Nerede Sirket Bloglari? 3
18 Mart 2005
Birçok kişi “Nerede Sirket Bloglari?” yazima buyuk bir ilgi gosterdi (bu blog icinde en çok okunan yazilardan biri). Bu yazi ile ilgili -içlerinde ust duzey şirket yoneticilerininde bulundugu, birçok email aldim. Gelen sorularin buyuk bir kismi bir şirket blogunun nasil başlatilacagi, neler yapilmasi gerektigi hakkinda idi. Bu gelismeler beni gercekten sevindirdi, çunku “Nerede Sirket Bloglari?” yazimda da belirttigim gibi, Turkiye'nin şirket bloglarina ihtiyaci var.
Eger şirketiniz, kişisel iş deneyiminiz ya da uzmanlik konunuz ile ilgili bir blog yazmaya karar verdiyseniz, oncellikle yapmaniz gereken, konunuz ile ilgili ya da ilgisiz birçok blogu gozden geçirip, okumak. Bir blogun nasil işledigini iyi ogrenmek. Microsoft şirketinin blogcusu Robert Scoble, bir blog yazmaya başlamadan en az 50 blogu bir kaç hafta boyunca takip etmenizi oneriyor. Bu adimdan sonra kişisel ya da şirket blogu oluşturmak icin hangi sistemi kullanicaginiza karar vermeniz gerekmektedir. Internet uzerinde blog oluşturmaniza yardimci olacak birçok araç ve uygulama mevcut. Bu araçlar iki kisma ayriliyor:
Baska bir server tarafindan konuk edilen ve kullanima hazir blog uygulamalari:
- TypePad (kuçuk bir uyelik ucreti odenmesi gerekiyor)
- http://www.typepad.com
- Blogger (ucretsiz)
- http://www.blogger.com
Kendi serveriniz tarafindan konuk edilen ve kurulmasi gereken blog uygulamalari:
- MovableType (kişisel blog ucretsiz, birden fazla lisans için ucretli)
- http://www.movabletype.com
- WordPress (ucretsiz)
- http://www.wordpress.com
Eger bana sorarsaniz, piyasada ki yaygin kullanimi ve genişletilebilme ozelliklerinden dolayi MovableType’i ya da TypePad’i kullanmanizi oneririm.
Blog uygulama araçina karar verdikten sonra, blogunuz hazir sizi bekliyor demektir. Peki bu aşamadan sonra nelere dikkat etmeniz gerekiyor?
Microsoft şirketinin yillarca harcadigi reklam, pazarlama butcesinin sonuçlarini, bir kuruş harcamadan, yanlizca bir blog ile yaratan ve birçok kişinin Microsoft'u sevmesine (ya da guvenmesine) neden olan dunyaca unlu Microsoft şirketi çalisani blogcu Robert Scoble şunlari tavsiye ediyor:
- Her zaman dogrulari soyle, yazdiklarinda durust ol. Hatta bu dogrular kendi şirketin hakkinda bile olsa.
- Insan sesi ve duygulari kullan. Sirket blogu, şirket websitenin bir uzantisi degildir. Sirket websitesindeki resmi tonu kullanma, kişisel ol.
- Once araştir sonra yaz. Yazdigin konuyu iyi bil.
- Rakip şirketlerin urunlerine ve websitelerine link ver ve onlar hakkinda iyi şeyler soyle. Unutma ki senin şirketin, diger şirketlerinde bulundugu bir toplulugun, bir sektorun parçasi. Eger şirketinin bulundugu sektor buyur ve gelişirse, bundan sen de kazançli cikacaksin.
Sirket bloglari hakkinda, buyuk olçekli şirketlere ve şirket yoneticilerine danişmanlik yapan Debbie Weil ise şunlari tavsiye ediyor:
- Blogunun her zaman taze tut.
- Kisa ve oz yazmaya caliş.
- Diger sitelere, konuyla ilgili yazilmiş diger makalelere link ver.
- Bir konu hakkinda yazmaya çaliş. Profesyonel konular, işinle ve şirketin ile ilgili konular hakkinda yaz. Ziyaretcilerin ilgisini çekecek konular ile ilgili yaz. Kimse bu sabah kahvaltida hangi çesit beyaz peynir yedigini bilmek istemiyor.
- Haftada en az bir yazi yazma alişkanligi edin. Bunun icin zaman ayir, kendini zorla. Hatta haftada 3 ya da 4 defa yazmaya bile çaliş.
- Konularin ve yazilarin daha kolay bulunmasi ve ziyaretcilere ulasmasi icin blog içinde kategoriler kullan.
- Blogun yorum fonksiyonunu aktif hale getir. Blogun ozunde yatan şey interaksiyon, etkileşimdir. Yazilarina yorum iznini ver, yorumlari oku, siteni ziyaret edenlerin fikirlerine onem ver.
- Bir ziyaretci toplulugu oluşturmak uzun zaman alabilir. Yılma. Kimse sitene gelmese bile yazmaya devam et. Merak etme, eger ilginç bir fikri paylaşiyorsan, bu fikri almaya binlerce kisi gelecektir birgun.
- Bloglar ilişki kurmak, sohbet, etkileşim ile çalişir. Durust ol, yorumlari dinle, bilgilerini paylaş.
- Yanliş yazdigin (
burada ki gibi) bir bilgiyi, ziyaretcilerinin gozu onunde duzelt. Yazilarini, sanki hiç degistiremiyecekmis gibi yaz. Uzerine ekle ama silme ya da yeniden yazma. - Nicelige ve miktara degil nitelige ve kaliteye onem ver.
- Oh, unutmadan. Butun bunlari yaparken, zevk almayi unutma.
Unlu pazarlamaci Nick Wreden ise şu tavsiyelerde bulunuyor şirket bloglari icin:
- Samimi ol.
- Orjinal ol.
- Başladiysan, DURMA.
- Yazilari, uzman oldugun, bilgili oldugun konularla alakali tut.
- Blogu, bilgi yonetimi araci olarak kullan.
- Blogu, calisan-muşteri işbirligini geliştiren bir arac olarak kullan.
- Sirket icinde, bir kişiden fazla blog yazan varsa, şirket blog prosüdürü, stratejisi ve kurallari geliştir ve uygula.


Bu yazıya ait 3 yorum var.
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.Merhaba,
Blog hakkında yeni yeni bilgilenmeye başladım. Yazılarınız gerçekten çok faydalı oldu.
Akşam Gazetesi'nde ekonomi bölümünde çalışıyorum. Blog hakkında ilk araştırmalar yapmaya başladığım da Türk şirketlerinin ne kadar bilgisiz olduğunu fark ettim ve itiraf etmeleyim ki çok şaşırdım.
Cep telefonu ve Plasma TVlerde ahkam kesmeyi seven bir toplumuz, trendleri takip etmeyi severiz hatta gösterişe bayılırız.
Ama nedense Türkiye'de Kobiler bir yana büyük hatronlar bile bu konuda çok cahiller. Pazarlama metodlarının hızla değiştiği bir dönemde, bu derece geri kalmamıza aklım ermiyor...
Açıkçası internet wizard olduğumu iddia edemem. Fakat yöneticilerin bu konulardaki geri kalmışlığını anlayamıyorum.
Şimdi bloglar hakkında, okuyucuları bilgilendirecek bir yazı hazırlamayı düşünüyorum.
Bu konuda yardımcı olabilirseniz (önerebileceğiniz faydalı linkler vs) mutlu olurum.
Teşekkürler,
Aslı
e-mail: asli.arbel@aksam.com.tr
Mehmet, bugun ilginç bir örneğe rasladım. şaşırtıcı değil ama Barbie'nin bile bir blogu var. Bu linkten ulaşabilirsin.
http://myscene.everythinggirl.com/friends/barbie/barbie_index.aspx
Sanırım mesaj açık...
Çok güzel bir yazı. İnsanın kendisine sorduğu sorular.Nasıl blog yaratmalıyım? Hedef kitlem ne olmalı? Ne üzerine yoğunlaşmalıyım? vs..
Kişisel blog yaratmaya çalıştığım şu dönemde oldukça faydasını görüyorum.
Teşekkürler
Saygılarımla
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Kitabımı satın almak ister misiniz?