, o cihaza nasil ulastigina kafa yormuyoruz. Yani, zamanla, standartlarin gelismesi, teknolojinin “gorunmez” bir hale gelmesi ile, elektrigin bize nasil ulastigi umrumuzda bile olmuyor. Iste, bizler, XHTML ve CSS’e de bu sekilde yaklasmaliyiz. Eger bu teknolojilerin arkasinda yatan gercek nedeni anlayip, kavrayabilirsek, bu teknolojileri gorunmez yapabiliriz.
Kanoculuktan Anlamli Web’e
Eskimo kayiklari ile denizde gezinmek inanilmaz zevkli bir spor. Fakat bircok risk ve tehlikeyide beraberinde getiriyor. Ozellikle su sicakliginin 5 derecenin ustune fazla cikmadigi ve bircok dalganin kanoyu ters cevirebilecegi Atlantik Okyanusu kiyilarinda. Kanoculuk ile ilgili bircok kitap alip, kurallari ogrenebilirsiniz. Bu konuda yazilmis bircok kitap var. Fakat eger denizin icinde, kanonuzla gezinirken, beklenmeyen bir dalga ile alabora olduysaniz ve su sicakligi sizin ellerinizi uyusturmaya basladiysa, ne yapacaksiniz? Acaba yapmaniz gereken, okudugunuz kitabin 15. mi yokda 35. sayfasinda idi?
Kanoculukla ilgili yazilmis cok ilginc bir kitap var. Ismi “Deniz Kanoculugunu Derin Tehlikeleri”. Bu kitap, kano ile amatorce denizde gezinen ve kano sporu yaparken ölmüş 100 kisinin yaptiklari hatalari inceleyip, size bu hatalari tekrarlamamaniz icin bir takim dersler veriyor (uykuya yatmadan once okumamanizi tavsiye ederim). Bu kitabin icinde beni cok etkileyen bir paragraf var:
“Kurallara, bu kurallarin arkasinda yatan asil nedenleri anlamadan, gozu kapali uymak, bizi, bir tehlike durumunda, icinde bulundugumuz sorunu cozmek icin tahmin yapma yoluna iter ki, bu davranis, bize, ciddi tehlikelerin kapisini acar”
Bizler, XHTML ve CSS’in arkasinda yatan ana amaci ogrenmeden, bu ise baslarsak, ne kadar CSS ve XHTML’de ogrensek, bu bizim isimize cok yaramayacaktir. Hatta, HTML’in su anda icinde bulundugu durumu, tekrar etmekten oteye gitmeyecektir.
CSS ve web standartlarini savunanlarin tablolardan (table) nefret ettikleri gibi bir inanc var ornegin. Halbuki tablolar gerekli. Tablolar onemli. CSS tasarimli bir websitesi tablo kullanmayacak diye bir kural yok. Onemli olan tablolarin ne zaman ve ne nedenle kullanilmasi gerektigini yani tablolarin arkasinda yatan anlami anlayabilmek. Ya da Flash'in bir siteye kazandirdigini ve kaybettirdiklerini anlayabilmek.
Eger, web standartlari, anlamli web hakkinda biraz bilgi sahibi olmak isterseniz, size bu blog icinde yazdigim ilk yazimi tavsiye ederim.


Bu yazıya ait 4 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Bakmak ile görmek arasındaki farkı sanırım burada anlamış oldum. Programlamaya yatkın olmam nedeniyle tasarımsal anlamdaki eksikliğimi kapatmak için css ile ilgilenmeye başladığım da okuduğum dökümanlardan edindiğim en önemli bilgi "tabloların" gereksiz olduğu, css'nin mutlaka olması gereken zorunlu bir şey olduğu vb tür bilgiler idi. Ancak bu yazıyı okuduktan sonra bu bağlamda edindiğim yanlış izlenimin farkına vardım. Css ye baktığım zaman algıladıklarım sanırım ardında yatan felsefeyi algılamamı engelledi. Aynen yukarıda bahsedilen hatalara düştüğümü fark ettim. Neyse ki hatamı anladım. Bu bağlamda bana çok büyük bir iyilik yaptığınız için size teşekkür etmek isterim. İyi çalışmalar.
Klasik olacak ama ben en iyisi "bütün yazılarına katılıyorum" diyeyim ve bir daha bu cümleyi kurmayayım : ) Eğitim çok farklı bir olgudur ve ben bunu eğitimcilik yaptığım dönemlerde çok yaşadım. Standart eğitim sistemi -özel kurslar ve okullar dahil- ve kitaplar hep şunu söyler: "Bunu yapmak için şurayı tıkla." ama hiçbiri "burayı tıkladığında arkada neler oluyor?" ve "neden burayı tıklamalıyım?"ı anlatmaz. Bu nedenle bir çok bilişim kitabı çöplüktür bence.
Ben tüm eğitim süreçlerimde buna karşı çıkmış ve tam tersine görünenin arkasındaki mantığı anlatmışımdır. Herhalde eski bir öğrencim bu yazıma yazdığı yorumda da bunu kastetmiş. XHTML makalecikleri de böyle olacak kesinlikle. Bilgi güçtür. Ama neyi bildiğinizi ve nasıl kullanacağınızı bilirseniz. Bu konuya dikkat çektiğiniz için çok teşekkürler.
bu yazıyı sadece bu sektör içinde olanlar değil, herkes okumalı. çünkü bu her şey için geçerli. lisede matematikte "çarpanlarına ayırma" diye bir konu vardı çok zorlandığım ve ben bütün formülleri ezberlediğim halde soruları çözemiyordum. hani bir noktaya odaklanmak için o kendi renginde bırakılıp etrafı koyulaştırılır ya, işte bu konuda onun gibiydi. birgün aklımda bir şimşek çaktı ve o kadar sembolün içinden çıkması gereken parça deyim yerindeyse kabak gibi belirdi. ve işte o andan sonra ben açıldım. önce mantığını anlamak, sanırım her iş için çok önemli.
Çok zorluyor beni bu yazılar . Bİr solukta oku , sonra başına bi yığın iş al.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?