Sihirli Iksir

Sihirli Iksir

Bu yazi Turk.Internet.com'da 20 Nisan 2005 tarihinde yeniden yayinlandi. Yaziyi buradan okuyabilirsiniz.

Bazi Turkce icerikli site, blog ve forumlarda bircok kisi su soruyu soruyor:

Bir sitenin tasarimi mi onemli yoksa icerigi mi?

Bu sorunun ardinda yatan ana neden ise "Kullanilabilirlik" tartismalari. Bircok kisi, sitelerin kullanilabilir olmasi gerektigini soyluyor ve tasarimin arka planda kalmasi gerektigini belirtiyor.

Bu tartismalardan cikan her iki sonuca da katiliyorum. Evet kullanilabilirlik onemlidir ve evet, tasarimda onemlidir. Fakat sanirim bu tartismalarin iki uc noktasinda bulunan kisiler birseyi unutuyor. En iyi tasarim, kullanilamiyorsa hicbir ise yaramaz ve eger kullanilabilen bir site kotu bir tasarima sahip ise ayni ozellikleri tasiyan fakat daha iyi tasarlanmis bir site, kotu tasarimli ama kullanilabilir sitenin ziyaretcilerini kendisine cekecektir. Web tasarim, yanlizca tasarimdan ibaret olmadigi gibi, kullanilabilirlik de sayfanin ortasina gorulebilir sisko bir dugme koymak degildir. Kullanilabilirlik, CAZIBELIKTIR. Eger bir sitenin, ziyaretcilerde yeniden ziyaret etme arzusunu yakalayabiliyorsak, ziyaretcilerin hedeflerine ulasmalarini kolayca sagliyabiliyorsak iste o zaman bu siteyi CAZIBELI bir hale getirmis oluruz.

Kullanilabilirlik (islevsellik, olasilik tasarimi vb.) + Tasarim (Akilli ve Arzu edici gorsel elementler) = CAZIBELIK

Fakat yukaridaki formulun kolay bir acilimi yok. "4 adimda kullanilabilirlik" ya da "En iyi tasarim pratigi" diye bir kavram yok su an webde. 10 yillik sektorde daha yeni yeni standartlar ve kurallar tartisilmaya baslandi fakat daha herkesin kolayca kullanabilecegi bir formula gelistirilmedi. Daha buz daginin su ustunde gorunen kismi kadar yol alabildik sektorumuzde. Kullanilabilirlik ile ugrasan herkesin ismini iyi bildigi Jakob Nielsen’in "Top 10 Kullanilabilirlik Kilavuzunu" takip etmek ile bitmiyor bu is. Evet, bu kurallarin hepsi dogru fakat "iste bunlar kurallar ve ben bunlari takip edersem hersey yolunda gider" yaklasimi dogru degil. Buna en iyi ornek, Quixtar websitesi sanirim. Daha birkac ay oncesine kadar, verdigim linkte ki website tasarimina sahip olan Quixtar, 2 milyar dolari gecen islem hacmi ile dunya uzerinde ki ilk 10 e-Ticaret sitesinde biri idi. Sizinle bahse girerim ki bunu okuyanlarin yuzde 95’i, Quixtar’in ismini bile duymadilar daha once. Peki, Nielsen’in 10 kuralinin 10’nunuda yikan, tasarimi cirkin bu site, 2 milyar dolar nasil kazanir? Sitenin icine Quixtar numarisiz girip, urunlere bile bakmazken, boyle bir sitenin basarisini hangi kriterler ile karsilastiracagiz?

Sinema sektorunun ilk basladigi donemde, kamera sabit, oyuncular sanki tiyatro sahnesindeymis gibi sabit kamera onunde oynuyorlardi. Kamerayi sabit olmaktan cikarip, etrafda gezdirilmesi arasinda gecen sure tami tamina 25 yil. Peki biz neredeyiz web sektorunde bu ornek icinde?

Gino Bartali, inanilmaz bir bisikletci. Gino, Tour de France bisiklet yarisini 10 yil ara ile 2 defa kazanmis bir kisi (1938 ve 1948). Iki zaferin arasinda 10 yil olmasinin nedeni ise 2. Dunya Savasi nedeniyle Tour de France'in yapilmamasi. Gino'dan bahsetmemin nedeni, Gino, ikinci yaristigi yil olan 1948'de hic kimsenin aklina gelmeyecek birseyi yapti. 1948'den once, bisikletlerde vites yoktu. Bisikletciler, yokus yukari cikmadan once, bisikletten iner, arka tekeri cikarir, ters cevirip, buyuk carkin oldugu yere getirip tekeri yerine takip yokus yukari cikardi. Yokus asagi ineceginde de bunun tam tersini yapardi. Gino, kimsenin hayallerinde olmayan birseyi yapti. Bisikletten inmeden cark degistirdi. Yani bugun ki anlami ile vites olayini icat etti. Buldugu bu mekanizm (iste burada resimde goruluyor) o zaman gore inanilmaz birseydi ve 1948'de herkes, bisikletcilikte daha ileri gidelemeyecegini, herseyi bulunup icat edildigini soylemeye basladi. O zaman icinde soylenenler dogru idi. Vites degistiricinin kullanilmasi ile yarislarda ki hiz artti.

Aranizda bisikletcilikle ilgilenen var mi bilmiyorum ama eger bugunki yaris bisikletlerine bakinca goruyorsunuz ki 1948'de soylenenler tamamen yanlis oldugu ortaya cikti. O zamandan bu zamana bircok sey degisti. Bartali'nin kullandigi vitesin agirliginin yarisi agirlikta bisikletler icad edildi ve biliyorum ki daha bircok yenilik olacak ileriki yillarda.

Web cok farkli degil. Biz bisikletcilik ornegi icinde daha 1930'lardayiz. Sinema ornegine gore kameramiz halen sabit. Ve ben, web sektorunun gelisecegini, kullanilabilirlik mi yoksa tasarim mi tartismalarina ilerde gulecegimizi biliyorum. Ileride bir gun, elimizde bir siteyi hem kullanilabilir , cazibeli, dinamik ve kullanici-odakli yapacak sihirli iksir olacak. Iste o zaman kadar, bize, elimizden geldigince degisik metodlari kullanarak, sektor hakkinda herkesi bilgilendirerek, ziyaretcimizi memnun ederek calismalarimiza devam etmek kaliyor.

Dipnot: Gecenlerde ziyaret ettigim bir websitesinde (2004 yilinda Karadeniz Teknik Universitesinde yapilan Akademik Bilisim Konferansinin websitesi), ODTU’de calisan ve kullanilabilirlik uzerine arastirmalar yapan Cengiz Acartürk’un sundugu "Üniversite Web Sayfalarinda Kullanilabilirligin Önemi ve Kullanilabilirlik Testleri" adli sunumu dinledim. Bu sunumu bilgisayarima cektim ve m4a (iTunes ya da iPod ile dinleyebilirsiniz) formatina getirdim. Cengiz Acartürk’un izniyle sizlerle paylasmak isterim. Mutlaka Dinleyin (.zip formatinda ve 28MB). Bu arada Cengiz Acartürk, BILTEK 2005'de yeniden bir sunum yapacak. Kacirmayin!



Top
Menu